9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Kitap Cevapları Cevap anahtarı


 Sayfa 94 Cevabı

1. Kızılırmak Kıyıları adlı şiirin temasını belirtiniz.
Cevap: Şiirin teması Anadolu’yu olduğundan farklı gösteren aydınlara bir çağrı olarak  “Anadolu ve Anadolu’nun gerçeği”dir.
2. “Çağlayan ne, / Akan kim, / Kızılırmak değil.” dizelerinde “çağlayan ne”, “akan kim” sözüyle şairin neleri ifade ettiğini belirtiniz.
Cevap:  Bu ifadelerle sefaletle boğuşan Anadolu köylüsü anlatılmıştır.  
3. Parça parça yarılmış öküz ardında,
Parmağı üç pare, tırnağı ak değil.
Utanır elin ayağın,
Korkarsın yakından görsen,
Eli el değil, ayağı ayak değil.
Bu bentte şair, Anadolu insanını nasıl betimlemiştir? Açıklayınız.
Cevap: Şaire göre Anadolu insanın elleri çatlamış, parmakları morarmıştır.
4. Şiirin son bendinde “Geçmiş zamanlar geleceklerden parlak değil.” dizesiyle anlatılmak istenen nedir? Açıklayınız.
Cevap: Anadolu’nun ve Anadolu insanının kaderinin geçmiş zamanlardan  daha iyi olmayacağını anlatmak istiyor. 
5. Kızılırmak Kıyıları adlı şiirde anlatılan Anadolu ile bugünkü Anadolu’yu kendi hayatınız ve çevrenizden hareketle karşılaştırıp sosyal ve kültürel bakımdan değerlendiriniz.
Cevap: Şiirde  anlatılan Anadolu bazı aydınlar tarafından olduğundan farklı gösterilen, aslında ihmal edilmiş, sefalatle boğuşan insanların olduğu bir yerdir. Bu bilgiler ışığında bugünkü Anadolu sizce sosyal ve kültürel bakımdan nasıldır? Yorumu size bırakıyoruz.

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 95 Cevabı

Aşağıdaki metinlerin dil ve anlatım yönünden farklarını belirleyiniz.
CevapUçun Kuşlar adlı şiirde ahenkli, sanatlı, şiirsel bir dil ve anlatım kullanılmıştır.
Mehmet Kaplan’a ait metinde ise dil göndergesel işlevde olup,  sade ve açık bir anlatıma sahiptir.
Şiirde anlam çağrışıma açıktır. Verilen  düz yazıda ise  anlam çağrışıma açık değildir.
Uçun Kuşlar
Uçun kuşlar, uçun doğduğum yere;
Şimdi dağlarında mor sünbül vardır.
Ormanlar koynunda bir serin dere,
Dikenler içinde sarı gül vardır.
O çay ağır akar, yorgun mu bilmem?
Meh-tâbı hasta mı, solgun mu bilmem?
Yaslı gelin gibi mahzûn mu bilmem?
Yüce dağ başında siyâh tül vardır.
Orda geçti, benim güzel günlerim;
O demleri anıp bu gün inlerim.
Destân-ı ömrümü okur dinlerim,
İçimde oralı bir bülbül vardır.
Uçun kuşlar, uçun burda vefâ yok;
Öyle akarsular, öyle hava yok;
Feryâdıma karşı aks-i sedâ yok;
Bu yangın yerinde soğuk kül vardır.
Hey Rızâ, kederin başından aşkın,
Bitip tükenmiyor elem-i aşkın,
Sende -deryâ gibi- dâimâ taşkın,
Dâimâ çalkanır bir gönül vardır.
Rıza Tevfik Bölükbaşı

Sayfa 102 Cevabı

Metni Anlama ve Çözümleme

Metni Anlama ve Çözümleme
1. “Bütün işin gücün yaşamak olacak.” sözüyle anlatılmak istenen nedir? Açıklayınız.
Cevap: “Hiçbir beklentiye girmeden, karşılık beklemeden” yaşanması gerektiği anlatılmıştır.
2. Yaşamaya Dair adlı şiirde dikilmesi istenen ağaç olarak niçin “zeytin” seçilmiştir? Açıklayınız.
Cevap: Zeytin ağacı uzun ömürlü ve dayanıklı olduğu için binlerce yıl yaşayabilen ve Anadolu’da “ölmez ağacı” olarak bilinen bir ağaçtır. Bu yüzden şair zeytin ağacını seçmiştir.
3. Şiirde ölümsüzlüğe ulaşmanın yolu olarak gösterilen nedir? Açıklayınız.
Cevap: Şiirde başkaları için fedakarlıkta bulunmak, başkalarını yaşatmak için yaşamak düşüncesi ölümsüzlüğe ulaşmanın yolu olarak gösterilmiştir.
4. Şiirde söyleyici ile hitap edilen kişi arasındaki ilişkiyi belirleyiniz.
Cevap:  Şiirdeki söyleyici yaşamayı ciddiye alan, yaşama tutkuyla bağlı biridir. Hitap ettiği kişi de yaşama dört elle ve tutkuyla sarılmasını istediği kişilerdir.
5. Yaşamaya Dair adlı şiirin temasını belirleyiniz.
Cevap: Şiirin teması “yaşama sevgisi”
6. Yaşamaya Dair adlı şiirdeki evrensel değerleri belirleyiniz.
Cevap: Yaşamı sevmek, başkaları için fedakarlık yapmak, beklentiye girmemek, insanlığı sevmek, çalışmak
1. Etkinlik
a. Yaşamaya Dair adlı şiirdeki ahenk unsurlarını belirleyiniz.
CevapNazım Hikmet denince akla öncelikle ölçüsüz, yerine göre sık ve seyrek uyaklar, uzun dizelerin ardından gittikçe kısalan kırık dize kümeleri gelir.
b. Yaşamaya Dair adlı şiirdeki imgeleri ve söz sanatlarını belirleyiniz.
Cevap: Bu şiirde serbest nazım özelliklerini görüyoruz. Şiirde belli bir ölçü ve uyak düzeni yoktur. Ahenk kafiye ve rediflerden daha çok kelime ve cümle tekrarları (..hem de… hem de; yaşamayı ciddiye alacaksın… vb) aliterasyon ve asonanslarla sağlanmıştır.
İkinci ve üçüncü birimde “in” sesleri kafiyeyi oluşturan seslerdir.
TEMA: Yaşama sevgisi
SÖZ SANATLARI:
“büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın  bir sincap gibi mesela” dizelerinde teşbih (benzetme) sanatı vardır.
“hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için /hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,/hem de en güzel en gerçek şeyin” dizelerinde “hem de “bağlacının tekrarıyla tekrir sanatı yapılmıştır.
Epik Şiir – Lirik Şiir – Satirik Şiir – Didaktik Şiir – Pastoral Şiir
Kaldırımlar: Lirik Şiir
Yayla Dumanı:: Patoral Şiir
Akıncı: Epik Şiir
Kızılırmak Kıyıları: Satirik Şiir
Yaşamaya Dair: Didaiktik Şiir

