8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Dikey Yayınları

8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Dikey Yayınları  Cevap anahtarı

AŞAĞIDAKİ LİSTEDEN SAYFA SAYILARINA GÖRE CEVAPLARA ULAŞABİLİRSİNİZ.


👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇👇



Peki elementlerin hepsinin özelliği aynı mıdır, elementlerinsınıflandırılmasına niçin ihtiyaç duyulmuştur bu konuda sizlere kısa bilgiler vereceğiz.

Dalton aynı olduğunu savunmuştur fakat günümüzde “izotop atomlar” diye bir kavram olduğunu biliyoruz. Bir atomun karakteristik özelliği atom numarası(proton sayısı) ile ilgilidir. proton sayıları farklı olan atomlar farklı element atomlarıdır. Bu açıdan sorunun cevabı Dalton’un düşündüğü gibi yorumlanabilir. Fakat proton sayıları aynı olup nötron sayıları farklı olan atomlar vardır ki bunlar izotop atomlardır ve aynı elementi temsil ederler.(p+ sayıları aynı) Bu nedenle bir elementin bütün atomları aynıdır gibi bir genelleme yapmak yanlıştır.

Sayfa 106 Cevapları

 

2) Metal, yarımetal, ametal ve soygazların özelliklerinden üçer tanesini aşağıdaki noktalı yerlere
yazınız.
Metal: Periyodik tablonun sol tarafında yer alırlar. Oda sıcaklığında cıva hariç katı hâlde bulunur.
Yüzeyleri parlak görünümlüdür. İşlenebilir olduğundan tel veya levha hâline getirilebilir. Elektriği ve ısıyı iyi iletir. Kendi aralarında bileşik oluşturamazlar. “Alaşım” adı verilen homojen karışımları oluştururlar. Ametaller ile bileşik oluşturabilir.
Yarımetal: Oda sıcaklığında katı hâldedir. Parlak veya mat görünümlü olabilir. Kırılgan değildir bu yüzden işlenebilir. Isı ve elektriği metallerden kötü, ametallerden iyi bir şekilde iletir. Ametallerle ve kendi aralarında bileşik oluşturabilirler.
Ametal: Oda sıcaklığında katı, sıvı ve gaz hâlde olabilir. Yüzeyleri mat görünümlüdür. Kırılgan oldukları için işlenemez. Bu yüzden tel ve levha hâline getirilemez. Isı ve elektriği iyi iletmez. Kendi aralarında bileşik oluşturabilirler.
Soygaz: Periyodik tablonun en sağında yer alırlar. Oda sıcaklığında tek atomlu gaz hâlde bulunurlar. Değerlik elektron sayıları 2 veya 8’dir. Kararlı yapıdadırlar. Bileşik yapmaya istekli değildirler. Genellikle bileşik oluşturamazlar.

Sayfa 107 Cevapları

 

✓ Şekerli su karışımındaki şeker, özelliğini kaybetti mi? Sizce bu nasıl bir değişimdir? Açıklayınız.
Cevap: Hayır , Kaybetmez , Zaten suyun içinde de olsa şekerli olacaktır. Özetle sadece çözünür denilebilir.
✓ Yanan mum, kibrit çöpü ve kâğıtta nasıl bir değişme oldu? Mumun, kâğıdın ve kibrit çöpünün özelliği değişti mi? Açıklayınız.
Cevap: Elbette değişti, kağıt ve kibrit çöpünün özellikleri değişim gösterir. Çünkü ikisi de yanar.

Sayfa 110 Cevapları

 

Canlıların yaşam kaynağı olan suyun nasıl oluştuğunu biliyor musunuz bu konuda sizlere kısa bilgiler vereceğiz.

Aynı cins atomlardan oluşan ve kimyasal yollarla ayrıştırılamayan maddelere element  denir. Elementler bir araya gelerek molekül ya da bileşikleri oluşturabilir. Bileşikler, farklı cins atomlardan oluşan ve ancak kimyasal yollarla ayrıştırılabilen saf maddeler olarak bilinmektedir. Su da bir bileşik madde olarak saf yapıda bulunmaktadır.
Suyu oluşturan elementler, hidrojen ve oksijen olarak bilinmektedir. İki hidrojen ve bir oksijen bir araya gelerek yakıcı ve yanıcı özelliklerini kaybeder ve söndürücü özellik kazanarak su oluşur. Su söndürücü özelliklere sahiptir. Bu da bileşikleri oluşturan element ve moleküllerin özelliklerini kaybederek yeni özellikler kazandığını göstermektedir. Su doğada saf olarak nadir bulunmaktadır.

Sayfa 114 Cevapları

 

a) 3 numaralı değişim grafiği C maddesine ait olabilir mi? Nedenini açıklayınız.
Cevap: Olamaz. Kimyasal tepkimelerde, tepkimeye gidenlerin kütleleri azalırken ürünlerin kütleleri artar.
b) Tepkime sonucunda oluşan maddelerin toplam kütleleri ile tepkime sonucunda artan maddenin kütlesini yazınız.
Cevap: Tepkimenin sonucunda oluşan maddelerin kütleleri toplamı 30 g, tepkime sonucunda artan maddenin kütlesi 10 g’dır.

Sayfa 115 Cevapları

 

Peki limon, yeşil erik gibi gıda maddelerinin ekşi; sivri biber, pul biber gibi bazı gıda maddelerinin ise acı olmasının sebebi nedir?
Gıda maddeleri birer karışımdır. Eğer gıda maddesi aşırı miktarda baz bulunduruyorsa tadı acı, asit bulunduruyorsa tadı ekşi olur. Yani gıda maddelerinin acı ve ekşi olmasının sebebi asit ve bazlardır.


