10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları İlke Yayınları

10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları İlke Yayınları Cevap anahtarı

4-5-6-7. ÜNİTE CEVAPLARI



4. ÜNİTE CEVAPLARI

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 92 Cevabı
Ahmet Yesevi, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Ahi Evran, Yunus Emre, Hacı Bektâş-ı Bayrâm-ı Veli gibi şahsiyetlerin Anadolu’nun kültürel yapısına katkıları hakkında neler biliyorsunuz? Arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
  • Cevap: Bu önemli şahsiyetler Türk-İslam dünyasının hoşgörü ve mütevazı bir şekilde yaşamasını öğretti. İşte bu nedenledir ki günümüzde bile Anadolu’da mezhep çatışmaları olmamakta ve insanlar birbirlerine karşı hoşgörülü bir şekilde yaklaşmaktadır. 
SÛFÎLER VE ÂLİMLERİN ÖĞRETİLERİNİN ANADOLU’NUN İSLAMLAŞMASINA ETKİLERİ
Anadolu’nun İslamlaşması, Türk ve İslam tarihinin en önemli olaylarından birini oluşturmaktadır. Anadolu’nun İslamlaşması bir dönemde meydana gelmiş ve kısa süre içinde sona ermiş bir olgu değildir.
XI. yüzyıl başlarında Horasan Bölgesi’nde siyasi birlik kuran Selçuklular, Anadolu’ya Çağrı Bey önderliğinde akınlarda bulundular. 1071 Malazgirt Zaferi’yle de Anadolu kapıları Müslüman Türklere tamamen açıldı. Bundan sonra Türkmenler sadece akın için değil, yerleşme amacıyla Anadolu’ya geçmeye başladı. Diğer yanda Büyük Selçuklu Devleti’nin Türkmenleri Anadolu’ya iskân etme siyaseti de bu yerleşmeye uygun zemin hazırladı. Bunun sonucunda Oğuz boylarına mensup kalabalık Türkmen kitleleri Türkistan, Horasan ve Azerbaycan taraflarından gelerek Anadolu’ya yerleşmeye başladı.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 95 Cevabı
Hoca Ahmet Yesevi, Mevlânâ Celâleddîn Rûmî, Hacı Bektâş-ı Veli, Ahi Evran, Yunus Emre ve Hacı Bayrâm-ı Veli düşünceleriyle insanları nasıl etkilemiş olabilirler? Sınıfta arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
  • Cevap: Tasavvuf ehli olan bu önemli şahsiyetler fikirleri ve dünyaya bakış açılarıyla insanların hoşgörülü, imanlı, mütevazi, anlayışlı, temiz ahlaklı olmasını öğretmiştir. 

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 96 Cevabı
1. Medreselerin kuruluş amaçları hakkında neler biliyorsunuz? Belirtiniz.
  • Cevap
2. Türk dünyasında yetişmiş önemli bilim insanlarından hangilerini biliyorsunuz?
  • CevapAbbas Vesim Efendi, Abdurrahman El-Hazini, Akşemsettin, Ali Kuşçu, Behram Kurşunoğlu, Beyruni, Cabir Bin Hayyan, Cahit Arf…
OSMANLI DEVLET İDARESİNİ OLUŞTURAN UNSURLAR
Osmanlı devlet idaresi seyfiye (askerî bürokrasi), ilmiye (din, eğitim ve hukuk bürokrasisi) ve kalemiye (sivil bürokrasi) şeklinde birbirini tamamlayan üç bölümden oluşurdu. Bu üç sınıf üyelerinin Müslüman olma zorunluluğu vardı. Bu sınıfların birlikteliği sayesinde Osmanlı Devleti güçlü bir merkezî otoriteye sahip oldu. Bunun sonucunda da üç kıtaya hükmeden büyük bir imparatorluk konumuna erişti.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 98 Cevabı
İlmiye sınıfının görevlerini günümüzde hangi kamu mensupları yerine getirmektedir? Belirtiniz.
