9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı 5. Ünite Cevapları

5. Ünite Roman Sayfa 142, 143, 144, 145, 146 Okuma Çalışmaları Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 146 Cevabı
1. Sosyal ve kültürel değişimin aile kurumu üzerindeki etkileri neler olabilir? Tartışınız.
  • Cevap: Aile, en genel anlamıyla ‘toplumun en küçük yapı taşı’ olarak tanımlanmaktadır.  Aile, bireyi ve toplumu etkileyen bir kurum olduğu gibi aynı zamanda birey ve toplumdan da etkilenen bir sosyal kurumdur.
    Sosyal ve kültürel değişimler aile kurumunu kimi zaman olumlu kimi zaman da olumsuz etkilemiştir. Örneğin 1950’lilere kadar var olan tarım toplumunda daha çok geniş aileler bulunurken 1950’lilerden sonra sanayileşmenin yaşanmasıyla yaygınlaşan kent yaşamında aile kurumunda değişimler yaşanmıştır. Günümüzde artık geniş aileler yerine daha çok çekirdek aile kavramı yaygınlaşmıştır. Köyden kente artan göçler, kadının iş hayatına atılması,  yoksulluk, toplumsal değerler, teknoloji aile kurumunu etkileyen diğer faktörlerdir. Örneğin; son zamanlarda hızla değişen teknoloji aile kurumunu genel anlamıyla olumsuz etkilemiştir. Televizyon, cep telefonu, internetin yaygınlaşmasıyla aile içinde sosyal ve duygusal paylaşımlar eskiye oranla daha da azalmıştır. Bunun yanında  akrabalık bağları, komşuluk ilişkileri de maalesef azalmıştır.
2. “Kuşak çatışması” kavramından ne anladığınızı belirtiniz.
  • Cevap: Yaş farkına paralel olarak yaşanan sorunlara kuşak çatışması denir.
3. Bir roman filme alındığında o romanla film arasında ne gibi farklılıklar olabileceğini tartışınız.
  • Cevap
  • Filmin senaryosu; dramatik kurguyu, sahne düzenini, diyalogları ve dekor değişimlerini esas alarak hazırlanmış kendine özgü tekniği olan metindir. Romanda ise  dilin bireysel tarzda kullanımı çevresinde oluşturulmuş; olay, mekân, zaman, şahıs kadrosu gibi yapı unsurlarının meydana getirdiği kurgunun bir anlatıcı tarafından nakledilmesi esasına dayanır.Romanda anlatılan her şey filmde anlatılmayabilir.
  • Filmin senaristi  romanı  tamamıyla sinemaya uyarlayamayacağı  için romanda kırpma ve eksiltme yapabilir.
  • Romandaki diyaloglar ile filmdeki diyaloglar birebir aynı olmayabilir.
  • Romandaki yan karakterlere filminde çok fazla ağırlık verilmeyebilir.
  • Filmdeki olaylarla romandaki olayların kronolojik sıralaması farklı olabilir.
  • Romandaki karakterlerin fiziki ve ruhsal özellikleriyle filmdeki karakterlerin özellikleri birbiriyle tam uyuşmayabilir

Sayfa 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157  Romanın Hikayeden Ayrılan Yönleri Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 151 Cevabı
Metni Anlama ve Çözümleme
1. Yaprak Dökümü romanındakine benzer olaylar günümüzde de yaşanabilir mi? Tartışınız.
  • CevapRomandakine benzer olaylar günümüzde de yaşanabilir, bir ailenin yitirdiği değerler, bunun sebep olduğu dağılma ve yıkım yaşanabilir
2. Romandaki değer yargıları günümüzde de geçerliliğini sürdürmekte midir? Tartışınız.
  • CevapRomandaki değer yargıları günümüzde de geçerliliğini sürdürmektedir.
3. Modern hayat, roman kahramanlarınca nasıl anlaşılmıştır?
  • CevapModern hayat roman kahramanlarınca oldukça yanlış anlaşılmış, modernizmi sürekli eğlenmek, dans etmek ve sorumsuz bir hayat yaşamak olarak algılamışlardır.  Sosyal değişimle değerlerini yitirmişlerdir.
4. Yaprak Dökümü adlı metindeki açık ve örtük iletileri belirleyiniz.
  • Cevap
Açık ileti 
Haftada iki gece dostlara danslı çay veriliyor, en aşağı iki gece de başkalarının davetine gidiliyordu.
Herkes misafirler için hazırlanan sofradan bir iki bisküvi bir sandviç alır, ayaküstünde acele acele yerdi.
Sitem etmiyorum, hakikati söylüyorum.
Ali Rıza Bey şaşırdı, fakat fazla telaş göstermedi.
Örtük ileti
Oğlunun da öteki çocukları gibi değiştiğine, bozulduğuan hükmetti.