Sayfa 116-117 Cevapları

 

✔ Bardaklarda oluşan renklerde farklılık oldu mu? Oldu ise bu farklılığın sebebi nedir? Açıklayınız.
Evet bardaklarda oluşan renklerde farklılıklar olmuştur. Günlük hayatımızda kullandığımız ve temas ettiğimiz birçok madde -örneğin sabun, deterjan, limon suyu, soda- asidik ya da bazik özelliğe sahiptir. Bir maddenin asidik ya da bazik özelliğe sahip olduğunu belirteç olarak isimlendirilen maddeler sayesinde belirleyebiliriz. Belirteçler farklı pH değerine sahip çözeltilerdeki renkleri birbirinden farklı olan moleküllerdir. Renk değişiminin nedeni farklı pH değerlerinde belirteç molekülünün yapısında meydana gelen değişimlerdir.

Sayfa 118-119 Cevapları

 

Neler Gözlemlediniz?
✔ Hangi maddeleri içeren beherglasta pH kâğıdının rengi değişti? Hangilerinde değişiklik olmadı? Nedenini açıklayınız.
Oldukça güçlü bir baz olan sodyum hidroksit, gıda sanayisinde de kullanılmaktadır. Özellikle karamel ve meşrubat işlemlerinde, kakao ve çikolata yapımında, zeytinlerin yumuşatılmasında gibi birçok işlemde kullanılır. Bu yüzden sodyum hidroksit olan beherglastta enk değişimi görülmüştür. İnsan vücudu için pek de zararı olmayan sodyum bikarbonatın konulduğu beherglast da ise değişim görülmemektedir.
✔ İncelediğiniz çözeltileri asidik ve bazik olarak sınıflandırabilir misiniz? Bu sınıflandırmayı pH çizelge kâğıdı ile nasıl yaparsınız? Açıklayınız.
Suyun pH değerini ölçmek için pH ölçüm kağıtları kullanılır. İdeal bir sondaj sıvısının hazırlamaya başlamadan önce ölçülen suyun pH değeri 8,5 ile 9,5 arasında olmalıdır. Eğer pH bu değerlerin altında ölçülmüş ise suya, istenilen pH değerine ulaşıncaya kadar soda külü veya kostik soda katılabilir. Fakat kostik soda çok güçlü bir alkali olduğundan suya katılırken dikkat edilmelidir. Çünkü çok küçük miktarlardaki kostik soda, suyun pH değerini aşırı şekilde yükseltebilir. Sondaj sıvısı hazırlarken pH değeri 10’dan daha yüksek olan suları kullanmak, çamurun içindeki polimer zincirlerini kıracağından hem istenilen viskoziteye ulaşılamaz hem de bekledikçe çamurda ayrışmalar görülebilir. Ayrıca kostik sodanın insan derisini de yakıcı özelliği olduğu için kullanırken çok dikkatli olunmalı, eldivensiz ve gözlüksüz kesinlikle kullanılmamalıdır.
✔ Çözeltilerin pH değerleri ile asidiklik ve baziklik arasında nasıl bir ilişki vardır? Açıklayınız.
Asitlerin ph değeri 7den küçüktür en küçüğe gittikçe asitlik özelliği çoğalır ph değeri 7 nin üstünde olan nı ise bazdır yukarıya gittikçe bazlık özelliği artar ph değeri 7 olan ise saf sudur

Sayfa 121 Cevapları

 

Neler Gözlemlediniz?
✔ Asitlerin ve bazların hangi maddeler üzerinde olumsuz etkileri oldu? Hangi maddeler arasında etkileşim olduğunu açıklayınız.
Asitler aşındırıcı bir etkiye neden olur. Bu nedenle asitlerin eritme, kaynatma, delme gibi etkileri bulunmaktadır. Bazlar da kaydırıcı bir etkiye sahip olabilir. Bu nedenle bazların, temizleyici olarak kullanılması da söz konusu olmaktadır.Asitler, mermer ve metalleri aşındırır. Bazlar ise porselen ve camları tahrip etmektedir. Limonun mermer tezgah üzerine bırakılması iz oluşmasına ve mermerin aşınmasına neden olur. Bazlar da özellikle kapaklı cam yapıların kilitlenmesine ve kaynamasına neden olur.Asit ve baz maddeleri tehlikelidir. Asitli maddelerden uzak durmak ve mümkünse bu durumlarda seyreltme işlemleri yapmak gerekir. Bazlı ortamların da bol su ile temizlenmesi gerekir. Temizlik yapılan bir alanda bazlı ortam oluşur ve bol su ile iyice temizlenmesi gerekir. Asit ve bazlara karşı maddelere olan etkilerini azaltmak için önlemler alınmalı ve çözücüler kullanılmalıdır.

Asit yağmurlarının oluşum sebeplerini ve sonuçlarını araştırarak sorunun çözümü için öneriler üretiniz. Ürettiğiniz öneriler hakkında sizlere kısa bilgiler vereceğiz.

