İlkokul ortaokul ders kitabı cevapları

lise cevapları

7. Sınıf Türkçe MEB Yayınları Ünite 6 Okuma Kültürü Teması

Okuma Kültürü Teması


Okumak Deyince Metni Cevapları Sayfa 166

1. ETKİNLİK

Aşağıdaki yönergeleri uygulayınız.
Metinde anlamını bilmediğiniz kelimelere göre bu etkinliği siz yapabilirsiniz.

2. ETKİNLİK

Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle yanıtlayınız.
1. İnsanın gerçek anlamda kendini tanımasının yolu nedir?
Cevap: Duygularımızın açığa çıkması, yaşadıklarımızın farkına varmak ve kendimizi diğer insanlarla karşılaştırmak.
2. Kurmaca metinlerde okuyucu neleri bulur?
Cevap: Başka hayatlar, yeni deneyimler bulur.
3. Okuduğunuz bir romanda ya da izlediğiniz bir filmde kendinize yakın gördüğünüz kahramanın özellikleri nelerdir?
Bu soruyu siz cevaplayabilirsiniz.
4. Kitaplarla kurulan iletişimi gerçek hayattaki iletişime göre farklı kılan nedir?
Cevap: Kitaplarla kurulan iletişimde insanlar kendi iç dünyalarını, sırlarını, duygu ve düşüncelerini karşılaştırma yaparak bulabilirler; kendilerini bu yolla keşfedebilirler. Kitaplarla olan iletişim, aslında kişinin kendisi ile olan iletişimdir. Gerçek hayattaki iletişim ise diğer insanlarla olan bir bağdır. İnsanın günlük yaşamına yöneliktir.
5. “Tükettiğimiz şeylerin bizi tüketmesi” sözüyle yazar ne anlatmak istemektedir?
Cevap: Günlük hayatımızda ihtiyaç duyduğumuz ya da ihtiyaç duyduğumuzu sandığımız gereksinimlere ulaşmaya çalışırken, kendi duygu ve düşüncelerimizi dikkate almadığımız için insanın manevi yönden zayıflaması.
6. Hayatın anlamını yaşayarak değil de okuyarak bulmak mümkün müdür? Tartışınız.
Cevap: Hayatın anlamını bulmak, manevi yönümüzü tatmin etmeye yönelik bir arayıştır. Maneviyatla ilgilidir. Kitaplar, insanların manevi yönlerine hitap eder. Yaşamak, daha çok maddi ihtiyaçlarımızı karşıladığımız bir süreçtir. Bu yönden düşünürsek hayatın anlamını ancak okuyarak bulabiliriz.
Okumak Deyince Metni Cevapları Sayfa 167

3. ETKİNLİK

Aşağıdaki metinleri okuyunuz. Metinlerin türünü belirlemeye yönelik soruları cevaplayınız.
1. Metin
Edebiyat eğlenceden, boş zaman aktivitesinden
ibaret değildir. Okuduğumuz metinlerde yeni bir
gerçeklikle yeni bir hayat teklifiyle karşı karşıyayızdır.
Hayatın bize vermediğini, eksik olan yanlarımızı, iyi
olana karşı duyduğumuz açlığı, samimiyeti, heyecanı,
deneyimi kurmaca metinlerde buluruz. (…)
Kitaplar bize hayaller kurdurup olmadık düşlere
daldırmakla kalmaz, bize yeni bir hayat teklifi
yapar. Bir de bu taraftan bak der. Kendini onun
yerine koy ve öyle düşün. Bütün sanatlar öyle değil
midir? Bir filmin kahramanıyla empati kurarak onun
yerine geçmez miyiz?
Mehmet KAHRAMAN
2. Metin
Doğrusu ya, birçokları gibi küçük yaşta okuma
alışkanlığını kazanmam, çocuk merakının belirlediği
bir yolda, biraz da rastlantılarla gelişti. Bir yol
gösterenimiz yoktu. El yordamıyla denilse yeridir.
İlkokulumuzun kapısı, kentimizin (Malatya’nın) en
büyük camisiyle karşı karşıyaydı. Okuldan çıkar
çıkmaz Yeni Cami’nin alçak duvarı üzerine dizilmiş
kitapların kapak resimlerini baştan sona gözden
geçirmeden geçip gitmezdim. Halk edebiyatı,
cenk kitapları, dinî kitaplar…
Necati GÜNGÖR
1. Yazar hangi metinde, herkesi ilgilendiren bir konudan bahsetmiştir?
Cevap: 1. metin.
2. Yazar hangi metinde, geçmişte yaşamış olduğu bir olayı anlatmaktadır?
Cevap: 2. metin
3. Yazar hangi metinde, konuyu samimi bir üslupla, karşısında biri varmış gibi anlatmaktadır? Sebebiyle birlikte yazınız.
Cevap: 2. metinde. Yazar sorulan soruya cevap verir gibi yazmıştır. “Doğrusu ya…” ifadesinden bunu anlayabiliriz. ” El yordamıyla denilse yeridir.” gibi ifadelerden de yazarın samimi bir üslup kullandığını söyleyebiliriz.
4. Hangi metin, konuşma havası içinde, sorular sorup cevaplar vererek kaleme alınmıştır? Sebebiyle birlikte yazınız.
Cevap: 1. metinde. Yazar okuyucuya sorular sorup yanıtlamaktadır. Vardığı sonuçlara “biz” ifadeleri ile okuyucuyu da dahil etmektedir.
5. Ulaştığınız yargılara göre “Okumak Deyince” metninin türü nedir? Sebebiyle birlikte yazınız.
Cevap: “Okuma Deyince” metninin türü “Sohbet”tir. Yazar senli benli, samimi bir üslup kullanmıştır. Özlü sözlerden, örneklerden çokça yararlanmıştır. Yazar karşısında biri varmış gibi sorular sormuş, cevaplar vermiş, düşüncelerini günlük konuşma dili içtenliği içerisinde açıklamıştır. Genellikle kişisel düşüncelerini anlatmıştır.
Okumak Deyince Metni Cevapları Sayfa 168