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 103 Cevabı

Bir gün dolu dizgin boşanan atlarımızla
Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla…
  • Edebî sanat: Mübalağa(Abartma),  İkinci dizede ise akıncıların ruhu kuşlara benzetilmiş ve kapalı istiare yapılmıştır.
  • Açıklama: Bir olayın olduğundan daha çok gösterilmesi mübalağadır. İstiare, benzetmenin iki temel öğesinden sadece birinin (sadece benzeyen ya da sadece kendisine benzetilen) kullanılmasıyla yapılan edebî sanattır.
*************
Ilık karanlık şarkı söylerdi, 
Ay ışığı öperdi susamış toprağı.
  • Edebî sanat: Teşhis (kişileştirme
  • Açıklama: Ilık karanlık ve ay ışığına insani bir özellikler kazandırılmıştır.
*************
Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
  • Edebî sanat: Teşbih(benzetme)
  • Açıklama: Taşlar buza benzetilmiştir
*************
İstanbul konuşması
En saf, en ince bize
  • Edebî sanat: Mecaz-ı Mürsel (ad aktarması)
  • Açıklama: İstanbul konuşması denilerek Türkçe kastedilmiştir.
*************
b. Edebî sanatların şiire katkısını bu örneklerden hareketle açıklayınız.
Cevap: Edebi sanatlar şiiri imgeli, sanatlı ve estetik bir hale getirir, anlatımı güçlendirir ve etkileyiciliği sağlar.
**********
Beni içerine aldın ağ gibi,
Doldun gözlerime bir rüya gibi;
Ben de güneş gibi, yüce dağ gibi
İçinde kaybolsam yayla dumanı!
a. Yukarıdaki dörtlükte geçen teşbihleri bulunuz.
 “ağ gibi, rüya gibi, güneş gibi, dağ gibi” ifadelerinde teşbih vardır.

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 104 Cevabı

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Bin gemle bağlanan yağız at şâha kalkıyor,
Gittikçe yükselen başı Allah’a kalkıyor
yahut, kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler…
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.
Öyle dalmış ki yüzyıllar süren uykusuna,
Uyandırmazsan,
Uyanacak değil.
a. Yukarıdaki dizelerde yer alan imgeleri bularak tabloya yazınız.
 İmge                                        Çağrıştırdığı Anlam             
Şakaklarına kar yağması                     Saçların beyazlaması
Yüzdeki kırışıklıklar                         Çizgili yüz
b. Bu imgelerin sizde çağrıştırdığı anlamları karşılarına yazınız.
İmge: Kocaman gözlükler, beyaz gömlek
Çağrıştırdığı Anlam: Labaratuvar ortamında insanlık için çalışan  bilimsel çalışma yapan insanlar

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 105 Cevabı

ELSA’NIN GÖZLERİ
Öyle derin ki gözlerin içmeye eğildim de
Bütün güneşleri pırıl pırıl orada gördüm
Orada bütün ümitsizleri bekleyen ölüm
Öyle derin ki her şeyi unuttum içlerinde
Uçsuz bir denizdir bulanır kuş gölgelerinde
Sonra birden güneş çıkar o bulanıklık geçer
Yaz meleklerinin eteklerinden bulutlar biçer
Göklerin en mavisi buğdaylar üzerinde
Karanlık bulutları boşuna dağıtır rüzgâr
Göklerden aydındır gözlerin bir yaş belirince
Camın kırılan yerindeki maviliğini de
Yağmur sonu semalarını da kıskandırırlar.
……………………………
Ben bu radiumu bir pekbilent taşından çıkardım
Benim de yandı parmaklarım memnu ateşinde
Bulup yeniden kaybettiğim cennet ülke
Gözlerin Peru’mdur benim Golkond’um, Hindistan’ım
Kâinat paramparça oldu bir akşam üzeri
Her kurtulan ateş yaktı üstünde bir kayanın
Gördüm denizin üzerinde parlarken Elsa’nın
Gözleri Elsa’nın gözleri Elsa’nın gözleri.
Louis Aragon, Aşk Şiirleri, Türkçesi: Orhan Veli, Yayıma Hazırlayan: Fahri Özdemir
Elsa’nın Gözleri adlı şiiri Yayla Dumanı, Kaldırımlar, Kızılırmak Kıyıları, Yaşamaya Dair adlı metinlerle tür, biçim, üslup ve içerik açısından karşılaştırınız.

Sayfa 106 Cevabı

Gümüş bir dumanla kapandı her yer;
Yer ve gök bu akşam yayla dumanı;
Sürüler, çimenler, sarı çiçekler,
Beyaz kar, yeşil çam yayla dumanı!
1. Yukarıdaki dörtlükte renkli olarak belirtilmiş kelimeleri çıkararak dörtlüğü okuyunuz. Aynı etkiyi hissettiniz mi? Bu çalışmadan hareketle bu kelimelerin türünü ve işlevini belirleyiniz.
Cevap:  Renkli olarak belirtilmiş kelimeleri çıkarttığımızda şiirin anlamında daralmalar ve bozulmalar olur. Bu durum şiirin ahengini ve anlamını olumsuz etkiler. Bu kelimelerin türü sıfattır. Sıfatların metindeki işlevi betimlenen varlıklarla ilgili genel ve özel yönleri, nitelikleri ve bu niteliklerin duyularımız üzerinde yaptığı etki verilerek anlatımın daha estetik ve ahenkli olmasını sağlar.
2. Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler…
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
a. Şiirde geçen sıfatları bulup bu sıfatların türünü belirtiniz.
  • Kara: niteleme sıfatı
  • kül rengi: niteleme sıfatı
  • iki: sayı sıfatı
  • serseri: niteleme sıfatı
b. Bulduğunuz sıfatların metindeki işlevlerini belirleyiniz.
  • Kara: ismi nitelemiştir
  • kül rengi:  ismi nitelemiştir
  • iki: sayı belirtmiştir.
  • serseri:  ismi nitelemiştir
3. Kardaş, senin dediklerin yok,
Halay çekilen toprak bu toprak değil.
Çık hele Anadoluya,
Kamyonlarla gel, kağnılarla gel gayrı,
O kadar uzak değil.
Yukarıdaki parçada noktalama işaretlerinin kullanılma amaçlarını belirleyiniz.
Cevap: Noktalama işaretleri, duygu ve düşüncelerimizi daha açık bir şekilde dile getirmek, tümcenin yapısını ve duraklama notalarını belirlemek , okuma ve anlamayı kolaylaştırmak , sözün vurgu ve tonlama  gibi özelliklerini belirtmek için kullanılır.
4. Aşağıda farklı şiirlerden alınmış dizelerdeki altı çizili kelimelerde düzeltme işareti neden kullanılmıştır?
Açıklayınız.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.
Cevap: Yazılışları aynı;  anlamları ve söylenişleri ayrı olan kelimeleri ayırt etmek için okunuşları uzun olan ünlülerin üzerine ko­nur. Örneğin yukarıdaki dizelerdeki tak kelimesinin düzeltme işaretiyle yazılınca anlamı farklıdır.
 tak: Tahta vb. bir şeye vurulduğunda veya silah patlayınca çıkan tok ve sert ses
 tâk: Millî bayramlarda veya önemli bir olayı anmak için düzenlenen şenliklerde, geçit yapılacak caddelere geçici olarak kurulan, yazılar ve çiçeklerle süslenen kemer

Sayfa 108 Cevabı

1-6. soruları aşağıdaki şiire göre cevaplayınız.