  • Cevap
Aşağıda verilen ilmiye sınıfı üyelerinin görev ve sorumluluklarını ilgili yerlere yazınız.
  • Cevap
Şeyhülislam: Dini konularda yüksek yetkilere sahip olan kişiydi. Bir işin dine uygun olup olmadığını belirleyen fetva yı verirdi.Örneğin Osmanlı ordusu için savaştan önce Fetva çıkarırdı. ( Günümüzdeki Diyanet işleri’ne benzetebiliriz. )Divana direkt katılmaz ,çağrılırsa giderdi.
Kazasker: Divandaki davalara bakardı. Kadı ve müderrisleri atardı.Şeyhülislam divana direkt üye olmadığından İlmiye sınıfından olması sebebiyle divanda ilmiye sınıfının temsilcisiydi.( Günümüzde Adalet bakanına benzetebiliriz. )
Kadı: Divandaki davalara bakardı. Kadı ve müderrisleri atardı.Şeyhülislam divana direkt üye olmadığından İlmiye sınıfından olması sebebiyle divanda ilmiye sınıfının temsilcisiydi.( Günümüzde Adalet bakanına benzetebiliriz. )
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 99 Cevabı
OSMANLI EĞİTİM KURUMLARI
XVI. yüzyılda üç kıtaya hükmeden Osmanlı Devleti’nin geniş coğrafyası içinde etnik yapı, din, dil ve yaşadıkları coğrafi bölgelerin özellikleri ile yaşam şekillerinde farklılıklar vardı. Bu farklı özelliklere sahip
Osmanlı halkının devletin istediği insan tipi hâline gelmesi ancak eğitim ve öğretim sayesinde mümkündü. Devletin kurumlan eğitimli insanlar sayesinde ayakta durabilirdi. Bu yüzden Osmanlı Devleti eğitime son derece önem verdi. Daha önceki Türk İslam eğitim sistemlerini de örnek alarak yeni bir eğitim sistemi geliştirdi. Bilim insanlarını korudu ve destekledi. Dolayısıyla Osmanlı Devleti’nin büyük bir devlet olmasında uyguladığı başarılı eğitim sistemi önemli rol oynadı.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 100 Cevabı
TÜRK DÜNYASINDA YETİŞMİŞ BAZI BİLİM İNSANLARI
Osmanlı medreselerinde ve Türk İslam coğrafyasında birçok ünlü bilim insanı bilimsel faaliyetlerde bulundular. Bilim insanlarının yetiştirdiği öğrenciler bilim hayatının gelişmesine büyük katkı sağladılar. Nitekim Türk dünyasında yetişmiş olan en önemli bilim insanları arasında Akşemseddin, Uluğ Bey ve onun öğrencisi olan Ali Kuşçu’nun yeri oldukça farklıdır.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 101 Cevabı
ETKİNLİK
XV ve XVI. yüzyıllarda Türk ve İslam dünyasındaki diğer bilim insanları hakkında araştırma yapınız. Elde ettiğiniz bilgilerden hareketle bir tarih gazetesi hazırlayarak okul panosunda sergileyiniz.
  • Cevabı:
XV. Yüzyıl Türk ve İslam  Dünyasındaki Bilim İnsanları
Pîrî Reis (1465/1470 -1554) :Pîrî Reis Osmanlı Türk’ü denizci ve kartografıdır. Asıl adı Muhyiddin Pîrî Bey’dir. Amerika’yı gösteren meşhur haritası ve “Kitab-ı Bahriye” adlı denizcilik kitabıyla tanınmıştır.
XVI. Yüzyıl Türk ve İslam  Dünyasındaki Bilim İnsanları
Kâtip Çelebi (1609-1657): Kâtip Çelebi ya da Hacı Halife, tarih, coğrafya, bibliyografya ve biyografya ile ilgili çalışmalar yapmış Türk-Osmanlı âlimdir.