Elektrik santalleri, fabrikalar ve otomobillerin hepsi çeşitli yakıtlar yakar ve bu nedenle hepsi kirletici gazlar üretir. Bu gazların bazıları (özellikle azot oksit ve kükürt dioksit) sülfürik ve nitrik asitleri oluşturmak için bulutlardaki ufak su damlaları ile reaksiyona girer. Bu bolutlardan gelen yağmur o zaman çok zayıf asit olarak dünyaya düşer işte bu olaya asit yağmuru denir.
Atmosferde asit yağmurları sadece ülkeler arasında değil kıtadan kıtaya dahi dolaşabilir. Asit ayrıca kar, sis ve kuru toz şeklini de alabilir. Yağmur bazen kirlilik kaynağından birkaç kilomettre kadar düşer, ancak asitli yağmur yağdığı her yerde toprak, ağaç, bina ve su üzerine ciddi bir etki bırakabilir.
Asit yağmurunun yaşandığı yerlerde ormanlar ölüyor, balıklar yaşamını yitiriyor. İskandinavya’da kristal berraklığında olmasına rağmen ve hiçbir canlı veya bitki yaşamı olmayan içermeyen ölü göller vardır. İngiltere’de ki tatlı su balıklarının çoğu asit yağmurunun tehdidi altında ve deformasyon balıklar yumurtadan çıktığında dahi görülebiliyor. Bu etki balıkla beslenen kuşların ve diğer hayvanlarında etkilenmesine sebep oluyor.

Sayfa 125 Cevapları

 

1) Aşağıdaki metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız.
Konutlarda ısınma amaçlı olarak kullanılan fosil yakıtlar, egzoz gazları ile fosil yakıt kullanarak enerji üreten termik santraller havayı kirletir. Bu kirleticiler çevreye, havada 2-7 gün asılı kalabilen kükürtdioksit (S02), karbondioksit (C02) ve azotdioksit (N02) yayar. Bu gazlar havadaki su buharıyla tepkimeye girer. Tepkime sonucunda sülfürik asit (H2S04), karbonik asit (H2C03) ve nitrik asit (HN03) oluşur. Bu asitler yağmurla birleşerek yeryüzüne asit yağmurları olarak iner.
a) Sizce asit yağmurları çevreye ne gibi zararlar verebilir? Aşağıdaki noktalı yerlere yazınız.
Cevap: Asit yağmurları göller ve nehirlere yağdığında suların asitliği artar. Bu durum o sularda yaşayan canlarla zarar verir. Kent içi veya kent dışındaki tarihi ve doğal yapıtlarımız zarar görür. Toprağın mineral oranının düşmesine neden olur, bu durum bitkilerin topraktan beslenmesine engel olur. İnsanlarda çeşitli solunum yoları, akciğer kanseri, nefes darlığı gibi hastalıklara neden olur.
b) Asit yağmurlarına neden olan gazlar nelerdir? Bu gazların oluşum sebeplerini açıklayınız.
Cevap: Asit yağmurlarına neden olan gazlar; karbondioksit, azotdioksit ve kükürtdioksittir. Bu gazların oluşum sebeplerinin başında fosil yakıt kullanımı gelmektedir.
2) Aşağıda verilen maddeleri inceleyiniz. Bu maddeleri asit ve baz olarak sınıflandırıp örnekte olduğu gibi eşleştiriniz.
Cevap: Asit: HCI, erik, sirke, HN03 — Baz: NaOH, sabun, çamaşır sodası, NH3

8. Sınıf SDR Dikey Fen Bilimleri Sayfa 131 Cevapları

 

Yukarıda, saf katı taneciklerine ait modeller verilmiştir. Bu modeldeki atomlar, birbirlerine bağlı hâlde iken serbest hâle geçirilebilir mi? Bunun için maddeye enerji vermek mi yoksa maddeden enerji almak mı gerekir? Arkadaşlarınızla tartışınız.
Temel haldeki atomları
1. Hızlandırılan elektronlarla
2. Isı enerjisi ile
3. Fotonlarla uyarabiliriz.
Temel hal en düşük enerji seviyesidir. Atomlar normalde temel halde bulunurlar. Atomun üst enerji seviyesine geçmesi için enerji alması gereklidir. Üst enerji seviyesine çıkan atoma uyarılmış atom denir. Uyarılmış bir atom temel hale dönerken ışıma yapar.
Saf bir maddenin katı, sıvı ve gaz hâllerini oluşturan taneciklerin yakınlık derecelerini, aralarındaki mesafeyi ve çekim kuvvetinin büyüklüğünü aşağıdaki şekilleri inceleyerek tartışınız.
Cevap: Maddeler eriyerek, donarak, buharlaşarak, yoğunlaşarak ya da süblimleşerek hâl değiştirir. Katı hâlde bulunan bir maddenin ısı alarak sıvı hâle dönüşmesine “erime” denir. Sıvı hâldeki bir maddenin ısı kaybederek katı hâle dönüşmesineyse “donma” denir. Katı maddenin eriyerek sıvılaşmaya başladığı sıcaklığa “erime noktası”, sıvı maddenin ısı kaybederek katılaşmaya yani donmaya başladığı sıcaklığaysa “donma noktası” denir. Maddenin erime ve donma noktaları, maddelerin ayırt edici özelliklerinden biridir. Sıvı hâldeki bir maddenin ısı etkisiyle gaz hâline dönüşmesine “buharlaşma” denir. Gaz hâlindeki bir maddenin soğuyarak sıvı hâle dönüşmesine de “yoğunlaşma” adı verilir. Gaz hâlindeki bir maddenin sıvı hâli atlayarak, doğrudan katılaşmasına ya da bu olayın tam tersine “süblimleşme” denir. Sıvılar her sıcaklıkta buharlaşabilir. Sıcaklık artıkça buharlaşma artar. Ayrıca her sıvının buharlaşması farklıdır. Örneğin, alkol, suya göre daha çabuk buharlaşır. Sıvıların kaynama sıcaklığı sabittir. Kaynama süresince kaynayan sıvının sıcaklığı değişmez. Ancak her sıvının kaynama sıcaklığı farklıdır. Örneğin, suyun kaynama sıcaklığı deniz kenarında 100 ºC, cıvanın kaynama sıcaklığıysa 357 ºC`dur. Kaynama sıcaklığı da maddelerin ayırt edici özelliklerinden biridir.