OTUZ BEŞ YAŞ
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hâtırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
N’eylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.
Cahit Sıtkı Tarancı

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 109 Cevabı

1. Otuz Beş Yaş adlı şiirin ezberlenmesini kolaylaştıran unsurları örnekleyiniz.
Cevap:  Bu şiirin ezberlenmesini kolaylaştıran unsurlar ölçü, kafiye, redif, aliterasyon, asonas gibi ahenk ögeleridir.
Örnek: 
İlk bentteki “er” ve “ün” sesleri tam uyak; “n” sesi ise aliterasyondur.
2. Şiirdeki “Hayata beraber başladığımız / Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir” ve “Gökyüzünün başka rengi de varmış!/Geç fark ettim taşın sert olduğunu”dizelerinde anlatılmak istenenle ilgili neler söylenebilir?
Cevap:  “Hayata beraber başladığımız / Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir” dizeleriyle Gençlik yıllarında her zaman beraber olduğu arkadaşlarının, dostlarının artık yanında olmadığını hepsiyle yollarının ayrıldığını ve hayatta yapayalnız kaldığını anlatmak istiyor.
“Gökyüzünün başka rengi de varmış! / Geç fark ettim taşın sert olduğunu.” dizeleriyle ise
Şair belli bir yaştan sonra  artık gerçeklerin  gözüne gözüktüğünü; artık hayatın tozpembeliğini aşıp gerçekleri görebildiğini anlatmak istiyor
3. Otuz Beş Yaş adlı şiirde söyleyicinin özellikleri ile ilgili neler söylenebilir?
Cevap: Otuz Beş Yaş adlı şiirde söyleyici yavaş yavaş yaşlandığının farkına varan, gençlik günlerindeki o enerjisinin ve canlılığın kalmadığını düşünen  ve gittikçe  ölüme yakın hisseden biridir.
4. Otuz Beş Yaş şiirinin ismi ile dize sayısı arasında nasıl bir ilgi kurulabilir? Açıklayınız.
Cevap: Şiir  35 dizeden oluşmaktadır. İnsan hayatının yarısını 35 yaş olarak düşünen şair toplam 35 dize yazarak şiirinin ismi ile dize arasında ilgi kurmuştur
5. Otuz Beş Yaş adlı şiirdeki sıfatları bularak bunların türünü ve metindeki işlevlerini belirleyiniz.
İlk bentte:
delikanlı çağımızdaki: niteleme sıfatı
2.bentte:
bu: işaret sıfatı
çizgili: niteleme sıfatı
gözler altındaki mor: niteleme sıfatı
yıllar yılı dost bildiğim: niteleme sıfatı
3.bentte:
hangi : soru sıfatı
o (günler,şevk,heyecan): işaret sıfatı
bu: işaret sıfatı
güleryüzlü: niteleme sıfatı
4.bent:
hayal meyal: niteleme sıfatı
ilk: niteleme sıfatı
hayata beraber başladığımız: niteleme sıfatı
5.bent:
başka: belgisiz sıfat
her: belgisiz sıfat
bu: işaret sıfatı
6.bent:
her: belgisiz sıfat
bu: işaret sıfatı
kaçıncı: soru sfatı
7.Bent:
kaç: soru sıfatı
bir: asıl sayı sıfatı
taht misali: niteleme sıfatı
o: işaret sıfatı
6. Cahit Sıtkı Tarancı, Fransa’da öğrenciyken Fransa’nın Alman orduları tarafından işgaline tanık olmuş; Fransa’dan Cenevre’ye geçmek için tehlikeli bir yolculuğa çıkmıştır. Bu yolculuk esnasında bombalanan şehirleri, ölen insanları görmüş; ölüm korkusu benliğine yerleşmiştir.
Yukarıdaki bilgilerden yararlanılarak Otuz Beş Yaş şiiri ile şairin hayatı arasında nasıl bir ilişki kurulabilir? Açıklayınız.
Cevap:  Cahit Sıtkı Tarancı, Fransa’da öğrenciyken Fransa’nın Alman orduları tarafından işgaline tanık olmuş, Fransa’dan Cenevre’ye geçmek için tehlikeli bir yolculuğa çıkmıştır. Bu yolculuk esnasında bombalanan şehirleri, ölen insanları görmüş, ölüm korkusu benliğine yerleşmiştir
7. Aşağıdaki şiirlerin konularına göre türlerini nedenleri ile belirtiniz.
Bu vatan toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır.
Bir tarih boyunca onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir.
Orhan Şaik Gökyay
  • Şiirin TürüEpik şiirdir. 
  • Nedeni:Nedeni vatan, kahramanlık, cesaret gibi temaları işlemesidir.
***********
daha dokunmadan kurudu irem
çöllere bir türlü yağamıyorum
yeni bir koşunun başlangıcında
biraz deprem sonrası
biraz şehir hülyâsı
bir kalp yangınından geriye kalan
siyah gözlerine beni de götür
artık bu yerlere sığamıyorum
Nurullah Genç
  • Şiirin TürüLirik şiirdir.
  • Nedeni: Nedeni aşk gibi duygusal bir temayı işlemesidir.
***********
Ne atom bombası,
Ne Londra Konferansı;
Bir elinde cımbız,
Bir elinde ayna;
Umurunda mı dünya!
Orhan Veli Kanık
  • Şiirin Türü: Satirik Şiirdir
  • NedeniNedeni ise bir kişiyi eleştirmesi, eleştirel bir anlatımı olmasıdır.
***********

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 110 Cevabı

Karanlıklar dağılırken sükûn ürperdi.
Her vagonda coştu yanık yanık türküler.
Masum yüzlü nefercikler bakıp gülerdi
Ellerinde, parıldayan keskin süngüler!
Al mendiller sallanarak her pencereden
Tiren kalktı yavaş yavaş bir gelin gibi.
Yeşil kırlar arasından akıp giderken
Ağaçların helecanla çırpındı kalbi!
Yusuf Ziya Ortaç, Yabancı Ellerde
Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri şiirden hareketle uygun ifadelerle doldurunuz.
a. Şiirde .dörtlük nazım birimi kullanılmıştır.
b. Şiir ..13’lü hece ölçüsüyle yazılmıştır.
c. Şiirde .çapraz kafiye düzeni kullanılmıştır.
ç. Şiirde kişileştirme . ve .benzetme söz sanatlarına başvurulmuştur.
9. Hasan, halkın zevk ve anlayışını sade bir dille, hece ölçüsüyle yansıtan şiirleri beğendiğini söylemektedir. Buna göre Hasan’ın aşağıdaki şiirlerden hangisini beğendiği söylenemez?
Cevap:  E