Dünya bilim edebiyatında en ünlü ve bilinen eseri; İslam dünyasının en değerli eserlerini içeren 15.000 kitabı ve 10.000 müellifi (yazar) alfabetik dizin sistemine göre tanıtan “Keşf ez-zunûn ‘an esâmî el-kutub ve-l-fünûn”dur.
Ayrıca daha sonra İbrahim Müteferrika tarafından basılan meşhur coğrafya ansiklopedisi “Cihannüma” ile tanınır.

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 102 Cevabı
1. Sözlü halk kültürü kavramı sizde ne gibi duygular ifade etmektedir? Açıklayınız.
  • Cevap: Sözlü halk kültürü, nesilden nesle ağızdan ağza aktarılarak gelen bir sanata ya da sanatçıya ait bir kavram olarak ortak bir mal olarak kabul edilen unsurlardan oluşmaktadır. Hikayeler, destanlar, şiirler, türküler sözlü halk kültürünün en değerli örneklerini barındırır. Atasözleri ve deyimler de hayata dair gerçekleri ortaya koyan örneklerdir.
2. Şair sultanlar ve eserleri hakkında araştırma yapınız. Araştırma sonuçlarınızı sınıfta sununuz.
Cevap: Osmanlı Devleti’nin padişahları arasında şiirle ilgilenen ve sanata düşkün olan padişahlar da olmuştur. Osmanlı Devleti’nin hakim olduğu yıllarda şiir ve edebiyat alanında önemli gelişmeler olurken şiir kendini ispat etme iddiasında olanların da tutunduğu bir dal olarak revaçta olmuştur.
Günümüzde Fatih Sultan Mehmed, Sultan Süleyman başta olmak üzere birçok padişahın şiir eserleri bulunmaktadır. Yeniden yazma eserler olarak da basılmaya başlanmıştır.
Şair sultanlar şu şekildedir:

*Sultan I. Murad (Muradi)
*Sultan II. Mehmet (Avni)
*Sultan II. Bayezid (Adli)
*Sultan Selim (Selimi)
*Sultan Süleyman (Muhibbi)
*Sultan III. Murad (Muradi)
*Sultan I. Ahmed (Bahti)
*Sultan II. Osman (Farisi)
*Sultan III. Ahmed (Necib)
*Sultan III. Selim (Selimi)

OSMANLI’DA SÖZLÜ VE YAZILI KÜLT ÜRÜN TOPLUM HAYATINA ETKİLERİ
Bir kültürün nesilden nesile taşınmasında sözlü ürünlerin büyük bir önemi vardır. Bunlar başlangıçta bir sanatçıya aitken zamanla sanatçının kişilik özelliklerinden sıyrılarak toplumun ortak malı olur. Çünkü sanatçının özelliklerinden sıyrılan eser, toplumun tüm özelliklerini taşır. Ait olduğu toplumun inançlarını, geleneğini, dil özelliklerini yansıtır. Bu eserler yazıya geçirildikleri dönemin tüm özellikleriyle birlikte o eserde donup kalır. İslamiyet Öncesi Dönem’de oluşmaya başlayıp Osmanlı Dönemi’nde zirvede olan sözlü edebiyat ürünleri, bu ürünlerin yazıya geçirilmesiyle zenginleşen halk edebiyatı ve İslamiyet etkisiyle oluşan Divan Edebiyatı, OsmanlI’daki sözlü ve yazılı kültürün en güzel örneklerini barındırır.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 104 Cevabı
Sözlü ve yazılı kültür unsurlarının Osmanlı toplum hayatına ne gibi etkileri olmuştur? Arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
Cevap:  Sözlü ve yazılı kültür unsurları kültürel mirasın korunmasını sağlamıştır. Sözlü ve yazılı kültür ürünleri ile Türk milli kültürü korunmuş, halkın öğrenmesi sağlanmış, dil, din birlikteliği ve millet olma şuuru kazandırmıştır. Osmanlı Toplum hayatına etkileri şunlardır;
  • Kültür, gelenek ve görenekler nesilden nesile aktarılmıştır.
  • Millet olma şuurunu kazandırmıştır.