Kendini bir defa bu korkunç akıntıya kaptırmıştır.
Ne yapsın ki ok yaydan çıkmıştır bir kere.
Ancak ne çare ki yularını o soysuz kadına kaptırmış.
Bunlar evi felakete sürükleyecekler.
Doludizgin bir uçuruma gidiyoruz.
Ağacın yapraklarından biri böylece kopup gitmiş oluyordu.
9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 152 Cevabı
5. Yaprak Dökümü adlı metnin tür özelliklerini belirleyiniz.
  • Cevap
  • Roman, olmuş ya da olması mümkün olayları kişi, yer, zaman bağlamında anlatan, hikâyeye göre daha uzun, anlatmaya dayalı bir türdür.
  • Romanda, kahraman, mekân ve olaylar daha çok ve çeşitlidir.
  • Romanlarda birden çok anlatıcı ve bakış açısı görülebilir.
  • Romanlarda tasvirlerin yanı sıra tahliller de vardır.
  • Romanda da öyküde de olay, kişi, yer ve zaman öğeleri vardır.
  • Öyküden farklı olarak romanlarda bu öğeler daha ayrıntılı daha kapsamlı bir biçimde ele alınır. Romanda betimlemelere ve psikolojik tahlillere öyküden daha geniş yer verilir.
  • Romanda olaylar, roman kahramanlarının karakter özellik­lerinden doğar.
  • Romanların olay örgüleri olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerinden doğar.
  • Serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşur.
  • Romanlar işlediği konulara göre; sosyal roman, serüven (macera) romanı, tarihi roman, egzotik roman, psikolojik roman (tahlil romanı), polisiye, biyografik ve otobiyografik roman gibi türlere ayrılır.
6. Metnin anlam özelliklerini etkileyen kültürel unsurları belirleyiniz.
  • Cevap
  • Sosyal değişimle birlikte bir  ailede meydana gelen  yozlaşma, yitirilen değerler
    Gelenek ve modernizm çatışması
    Modern hayatın yanlış algılanması
    Kuşak çatışması
    Evlilik kurumuna ilişkin değer ve yargılar
7. Yaprak Dökümü adlı romanın yazıldığı dönemle ilişkisini ve sonraki dönemlere etkisini değerlendiriniz.
  • Cevap: 1930 yılında yayımlanan Yaprak Dökümü’nde, modernleşme sürecindeki Türk toplumunda sosyal değişimle yitirilen değerlerin Ali Rıza Bey ailesinde sebep olduğu dağılma ve yıkım anlatılmaktadır.  Sonraki dönemlerde de Doğu-Batı çatışması, sosyal değişimlerle birlikte bireydeki ve toplumdaki çözülme romanlarda işlenmiştir.
8. Yaprak Dökümü adlı romanda anlatıcının tutumunun olayların akışına ve metnin iletisine etkisini değerlendiriniz.
  • Cevap: Romandaki anlatıcı 3.tekil kişidir. Anlatıcı ilahi bakış açısıyla. yaşanmış, yaşanan ve yaşanacak olan her şeyi bilir, görür ve duyar.  Bakış açıları, okuyucunun olay karşısındaki tavrını da etkiler. Olayları ve kahramanları daha net ve geniş bir şekilde kavramasına katkıda bulunur.
9. Metinde millî, manevi ve evrensel değerler ile sosyal ve tarihî ögeleri belirleyiniz.
  • Cevap:  Metinde “sevgi, doğruluk, dürüstlük, namus, dayanışma” gibi değerlerler  ile kuşak çatışması, gelenek-modernite çatışması, sosyal değişim, yanlış Batılılaşma, yitirilen ahlaki değerler gibi sosyal ve tarihi ögeler  bulunmaktadır.
Öyküleme:
Betimleme:
a. Yaprak Dökümü adlı metinden öyküleyici ve betimleyici anlatım örnekleri bulunuz. Bulduğunuz öyküleme ve betimleme örneklerini tablodaki ilgili bölümlere yazınız.
  • Cevap
    Öyküleme: Haftada iki gece dostlara danslı çay veriliyor, en aşağı iki üç gece de başkalarının davetine gidiliyordu. Aşağı sofa ile taşlık arasındaki camekân kaldırılmış, delik deşik duvarlar sarı yaldızlı bir kâğıt ile kaplanmıştı.Herkes misafirler için hazırlanan sofradan bir iki bisküvi, bir sandviç alır, ayak üstünde acele acele yerdi.Gramofon bütün gece çalar, çılgın kahkahalar, çığlık çığlığa boğuşmalar içinde durmadan dans edilir, temelinden sarsılıyor gibi olan evin harap tavanlarından tozlar yağardı.