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 111 Cevabı

10. Her gün aynı manzara sıkıyor bizi niçin?
Önünde yapayalnız dursan bile şimdilik,
Cevdet Kudret Solok, Seyahat
Yukarıdaki dizelerle
I. için seni çekecek
II. yollar seni bir sabah
III. saracak iplik iplik,
IV. bir gün seyahat için.
bu parçalar kullanılarak sarmal uyak düzeni oluşturulmak istense son iki dizenin sıralanışı aşağıdakilerden hangisi olur?
A) I-IV ve II-III
B) II-III ve I-IV
C) III-I ve II-IV
D) III-I ve IV-II
E) IV-I ve II–III
Cevap B
11. Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!
Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kaafilelerle
Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan,
Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan.
Yukarıdaki dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Niteleme sıfatı kullanılmıştır.
B) Belgisiz sıfat kullanılmıştır.
C) Sayı sıfatı kullanılmıştır.
D) Bir ismi birden fazla sıfat nitelemiştir.
E) İşaret sıfatı kullanılmıştır.
CevapE
12. I. Alıntılarda alınmayan kelime veya bölümlerin yerine konur. (Üç Nokta)
II. Tarihlerde gün, ay, yılı gösteren sayıları ayırmak için konur. (Nokta)
III. Tırnak içinde olmayan aktarma cümlelerinden sonra konur. (Virgül)
IV. Tırnak içinde verilen cümlenin içinde yeniden tırnağa alınması gereken bir sözü, ibareyi belirtmek için kullanılır. (Yay Ayraç)
V. Kişi adlarından sonra gelen saygı ve unvan sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur. (Kesme İşareti)
Yukarıdaki açıklamalardan hangisi ayraç içinde verilen noktalama işaretiyle uyuşmamaktadır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
CevapD

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 112 Cevabı

13. “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.” dizesinde şair “ben” sözünü kullanarak hangi edebî sanattan yararlanmıştır?
A) Kişileştirme B) Benzetme C) İstiare D) Mecazımürsel E) İntak
Cevap: D
14. Aşağıda verilen tanılayıcı dallanmış ağaçtaki bilgilerden bazısı doğru, bazısı yanlıştır. İlk ifadeden başlayıp, cevap oklarını takip ederek doğru çıkışa ulaşınız.
Cevap: Doğru çıkışa siz de yönelebilirsiniz. 

Sayfa 114 Cevabı

Hazırlık
1. Olayların abartılarak ve olağanüstü ögeler kullanılarak anlatılmasının nedenlerini tartışınız.
Cevap: Bunun nedeni dikkat çekmek, okurun veya dinleyenin ilgisini canlı tutmaktır.
2. Okuduğunuz veya dinlediğiniz bir masalın sizi etkileyen yönlerini belirtiniz.
Cevap: Olağanüstü özellikte kişi ve olayların olması, ders vermesi, iyilerin mutlaka kazanması, akıcı anlatımın olması vb.
3. Aşağıdaki görsellerle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Cevap Masalsı bir dünyayla ilgili görsellerdir.

Sayfa 118 Cevabı

Metni Anlama ve Çözümleme

1. Tasa Kuşu adlı metindeki tekerlemenin masala katkısını belirtiniz.
Cevap: Dikkat çekmek ve ilgi uyandırmak ve şaşırtıcı bir etki yaratmak için kullanılmıştır.
2. Masalın temasını ve konusunu belirtiniz.
  • Tema: Kaygı
  • Konu:  Aşırı kaygının neden olduğu sıkıntılar
3. Masaldaki olağanüstülükleri belirtiniz.
  • Tasa kuşu diye bir varlığın olması
  • Tasa kuşunun Sülün kızı kanatları altına alıp bir bahçeye götürmesi
  • Sülün kız tasalanınca kuşların dilinin tutulması
  • Ağaçların Sülün kıza meyvelerinden vermemesi
  • Sülün kız susayınca bütün bütün ırmakların  kuruması
  • “Oh dede” diye ak saçlı birinin ortaya çıkması, sonra bir anda yok olması
  • Oh dedenin Sülün kızın dileklerini gerçekleştirmesi
4. Masal kahramanlarının kişilik özelliklerini belirleyiniz.
Sülün Kız: Aşırı kaygı duyan ve kötümserliği yüzünden pek çok  sıkıntı yaşayan bir kız.
Anne: Kızının kaygılarını gidermeye çalışan, hayata olumlu bakan bir kişilik
Tasa Kuşu: Masalda avare  insanlara musallat olup dünyayı zindan eden  kuş olarak betimlenmiş.
Oh dede: Bir anda ortaya çıkarak Sülün kızın dileklerini gerçekleştiren ak saçlı bir ihtiyar.
5. Tasa Kuşu adlı metinde öne çıkan yapı unsurunun kurgudaki işlevini değerlendiriniz.
Cevap: Olay örgüsü, kişiler, yer ve zaman metnin yapı unsurlarıdır. Bu masalda yapı unsurlarından “olay örgüsü” öne çıkmaktadır. Olay örgüsü , olağanüstü veya gerçeğe yakın olaylardan oluşan ve metnin akışını sağlayan bir bütündür.
6. Tasa Kuşu adlı metindeki açık ve örtük iletileri belirleyiniz.
Açık ileti:  Bir memleketin birinde Sülün kız derler bir kız varmış. Bir yanında kuşlar şakıyor yanık yanık… Bir yanında sular akıyor oluk oluk…
Örtük ileti: Masaldan çıkaracağımız derstir. Kötüler kaybeder iyiler her zaman kazanırdır. 

9. Sınıf Meb Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 119 Cevabı

Türk ve dünya edebiyatındaki masallardan alınan aşağıdaki parçaları anlatım yönünden karşılaştırınız.
Cevap:  Her iki masalda da sade, yalın bir dil kullanılmıştır. İki masalda da öyküleyici anlatım türü kullanılmıştır. İlk masalda halk söyleyişleri varken ikinci masalda yoktur. İlk masalda tekerleme varken ikinci masalda tekerleme ile giriş yoktur.