4. ETKİNLİK

a) Aşağıdaki metinleri okuyunuz. Hangi metin ya da metinler okuduğunuz metindeki anlatım biçimine benzemektedir? Belirtilen yerleri işaretleyiniz.
Cevap: “Ağaçların ve İnsanların Baharı” adlı metin okuduğumuz metindeki anlatım biçimine benzemektedir.
b) “Okumak Deyince” metninde hangi anlatım biçiminin kullanıldığını sebepleriyle birlikte yazınız.
Cevap: Tartışmacı anlatım biçimi kullanılmıştır. Yazar kendi doğrularına okuyucuyu inandırmayı, onu kendi gibi düşündürmeyi amaçlamıştır.
Okumak Deyince Metni Cevapları Sayfa 169

5. ETKİNLİK

Okuduğunuz metinden alınan bölümlerde kullanılan düşünceyi geliştirme yollarını sebepleriyle birlikte yazınız.
Edebiyat eğlenceden, boş zaman aktivitesinden ibaret değildir. Okuduğumuz metinlerde
yeni bir gerçeklikle, yeni bir hayat teklifiyle karşı karşıyayızdır. Hayatın bize vermediğini,
eksik olan yanlarımızı, iyi olana karşı duyduğumuz açlığı, samimiyeti, heyecanı, deneyimi
kurmaca metinlerde buluruz. Carlos Fuentes bir yazısında şöyle der: “Kurmacayı yalnızca
tek bir hayatımız varken pek çok hayatı yaşayabilmek için yaratırız.”
Cevap: Bu bölümde “Tanık Gösterme” yolu kullanılmıştır. Yazar, savunduğu düşüncenin doğruluğuna oku­yucuyu inandırabilmek için tanınan ve görüşlerine itibar edilen bir kişinin sözlerinden alıntı yapmıştır.
Bu yüzden iyi kitaplarda bir insan tasarımı vardır. Orada karakter iyi olabilir, kötü olabilir;
başarılı da olabilir başarısız da. Hepsinin altında kişinin kendini keşfetmesine olanak sunan
çağrışımlar vardır. Şimdi Balzac’ın Goriot Baba’sı bütün parasını kızlarının mutluluğu için
harcayan bir enayi midir yoksa evlat sevgisinin bir babayı ne hâle getirdiğinin bir örneği mi?
Suç ve Ceza’yı okuduğunuzda Raskolnikov’un vicdan azabına şahit olmaz mıyız? Tanpınar’ın
Huzur’unu okuduğumuzda aslında okuduğumuz şey nedir? Var olmaya çalışan, yeni
kültürel hayatı benimseyememiş sorunlu aydın bunalımı ve toplum baskısının bir aşkı ne hâle
getirdiğidir konu. Ya da Peyami Safa’nın Fatih Harbiye romanı… Örnekler çok.
Cevap: Bu bölümde “Örneklendirme” yolu kullanılmıştır. Yazar, düşüncesini somut hâle getirip daha anlaşılır olması için anlatılan konuyla ilgili örnekler vermiştir.

6. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerde gereksiz sözcük veya sözcük gruplarının kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. Örnekteki gibi bu sözcüklerin altını çiziniz.
Cevap:
İstemeyerek de olsa elimde olmadan ablamın kalbini kırdım.
Bu yol yaya yürüyerek bitmez.
Çekingen ve utangaç bir gençti şair.
Açılışa gelen konuk ve misafirlere ikram yapıldı.
Bu sorun karşılıklı konuşarak çözülecek.
Seninle birlikte kütüphaneye gelebilirim.
Bize merhameti de acımayı da annemiz öğretti.
Okumak Deyince Metni Cevapları Sayfa 170

7. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerde sözcüğün yanlış anlamda kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. Sözcüklerin altını örnekteki gibi çizerek ilgili kutucuğa, doğru sözcüğü yazınız.
Cevap:
İki futbol takımı arasındaki ayrıcalık çoktu. ayrım
Programımıza çok üzgün bir haberle son veriyoruz. üzüntülü
Fiyatlar pahalı olduğundan satışlar durgun. yüksek
Ormanda yetişen karaçam fidanını balkondaki saksıya ekemeyizdikmeliyiz
İş başvurusu formuna öğretim durumumu yazmamı istediler. öğrenim
Yağmur yüzünden topraklarımızın verimi arttı. sayesinde
Fırın sahipleri un ücretlerinin yüksekliğinden yakınıyor. fiyatlarının
Tırnaklarım epey büyümüşuzamış

8. ETKİNLİK

Aşağıdaki parçayı yorumlayınız. Konuyla ilgili düşüncelerinizi söylerken (eğer ilk konuşmacı değilseniz) bir önceki konuşan arkadaşınızın sözlerinden hareketle konuşmayı sürdürünüz.
Okumak Deyince Metni Cevapları Sayfa 171

9. ETKİNLİK

Kitap okuma ve değerlendirme formunu, en son okuduğunuz kitaba göre yönergelerine uygun olarak doldurunuz.
Okuduğunuz kitaba göre formu doldurabilirsiniz.