Sayfa 135 Cevapları

 

Kışın kar yağdığında kara yolları görevlilerinin buzlanmayı önlemek için tuz kullandıklarını biliyor musunuz?
Cevap: Evet biliyorum. Haberlerde çoğu zaman bu tür çalışmaların olduğu yayınlara denk geliyorum.
Peki tuz, buzlanmayı nasıl önlemektedir?
Cevap: Tuz aslında buzu eritmez, ancak buzun erime sıcaklığının düşmesine sebep olur. Örneğin hava sıcaklığının -3°C olduğu bir günü düşünelim. Saf suyun erime/donma sıcaklığı 0°C olduğu için böyle bir günde açık havadaki su donacaktır. Ancak kimyanın temel yasalarından biri, saflığı bozulan (içine çeşitli maddeler eklenen) sıvıların donma sıcaklığının düşeceğini söyler. Buzlu yolların tuzlanmasındaki amaç da bu durumdan yararlanmaktır. Çünkü buzun üzerine yeterince tuz atılarak erime sıcaklığını -3°C’nin altına düşürmek ve böylece buzun erimesini sağlayarak -3°C sıcaklık altında sıvı halde bulunan bir tuzlu su karışımı elde etmek mümkündür.
Buharlaşma, sıvı bir maddenin ısı etkisi ile gaz hâle geçmesi sırasında gerçekleşen bir olaydır. Elinize bir miktar kolonya döküldüğünde elinizde bir serinlik hissediyor musunuz? Toprak testideki su neden uzun süre serin kalır? Yeni kesilmiş karpuzun kesim sonrasında, güneşin altında bile bir miktar soğuduğunu biliyor musunuz?
Cevap: Evet biliyorum çünkü Sıvı haldeki bir maddenin sıcaklık veya basıncın artmasıyla gaz haline geçmesine buharlaşma denir. Örneğin Kıyafetlerimizi yıkadığımızda kuruması için bir süre asılı bekletiriz. Bunun nedeni kıyafetlerdeki suyun buharlaşmasını beklemektir. Aslında kuruma buharlaşmadan başka bir şey değildir. Yere su döktüğümüzde bir süre sonra yerin kuruduğunu görürüz. Çünkü sıcaklık etkisiyle yerdeki su buharlaşacak ve havaya karışacaktır. Sıcak havalarda yerlerin daha kolay kurumasının nedeni ise yüksek sıcaklıklarda buharlaşma hızının daha yüksek olmasıdır.

Günlük hayatta buharlaşmanın soğutma amaçlı kullanılmasına ilişkin örnekleri yazımızın devamından okuyabilirsiniz.

Buharlaşma, bir hal değişimi olarak bilinmektedir. Suyun buharlaşması ve gaz haline gelmesi bir buharlaşma örneği olarak bilinmektedir. Buharlaşma fiziksel halini kullanarak birçok teknolojik sistemler de geliştirilmiştir. Bu sistemler günlük hayatımızın da bir parçası haline gelmiştir.
Günlük hayatta buharlaşmanın soğutma amaçlı kullanılmasına ilişkin örnekler, buz dolabı, klima, soğutucu gibi teknik cihazlar olarak bilinmektedir. Bu araçlar sayesinde besinlerin korunması, havanın ısı dengesinin oluşturulması ve uzun süreli besin saklama özellikleri oluşturulmaktadır. Derin dondurucu, uzun süreli saklama imkanı veren ve en çok kullanılan soğutma sistemleri arasında yer almaktadır.
Buharlaşma süreci, bir soğutma sistemi olarak kullanılabilir. Buharlaşma esnasında bir sıvı, ısı soğurur (yutar). Sıvıdaki parçacıkların ortalama kinetik enerjisi artar. Sıvı yüzeyinde, bazı parçacıklar kaçmak için yeterli kinetik enerjiye sahiptirler. Sıvıdan ayrılırken, parçacıklar etrafından ısı alarak giderler. Böylece etraf soğutulmuş olur. Soğutucular, dondurucular ve klimalar buharlaşma esasına göre çalışırlar. Çoğu soğutucular, soğutma sistemlerinde freon kullanırlar.

Sayfa 141 Cevapları

 

 

Sıra Sizde
1) Erime sıcaklığında bulunan 50 gram buzun, 100 °C’ta 50 gram su hâline gelene kadar ısıtılması sonucu oluşabilecek olan sıcaklık-zaman grafiğini, aşağıda verilen kareli alana çiziniz.
2) Aşağıda verilen hâl değişim olaylarını ısı alan ve ısı veren olma durumlarına göre değerlendirerek karşılarındaki boşluğa ‟” işareti koyunuz.
Gerçekleşen OlayIsı AlanIsı Veren
Güneşte bırakılan karpuzun bir miktar soğuması 
Kolonyanın buharlaşması 
Suyun donması 
Çamaşırların kuruması 
Buzdolabına bırakılan yiyeceklerin soğuması 
Dondurmanın erimesi 
Buzdolabından çıkarılan kavanozun dış yüzeyinde su damlacıklarının oluşması 
Yemeklerin pişmesi 
Yağmurun yağması 


Sayfa 142-143 Cevapları

 