  • Betimleme: Ali Rıza Bey’in Bağlarbaşı’ndaki kendi gibi ihtiyar ve çürük evi eski mahrumiyetlerin acısını çıkarmak ister gibi çılgın bir neşe ve şenlik içinde…Davet akşamları taşlıktaki su küpü, sofadaki yemek masası ve daha başka hırdavat eşya mutfağa taşınıyor, yukarıdan kilimler, iskemleler, süslü yastıklar indirilerek bir kabul salonu dekoru ….Hayriye Hanım dolapları son bir defa altüst ederek kızına üç beş parça eşya bulmak …
b. Bulduğunuz öyküleme ve betimleme örneklerinin metne katkısını değerlendiriniz.
  • CevapAnlatmaya bağlı metinlerde olmazsa olmaz öyküleme ve betimlemedir. Olay örgüsünün hakim olduğu metinlerde okuyucunun kafasında, zihninde canlanma, hayal gerçekleşmesi için mutlaka bu ikisi yapılmalıdır. Roman ve hikaye gibi türler bizlere bazı mesajlar verse de bunu olay üzerinden verirler. Olayın net anlaşılması da betimleme ve öyküleyici anlatım tekniğiyle olur. Bazen öyle romanlar okuruz ki yazar bizi esir alır, sanki romanın içindeymişiz gibi hissederiz. Bu durumda öyküleme ve betimleme çok iyi yapılmış demektir.
9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 153 Cevabı
1. Tarihî bir olayı konu alan bir romanda anlatılanlarla tarihî gerçeklik bire bir örtüşür mü? Tartışınız.
  • CevapTarihî bir olayı konu alan bir romanda anlatılanlarla tarihî gerçeklik bire bir örtüşmez. Romanlar kurmaca gerçekliğe sahip metinlerdir. Yazar tarihi bir gerçekliği kendi zihin dünyasında yeniden yorumlayarak, kurgulayarak kurmaca bir gerçeklik haline dönüştürür  ve bu gerçeklik tarihi gerçeklikle birebir aynı olmaz.
2. Millî Mücadele’nin Türk milleti açısından önemini belirtiniz.
  • Cevap
    Milli Mücadele tam anlamıyla bağımsızlığımızı kazanmamızı sağlamıştır.
    Milli birlik ve beraberlikle yurdumuzun dört bir yanı düşmanlardan temizlenmiştir.
    Ülkemizin kurtuluşu milletin tüm unsurlarıyla mücadelesi sonucu olmuştur.
    Milli mücadeleyle ortak bir bilinç ve ruhla hareket edilmiştir.
    Milli mücadelenin başarıyla sonuçlanmasıyla Mustafa Kemal önderliğinde yeni bir devlet kurulmuştur
3. Millî Mücadele ile ilgili duygu ve düşüncelerinizi aşağıdaki görsellerden de yararlanarak ifade ediniz.
  • CevapMilli Mücadele büyük zorluklar ve fedakarlıklarla yapıldı ve bu dillere destan mücadele sonunda bağımsızlığımızı kazandık.

Sayfa 159 Anlatım Teknikleri Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 159 Cevabı
1. Küçük Ağa adlı romandan alınan metni dil ve anlatım özellikleri bakımından inceleyiniz.
  • CevapEserin dili anlaşılır ve akıcıdır. Yazar bunu; halkın o dönemde kullandığı kelimeleri seçerek sağlamıştır. Ayrıca halkın kullandığı kelimelere doğrudan yer vererek eserin doğallığını sağlamıştır.  Eserde devrin hakim zihniyeti kendini gösterir. Anadolu’ya ve öz Türkçeye yöneliş eserde kendini göstermektedir. bu yüzden dil oldukça sadedir.
2. Küçük Ağa’daki kahramanların kişisel özellikleri hakkında bilgi veriniz.
  • Cevap  İstanbullu Hoca:Genç olmasına rağmen gür ve siyah sakalı olan, gözleri yeşile çalan açık ela , körpe yüzlü, boylu poslu ve pehlivan yapılıydı. Bu pehlivan yapısını hafifçe öne durışu ve yumuşak hareketleri biraz gizleyen birisi.Salih:Sağ kolunu ve sağ kulağını savaşta kaybetmiş, kehribar gibi gözleri olan yiğit bir delikanlıdır. Yanağında savaştan kalma bir yara izi vardı.
    Ali Emmi:Tel çerçeveli gözlükleri vardı. Alnındaki kırışıklıkları olan. İhtiyarlıktan elleri, sakalı titreyen bir adamdır. Ak saçı ve sakalı vardı.
    Ağır Ceza Reisi: Sağlam bir kişiliği vardı. Boyu kısaydı fakat çok heybetli bir duruşu vardı.
    Emine:Daha on beşine basmamıştır. İnce belli fakat dolgun körpe bir kızdır. İri, simsiyah gözleri, hafifçe çatık hilal kaşları,kırmızı ve kalın dudakları, narin ve çekme burnu ve pespembe tenli çok güzel bir kızdır.