9. Sınıf Meb Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 123 Cevabı

Metni Anlama ve Çözümleme
1. Şehzade ile Gulyabani adlı masalda bulunan kültürel ve mitolojik unsurları belirleyiniz.
Cevap: Hekim,Yüce Tanrı,Antik Yunan,Antik Yunan KRALI,Maymune,Cellat,İfrit,Şehzade ve Gulyabanidir.
2. “Beni koru ki Allah da seni korusun! Beni öldürme ki, Allah da senin canını almasın!” sözüyle anlatılmak istenen nedir? Açıklayınız.
Cevap: Bu sözle yapılan iyiliklerin  karşılıksız kalmayacağını, iyilik yapanın iyilik bulacağını anlatıyor.
3. Masaldaki karşılaşmaları ve temel çatışmayı belirleyiniz.
Cevap:  İyilik-kötülük çatışması
4. Masalın olay örgüsünü belirleyiniz.
  • Kral Yunan, Hekim Rüyan‘ı huzuruna çağırtır ve kendisini öldüreceği şüphesiyle onu öldürteceğini söyler.
  • Hekim Rüyan kendisini affetmesi için Kral’a yalvarır.
  • Hekim ne kadar yalvarsa da Kral onu öldürmekte ısrar eder.
  • Hekim son bir istek olarak evine gidip işlerini yoluna koymasını ister ve kitaplığındaki paha biçilemez sırlarla dolu bir kitabı da alıp Kral’a hediye edeceğini söyler.
  • Kral adamlarıyla birlikte Hekim Rüyan’ın evine gitmesine izin verir.
  • Hekimin getirdiği kitap zehirlidir ve Kral kitap yapraklarını çevirdikçe zehir kanına işlemeye başlar ve Kral ölür.
  • Anlatıcı, eğer Kral Hekim Rüyan’ı affetseydi Tanrı’nın da sırası gelince onu bağışlayacağını söyler.
5. Metindeki zaman ve mekânın özelliklerini belirleyiniz.
  • ZAMAN: Masaldaki olaylar belirsiz bir zamanda geçmektedir. 
    MEKAN: Masaldaki olaylar kralın sarayında geçmektedir.
6. Metinde anlatıcı ve bakış açısının işlevini belirleyiniz.
Cevap: III.tekil kişi ağzında anlatım vardır. Olaylar İlahi bakış açısıyla anlatılmıştır. Anlatıcı olayların öncesi ve sonrasıyla her şeyi bilir.
7. Şehzade ile Gulyabani metni ile Tasa Kuşu metnini biçim özellikleri açısından karşılaştırınız.
Cevap: Tasa Kuşu adlı metinde döşeme bölümü (tekerleme) ve dilek bölümü  varken Şehzade ile Gulyabani adlı metindebu bölümler yoktur.

9. Sınıf Meb Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 124 Cevabı

Hayvanlar birçok edebî eserde niçin insan gibi düşündürülmüş ve konuşturulmuştur? Aşağıdaki metinden hareketle tartışınız.
Cevap: İnsan gibi düşündürülüp konuşturulan hayvanların şahsında toplumda var olan insan tiplerini eleştirerek ahlaki dersler vermek amaçlanır.

Sayfa 127 Cevabı

Metni Anlama ve Çözümleme
1. Metinde Geçen Bazı Kelime ve Kelime Grupları’nda verilenler dışında bilmediğiniz kelime ve kelime gruplarının anlamını metindeki bağlamından hareketle tahmin ediniz, tahmininizin doğruluğunu kaynaklardan yararlanarak kontrol ediniz.
2. Harnâme adlı metindeki olay örgüsünü belirleyiniz.
Yük taşımaktan cılız kalmış eşeğin otlayan semiz öküzleri görmesi.
Yanlarına gidip onlara neden böyle yularsız ve güçlü olduklarını sorması.
Öküzlerin, kendilerinin buğday öğüttüklerini, bu işlemin insanlara gerekli olduğunu söyleme­si.
Eşeğin bu söze inanarak, buğday tarlasına dalıp buğdayları çiğnemesi.
Tarla sahibinin eşeğin kulaklarını ve kuyruğunu kesmesi.
Yolda pir eşekle karşılaşması ve pir eşeğin onu azarlaması.
HARNAME OLAY ÖRGÜSÜ⇣
3. Harnâme adlı metnin tema ve konusunu belirleyiniz.
Teması: Elindekiyle yetinme
Konusu: Eşeğin kişiliğinde, yeteneğinin üstüne çıkmak isteyen bir insanın içine düştüğü kötü durum ele alınıyor, bu tür kişilerin karşılaşabilecekleri güç durumlar anlatılıyor.
4. “Bâtıl isteyu hakdan ayrıldum / Boynuz umdum kulakdan ayrıldum” dizeleriyle anlatılmak istenen nedir? Açıklayınız.
Cevap: “Elindekiyle yetinmeyip  daha fazlasını isterken elindekinden de olmak” anlatılmıştır.
5. Harnâme’deki temel çatışmayı belirleyiniz.
Cevap: Harnâme’deki temel çatışma, “adalet ve eşitsizlik”tir. Bu çatışma sahibi tarafından eşeğin kulakları ve kuyruğunun kesilmesiyle sonuçlanmıştır.
6. Harnâme’de dil hangi işlevde kullanılmıştır? Açıklayınız.
Cevap: Harname’de dil şiirsel(sanatsal) işlevdedir.
7. Harnâme adlı eser ile şairin hayatı arasındaki ilişkiyi değerlendiriniz.
Cevap: Metin ve türle açıklamada da yazdığı gibi ünlü bir göz hekimi olan divan şairi Şeyhî’ye, Çelebi Sultan Mehmet’in göz hastalığını tedavi ettiği için Tokuzlu köyü tımar olarak verilmiştir. Şeyhî, Tokuzlu köyüne giderken tımarın eski sahiplerinin saldırısına uğramış; başına gelenleri Harnâme’de sembolik biçimde anlatmıştır.
8. Harnâme ile Tasa Kuşu adlı metinleri tür, biçim ve üslup açısından karşılaştırınız.
Harname
TÜR:  Harname fabl türünde Tasa Kuşu masal türündedir.
BİÇİMHarname mesnevi nazım biçiminde, Tasa Kuşu ise düzyazı biçiminde yazılmıştır.
ÜSLUP: Harname,  dönemine göre yalın, bir dille yazılmıştır. Ama günümüze  göre ağır ve sanatlı bir dili vardır. Tasa Kuşu adlı masalda ise sade ve yalın bir dil kullanmıştır.
Tasa Kuşu
  • Tür: Masal
  • Biçim:  düzyazı biçiminde yazılmıştır.
  • Üslup: Tasa Kuşu adlı masalda ise sade ve yalın bir dil kullanmıştır.

9. Sınıf Meb Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 128 Cevabı

1. İnsanların hangi özellikleri hangi hayvanlarla temsil edilebilir? Tartışınız.
Cevap:  Küsmek, konuşmak, gülmek, ağlamak, aşık olmak, hastalanmak
2. “Kimseyi hafife almamak gerekir.” sözünden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız.
Cevap: Kimseyi küçük görmemek, önemsiz saymamak gerekir.