4) Hâl değişim sıcaklığında bulunan saf maddelerin, hâl değiştirmeleri sırasında sıcaklığın neden sabit kaldığını aşağıdaki noktalı yere açıklayınız.
Hâl değişim sıcaklığında bulunan saf maddeler ısı alırlar ise aldıkları bu ısı, tanecikler arası bağları koparmaya harcanır. Bu yüzden sıcaklıklar hâl değişim süreleri boyunca sabit kalır.
5) ‟Öz ısı, erime ısısı, donma ısısı ve buharlaşma ısısı” kavramlarının tanımlarını aşağıdaki noktalı bölüme yazınız.
Öz ısı: Bir gram maddenin sıcaklığını bir derece değiştirmek için gerekli olan ısıdır. Birimi cal/g °C ya da j/g °C’tur.
Erime ısısı: Erime sıcaklığında bulunan bir gram katının yine aynı sıcaklıkta bir gram sıvı hâle geçebilmesi için gerekli olan ısıdır. Birimi cal/g ya da j/g’dır.
Donma ısısı: Donma sıcaklığında bulunan bir gram sıvının yine aynı sıcaklıkta bir gram katı hâle geçebilmesi için çevreye verdiği ısıdır. Birimi cal/g ya da j/g’dır.
Buharlaşma ısısı: Kaynama sıcaklığında bulunan bir sıvının yine aynı sıcaklıkta bir gram gaz hâle geçebilmesi için gerekli olan ısıdır. Birimi cal/g ya da j/g’dır.


Sayfa 149 Cevapları

 

Kimya endüstrisi alanındaki farklı meslek dallarını araştırınız ve gelecekte kimya endüstrisi alanına girebilecek yeni meslek alanlarının neler olabileceği hakkında tahminlerde bulununuz.
Gelecekte dünyadaki küresel ısınma, doğal kaynakların azalması ve çevre kirliliği gibi sorunların artması bu alanlarda yeni meslek dalları oluşturabilecektir. Örneğin karbon oranını azaltıcı yapay fotosentez cihazlarının geliştirilmesi için gerekli kimyasalları geliştirmek gerekecektir.
Çevre kirliliğinin ortaya çıkardığı kimyasal kirlenmeyi azaltacak geri dönüşüm teknikleri, bu kimyasallarla beslenebilen mikroorganizma üretimi gibi çözüm önerileri üzerinde çalışacak insanlara ihtiyaç olacaktır.
İlerleyen yıllarda fosil yakıtların artması elektrikli otomobillerin yaygınlaşmasını sağlayacaktır. Bu otomobillerin bataryalarının daha verimli olmasını sağlamak kimya endüstrisi çalışma alanına girmektedir.
Yine, hidrojen, etenol vb. yeni yakıt türlerini geliştirmek gerekecektir.
İlerleyen yıllarda günümüzde yaygın kullanılan ama sağlıklı olmayan hazır gıdaların zararlarını ortadan kaldıracak kimyasallar üretilebilecektir.
Fosil yakıtların azalması güneş enerjisiyle elektrik üretimini yaygınlaştıracaktır. Günümüzde güneş panellerinde kullanılan yarı metallerin yerine geçebilecek ve daha ucuz fiyatlı panellerin üretilmesi sağlanabilecektir.
Çok ilerleyen yıllarda insanlar Dünya dışında farklı gezegenlere yerleşmeyi isteyebileceği çeşitli durumlar ortaya çıkabilir. Bu gezegenlerin yaşanabilir olmayanlarını da insanların yaşayabileceği hale getirmeyi amaçlayan”dünyalaştırma” benzeri teknolojiler çeşitli kimyasalların kullanımını gerekli kılacaktır.
Kendimizi Değerlendirelim 4-6
Aşağıdaki soruları, 144. sayfadaki “Kimya Sektörü İhracatımız” ve 145. sayfadaki “Kimya Sektörü İthalatımız” tablolarındaki verilerden yararlanarak cevaplayınız.
2017 yılında en fazla ihraç ettiğimiz ilk 5 ürün:
1. Plastik ve plastikten mamul eşya
2. Mineral yakıt/yağlar
3. Kauçuk ve kauçuktan eşya
4. İnorganik kimyasallar
5. Eczacılık ürünleri
2017 yılında en fazla ithal ettiğimiz ilk 5 ürün:
1. Mineral yakıt/yağlar
2. Plastik ve plastikten mamul eşya
3. Organik kimyasallar
4. Eczacılık ürünleri
5. Kauçuk ve kauçuktan eşya


Sayfa 152 Cevapları

 

TASARLAYALIM
Bu bölümde sizden ‟MADDE VE ENDÜSTRİ” ünitesi ile ilgili günlük hayattan bir ihtiyaç veya problemi tanımlayıp bu problemin çözümüne yönelik günlük hayatta kullanılan veya karşılaşılan araç, nesne veya sistemleri geliştirmeye yönelik bir model tasarlamanız istenmektedir. Modelinizi tasarlarken modelinizin maliyetinin düşük olmasına, kolay ulaşılabilir malzemeleri tercih etmeye, süreye ve özgün olmasına dikkat ediniz.
Oluşturacağınız model için aşağıdaki tabloyu kılavuz olarak kullanabilirsiniz.
Konu : MADDE VE ENDÜSTRİ
Sorunu araştırma, tartışma ve çözüm yolları üretme
Günlük hayatta karşılaşılan bir problem belirleyiniz.
Bu problemin çözümüne yönelik görüşleri
tartışarak yandaki bölüme yazınız.
 
Hayal etme ve tasarım önerisi geliştirme
Problemin çözümüne yönelik olarak model geliştirerek
modelin detaylarını yandaki bölüme yazınız.
 