  • Osmanlı toplum hayatına duygu ve düşünce birlikteliği sağlamıştır.
  • Kültürel yozlaşmayı ve diğer kültürlerin zararlı etkilerini önlemiştir.
  • Türk dili korunmuştur, Türk sanatı oluşmuştur.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 105 Cevabı
II. MURAD DÖNEMİ’NDEKİ KÜLTÜREL GELİŞMELER
Sultan II. Murad Dönemi’nde yapılan faaliyetlerin Osmanlı kültür hayatına ne gibi katkıları olmuştur? Arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
Cevabı:
  • Osmanlılarda, Türkçe ilk defa II. Murat zamanında devlet eli ile koruma altına alınmıştır
  • Türkçe’nin bir devlet dil olması sağlanmıştır
  • Türkçe’nin diğer diller tarafından yozlaşması önlenmiştir
  • Türkçe eserler verilmesi sağlanmıştır
  • Murat’ın yaptığı faaliyetler ile Türk milliyeti düşüncesi somutlaşmıştır. (Kayı damgalı para bastırmak)
  • Türk kültürünün yazılı eserlerle bir sonraki nesle aktarılması sağlanmıştır
  • Türk kültürünü kaybolması önlenmiştir.
  • Yaptırdığı bir çok mimari eserle Türk kültür ve sanatının gelişmesini sağlamıştır.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 106 Cevabı
ŞAİR SULTANLAR
Osmanlı padişahları iyi birer devlet idarecisi olmalarının yanı sıra sanat ve edebiyat konusunda da kendilerini oldukça geliştirmişlerdi. Bunda Osmanlı sultanlarının sanatçıları ve bilim insanlarını desteklemesinin payı büyüktür. İyi bir eğitimden geçen Osmanlı şehzadeleri ve sultanları, genelde musikiye ve şiire ilgi gösterdiler. Osmanlı sultanları devrin ünlü şairleriyle dostluklar kurarak, şiir sohbetlerinde bulundular. Daha ilk öğrenimleri sırasında kuvvetli bir dil ve edebiyat eğitimi alan sultanlardan pek çoğu şiir yazdı. Bir kısmı da divan tertip edecek kadar şairlik vasıflarını ön plana çıkardı. Osmanlı padişahlarının çoğu tekke eğitimi ve terbiyesi çerçevesinde eğitim aldıklarından; şiirleri de genelde dinî ve tasavvuf içeriklidir.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 107 Cevabı
Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi Saltanat dedikleri ancak cihan kavgasıdır Olmaya baht ü sa’adet dünyada vahdet gibi Ko bu ıyş u işreti çün kim fenadır akibet Yar-ı bakî ister isen olmaya tâ’at gibi Olsa kumlar sagışınca ömrüne hadd ü aded Gelmeye bu şîşe-i çarh içre bir sâ’at gibi Ger huzûr etmek dilersen ey Muhibbî fariğ ol Olmaya vahdet cihânda kûşe-i uzlet gibi
Kanuni Sultan Süleyman (Muhibbî)
Halkın gözünde devlet gibi değerli bir şey yok.
Halbuki şu dünyada bir nefes sıhhat gibi devlet olamaz.
Saltanat dedikleri sadece bir dünya kavgasıdır.
Dünyada Allah’a yakınlık gibi büyük saâdet ve baht açıklığı olamaz. Bu eğlenceyi yeme içmeyi bırak, sonu kötüdür.
Eğer ebedî bir sevgili istiyorsan ibâdet gibi yoktur.
Ömrün, kumar sayısınca sınırsız ve hesapsız olsa bile,
Bu feleğin fanusunda bir saat gibi bile gelmez.
Ey Muhibbî, eğer huzur içinde olmak istersen, ferâgat sahibi ol Dünyada yalnızlık köşesine çekilmek gibi Allaha yakınlaşma olamaz.
Şair Osmanlı sultanlarının diğer şiirlerinden örnekler hazırlayınız. Hazırladığınız şiirleri okul panosunda sergileyiniz.