3. Metindeki temel çatışmayı ve buna bağlı diğer çatışmaları belirleyiniz.
  • CevapBireysel mutluluk-Milli sorumluluk çatışma alanıdır.
4. Edebî eser, yaşanmış bir olayı anlatsa da edebî eserdeki gerçeklik, kurmaca gerçekliktir. Yazar olayları, kişileri, mekânları kendi hayal dünyasında kurgular. Yaprak Dökümünde yazar, olayları, çevresinde gözlemlediği olay ve kişilerden yola çıkarak kurgulamıştır. Bu nedenle romanda anlatılanlar, yazarın yaşadığı dönemin sosyal ve kültürel özelliklerini taşımaktadır.
Yukarıdaki bilgilerden hareketle Küçük Ağa adlı metindeki kurmaca gerçeklik ile dönemin gerçekliği arasındaki ilişkiyi karşılaştırınız.
  • CevapHer edebi eser içinde bulunduğu dönemin sosyal,siyasi,kültürel.. özelliklerini yansıtır. Fakat anlatırken olduğu gibi nesnel gerçeklikle anlatmaz. Yazar var olan gerçekliği, değiştirip farklılaştırıp bize farklı bir dünya içinde sunar.
5. Küçük Ağa adlı metnin konusunu ve temasını belirleyiniz.
  • CevapTeması: Küçük Ağa romanı, Milli Mücadele’ye Akşehir’den bakmaktadır. Yani gerçeğin diğer yarısını Milli Mücadele’nin en önemli unsuru olan milleti gösteriyor bize. Kısacası Milli Mücadele’yi anlatır.
    Konusu: Birinci Dünya Savaşı ile birlikte Osmanlı Devleti eski gücünü, heybetini kaybetmeye başlamış, isyanlar ve işgallerle zayıf duruma düşmüştür. Kitapta, bir Anadolu kasabası olan Akşehir’den yola çıkılarak, Kurtuluş mücadelesinin bir bölümü anlatılmaktadır. Olaylar Akşehir’in bir kasabasında başla ve gelişir.
6. Küçük Ağa adlı metindeki millî, manevi ve evrensel değerler ile sosyal, siyasi ve tarihî ögeleri belirleyiniz.
  • Cevap:  Milli Mücadele,bireysel mutluluk yerine milli sorumluluk, vatan ,hürriyet gibi değerler…
7. Küçük Ağa adlı metindeki olay örgüsünü belirleyiniz.
  • Cevap:  Dünya Savaşı bitmiş, Osmanlı Devleti yenilmiş ve ordumuz dağılmıştır. Salih, Arabistan cephesinde sağ kolunu, sağ yanağını ve sağ kulağını bırakmış olarak Akşehir’e döner. Onu Rum olan çocukluk arkadaşı Niko karşılar, onunla çok iyi ilgilenir. Amacı onu kendine bağlamak, çocukluk ve gençlik yıllarında kendisinden üstün gördüğü Salih’i ezip ondan intikam almaktır. Onu meyhaneye götürür, sabahlara kadar içerler.Bu sıralarda Akşehir’e “padişaha bağlılığı sağlamlaştırmak ve sarsılan imanı takviye etmek” için 18 yaşındaki İstanbullu Hoca gönderilmiştir. Hoca padişaha bağlılığından dolayı Kuvayi Milliyecilere karşıdır. Onu Akşehir’e İngilizlerle işbirliği yapan politikacılar göndermiştir. Gerçek bir vatanperver olan Hoca bu entrikalardan habersiz, samimi bir şekilde padişaha bağlılığı savunmakta, anlattıklarıyla Akşehir halkını da etkilemektedir. Adana, Antep, Maraş, Konya Kuvayi Milliye’ye katılır ama Akşehir İstanbullu Hoca’dan dolayı direnmektedir.
    Çolak Salih hakkında “vur emri” çıkarılan İstanbullu Hoca’yı tanımakta ve sevmektedir. Onu Kuvayi Milliye’ye çekmek için izin alır.
    Çakırsaraylı çetesinden ayrılıp kendisi çete kuran İstanbullu Hoca, Çolak Salih’in yardımıyla doğruyu görür. Birlikte Çerkez Ethem’in kuvvetlerine katılırlar. Çerkez Ethem Kuvayi Milliyecileri saf dışı bırakıp kendisi öne geçmeyi planlar.
    İstanbullu Hoca Kuvayi Milliyecilere bunu haber vermek için Çolak Salih’i Akşehir’e gönderir. Salih dönüşte İstanbullu Hoca’nın bebeğinden de haber getirecektir.