GELECEK DERSE HAZIRLIK

1. Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün, Türk dili ve kültürü bakımından önemini başlıklar hâlinde sıralayacağınız bir araştırma yapınız.
Cevap:
Aşağıdaki butona tıklayarak konu ile ilgili araştırma yazısına ulaşabilirsiniz.

Divanu Lugati’t-Türk’ün Bulunuş Hikayesi metni Cevapları Sayfa 175

1. ETKİNLİK

Metni okurken hikâye haritasında istenenleri not alınız.
Cevap: 
Anlatıcı: 3. kişi
Zaman: 1914
Yer: Sahaflar çarşısında bir kitapçı dükkanı
Kişiler: Nazif Bey, kadın, Burhan Bey, Emrullah Efendi, ilmiye encümeni, Ali Emiri Efendi, Faik Reşat Bey
Olay Örgüsü:  Eski Maliye Bakanlarından Nazif Bey’in kitaplığında bulunan bir kitap Nazif Bey tarafından bir kadına verilir. Kadın bu kitabı satmak için bir sahafa götürür. Sahaf kitabın değerini anlamak için birkaç kişiye gösterir. Gösterdiği kişilere göre kitap değersizdir. Ali
Emîrî Efendi adlı bir kitap dostu sahaftaki bu kitabı bulur ve satın alır. Bu kitap Divanu Lugati’t-Türk’tür.
Divanu Lugati’t-Türk’ün Bulunuş Hikayesi metni Cevapları Sayfa 176

2. ETKİNLİK

Aşağıda okuduğunuz metinde geçen bazı cümleler verilmiştir. Bu cümlelerden hareketle kelimelerin anlamlarını tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz.
  • Yusuf’u kuyudan çıkaranlar, onu birkaç akçeye sattılar. Fakat sonra Mısır’da ağırlığınca cevahire satıldı.
  • Türk dilinde şimdiye kadar bunun gibi bir kitap yazılmamıştır. Bu kitaba hakiki kıymet verilmek lazım gelse cihanın hazineleri kâfi gelmez.
  • Ali Emîrî, otuz lirayı hemen verir ama Burhan Bey bir de bahşiş istemektedir.
  • Bir rivayete göre dükkânın kapısını kilitleyip anahtarı cebine koyar ve bir tanıdığa rastlamak umuduyla çarşıya çıkar.
  • Eve gidip gelecek olsa kitabın bir başkasına satılması ihtimali bulunmaktadır.
  • “Bak sana bir kitap veriyorum. İyi sakla… Sıkıştığın zaman sahaflara götür. Altın para ile otuz lira eder, aşağıya verme!” der.
  • Bugün tek nüshası İstanbul’daki Millet Kütüphanesinde olan Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün bulunuşu, yayımlanması ve çevirisi, ilgi çekici olaylar dizisidir.
  • Eserin bulunuşu tamamen bir rastlantı sonucudur.
Cevap: 
cevahir: Elmas, yakut vb. değerli taşlar, mücevher
kafi: Yeterli, yetecek ölçüde olan
bahşiş: Yapılan bir hizmete ödenen ücretten ayrı olarak fazladan verilen para, kahve parası
rivayet: Söylenti, ağızdan ağıza dolaşan, kesinlik kazanmayan haber
ihtimal: Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, olasılık
sahaf: Genellikle kullanılmış ve eski kitap alıp satan kitapçı
nüsha: Birbirinin tıpkısı olan yazılı şeylerin her biri
rastlantı: Bilgiye, isteğe, kurala veya belli bir sebebe dayanmaksızın oluveren karşılaşma, tesadüf

3. ETKİNLİK

Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle yanıtlayınız.
1. Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün değerini bilmeyen kişiler kimlerdir?
Cevap: Nazif Bey, kadın, Burhan Bey, Emrullah Efendi, ilmiye encümeni.
2. Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün değerini ve önemini hemen kavrayan Ali Emîrî Efendi kimdir?
Cevap: Ömrünü ve servetini kitaplara adayan, haftada birkaç kez Sahaflar Çarşısı’na uğrayıp, kitapçıları tek tek dolaşarak yeni bir şey olup olmadığını sormayı alışkanlık edinen bir kişidir.
3. Dîvânu Lugâti’t-Türk neden önemli bir eserdir?
Cevap: Türk dili ve o zamanki Türk toplumlarının yaşayışı ve kültürü hakkında önemli bilgiler veren ender bir eser olduğu için önemlidir.
4. Bir kitabın değerli ve özel olduğuna kimler karar vermelidir?
Cevap: Kitap hangi konuda yazılmışsa, o konuda uzman olan kişiler karar vermelidir.
5. Bir kitabın değerini belirleyen tek nüsha olması mıdır, içeriği midir? Tartışınız.
Cevap: İçeriğidir. Kitabın değeri, içindekilerle ölçülebilir. Kitabın tek nüsha olması, onun değerli bir kitap olduğunu göstermez.
6. Çok değerli olduğuna inandığınız el yazması bir eser bulursanız ne yaparsınız?
Bu soruyu siz cevaplayabilirsiniz.
Divanu Lugati’t-Türk’ün Bulunuş Hikayesi metni Cevapları Sayfa 177

4. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerde anlamca çelişen sözcüklerin kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. Bu sözcüklerin altını örnekteki gibi çiziniz.
Cevap: 
Derginize kılı kırk yaracak şekilde bir göz attım.
Aşağı yukarı tam üç yıldır görüşemiyoruz.
Beyza kesinlikle haftaya gelebilir.
Sanırım o işi mutlaka kabul edecektir.
Eminim bu saatte İzmir’e varmış olmalı.
Okulumuzun takımı şüphesiz bu maça iyi hazırlanmış olmalı.

5. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerde sözcüklerin yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. Cümlelerin doğru şeklini örnekteki gibi yazınız.
  • Bu çorba fazla dışarıda kaldığı için bozulmuş.
Cevap: Bu çorba dışarıda fazla kaldığı için bozulmuş.
  • Yeni eve girdim ki sen aradın.
Cevap: Eve yeni girdim ki sen aradın.
  • Otuz iki oya karşı yirmi altı oyla sınıf başkanı seçildim.
Cevap: Yirmi altı oya karşı otuz iki oyla sınıf başkanı seçildim.
  • Ağrısız kulak delinir.
Cevap: Kulak ağrısız delinir.
  • Yeni kazağımı giymiştim ki kapının zili çaldı.
Cevap: Kazağımı yeni giymiştim ki kapının zili çaldı.

6. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerde anlam belirsizliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. Anlam belirsizliğinin nedenini cümlelerin karşısına, cümlenin doğru şeklini ise verilen boşluğa yazınız.
Cevap: 
  • Genç postacıya adresi sordu.
Genç, postacıya adresi sordu.
Neden: Noktalama yanlışlığı
  • O dosyaları dikkatle inceledi.
O, dosyaları dikkatle inceledi.
Neden: Noktalama yanlışlığı
  • Çizimlerini çok beğendim.
Senin çizimlerini çok beğendim.
Neden: Kişi zamirinin kullanılmaması
  • Küçük eve koşa koşa gitti.
Küçük, eve koşa koşa gitti.
Neden: Noktalama yanlışlığı
  • İnsan kaynakları servisi iletişim bilgilerini istedi.
İnsan kaynakları servisi onun iletişim bilgilerini istedi.
Neden: Kişi zamirinin kullanılmaması
  • Buralara geldiğine hâlâ inanamıyorum.
Senin buralara geldiğine hâlâ inanamıyorum.
Neden: Kişi zamirinin kullanılmaması
Divanu Lugati’t-Türk’ün Bulunuş Hikayesi metni Cevapları Sayfa 178

7. ETKİNLİK

Aşağıdaki yönergeleri uygulayınız.
a) Aşağıdaki cümleleri okuyunuz. Altı çizili kelimelerin cümlenin anlamını nasıl etkilediğini açıklayınız.
Bazıları vardır; gözlerini konuşana diker, sessizce otururlar. “İşte, iyi bir dinleyici!” dersiniz oysaki gözleri konuşanda değildir. İyi bir dinleyici gözleriyle değil sorularla dinler; başka bir deyişle konuşulan konu üzerinde kafasında uyanan sorulara cevap arar. Dinlediklerini bu sorularla değerlendirir.
Yetkililer güneş çarpması konusunda halkı uyardılar. Özellikle yaşlıların ve çocukların öğle saatlerinde güneşe çıkmamasını söylediler.
Hedef net bir şekilde belirlendikten sonra ona ulaşmak için ilk olarak yapılması gereken şey plan
yapmaktır.
Bir de bu konuda son olarak şunu belirtmek isterim ki kütüphanecilik önemli bir disiplin gerektirmektedir.
Cevap: Altı çizili sözcükler geçiş ve bağlantı ifadeleridir. Metinde bir düşünce ile bu düşünceden doğan başka bir düşünce arasında bağlantı kurarlar. Düşünceyi olumlu ya da olumsuz olarak yönlendirirler.
b) Siz de bu ifadeleri kullanarak birer cümle yazınız.
Cevap: 
• Fotoğraf karesinde bir köpeğin bir koyunu boğazladığını görürsünüz; oysaki köpek dereye düşen koyunu kurtarmak için çekmeye çalışmaktadır.
• İyi bir kahve kokusundan belli olur; başka bir deyişle kahvenin değerini kokusu ortaya koyar.
• Geri dönüştürülebilir sanayi ürünlerini geri dönüşüm kutularına atmaya dikkat etmeliyiz. Özellikle doğada uzun süre yok olmayan sanayi ürünlerine çok dikkat edilmelidir.
• Bisikletle seyahat etmeden önce ilk olarak bisikletin frenlerinin doğru çalışıp çalışmadığı kontrol edilmelidir.
• Tabletler konusunda son olarak şunun altını çizmek isterim; tabletler sadece eğlence ve iş amaçlı kullanılır, eğitimde büyük farklar yaratmaz.