Sayfa 129 Cevabı

Metni Anlama ve Çözümleme
1. Aslanla Fare adlı fablın konusunu ve temasını bulunuz.
Konusu: Farenin kendisine iyiliği dokunan aslanı düştüğü tuzaktan kurtarması
Teması: İyilik
2. Fablda verilen mesajla olay arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Cevap: Fabldaki olay örgüsü “iyilik yapan iyilik bulur.” mesajı etrafında kurgulanmıştır.
3. Fabllarda verilen mesajların genelgeçer olması bu türün hangi özelliğini gösterir? Açıklayınız.
Cevap: Evrensel olduğunu gösterir.
3. La Fontaine’den alınan fablın bölümlerini (serim, düğüm, çözüm, öğüt) gösteriniz.
Serim: Aslanın toprakla oynarken pençesine gelen fareyi öldürmemesi
Düğüm: Aslanın tuzağa yakalanması
Çözüm: Farenin ağları kemirerek aslanı kurtarması
Öğüt: Herkes  herkese yardım etmelidir.
4. Metinde anlatıcı ve bakış açısının işlevini belirleyiniz.
Cevap: Metinde anlatıcı her şeyi bilen ilahi bakış açılı hakim anlatıcıdır.
5. Harnâme ile Aslanla Fare metinlerini tür, biçim, içerik ve anlatım teknikleri bakımından karşılaştırınız.
TÜR: Harname mesnevi Aslanla Fare fabl türündedir.
Biçim: Her ikisi de manzum (şiir) biçimde yazılmıştır.
İçerik: Her ikisinde de sembolik kahramanlar  aracılığıyla öğüt verilmektedir.
Anlatım Teknikleri: Harname’de öyküleyici ve betimleyici anlatım; Aslanla Fare adlı fablda ise  öyküleyici anlatım ağır basmaktadır. İki metinde de sembolik (alegorik) anlatım tekniği kullanılmıştır.
6. Masal ve fabl türlerini karşılaştırarak tablodaki boşlukları doldurunuz.
Masal
  • Masalların çoğu sonradan yazıya geçirilmiştir
  • Masallar genellikle bir tekerlemeyle başlar.
  •  Masallarda dilek bölümü vardır.
  • Masallar düzyazı şeklindedir. 
Fabl
  • Fabllar genellikle manzum şekildedir.
  • Fabllarda öğüt bölümü vardır.
  •  Fabllar da sonradan yazıya geçirilmiştir.
  •  Fabllarda tekerleme yoktur.
  •  
  •  

    Sayfa 130 Cevabı

    1. Daha da ne diller dökmüş ama, Sülün kız hangi şeytana uymuşsa, bu öğüdü kulağının ardına atıp kendini avareliğe vermiş…
    Tasa kuşunun gözlediği de bu değil mi! Kaşla, göz arasında varıp kanatları arasına almış onu… Sülün kız, bir de gözünü açıp bakmış ki, ne baksın; misli, menendi yok bir bahçe! Bir yanında kuşlar şakıyor, yanık yanık… Bir yanında sular akıyor oluk oluk… Ağaçlarında da türlü meyve, türlü koruk… O kuşlara kumru mu desem, kanarya mı desem, ne desem! O sulara şeker mi desem şerbet mi desem, ne desem! Meyvesini de ne siz sorun ne ben söyleyim; bulunsa bulunsa, Erem bağlarında bulunur belki…
    Yukarıdaki parçada bağlaçları bulunuz ve bunların parçadaki işlevlerini belirleyiniz.
    “da”, “ise”, “la” →(ile), “ki”, “ne…ne” “belki”
    Bağlaçların işlevi anlamca ilgili cümleleri, kavramları, önermeleri ya da görevdeş sözcükleri birbirine bağlamaktır
    2. Sonunda Kral Yunan, hekime, “Seni öldürtmedikçe güven bulamayacağım, rahata kavuşamayacağım. Çünkü senin, elime aldığım bir şeyle beni kurtardığın gibi, koklatacağın bir şeyle ya da bir başka yolla, beni öldüreceğine kuvvetle inanıyorum,” Hekim ona, “Efendimiz, benim ödülüm bu mu olacaktı, sen iyiliği, kötülükle mi karşılarsın?” demiş.
    Yukarıdaki parçada edatları bulunuz ve bunların parçadaki işlevlerini belirleyiniz.
    Cevap:  “(i)le”, “gibi” “mi,mu”  Edatların işlevi sözcükler arasında anlam ilgileri kurmaktır.
    3. Aşağıdaki cümlelerde ünlemleri bulunuz ve bunların parçadaki işlevlerini belirleyiniz.
    · A Sülün kızım demiş; ne diye kara kara düşünüp durursun?
    · Aman kızım; dünyada her şey insanın elinde, avcunda değil!
    · Ah şu ağaçlar Tuba olsa; eğil desem, eğilse; doğrul desem, doğrulsa!
    · Sülün kız; rahat bir nefes alıp, ”ooh!” demiş; oh deyince de ak saçlı biri peydah olmuş.
    Cevap: Ünlemler, “kızma, korkma, acıma, sevinme, şaşma gibi ansızın beliren türlü duyguları anlatmaya yarar.
    4. Aşağıdaki cümlelerden hareketle de’nin yazılışı ile ilgili hangi kurallara ulaşılabilir?
    · Üstelik, dişlerinden tırnaklarından arttırdıklarıyla köyün üstünde bir dağ, dağın üstünde de bir bağ kurmuşlar, kurmuşlar ama, bu defa da kızın yüreğine bir kuruntu düşmüş.
    · Dağda, dağ olmuş; bağda da, bağ olmuş ya, insan buldukça bunar derler; Sülün kız, şimdi de kendini bir tasaya kaptırmasın mı!
    · “Kitapta, bu hayret verici şey de yazılı!” demiş.
    Cevap: Hal eki olan “de-da” bitişik, “dahi,bile” anlamına gelen “de-da” bağlacı ayrı yazılır.
    5. Aşağıdaki cümlelerden hareketle ki’nin yazılışı ile ilgili hangi kurallara ulaşılabilir?
    · Efendimiz, eğer ölümüm gerçekten zorunlu ise, bana bir süre tanı ki, evime gideyim!
    · Başımı vurdurursan, kitabı aç ve sayarak üç sayfa çevir; sonra soldaki sayfadan üç satır oku!
    · Böylece, ey ifrit, bil ki, Kral Yunan, Hekim Rûyan’ı bağışlasaydı, Tanrı da sırası gelince onu bağışlayacaktı.
    · Bir de gelmiş çevre ister; çevrede güller, sendeki diller; ben gider oldum, duymasın eller…
    Cevap Sıfat yapan “ki” ile “ilgi zamiri olan “ki” bitişik yazılır; bağlaç olan “ki” ise ayrı yazılır.
    6. Aşağıdaki cümlelerde ünlem işaretinin kullanım amaçlarını belirleyiniz.
    · Tasa kuşunun gözlediği de bu değil mi! Kaşla, göz arasında varıp kanatları arasına almış onu…
    · Hekim, “Aynı tarzda açmaya devam et!” demiş;
    · Ey kral! Bu kitabı al!
    Cevap: Cevap beklemeyen, herhangi bir durumu tasdik etmek için kullanılan cümlelerde kullanılır.
    · Hekim, “Aynı tarzda açmaya devam et!” demiş;
    Cevap: Çağrı, emir, hitap bildiren cümlelerde  ünlem işareti konulur.
    · Ey kral! Bu kitabı al!
    Cevap: Seslenme ve hitap sözlerinden sonra kullanılır.