8. Yaprak Dökümü ile Küçük Ağa adlı metinlerden anlatma ve gösterme tekniklerine örnekler bulunuz.
  • Cevap
a. Yaprak Dökümü ve Küçük Ağa adlı metinlerdeki olayların geçtiği mekânları ve bu mekânların özelliklerini tablodaki ilgili bölümlere yazınız.
  • Cevap
b. Söz konusu mekânların metinlere katkısını açıklayınız.
  • Cevap: Romanda mekânın çeşitli işlevleri vardır. Romanda anlatılan olayların bir dekorudur. Ama genel olarak mekân, vakanın varlık bulduğu yer şahısların içinde yaşadıkları, kendi oluşlarını fark ettikleri alandır. Bununla birlikte şahısların içinde bulundukları çevreyi algılayış biçimlerini, ruhsal ekonomik durumlarım, karakterlerini açıklama yolunda imkânlar sunabilir. Şahısları tanıtma yollarının biri olarak dramatik bir iş de üstlenerek vakanın temel öğesi olur ve şahsın çevresini, algılayış şekillerini, o çevredeki ruh durumunu hatta karakterini etkiler. Yer değiştirmelerin vakaya ve davranış biçimlerine kattığı değişiklikleri de gözden uzak tutmamak gerekir.
9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 160 Cevabı
a. Tabloda verilen bakış açılarının karşısına Yaprak Dökümü ve Küçük Ağa adlı metinlerden örnek birer cümle yazınız.
  • Cevap
b. Yaprak Dökümü ve Küçük Ağa adlı metinlerin anlatıcılarını metinlerden örnekleyerek belirleyiniz. 
  • Cevap: Yukarıda verilmiştir.
9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 162 Cevabı
Suç ve Ceza adlı metni Yaprak Dökümü ve Küçük Ağa adlı metinlerle tür, biçim, üslup ve içerik açısından karşılaştırınız.
  • Cevap:  

Sayfa 163 Dil Bilgisi Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 161 Cevabı
1. Küçük Ağa adlı metinden zamir türlerine örnekler bulunuz. Bulduğunuz zamirlerin metindeki işlevlerini belirleyiniz.
  • Cevap
2. Yaprak Dökümü adlı metinde “Virgül, sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur.” kuralına uygun örnekler bulunuz.
CevapHaftada iki gece dostlara danslı çay veriliyor, en aşağı iki üç gece de başkalarının davetine gidiliyordu.
Aşağı sofa ile taşlık arasındaki camekân kaldırılmış, delik deşik duvarlar sarı yaldızlı bir kâğıt ile kaplanmıştı.
Kızlar, yengeleriyle beraber saatlerce sökük dikerler, bozulmuş elbise parçalarından uydurma süsler hazırlarlar, vücutlarının görünecek yerlerini kolonya ile silerler, ayna karşısında kantocu kızlar gibi boyanırlardı.
3. “Küçük Ağa’nın siz oluşu.. yani.. nasıl söylemeli?..” cümlesinde günümüz yazım ve noktalama kurallarına uymayan kullanımları tespit ederek bu durumun nedenini açıklayınız.
  • CevapÇakırsaraylı’nın kelimesinde kesme işareti kullanılmaz çünkü özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardan sonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz.
4. “Aşağı sofa ile taşlık arasındaki camekân kaldırılmış, delik deşik duvarlar sarı yaldızlı bir kâğıt ile kaplanmıştı” cümlesindeki düzeltme işaretinin işlevini belirtiniz.
  • Cevap: Buradaki düzeltme işareti işlevi Arapça ve Farsçadan dilimize giren kelimelerle özel adlarda bulunan ince g, k ünsüzlerinden sonra gelen a ve u ünlüleri üzerine konur.

Sayfa 163 Yazma Çalışmaları Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 163 Cevabı 
b. Bakış açısı ve anlatıcı değişikliğinin içeriğe ve anlatıma etkisini değerlendiriniz.
  • Cevap Her bakış açısı içeriği etkiler. Mesela gözlemci ve ilahi bakış açısı olayları daha nesnel anlatırken kahraman bakış açısı daha özneldir. Yine  gözlemci ve ilahi bakış açısı olayları daha geniş bir perspektiften anlatırken  kahraman bakış daha dar bir çerçeveden yorumlar.Kahraman bakış açısında genelde yönlendirme varken diğer ikisinde yönlendirme yoktur.

Sayfa 164 Sözlü İletişim Çalışmaları Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 164 Cevabı
İncelediğiniz metinlerde geçen “kezalik, arız olmak, iktifa etmek, rikkat, sirayet etmek” kelimeleri nin doğru telaffuzuna yönelik çalışmalar yapınız.
Hazırlıklı konuşma aşamaları doğrultusunda bir konuşma yapınız. Konuşurken doğru telaffuzun gerektirdiği boğumlama, vurgulama, tonlama ve duraklamaya dikkat ediniz; gereksiz ses ve kelimeler kullanmaktan kaçınınız. Konuşmanızın içeriğini deyim, atasözü, vecize, terim, alıntı, kısa hikâye, anı, şiir, fıkra, söz sanatları, istatistiklerden yararlanma vb. unsurlarla zenginleştirebilirsiniz.