8. ETKİNLİK

Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki cümlelerden öznel olanlara (Ö), nesnel olanlara (N) yazınız.
Cevap: 
(Ö) Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün bulunuşu, yayımlanması ve çevirisi, ilgi çekici olaylar dizisidir.
(N) Paraya ihtiyacı olan kadın, kitabı Sahaflar Çarşısı’ndaki kitapçı Burhan Bey’e götürür ve otuz liraya satmak istediğini söyler.
(N) Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün tek nüshası İstanbul’daki Millet Kütüphanesindedir.
(Ö) Bu kitap değil, Türkistan ülkesidir… Türkistan değil bütün cihandır.
(Ö) Otuz değil, otuz bin lira bile değerdir bu kitaba.
Divanu Lugati’t-Türk’ün Bulunuş Hikayesi metni Cevapları Sayfa 179

9. ETKİNLİK

Ali Emîrî Efendi’nin Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün değeri ile ilgili Hz. Yusuf’a atıfta bulunarak yaptığı benzetmeyi değerlendiriniz. Ali Emîrî Efendi neden Dîvânu Lugâti’t-Türk ile Hz. Yusuf arasında bir benzerlik kurmaktadır? Yorumlayınız.
Cevap: 
Hz. Yusuf zamanında kardeşleri tarafından bir kuyuya atılmıştır. Onu kuyudan köle ticareti yapan kimseler kurtarmış ve çok ucuz bir paraya köle olarak başkasına satmışlardır. Haz. Yusuf’un değeri daha sonra anlaşılmıştır ki peygamber olmuştur. Ali Emir Efendi de bu kitabın bulunuş hikayesini Hz. Yusuf’un hikayesine benzetmiştir.

10. ETKİNLİK

Aşağıdaki sözleri okuyunuz. Yönerge doğrultusunda konuşmanızı hazırlayınız.
Divanu Lugati’t-Türk’ün Bulunuş Hikayesi metni Cevapları Sayfa 180

11. ETKİNLİK

Aşağıdaki yönergeleri uygulayınız.
TDK DRONE’A (DIRONA) ANKETLE KARŞILIK ARIYOR
Gelişen donanım ve yazılımların yanı sıra mekanik ilerlemeler sonucunda hayatımızın birçok alanına sirayet eden “drone” kelimesine
karşılık için TDK bir anket düzenledi. İşte halka yöneltilen anket sorusu ve seçenekleri;
İnsansız hava aracı çeşitlerinden olup keşif, gözetleme, sağlık, ilaçlama, spor, seyahat, reklam gibi farklı alanlarda kullanılan “drone” cihazı için halkımız tarafından önerilen aşağıdaki karşılıklardan hangisini daha uygun buluyorsunuz?
a- arıgözü
b- uçangöz
c- uçan kamera
d- uçarçeker
e- uçurgör
Basından
a) Yukarıdaki gazete haberini okuyunuz. Siz “drone” cihazına Türkçe karşılık olarak hangisini uygun buluyorsunuz? Niçin ?
Bu soruyu siz cevaplayabilirsiniz.
b) Bu seçenekler dışında sizin de bir öneriniz var mı? Sebepleriyle birlikte açıklayınız?
Bu soruyu siz cevaplayabilirsiniz.
c) Alışveriş merkezlerinden hastanelere, lokantalardan apartman ve site isimlerine kadar kullandığımız kelimelerin neredeyse tamamı yabancı kelime istilasına uğradı. Dilimizdeki yabancı kelime istilasına dikkat çekmek için yakın çevrenizde karşılaştığınız bir örnekten hareketle kısa bir haber metni yazınız. Haber metninizde 5N1K sorularının cevaplarını vermeyi unutmayınız.
Cevap: 
(örnektir)
Radyo ve TV’lerde Yabancı Kelime İstilası
TÜRK Dil Kurumu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) için hazırladığı raporda, radyo ve televizyon yayınlarındaki “yabancı kelime istilası”na dikkati çekti. Raporda, yayınlarda kullanılan yabancı kelimelerden örnekler verilerek, “Basın-yayın organlarıyla, çok kısa sürede ve bir istila halinde dile sokulmaya çalışılan yabancı kelimeler, dili yozlaştırmaktadır” denildi. TDK’nın belirlemelerine göre, yayınlarda Türkçe fiillerle birlikte kullanılan yabancı kelimelerden bazıları şöyle:
Akompanya etmek, demo yapmak, momentumu yakalamak, asistlik yapmak, egzajere etmek, absorbe olmak, prezante etmek, ajite etmek, piyasayı fonlamak, marjinalize etmek, start almak, dokümante etmek, minimale yaklaşmak, tolere etmek, skorer oyun sergilemek, enforme etmek, hijyen sağlamak, bloke etmek, sabote etmek, ekarte etmek, apolitik olmak, format vermek, revize etmek, brifing almak.
Alıntı: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/radyo-ve-tvlerde-yabanci-kelime-istilasi-39179873

GELECEK DERSE HAZIRLIK

1. Kitap okumayla ilgili özdeyişler araştırarak beğendiklerinizi sınıfa getirmek üzere yazınız.
Aşağıdaki butona tıklayarak kitap okumayla ilgili özdeyişlere ulaşabilirsiniz.
Cevap: 

Okumak Ayrıcalıktır Herkes Okuyamaz Metni Cevapları Sayfa 183

1. ETKİNLİK

Okurken altını çizdiğiniz kelimelerin anlamlarını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz.
Anlamını bilmediğiniz kelimelere göre bu etkinliği siz yapabilirsiniz.