Planlama ve tasarım geliştirme
Oluşturmak istediğiniz modelin planını yandaki
bölüme yazınız/çiziniz. Çizimleriniz için kitabınızın
286-292 sayfalarındaki Fen ve Mühendislik Tasarım
alanlarını da kullanabilirsiniz.
 
Ürün oluşturma ve test etme
Oluşturduğunuz modeli test ediniz. Eksik yönleri
var ise bunları yandaki bölüme yazınız.
 
Değerlendirme, geliştirme, değişiklik
Oluşturduğunuz modeli değerlendiriniz. Model
sorunsuz çalışıyor ise bir alt basamaktan, geliştirmek
istediğiniz yönler var ise bir üst basamaktan
işlem sırasını takip ediniz.
 
Yayınlama ve Tanıtım
Modelinizin okul gazetesi, Genel Ağ, sene sonu
okul sergisi, bilim şenliği gibi alanlarda tanıtımını
yapınız.
 

Sayfa 153-158 Cevapları

 

8. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Sayfa 153 Cevapları

A. Aşağıdaki soruların cevaplarını defterinize yazınız.
1) Periyodik tablonun oluşturulmasına neden ihtiyaç duyulmuştur? Açıklayınız.
Cevap: Element keşiflerinin artmasıyla birlikte elementlerin sınıflandırılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
2) Periyot ve grup kavramlarını açıklayınız.
Cevap: Periyodik tablodaki yatay sıralara periyot, düşey sıralara ise grup adı verilmektedir.
3) Metallerin genel özelliklerini açıklayınız.
Cevap: Oda sıcaklığında cıva hariç katı hâlde bulunur. Yüzeyleri parlak görünümlüdür. İşlenebilir olduğundan tel veya levha hâline getirilebilir. Elektriği ve ısıyı iyi iletir. Kendi aralarında bileşik oluşturamazlar. “Alaşım” adı verilen homojen karışımları oluştururlar.
4) Yarımetallerin genel özelliklerini açıklayınız.
Cevap: Oda sıcaklığında katı hâldedir. Parlak veya mat görünümlü olabilir. Kırılgan değildir bu yüzden işlenebilir. Isı ve elektriği metallerden kötü, ametallerden iyi bir şekilde iletir.
5) Ametallerin genel özelliklerini açıklayınız.
Cevap: Oda sıcaklığında katı, sıvı ve gaz hâlde olabilir. Yüzeyleri mat görünümlüdür. Kırılgan oldukları için içlenemez. Bu yüzden tel ve levha hâline getirilemez. Isı ve elektriği iyi iletmez.
6) Fiziksel değişim nedir? Örnekler ile açıklayınız.
Cevap: Maddelerin sadece şekil, görünüm, renk gibi dış yapısını değiştiren olaylara fiziksel değişim adı verilir. Mumun erimesi fiziksel değişimdir.
7) Kimyasal değişim nedir? Örnekler ile açıklayınız.
Cevap: Maddelerin fiziksel yapısının yanı sıra iç yapısını da değiştiren olaylara kimyasal değişim adı verilir. Demirin paslanması kimyasal değişimdir.
8) Asit ve bazların genel özellikleri nelerdir? Açıklayınız.
Asitler:
Tatları ekşidir.
Sulu çözeltileri ortama H+ iyonu verir.
Sulu çözeltileri elektrik akımını iletir.
pH değerleri 7’den küçüktür.
Mavi turnusol kâğıdını, kırmızıya dönüştürür.
Metil oranj damlatılınca kırmızı renk verir.
Fenolftalein damlatıldığında renk değiştirmez.
Kuvvetli asitler, yakıcı ve parçalayıcıdır.
Bazlarla tepkime verir.
Metal ve mermerlere etki eder.
Bazlar:
Tatları acıdır.
Sulu çözeltileri ortama OH- iyonu verir.
Sulu çözeltileri elektrik akımını iletir. pH değerleri 7’den büyüktür.
Kırmızı turnusol kâğıdını, maviye dönüştürür.
Metil oranj damlatılınca sarı renk verir.
Fenolftalein damlatıldığında renkleri pembeye döner.
Sulu çözeltileri, ele kayganlık hissi verir.
Asitlerle tepkime verir.
Cam ve porselenlere etki eder.
9) Kışın yollara tuz atılmasının sebebini açıklayınız.
Cevap: Suyun donma noktasını düşürerek buzlanmanın gecikmesini sağlamak için kışın yollara tuz atılmaktadır.
10) Geçmişten günümüze Türkiye’de kimya endüstrisi nasıl bir gelişim göstermiştir? Açıklayınız.
Cevap: Cumhuriyetin ilanından sonra temelleri atılan kimya sektörü, tam anlamı ile 1990’h yıllara kadar yapılan yatırımlarla gelişme göstermiştir. Günümüzde ise TÜBİTAK MAM Kimyasal Teknoloji Enstitüsü, MKE ve BOREN’in çalışmaları sonucu kimya sektöründe önemli gelişmeler kaydedilmiştir.
B. Aşağıda çerçeve içerisinde bazı ifadeler verilmiştir. Bu ifadelerden uygun olanları kullanarak cümlelerde boş bırakılan yerleri doldurunuz.
1) Günümüzde kullanılan periyodik tablo elementleri artan atom numaralarına göre düzenlenmiştir.
2) Isı ve elektriği iyi ileten elementler.metalolarak adlandırılır.
3) Periyodik tabloda toplam7 tane periyot vardır.
4) Son katmandaki elektron sayısı bize A grubu elementleri için, o elementin.grup numarasınıverir.
5) Periyodik tablonun en sağında.soygazlarbulunur.
6) Petrolün damıtılarak akaryakıta dönüştürülmesifiziksel değişimdir.
7) Kimyasal tepkimelerde, tepkimeye girenlerin kütlelerinin toplamı, ürünlerin kütleleri toplamına eşittir ve kimyasal tepkimelerdekütle her zaman korunur.
8) Ph cetvelinde 7 ila 14 arasında değer alan maddeler.bazik.özellik gösterir.
9) Asit yağmurlarına neden olan gazlardan biri de NOdir.
10) Asit yağmurlarının oluşumuna engel olmak için.fosil yakıtkullanımı azaltılabilir.
11) Bir gram maddenin sıcaklığını 1 °C değiştirmek için gerekli olan ısıya öz ısı denir.
12) Donma noktasını düşürmek için kışın yollaratuz.atılır.
13) Hâl değişimi sırasında sıcaklık.sabit kalır.
14) Ülkemizde kimya endüstrisi alanında kurulan ilk fabrikalardan biri de.Gemlik Suni İpek fabrikasıdır.

8. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Sayfa 154 Cevapları

C. Aşağıdaki bilgiler doğru ise yay ayraç içine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
1) (Y) Periyodik tablo 7 gruptan oluşur.
2) (Y) Ametaller kırılgan değildir.
3) (D) Nötr hâlde elektron dağılımı yapılan elementin katman sayısı, bize o elementin periyot numarasını verir.
4) (D) Soygazların değerlik elektron sayısı 8 olabilir.
5) (Y) Demirin paslanması fiziksel bir değişimdir.
6) (Y) Kimyasal tepkime okunun sağ tarafı, tepkimeye girenleri ifade eder.
7) (D) Bileşikler kimyasal tepkimeler sonucu oluşur.
8) (Y) Asitlerin tatları acı, bazların tatları ise ekşidir.
9) (D) Kırmızı lahana suyu asit-baz ayracı olarak kullanılabilir.
10) (D) Asitler mermer ve kumaşa etki eder.
11) (D) Asit yağmurları doğal bitki örtüsüne ve tarihî eserlere zarar verir.
12) (D) Maddelerin sahip oldukları ısı miktarları direkt olarak ölçülemez.
13) (Y) Erime sıcaklığında bulunan 1 g katı maddenin yine aynı sıcaklıkta 1 g sıvı hâle geçebilmesi için gerekli olan ısıya donma ısısı adı verilir.
14) (Y) Kolonya dökülen elin serinlemesinin sebebi, kolonyanın elimize ısı vermesidir.
15) (D) Kimya sektöründeki girişimcilerin büyük bir bölümü İstanbul’dadır.
Ç. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruların doğru cevaplarını işaretleyiniz.
1- Bir öğrenciden, yukarıda verilen soruları doğru ise “D”, yanlış ise “Y” olarak cevaplar bölümüne cevaplaması istenmiştir. Öğrencinin vermiş olduğu cevapları değerlendiren öğretmen, öğrencinin doğru cevapları için yanlış cevapları için “X” işaretlemesi yapmıştır. Buna göre öğrencinin sorulara vermiş olduğu cevaplar hangi seçenekte doğru sıralanmıştır?
CevapA

8. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Sayfa 155 Cevapları

I. Ametallerin tümü periyodik tablonun sağında yer alır.
II. Bazı metal ve ametaller oda sıcaklığında sıvı hâlde bulunabilir.
III. Yarımetaller kırılgan oldukları için işlenebilir özellikte değildir.
2) Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III
CevapB
3) Z, E ve M harfleri karışık olarak metal, ametal ve soygazı temsil etmektedir. Buna göre Z, E ve M harfleri için aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?
CevapD
4) Çeşitli etkenler sonucu maddelerin sadece dış yapısının değişmesini fiziksel değişim, dış yapısının yanı sıra iç yapısında da meydana gelen değişimleri ise kimyasal değişim olarak tanımlayan fen bilimleri öğretmeni Erhan, fiziksel ve kimyasal değişimlerle ilgili olarak sırası ile aşağıdaki örnekleri veriyor:
1) Ekmeğin kesilmesi
2) Yemeğin pişirilmesi
3) Camın kırılması
4) Kâğıdın yanması
5)
Mantık sırası göz önüne alınarak öğretmenin vereceği 5. örnek aşağıdaki seçeneklerden hangisi olamaz?
A) Buğdaydan un elde edilmesi
B) Demirin paslanması
C) Yoğurdun ekşimesi
D) Mum fitilinin yanması
CevapC

8. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Sayfa 156 Cevapları

5) Aşağıda verilen özelliklerden hangisi sadece asitlere ait bir özelliktir?
A) Elektrik akımını iletir.
B) Ayraçlara etki eder.
C) Sulu çözeltileri H+ iyonu verir.
D) Tatları acıdır.
CevapC
6) Yukarıda kalsiyum ve kükürt elementlerinin artansız tepkimesi sonucu kalsiyum sülfür bileşiğinin oluşumu gösterilmiştir.
Bu tepkime ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) Toplam kütle korunmuştur.
B) Atom yapıları değişmiştir.
C) Atom sayıları korunmuştur.
D) Atom cinsleri korunmuştur.
Cevap: B
7) A -ı- B —► C kimyasal tepkimesinin oluşum grafiği şekildeki gibi verilmiştir. Buna göre;
I. C maddesinin, kütlesi 26 gramdır.
II. A ve B maddelerinin tamamı tepkimeye girmiştir.
III. C maddesi hem A hem de B maddesinin özelliğini gösterir.
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
A) Yalnız I B) I ve II C) İve III D) 1,11 ve III
Cevap: B
8) Saf bir X maddesinin ısıtılması sonucu oluşan sıcaklık-zaman değişimi tablosuna ait bir kesit yukarıda verilmiştir. Bu tabloya göre aşağıda verilenlerden hangisi kesinlikle doğrudur?
A) X maddesi başlangıçta sıvı hâldedir.
B) Erime sıcaklığı 59 °C’tur.
C) 7. dakikada madde gaz hâle geçmeye başlamıştır.
D) 8. dakikada madde tamamen gaz hâline geçmiştir.
Cevap: C

8. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Sayfa 157 Cevapları

9. Kütleleri eşit A, B ve C sıvılarının özdeş ısıtıcılar ile ısıtılması sonucu oluşan sıcaklık-zaman grafiği, şekildeki gibidir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) C sıvısının son sıcaklığı daha fazladır.
B) A sıvısına daha çok ısı verilmiştir.
C) B sıvısının sıcaklık değişimi en azdır.
D) Öz ısısı en büyük olan C sıvısıdır.
Cevap: C
Asit ve bazı temsil eden aşağıdaki öğrenciler, temsil ettikleri maddelerin özellikleri ile ilgili aşağıdaki açıklamaları yapmaktadır.
Enes: Benim temsil ettiğim maddenin pH değerinin artması etkilerinin azalmasına neden oluyor.
İhsan: Benim temsil ettiğim madde, kırmızı lahana suyuna ilave edilince renginin yeşil olmasına neden oluyor.
Ekin: Benim temsil ettiğim madde, portakal, limon gibi meyvelerin yapısında bulunuyor.
Cevap: D
10. Öğrencilerin bu açıklamaları doğrultusunda Enes, İhsan ve Ekin’in temsil ettiği maddeler aşağıdakilerden hangileridir?
11) I. Gaz hâldeki bir maddenin ısı vererek sıvı hâle geçmesi olarak adlandırılır.
II. Sıvı bir maddenin ısı vererek . hâle geçmesine donma olayı denir.
III. Katı bir maddenin sıvı hâle geçmeye başladığı sıcaklık değeri . olarak adlandırılır.
Yukarıdaki cümlelerde boş bırakılan yerler doğru bir şekilde tamamlandığında hangi seçenekteki ifade açıkta kalır?
A) Yoğunlaşma B) Erime C) Erime Sıcaklığı D) Katı
Cevap: A

8. Sınıf Fen Bilimleri SDR Dikey Sayfa 158 Cevapları

12) Aşağıda K ve L kaplarında eşit sıcaklıkta sıvılar bulunmaktadır. Kaplar özdeş ısıtıcılar ile eşit süre ısıtıldığında kaplardaki sıvıların son sıcaklıkları eşit olduğuna göre;
I. Sıvılardan eşit miktarda alınmış ise kaplardaki sıvılar aynı cinstir.
II. L kabındaki sıvının kütlesi, K kabındaki sıvıdan fazla ise L kabındaki sıvının öz ısısı daha küçüktür.
III. Sıvıların son sıcaklıklarının eşit olması, kütlelerinin kesinlikle eşit olmasından kaynaklanmaktadır.
Yukarıda verilen ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III
CevapC
13) Aşağıda verilenlerden hangisi buharlaşma ısısının birimidir?
A) g/cal B) J/cal C) cal/g D) g/J
CevapC
14) Aşağıda kimya endüstrisi ile ilgili verilenlerden hangisi yanlıştır?
A) Ürün çeşitliliği oldukça fazladır.
B) Kullanılan ham maddelerin %70’i ithal edilmektedir.
C) Girişimcilerin çoğu büyük şehirlerdedir.
D) Genetik mühendisleri bu alanda çalışmaktadır.
CevapD
15) Petrokimya sanayisi dünya’da hızla gelişirken Türkiye bu gelişmelere biğâne (ilgisiz) kalamazdı. Türkiye’de bir petrokimya sanayisi kurulması lüzumunu ilk defa Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) duyurmuştur. Dünyadaki gelişmelerin yakından izlenmesi sayesinde konuya tam zamanında ilgi gösterilmiştir. 1963 yılı başlarında TPAO içinde bir petrokimya şubesi kurularak ön proje hazırlanmasına geçilmiş, 01.04.1965’te ise Türkiye’de bu sanayi ihtiyacını gerçekleştirmek üzere PETKİM Petokimya A.Ş. kurulmuştur. Daha dünyada bile 1950 yılında gelişmeye başlayan bir sanayinin 1963’te Türkiye’de ele alınmış olması çok önemli bir husustur. Türkiye’ye bazı sanayi dallarının 100 yılda bile gelemediği (soda sanayi gibi) unutulmamalıdır.
Yukarıda verilen paragrafa göre aşağıda verilenlerden hangisi söylenebilir?
A) Türkiye kimya sektörü alanındaki gelişmelerden uzak kalmıştır.
B) Türkiye bazı sanayi kuruluşlarının kurulmasında dünyaya öncülük etmiştir.
C) Dünyada kimya sektörünün gelişimi 1900’lü yılların başlarıdır.
D) Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, petrokimya alanında Türkiye’de öncü kuruluştur.
CevapD
DKC Bir cevap motorudur... Sağ üstteki "Eksik sayfa bildir"butonuna tıklayarak istediğiniz sayfaları bize bildirebilirsiniz.
Paylaş:
📌 EKSİK SAYFA BİLDİR...