Sayfa 165, 166, 167, 168, 169, 170 Ünite Ölçme ve Değerlendirme Çalışmaları Soruları ve Cevapları

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 165 Cevabı
1. Gece uykusundan henüz uyanmamış şehir, lâpa lâpa yağan karların altında bembeyazdı. Alexan- der Nevski meydanından sola dönüp ağır ağır ilerleyen atlı arabanın koca tekerlekleri, bütün gece yığılmış karları zorlukla yarıyordu. Arabacı köşeyi dönüp üç katlı evin kaldırımına yanaştı. Gözlerini binanın pencerelerine doğru çevirmişti ki, bir ışık huzmesi içeriden dışarıya süzüldü. Hafif bir rüzgârla savrulup pencere pervazlarında toplanmaya devam eden bir grup kar tanesi, cama yapışıp öylece dondu, kaldı. Arabacının bakışları ile sözleşmişçesine, aynı anda, odanın tülleri aralandı. Silueti görünen erkek, camın buğusunu sildikten sonra el sallayıp tekrar içeriye döndü. Yatağının baş ucundaki komodinin üzerinde biraz evvel yakmış olduğu gaz lâmbasının ışığında cep saatine baktı. Henüz dört olmak üzereydi. Daha epeyi vakti vardı. Yatakta derin derin uyumakta olan kadını uyandırmaktan çekinerek yorganı hafifçe araladı. Saat avucunda, kendisini yastığa bıraktı. Sonra kararlı bir ifade ile, çarşafları attı üzerinden, yataktan kalktı. Ellerini saçlarında gezdirip, ağır adımlarla tekrar pencereye doğru yürüdü. Perdeyi biraz daha yana çekip dışarıya baktı. Camların hemen önünden başlayan beyazlık, ay ışığı altında bahçeyi, parmaklıkları ve ardındaki geniş caddeyi kaplayarak devam ediyordu. Beyaz bir dünyaydı, bembeyaz. Kayıp giden bulutların arasından mehtap ışıldadıkça ortalık pırıl pırıl oluyordu. Her şey olduğundan daha haşmetliydi bu beyazlığın altında.
Nermin Bezmen, Kurt Seyt & Shura
Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri bu parçadan hareketle uygun ifadelerle doldurunuz.
  • Cevap
a. Parçada….ÖYKÜLEYİCİ ve BETİMLEYİCİ …..anlatım biçimlerine başvurulmuştur.
b. Parçada anlatıcı………..3.TEKİL... …..kişidir.
c. Parça..…. İLAHİ (HAKİM) .…….bakış açısıyla yazılmıştır.
ç. Parçada………...GÖZLEMCİ .. ..tekniği kullanılmıştır.
2. Gelen gazetelerde, boş yere bir genel neşe yankısı arıyorum, bulamıyorum. Belki Anadolu’nun ücra bir kasabasında, Ankara’da, şuraya buraya asılmış, tek tük kandiller, bu zaferin tek şenlik  aydınlıklarıdır. Hayalimde, kendi kendime yaktığım bu ışıklar, bana engin ve karanlık bir gurbet diyarı olan Türkiye’de donmuş ve kör olmuş gönüllerin tek hayat mihrakları gibi geliyor.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban
Bu parçada geçen altı çizili kelimelerden hangisi türü bakımından ötekilerden farklıdır?
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
  • Cevap: C
9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 166 Cevabı
3-8. soruları Peyami Safa’nın Mahşer adlı romanından alınan aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 167 Cevabı
3. Mahşer adlı romanın bu bölümünden nasıl bir olay örgüsü çıkarılabilir?
  • CevapVatan için savaştığı, uğruna eziyetlere katlandığı İstanbul’da çeşitli sıkıntılar yaşayacak bir olay örgüsü olabilir. Hasret kaldığı İstanbul’da savaştakinden daha fazla sıkıntı çekecek kadar İstanbul’un değişmesi olabilir.
4. Mahşer adlı romanın bu bölümünde olayın geçtiği yerin özellikleriyle ilgili neler söylenebilir?
  • Cevapİstanbul’un girişinde gemide, güvertede. Sirkeci İskelesi… Babı Ali yokuşu…
5. Romanın bu bölümünde kişilerin özellikleriyle ilgili hangi tespitlerde bulunulabilir?
  • Cevap: İstiklal savaşına Nihad’ın savaştan sonra özlemle geldiği İstanbul’da yabancılık çekmesi.
6. Romanda anlatılan olayların geçtiği dönemle ilgili neler söylenebilir?
  • Cevapİstiklal Savaşı’ndan sonra İstanbul’un içinde bulunduğu durumla ilgili olarak yazılmış bir romandır.