2. ETKİNLİK

Okuduğunuz metinde geçen bazı cümleler aşağıda verilmiştir. Bu cümlelerden hareketle kelime gruplarının anlamlarını yazınız.
• Kısa turlar, uzun turlar, mavi turlar, kırmızı turlar (Bu da var mıydı acaba?), Karadeniz turları, Güneydoğu turları, ha babam de babam ülkeyi turluyoruz. Hatta vatan toprakları yetmiyor; sınırları zorluyor, yemeyip içmeyip para biriktirip yurt dışı ülkeleri, uzak coğrafyaları turluyoruz. Bir millet turluyor! Ülke ve dahi dünya kazan biz kepçe, geziyoruz.
• Kan ter içinde kalırcasına âdeta helak oluncaya kadar spor yapıyoruz.
• Biraz paralıysak “sports center” lara (spor merkezine) koşuyor, oluk oluk para akıtıyoruz.
• Aslında ipe un seriyor, okumuyor oğlu okumuyoruz.
Cevap: 
ha babam de babam: Hiç durmadan, sürekli olarak, ara vermeden, boyuna.
dünya kazan biz kepçe: Bir yeri çok dolaşıp bir kimseyi veya bir şeyi aramak.
kan ter içinde kalmak: Çok çalışmak vb.den çok terli, yorgun ve perişan bir durumda, sırılsıklam ter içinde (olmak).
oluk oluk para akıtmak: Çok para harcamak.
ipe un sermek: Bir isteği yerine getirmemek, bir işi yapmamak için geçersiz birtakım nedenler, engeller göstermek.
Okumak Ayrıcalıktır Herkes Okuyamaz Metni Cevapları Sayfa 184

3. ETKİNLİK

Aşağıdaki soruları metinden hareketle cevaplayınız.
1. Yazar hangi konudan rahatsızlık duymaktadır?
Cevap: Türk insanının okumamasından rahatsızlık duymaktadır.
2. Yazara göre kimler okuyabilir?
Cevap: Duyarlı bir yüreğe ve pırıl pırıl bir belleğe sahip olanlar okuyabilir.
3. Okumak hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu soruyu siz cevaplayabilirsiniz.
4. Kitaplardan elde ettiğiniz tecrübe ve bilgileri hayatınıza yansıtabiliyor musunuz?
Bu soruyu siz cevaplayabilirsiniz.
5. Çevrenizde okuma alışkanlığı olan kişilerin özellikleri nelerdir?
Bu soruyu siz cevaplayabilirsiniz.
6. Çevrenizdeki insanları okumayı teşvik etmek için neler yaparsınız?
Bu soruyu siz cevaplayabilirsiniz.

4. ETKİNLİK

Aşağıdaki yönergeleri uygulayınız.
a) Okuduğunuz metnin başlığı ile içeriğini uyumlu bulup bulmadığınızı sebepleriyle birlikte yazınız.
Cevap: Uyumludur. Yazar metinde insanların neden okumadığını irdelemiş ve kendince okumanın bir ayrıcalık olduğu, herkesin okuyamayacağı sonucunu çıkarmıştır.
b) Siz de okuduğunuz metne uygun farklı başlıklar yazınız.
Cevap: 
Tek Kelimeden Oluşan: OKUMUYORUZ
Kelime Grubundan Oluşan: NEDEN OKUMUYORUZ?

5. ETKİNLİK

Okuduğunuz metnin ana fikrini ve yardımcı fikirlerini aşağıdaki kutucuklara yazınız.
Cevap: 
Yardımcı Fikir: İnsanlar gezmeyi, okumaktan daha çok sevmektedir.
Yardımcı Fikir: İnsanlar, okumamak için türlü bahaneler bulmaktadır.
Yardımcı Fikir: İzlemek için göze ihtiyaç yoktur.
Ana Fikir: Ancak okumaktan ve yeni şeyler öğrenmekten korkmayan aksine zevk alan; çevreye, insana ve diğer tüm canlılara sevdalı, kendisine benzemeyenlerle yaşamaya, onları anlamaya ve duyarlı olmaya çalışan insanlar okuyabilir ve bu bir ayrıcalıktır.
Okumak Ayrıcalıktır Herkes Okuyamaz Metni Cevapları Sayfa 185

6. ETKİNLİK

Aşağıdaki grafiği inceleyerek verilen yönergeleri uygulayınız.
a) Aşağıdaki yargıları grafiğe göre yorumlayınız. Grafiğe göre doğru olanların başına (D), yanlış olanların başına (Y) yazınız.
Cevap: 
(D) Örgün ve yaygın eğitim kurumlarına ait kütüphanelerdeki kitap sayısı, 2016 yılında
2015 yılına göre azalmıştır.
(D) 2012-2016 yılları arasında Halk Kütüphanelerindeki kitap sayısında artış yaşanmıştır.
(Y) Üniversite kütüphanelerindeki kitap sayısı sürekli artış göstermektedir.
(y) 2013 yılında Millî Kütüphanedeki kitap sayısı bir önceki yıldan fazladır.
(D) Millî Kütüphanedeki kitap sayısı 2014’te artmıştır.
(Y) 2015 yılında kütüphanelerdeki toplam kitap sayısı elli iki milyon üç yüz bindir.
b) Siz de grafikten ulaşılabilecek yargılara üç örnek yazınız.
Cevap: 
1- Milli kütüphanelerdeki kitap sayıları tüm yıllarda diğerlerinden azdır.
2- Örgün ve yaygın eğitim kurumlarına ait kütüphanelerdeki kitap sayıları tüm yıllarda diğerlerinden fazladır.
3- Örgün ve yaygın eğitim kurumlarına ait kütüphanelerdeki kitap sayısı en fazla 2015 yılında artmıştır.
Okumak Ayrıcalıktır Herkes Okuyamaz Metni Cevapları Sayfa 186

7. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerde deyim ve atasözlerinin yanlış kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. Yanlış anlamda kullanılan deyim ve atasözlerinin doğrusunu örnekteki gibi ilgili boşluklara yazınız.
Cevap: 
Merdivenden düşecek diye korkudan ödüm çatladı. ödüm koptu
Şimdi gel de ayıkla bulgurun taşını. ayıkla pirincin taşını
Ahmet hep böyledir, tereyağı gibi üste çıkar. zeytinyağı gibi üste çıkar
Açlıktan midem zil çalıyor. midem kazınıyor
Annesini bir anda karşısında görünce paçaları tutuştu. etekleri tutuştu

8. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerde mantık hatasından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. Anlatım bozukluğunun sebebini örnekteki gibi yazınız.
Bu yazıyı değil okumak, anlamak bile imkânsız.
Cevap: Okumak ile anlamak sözcükleri yer değiştirmelidir.
Bu hastalık ölüme, hatta felce bile neden olabilir.
Cevap: Ölüm, felçten daha olumsuzdur. Bu iki kelime yer değiştirmelidir.
Durmadan çay ve çekirdek yenilen bu yerden hızla uzaklaştı.
Cevap: Çay yenilmez, içilir.
Köyün muhtarı geçmişe ait planlarını anlattı.
Cevap: Plan geleceğe ait bir işlemdir. Geçmişe ait plan yapılmaz.
Gelecek güzel günlere özlem duyuyorum.
Cevap: Henüz yaşanmamış şeylere özlem duyulmaz.
Okumak Ayrıcalıktır Herkes Okuyamaz Metni Cevapları Sayfa 187

9. ETKİNLİK

Aşağıdaki yönergeleri uygulayınız.
a) Yandaki grafikte bir anket çalışmasından elde edilen Türkiye’nin kitap okuma oranı gösterilmiştir. Grafiği inceleyerek aşağıdaki soruların yanıtlarını içeren bir konuşma hazırlayınız.
• Siz hangi dilimde bulunuyorsunuz?
• Ülkemizdeki hiç kitap okumayan %32’lik kesimin kitap okumama gerekçeleri neler olabilir?
• Ülkemizde kitap okuma oranını artırmak için neler yapılabilir?
b) Konuşmanızı aşağıdaki forma göre değerlendiriniz.

10. ETKİNLİK

Turistik bir gezi esnasında tabelalardaki yabancı kelimeleri gören bir turistin ülkemiz ile ilgili düşünceleri ne olurdu? Düşüncelerinizi sosyal medya mesajı olarak arkadaşınızla paylaşınız.
Cevap: 
Etrafımızda o kadar çok yabancı kelime barındıran tabela var ki… Ülkemize gelen yabancı bir turist ülke değiştirdiğini fark etmeyecek neredeyse… Ya da ülkemizi yabancı bir ülkenin sömürgesi zannedecek. Niçin böyle düşünsün? Biz bağımsız bir millet değil miyiz? Niçin dünya bizi yanlış tanısın ki? Üç kuruş para kazanmak için değerlerimizden vazgeçmeye değer mi?
İlk Çocukluk Dinleme Metni Cevapları Sayfa 188

1. ETKİNLİK

Dinlediğiniz metinde geçen aşağıdaki kelimelerin anlamlarını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu TDK Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Kelimeleri cümle içinde kullanınız.
Cevap: 
ciltçi
Anlamı: Kitapları ciltleyen kimse, mücellit
Cümlem: Kitaplığımdaki eski kitapları ciltçiye götürüp yenilettim.
meşin
Anlamı: İşlenmiş koyun derisi, bu deriden yapılan
Cümlem: Sapanım için bütün malzemelerim tamam bir tek taşı koyacağım meşin eksik.
yaldızlı
Anlamı: Üzerine yaldız sürülmüş, yaldızla süslenmiş
Cümlem: Düğünden önce annesi, çeyizinden çıkardığı yaldızlı bardakları kızına hediye etti.
belletici
Anlamı: Çalıştırıcı, öğretici, belletmen, müzakereci
Cümlem: Her akşam yurda, etüt zamanlarında başımızda bulunmak üzere belleticiler gelirdi.
cebir
Anlamı: Artı ve eksi gerçek sayılarla, bunların yerini tutan harfler yardımıyla nicelikler arasında genel bağlantılar kuran matematik kolu
Cümlem: Bütün dersleri vermiş, cebirden bir türlü geçemiyordu.
siyasa
Anlamı: Politika
Cümlem: Bazı devlet siyasaları nedeniyle kurduğu şirketi devam ettirmekte güçlük çekiyordu.
yeğ
Anlamı: Bir başkasından daha çok beğenilip tercih edilen, üstün görülen, müreccah
Cümlem: En kötü karar karasızlıktan yeğdir.