    Sayfa 131 Cevabı

    1. Masal / fabl yazma aşamaları doğrultusunda bir masal / fabl yazınız.
    Not: Masal / fabl yazma çalışmalarının dışında, incelediğiniz metinlerden edindiğiniz düşünce ve izlenimleri konu alan farklı türlerde de yazma çalışmaları yapabilirsiniz.
    Cevap: Ormanın birinde bir gün kirpinin tarağı çalınmış. Aslan hemen toplamış bütün hayvanları. Kim aldıysa hemen yerine koysun demiş. Herkes tilkiyi suçlamış. Tilki ise evet daha önce çalmıştım ama artık yapmıyorum, tarağı ben almadım demiş. Aslan doğruyu söylemesini yoksa onu öldüreceğini söylemiş. Tilki de onu öldürse de kesse de gerçeğin bu olduğunu çalmadığını söylemiş. Aslan ikna olmuş. Derken kirpi tarağın halının altına kaçtığını söylemiş. Herke utanmış. Dürüstlüğünden dolayı tilkiyi tebrik etmişler, özür dilemişler, yine dürüstlük kazanmış.
    2. Harnâme adlı metni günümüz Türkçesiyle yeniden yazma çalışması yapınız.
     Zayıf bir eşek vardı
    Yük çekmekten anası ağlardı
     
    Bazen odun çeker, bazen su taşırdı
    Gece gündüz sıkıntılıydı
     
    O kadar ağır yükler taşıdı ki
    Yaralardan tüyü kalmadı
     
    Eti ve derisi de kalmadı
    Teri yükler altında kan gibi akıyordu
     
    Onu görenler
    Sanki bir iskelet gidiyor diyordu
     
    Dudağı sarkmış, çenesi düşmüştü
    Arkasına sinek konsa yoruluyordu
     
    Gözü bir avuç saman görünceye dek
    Teni kıyım kıyım doğranırdı
     
    Kargaların derneğini dinler
    Sineğin gezip dolaşmasını izlerdi
     
    Sırtında palan alınsa
    Geri kalan sanki bir köpekti
     
     

    Sayfa 134 Cevabı

    1. Sözlü İletişim Tür ve Tekniklerini Tanıma bölümünde verilen bilgilerden yararlanarak etkili dinleme çalışmaları yapınız.
    Cevap: Sınıf içinde bu etkinliği yapmalısınız. 
    2. Yazdığınız masal / fablları sınıfta sununuz.
    Cevap: Ormanın birinde bir gün kirpinin tarağı çalınmış. Aslan hemen toplamış bütün hayvanları. Kim aldıysa hemen yerine koysun demiş. Herkes tilkiyi suçlamış. Tilki ise evet daha önce çalmıştım ama artık yapmıyorum, tarağı ben almadım demiş. Aslan doğruyu söylemesini yoksa onu öldüreceğini söylemiş. Tilki de onu öldürse de kesse de gerçeğin bu olduğunu çalmadığını söylemiş. Aslan ikna olmuş. Derken kirpi tarağın halının altına kaçtığını söylemiş. Herke utanmış. Dürüstlüğünden dolayı tilkiyi tebrik etmişler, özür dilemişler, yine dürüstlük kazanmış.
    3. Çizgi film hâline getirilmiş bir fabl izleyiniz.
    Cevap: Trt çocuktan indirebilirsiniz. 

    Sayfa 135 Cevabı

    1-5. soruları aşağıdaki masala göre cevaplayınız.

    9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 136 Cevabı

    1. Bu masalın planını oluşturan bölümleri aşağıdaki tabloda belirtiniz.
    Döşeme: İlk cümledeki tekerleme bölümü
    Serim: Keloğlan ve anasının tanıtıldığıbölüm (İlk paragraf)
    Düğüm: İkinci paragraftan son iki paragrafa kadar düğüm bölümüdür.
    Çözüm: Keloğlan’ın kaçırdığı gelinin süslenmiş bir kabak olduğunun anlaşıldığı kısım ve annesinin kabağı Keloğlan’ın kafasında parçaladığı bölüm.
    Dilek: Metnin son cümlesi
    2. Metnin yapı unsurlarıyla ilgili tespitlerinizi aşağıda belirtilen yerlere yazınız.
    Kişiler: Keloğlan, annesi, çoban, kervancıbaşı, düğün sahibi, gelin
    Olay örgüsü: Annesinin Keloğlan’ı çalışıp para kazanması evden yollaması
    Keloğlan’ın ekmeğini emanet ettiği çobanın koyununu çalması, koyunu emanet ettiği kervancıbaşının halısını çalması, halısını emanet ettiği düğün sahibinin kızını alıp kaçması
    Kaçırdığı gelinin süslenmiş kabak çıkması, annesinin Keloğlan’ı dövmesi
    Mekân: Köy
    Zaman: Belirsiz zaman
    3. Masalda mekân ve zamanın değişimi nasıl verilmiştir?
    Cevap: Mekan ve zaman çok hızlı geçmektedir.
    4. Masaldaki olağanüstülüklerle ilgili neler söylenebilir?
    Cevap:  Masalda çok fazla olağanüstülük yoktur.
    5. Masalda geçen edat ve bağlaçları bularak bunların metindeki işlevlerini belirleyiniz.
    Cevap: “ile, gibi, değil” edatları vardır. Bunların işlevi sözcükler arasında çeşitli anlam ilgileri kurmaktır.
    6. Aşağıdakilerden hangisi masalın özelliklerinden biri değildir?
    A) Duyulan geçmiş zamanla anlatılması
    B) Eğitici özellik taşıması
    C) Millî duygulara yer vermesi
    D) Sonradan yazıya geçirilmesi
    E) Kahramanların olağanüstü özellikler taşıması
    CevapC