7. Metinde günümüz yazım ve noktalama kurallarına uymayan kullanımları belirleyiniz.
  • Cevapkarnını demir parmaklıklara yaslıyarak, üç senedir hasretini çektiği İstanbul’a gözlerini kırpmadan baktı.yaslıyarak değil yaslayarak olacak ve bu sözcükten sonra virgül kullanılmaz.
    • Dile kolay sekiz sene… tam sekiz senedir karımı da, çocuklarımı da görmedim.
    • Üç nokta kullanıldıktan sonra başlayan sözcükler büyük harfle başlar.Yani …Tam olarak devam edecek. Bir diğer yanlışlık  da bağlacından sonra virgül kullanılmaz.
    • nihayet Çanakkale’ye!.. vallahi, rabbena hakkı
    • Üç nokta kullanıldıktan sonra başlayan sözcükler büyük harfle başlar.Yani …Vallahi olarak devam edecek
    • güvertede üstüste…
    • “üst üste”” ayrı yazılır.
    • Cephede her vakit söylediği bir havayı ıslıkla tutturarak, askerî çadırın içinde…
    • “tutturarak” zarf fiil ekinden sonra virgül kullanılmaz.
8. Metindeki zamirleri ve bunların metindeki işlevlerini belirleyiniz.
Cevapkendisinden üç rütbe aşağı…: kendi – Dönüşlülük zamiri
            …karı-m-ı da, çocukları-m-ı…: karı-m – m sesi Ek halindeki zamir/iyelik zamiri
            Şimdi bile buna inanamıyorum…: bu-n-a- İşaret zamiri
            Kimi bitik…: kimi- Belgisiz zamir (cümledeki diğer kimi sözcükleri de aynı şekilde belgisiz zamirdir.)
9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 168 Cevabı
9. İlhan korkusuyla depreşmediğimizi, Filatyos bilir ( ) Ölüm haberini duymadıkça kendini güvende sayar ( ) Korkmaz savaşçıdır ( ) gayet öfkelidir ( ) Huyu suyu bilinir düşmanı aldatmak güç değil…
Kemal Tahir, Devlet Ana
Bu parçada ayraçlarla ( ) belirtilen yerlere, aşağıdakilerin hangisinde verilen noktalama işaretleri sırasıyla getirilmelidir?
A) (.) (.) (.) (.)
B) (.) (;) (,) (.)
C) (:) (.) (,) (.)
D) (.) (.) (,) (.)
E) (:) (.) (.) (.)
  • Cevap: D
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişi zamirine örnek oluşturacak bir kelime vardır?
A) Herkes Küçük Ağa diyordu son zamanlarda.
B) Asıl bunun için istiyorum ya…
C) Bundan sonra artık ağzından kelimeler miskalle çıkacaktı.
D) İnşallah Recep’le benim dilim sürçmez de sana Hoca Efendi deyivermeyiz ikide bir.
E) İnşallah bundan böyle hepimiz yeni bir dostluk kazanmış oluruz.
  • CevapD
11. Aşağıdakilerden hangisi roman türünün özelliklerinden değildir?
A) Kişi kadrosu geniştir.
B) Betimlemeler yüzeyseldir.
C) Farklı bakış açıları kullanılabilir.
D) Kurmaca bir gerçekliğe sahiptir.
E) Olay örgüsü bir temel çatışma etrafında şekillenir.
  • CevapB
12. (I) Karşısındakilerin hiçbirini sevmiyor, onların da kendisini sevmediklerini biliyordu. (II) Gene de her akşam beraberce otururlar orada bulunmayanları çekiştirirlerdi. (III) Çekiştirilen kimse pasajın kapısında görünürse eğer çekiştirme hemen onun da katılmasıyla bir başkasına yöneltilirdi. (IV) Oradakilerin hepsi iyi, hepsi değerli, hepsi dosttu. (V) Değersiz, kötü olanlar işlerine dalıp da o akşam pasaja gelmeyenlerdi.
Orhan Hançerlioğlu, Ali
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde kelime hâlinde zamir yoktur?