2. ETKİNLİK

Aşağıdaki soruları dinlediğiniz metinden hareketle yanıtlayınız.
1. Metinde yazarın kitaplara meraklı bir çocuk olduğunu gösteren ifadeler nelerdir?
Cevap: 
“İlk kitaplığım, elime geçirdiğim bir karton kutu olmuştur.”
“Kitaplarla oynamam için özendirilmeme pek gerek yoktu.”
2. Metne göre çocuğu kitap sevmeye neler teşvik etmiş olabilir?
Cevap: Yazarın babasının kitaplara duyduğu ilgi, her akşam yemekten sonra ailenin kitap okuması ve okunan kitabı dinlemesi.
3. Kitaplığınızda olduğu hâlde okunmayan kitaplar konusundaki düşünceleriniz nelerdir?
Cevap: Bu soruyu siz cevaplayabilirsiniz.
4. Her akşam evde kitap okunması ile kitap okuma alışkanlığı kazanma arasında bir ilişki var mıdır? Tartışınız.
Cevap: Bir şeyi sürekli yapmak, alışkanlık kazanmanın en kolay yoludur. Her akşam kitap okunan bir evde, evde yaşayanlar mutlaka kitap okuma alışkanlığı elde ederler.
5. İnternet gibi bilgi kaynakları kitapların yerini doldurabilir mi? Tartışınız.
Cevap: Dolduramaz. Günümüzde interenete ulaşmak kolay olsa da, internetin mevcut olmadığı yerler de vardır. Fakat kitaplar her yere götürülebilir, her yerde okunabilir.
6. Kitap okuma alışkanlığı kazanmada kişisel yatkınlığın ve çevresel etkilerin önemini tartışınız.
Cevap: Eğer çocuk küçüklükten itibaren kitapların olduğu, kitabın okunduğu bir çevrede yetişirse, kitaba olan yatkınlığı kendiliğinden oluşur. Kitaba yatkınlığı olmayan kişiler içinse bulunduğu çevre, bu çevredeki insanların davranış ve düşünceleri, kitap okuma alışkanlığının kazanılmasında etkili olacaktır.
İlk Çocukluk Dinleme Metni Cevapları Sayfa 189

3. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerde, örtülü anlamları bularak örnekteki gibi yazınız.
Benim de bir kitaplığım olmuştu.
Cevap: Demek ki yazarın çevresindeki kişilerin kitaplığı varmış.
Perşembe günleri okula giderken ayaklarım Beyazıt yokuşunu daha hızlı ve istekli tırmanırdı.
Cevap: Demek ki perşembe günleri okulda, yazarın hoşuna giden, istek duyduğu, onu sabırsızlandıran bir şeyler olurmuş.
Özellikle bazı dersler, roman ve gazete okumaya elverişliydi. Bu izni kötüye kullandığımız da olurdu.
Cevap: Demek ki bazı derslerde ders dinlemek yerine kitap okumaya izin veriliyormuş.

4. ETKİNLİK

Yazar, çocukluk anılarını kaleme almakla kimlere seslenmek istemiş ve ne amaçlamış olabilir?
Cevap: Okuma alışkanlığı olmayan kişilere seslenmiş ve onlara okumayı sevdirmeyi amaçlamış olabilir.

5. ETKİNLİK

Dinlediğiniz metinden alınan aşağıdaki parçada hangi düşünceyi geliştirme yolu kullanılmıştır? Yazınız.
İstanbul’a döndüğümüz vakit on üç yaşındaydım. Serez’den ayrılırken beni en çok
sevindiren şey, istediğim kitaplara kavuşma olanağının artık gerçekleşmesiydi.
Cevap: Karşılaştırma

6. ETKİNLİK

Aşağıdaki cümlelerde anlam yönünden anlatım bozukluğu içeren cümlelerdeki anlatım bozukluklarını örnekteki gibi bularak altını çiziniz. Anlatım bozukluklarının sebebini cümlelerin karşısına yazınız.
Cevap: 
Eli uzun biridir, herkesi tanır. deyimin yanlış anlamda kullanılması
Salı günü mutlaka ben de yarışmaya katılabilirim. anlamca çelişen sözcüklerin kullanılması
Esen meltem rüzgârına karşı oturduk sahilde. gereksiz sözcük kullanılması
Eğirdir Gölü’nde inanılmaz çoğunlukta sazan balığı var. sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
Hastalandığında çok dedemle ilgilenemediğim için üzgünüm. sözcüğün yanlış yerde kullanılması
Ona sözüm var, dediklerini yapmaya zorunluyum. sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
Zanlı, sorguda suçunu kendi ağzıyla itiraf etti. gereksiz sözcük kullanılması
Son gördüğümden beri saçlarını büyütmüşsün. sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
Onun karşısında rahat düşüncelerinizi ifade edebilirsiniz. sözcüğün yanlış yerde kullanılması
Yoldaki buzlanma araçların kaza yapma şansını artırır. sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
Savaş yıllarındaki koşul ve şartlar Anadolu halkını zorluyordu. gereksiz sözcük kullanılması
Aşağı yukarı tam bir aydır sonuçların açıklanmasını bekliyoruz. anlamca çelişen sözcüklerin kullanılması

7. ETKİNLİK

Severek okuduğunuz bir kitabı tanıtmak amacıyla hazırlamış olduğunuz sunumunuzu yapınız.
İlk Çocukluk Dinleme Metni Cevapları Sayfa 190

8. ETKİNLİK

Aşağıdaki yönergeleri uygulayınız.
a) Okumayla ilgili bir anınızı yazınız. Anınızı yazarken noktalama işaretlerini kullanmayınız. Noktalama işareti kullanılması gereken yerleri ( ) ile belirtiniz.
b) Anınızda ( ) ile belirttiğiniz yerleri uygun noktalama işaretleri ile doldurunuz. Noktalama işaretlerinin kullanılmasının metnin okunuşuna yaptığı katkıyı yorumlayınız.
Etkinlikleri siz yapabilirsiniz.

DKC Bir cevap motorudur... Sağ üstteki "Eksik sayfa bildir"butonuna tıklayarak istediğiniz sayfaları bize bildirebilirsiniz.
Paylaş:
📌 EKSİK SAYFA BİLDİR...