  • CevabıSultan I. Murad (Muradi)’ın şiirlerinden bir örnek;
GAZEL
Biz kamu esrara mahrem sâhib-i hâl isteriz
Rikkat-i kalb ile her dem çeşm-i seyyâl isteriz
Aşk-ı cânân ile dâim hâlimiz hoşdur bizim
Vasfının zikrinden özge sanmanız kâl isteriz
Yârdan gayrı bizimdir yanımızda hâr u has
Sanmanuz iki cihanda mansıb u mâl isteriz
Bakmazuz ârâyiş-i âlemlere subh u mesa
Âlemi geşt eyleyip bir kalb-i meyyal isteriz
Ey Muradî arife her bir kelâmun rûhdur
Nûr-ı lâmî’ mîm ü hâ vü mîm ile dâl isteriz
Günümüz Türkçesiyle:
1-Bütün sırları bilen ve dışa bakınca içi okuyan adam gibi adam isteriz biz. Kalbinin incelmişliği içinde her an yaş dökecek göz isteriz.
2-Sevginin aşkı ile hoş yaşayıp gitmedeyiz. Sanmayınız ki onun güzelliklerini anlatmaktan başka bir sözü ne duymak, ne de söylemek isteriz.
3-Sanmayınız ki, iki cihanda da makam, mevki peşindeyiz ve mal, mülk isteriz; asla! Sevgiliden başka her şey, gözümüzde çerçöpten ibarettir.
Gerçek sevgiliden gayrı hiçbir şeye zerre kadar değer vermeyiz.
4-İster gece, ister gündüz; dünyanın süsüne dünya nimetlerine ve masivaya asla dönüp bakmayız. Her yeri araştırıp gezinmemiz, aşk kabiliyeti olan bir gönül aramak içindir.
5-Ey Muradî! Arif olan, senin her bir sözünden “ruh” anlar veya mecazlar kullandığını görür.
Onun içindir ki biz, parlayan bir nur; yani mim, ha, mim ve dal(Muhammed) isteriz veya bu harflere ruh katan peygambere ait nuru isteriz.

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 108 Cevabı
Osmanlı hâkimiyetiyle birlikte Anadolu ve Rumeli’de ne gibi değişimler yaşanmış olabilir? Bu konudaki düşüncelerinizi arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
CevapAnadolu ve Rumeli’de Türk İslam kültürünün etkileri görülmüştür. Anadolu ve Rumeli’nin Türk yurdu olmasına katkı sağlamıştır Osmanlı şehir kültürü oluşmuştur. Rumeli’ye geçen Osmanlı, karşılaştığı yeni kültürle beraberinde götürdüğü Türk kültürünü harmanlamıştı Rumeli’nin türküleri, halk oyunları, el işlemeleri ve mimarisi Osmanlı sanatlarını etkilemiş, böylece ortak Rumeli-Türk kültürü ortaya çıkmıştır. Osmanlı hakimiyetine ait yerlere girildiğinde burasının Türk yurdu olduğu izlerini taşıyan cami, medrese, saray, yol ve köprüler göze çarpmaya başlamıştır.