    9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 137 Cevabı

    İKİ KATIR
    Biri yulaf yüklü iki katır gidiyordu;
    Birinde tahsildarın paraları.
    Para taşıyan biraz fazla kibirleniyordu;
    Duymuyordu bile sırtındaki ağırlığı.
    Pek de edalı adım atıyordu,
    Çıngırağını şakırdataraktan.
    Derken bir kaç adam çıktı uzaktan.
    Haydutlar, para arıyorlardı;
    Para da yalnız memurun katırında vardı.
    Hayvanı yakalayıp durduttular;
    Katırcık dayakları yedikçe inliyordu;
    “Ne bekledim, başıma neler geldi diyordu.
    Şu arkadaş nasıl da sıyrıldı tehlikeden!
    Mahvolan, helâk olan sadece ben.
    Öteki: — Dostum, dedi yoldaşına,
    Her zaman rahat etmez büyük işler görenler;
    Sen de bir fakirin işini görseydin eğer Bunun hiç biri gelmezdi başına.”
    Orhan Veli Kanık, La Fontaine’in Masalları
    Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri bu fabldan hareketle uygun ifadelerle doldurunuz.
    a. Fablda ÖYKÜLEME anlatım biçiminden yararlanılmıştır.
    b. Fabl; serim, DÜĞÜM, ÇÖZÜM, ÖĞÜT bölümlerinden oluşmaktadır.
    c. Fablda bir DERS verme amaçlanmıştır.
    ç. Fabl ŞİİR (MANZUM). şekilde yazılmıştır.
    d. Fablda YER  ve ZAMAN belirsizdir.
    e. Fablda SADE bir dil kullanılmıştır.
    8. (I) Masallar; döşeme, serim, düğüm, çözüm ve dilek bölümlerinden oluşur. (II) Döşeme bölümü; dinleyicinin ilgisini çekme amacı taşıyan, masalda anlatılanlarla ilgisi bulunmayan bir tekerlemeyle başlar. (III) Serim bölümünde olaya giriş yapılır. (IV) Asıl olay dilek bölümünde anlatılır. (V) Dilek bölümü “Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.” gibi kalıplaşmış sözlerle son bulur.
    Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?
    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
    CevapD

    9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 138 Cevabı

    HOROZLA İNCİ
    Bir horoz inci bulur, kuyumcuya gider:
    “Al, şuna bak, der,
    pırıl pırıl, ne özrü ne kusuru var.
    Fakat sen bana bir avuç mısır ver,
    benim işime o yarar.”
    Bir cahile bir kitap miras kalır.
    Adam kitabı alır,
    komşusu kitapçıya gider:
    “Bak, ne güzel kitap, der,
    fakat sen bana beş on kuruş ver,
    benim işime o yarar.”
    Nâzım Hikmet, La Fontaine’den Masallar
    Bu fablda;
    I. Teşhis ve intak sanatlarından yararlanıldığı,
    II. Fablın kahramanlarından birinin hayvan olduğu,
    III. Fablda zamanın belli olduğu
    bilgilerinden hangisine veya hangilerine ulaşılabilir?
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III
    CevapC
    10. Pasif dinleme; dinleyicinin sözlü tepkide bulunmadığı, konuşulanı sessizce dinlediği dinleme çeşididir. Dinleyicinin dinledikleriyle ilgili zihinsel faaliyetlerini etkinleştirmek amaçlanır. Dinleyicinin sessizliği, konuşmacıya, söylediklerinin kabul gördüğü izlenimi verir. Bu dinleme türünde konuşmacı dinleyenin kendisini anlayıp anlamadığı konusunda kesin bir yargıya ulaşamaz.
    Buna göre pasif dinleme ile ilgili olarak;
    I. Empati kurulduğu,
    II. Zihinsel sürecin etkinleştiği,
    III. Karşılaştırma yapıldığı
    bilgilerinden hangisine veya hangilerine ulaşılabilir?
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III
    CevapB
    11. Aşağıdakilerden hangisi etkili dinlemenin özelliklerinden biridir?
    A) Dinleme belli bir amaç gözetilerek yapılır. B) Dinleme sırasında başka bir işle uğraşılabilir. C) Dinleme sırasında not alınmaz. D) Yargılayıcı bir tutum içinde dinleme yapılır. E) Önyargılı bir şekilde dinleme gerçekleşir.
    CevapA

    9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 139 Cevabı

    12. I. Köylerin birinde bir Keloğlan ile anası yaşarmış.
    II. Her seferinde sayfalar büyük bir güçlükle açılmış.
    III. Evveli bir varmış bir yokmuş bir derviş ile bir kocakarı varmış.
    Yukarıdaki cümlelerin hangisinde veya hangilerinde “ile” kelimesi edat olarak kullanılmıştır?
    A) Yalnız I
    B) Yalnız II
    C) Yalnız III
    D) I ve III
    E) II ve III
    CevapB
    13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ne ne” bağlacı kelime gruplarını birbirine bağlamaktadır?
    A) Ne kimsenin bir tüyüne dokunur ne de yerdeki karıncayı incitirmiş.
    B) Ne bir dağda yağmurumuz var ne bir bağda yaprağımız var.
    C) Meyvesini de ne siz sorun ne ben söyleyim.
    D) Ne altın oluk ne gümüş oluk bir damla su vermiş.
    E) Tasa dediğin ne korkuya benzer ne kuruntuya benzer.
    CevapD
    14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, ayraçla gösterilen yere iki nokta (:) konulmalıdır?
    A) Ünsüzler ( ) sürekli olup olmadıklarına ve ses yolunda titreyip titremediklerine göre adlandırılır.
    B) Süreksiz sert ç, k, p, t ünsüzleriyle biten kelimeler, ünlüyle başlayan bir ek aldığında bu kelimelerin sonunda bulunan ç, k, p, t sert ünsüzleri yumuşar ( ) c, g (ğ), b, d ünsüzlerine dönüşür.
    C) Türkçedeki sesler, ses yolundan çıkışlarına göre iki gruba ayrılır ( ) ünlüler ve ünsüzler.
    D) Sözel derslerden tarih, felsefe, coğrafya ( ) sayısal derslerden fizik, kimya, biyoloji alıyorum.
    E) Çekim ekleri kelimelerin diğer kelimelerle bağ kurmasını, cümlede görev almasını sağlayan ( ) hâlini, sayısını, zamanını, kişisini bildiren eklerdir.
    CevapC
    15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı yoktur?
    A) Yanardağdan püsküren mağma değişik şekiller almış.
    B) Bu aracın çarpma sonucu egzosu delinmiş.
    C) Eşgüdümlü çalışırsak işi daha çabuk bitiririz.
    D) Düşmanla göğüs göğüse mücadele ettiler.
    E) Eski düşmanlar şimdi can ciğer oldular.
    CevapD

    9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 140 Cevabı

    16. Aşağıda verilen tamlayıcı dallanmış ağaçtaki bilgilerden bazısı doğru, bazısı yanlıştır. İlk ifadeden başlayıp, cevap oklarını takip ederek doğru çıkışa ulaşınız.
    Fabllar, bir ahlak dersi vermesi yönüyle masallardan ayrılır.











9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı 6. Ünite Cevapları


9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı 5. Ünite Cevapları
DKC Bir cevap motorudur... Sağ üstteki "Eksik sayfa bildir"butonuna tıklayarak istediğiniz sayfaları bize bildirebilirsiniz.
Paylaş:
📌 EKSİK SAYFA BİLDİR...