A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V
  • Cevap: E
9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 169 Cevabı
13. Çıkmaz sokağın ağzında bir çeşme, bir de hayvanları sulamak için yalak vardı. Elime geçen çerçöple özene özene oyuncak bir kayık yaptım. Kayığım yalaktaki suyun üzerinde yüzünce dünyalar benim oldu. Onu elimle dürttüm olmadı. Yanağımı suya değdirerek başımı kayık düzeyine eğdim; tatlı sert tütün paketinin kâğıdından yapılma yelkene üfledim. Gemim suların üzerinde kaydı. Hemen yalağın öte tarafına koştum. Kayık bana doğru geliyor, yani ilerliyordu. Siftah olarak ileriye gitmek ve gerilerden ayrılmak sevincini tadıyordum. Kayığı seyre öyle dalmıştım ki kayık burnumun üstünde baştan kara etti. Onu hemen döndürdüm. Durmamacasına üfledim. Başım fırıl fırıl dönüyor, kulaklarımda yüzlerce ziller çınlıyordu. Gemim bütün yelkenlerini doldurmuş açık denizlerde koskocaman bir kelebek gibi kayıyordu. O sırada güneş battı. Ortalık karardı. Sokaklardan el ayak çekildi. Farkında olan kim? Kendimi lodos rüzgârının ta kendisi sanıyordum. Yanaklarımı körpe ciğerlerimin bütün gücüyle şişirip sağanak sağanak esiyordum. Pruva direği, sözü küçümseyerek dalgın eda ile işaret veren bir el gibi sağa sola eğiliyordu. Direk ucu yıldızdan yıldıza gidip geldikçe içimde yeni yeni uyanan bir musikiye tempo tutuyordu. Koca gemim, sendeleyen yıldızlar arasında kapkara bir uçurum kadar mağrur ilerliyordu. Ne var ki artık soluğum tükeniyordu. İşte bunun için, ”Rüzgâr kesiliyor! Artık camadanları çözünüz!” diye ciyak ciyak bağırdım. Birdenbire, derin bir mağaranın bağrından çıkıvermiş gibi kalın bir ses, ”Hangi rüzgâr kesiliyor?” diye sordu. Amcamın sesini tanıdım. Donakaldım. Başım, göğsüm sırsıklamdı. Amcam yanaştı: ”Mahmut sen misin?” dedi. (…) ”Burada bu saatte ne yapıyorsun?” dedi. Ona elimdeki kayığı verdim. Görmek için batı göğünün alacakaranlığına karşı tuttu onu. ”Bu gemi değil, salapurya!” demesiyle de bizim kalyonu yere çarpıp ayağının altında çatır çutur ezmesi bir oldu. Kemiklerim kırıldı sandım. Ama amcam ”Yarın sana bir kayık yapayım da gör” deyince dünyalar yeniden benim oldu.
Halikarnas Balıkçısı, Aganta Burina Burinata
Aşağıdaki soruları Aganta Burina Burinata adlı romandan alınan yukarıdaki parçaya göre cevaplayınız.
a. Metnin yapı unsurlarını belirleyiniz.
  • Cevap:   Olay Örgüsü: Mahmut isimli bir çocuğun küçük bir gemi yapması ve bunu bir çeşmede yüzdürerek eğlendirmesi. Geç saatlere kadar eğlenen Mahmut, amcasının gemisini kırmasıyla üzülmesi fakat amcasıyla ona yarın için gemi yapma sözü vermesiyle tekrar hülyalara dalması.            Mekan: Çıkmaz sokakta bir çeşme..
                Zaman : Bilinmeyen bir akşamüzeri
                Kişi: Mahmut: Hayal kurabilen ve elindekiyle mutlu olabilen, umut dolu biri.                                                 Amca: Olaylara biraz sert girebilen biri.
b. Metnin temasını belirleyiniz.
  • CevapHayal kurmak..
c. Metindeki bakış açısı hakkında bilgi veriniz.
  • CevapKahraman bakış açısı..
14. Roman kahramanları ruhsal ve fiziksel özellikleriyle tanıtılır. Kişilerin kendine özgü ayırt edici özellikleriyle diğerlerinden ayrılanlarına……………………………………….; kıskançlık, cimrilik, korkaklık gibi benzerlerinin niteliklerini abartılı bir biçimde üzerinde toplayanlarına……………………………denir.
Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisinde verilenler getirilmelidir?
A) karakter-tip
B) huy-karakter
C) tip-karakter
D) tip-huy
E) tip-kişilik
  • Cevap: A
9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 170 Cevabı
15. Aşağıda verilen tamlayıcı dallanmış ağaçtaki bilgilerden bazısı doğru, bazısı yanlıştır. İlk ifadeden başlayıp, cevap oklarını takip ederek doğru çıkışa ulaşınız.
  • CevapTürk edebiyatında ilk çeviri roman Taaşuk-ı Talat ve  Fitnat’ tır.(Y)
    İsim tamlamasındaki tamlananın yerini tutan -ki eki (ilgi zamiri) ayrı yazılır.(Y)
    Düğüm bölümü, romana konu olan olaylar ile yer, çevre ve kişilerin tanıtıldığı bölümdür. (Y)
    8 NOLU ÇIKIŞ

DKC Bir cevap motorudur... Sağ üstteki "Eksik sayfa bildir"butonuna tıklayarak istediğiniz sayfaları bize bildirebilirsiniz.
Paylaş:
📌 EKSİK SAYFA BİLDİR...