OSMANLI’DA ŞEHİR PLANLAMASI
XIV-XVI. yüzyıllar arasında Anadolu ve Rumeli’de hâkimiyet kuran Osmanlı Devleti, daha önceki Türk İslam devletlerinde olduğu gibi imar faaliyetlerine büyük önem verdi. Osmanlı şehir kültürü, birbirinden çok farklı, etnik, dinî ve ekonomik yapılar üzerine tesis edildi. Dolayısıyla Osmanlı Devleti’nin hâkimiyet kurduğu Anadolu ve Rumeli’de şehir kültürü, Türk ve İslam kültürü başta olmak üzere diğer kültürleri de özümseyerek biçimlendi. Osmanlı Devleti öncelikle, Türkiye Selçuklularının şehir mirası üzerinde gelişti. Sonraki dönemlerde ise şehirlere kendi kültürünü yansıttı.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 109 Cevabı
OSMANLI MİMARİ ANLAYIŞI
Erken Dönem diye bilinen Osmanlı mimarisinin temel öğesini külliyeler, külliyelerin ana unsurunu ise camiler oluşturmaktaydı. Osmanlı mimari anlayışında farklı planlarda yapılan çok sayıda cami ön plana çıktı. Osmanlı Erken Dönemi’ne ait ilk eserler genelde İznik, Bursa ve Edirne’de yapıldı. İznik’teki Hacı Özbek Cami, Süleyman Paşa Medresesi, Bursa’da Yıldırım Bayezid Döneminde inşa edilen Ulu Cami, Yıldırım Bayezid Bedesteni, Osmanlı Devleti’nin ilk hastanesi niteliğinde olan Yıldırım Darüşşifası bu dönemin mimari eserleri arasında gösterilebilir.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 110 Cevabı
Mimar Sinan’ın önemli eserleri ve bu eserlerin özellikleri ile ilgili bir pano hazırlayınız. Hazırladığınız panoyu okulda sergileyiniz.
CevabıMimar Sinan’ın önemli eserleri aşağıda listelenmiştir. 
  • Şehzade Camii.
  • Süleymaniye Camii.
  • Selimiye Camii.
  • Üsküdar Mihrimah Sultan Camii.
  • Kılıç Ali Paşa Camii.
  • Rüstem Paşa Camii-Tekirdağ …
  • Sokollu Mehmet Paşa(Azapkapı) Camii.
OSMANLI EL SANATLARI
Osmanlı Erken ve Klasik Dönemi’nde mimari dışında ahşap ve taş işlemeciliği, dokumacılık, çinicilik ve hat sanatı da önemli gelişme gösterdi. Bu sanat dalları ve özellikleri genel olarak şunlardır:
Ağaç ve yan ürünlerinin işlemeye elverişli yapısından dolayı ahşap işlemeciliği (Görsel 4.24), kapı ve pencere kapaklarında, bilhassa minberlerde yaygın bir kullanım alanı buldu. Taşa uygulanan bütün teknikler ahşaba da uygulanmış olup daha kolay işlenebildiği için ahşap taştan daha zengin bezeme tekniklerine sahipti.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 111 Cevabı
Osmanlı Dönemine ait ahşap ve taş işlemeciliği ile ilgili çevrenizde yapılmış eserlere örnekler veriniz.
  • Cevabı: Herkes Kendi ili ile ilgili bilgileri paylaşabilir.

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 113 Cevabı
A. Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruların doğru seçeneklerini işaretleyiniz.
1. I. Devletin teokratik bir yapıya sahip olması,
II. Divânda alınan kararların İslam dinine uygun hâle getirilmesi,
III. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin ivme kazanması
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri Osmanlı Devleti’nde “ilmiye sınıfının” öneminin artmasına neden olmuştur?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III
  • Cevap: E
2. Anadolu’nun önde gelen sûfilerinden biri olan Hacı Bayrâm-ı Veli’nin;
I. konar-göçer Türkmenlerin yerleşik hayata geçmelerine büyük katkı sağlaması,
II. tasavvuf alanında önemli çalışmalarda bulunması,
III. birçok sûfî yetiştirerek Anadolu ve Rumeli’ye göndermesi
faaliyetlerinden hangisi ya da hangileri Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasına katkı sağlamıştır?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III
  • Cevap: E
3. Aşağıda verilenlerden hangisi “ilmiye sınıfı” içerisinde yer almaz?
A) Şeyülislam
B) Reisülküttap
C) Kazasker
D) Müderris
E) Kadı
  • Cevap: B
4. Aşağıda verilenlerden hangisi Klasik Dönem Osmanlı sanatları arasında gösterilemez?
A) Resim B) Hat C) Ahşap işlemeciliği
D) Dokumacılık E) Çinicilik
  • Cevap: A
5. I. Şehrin cami, bedesten ve imaret gibi kurumların etrafında yoğunlaşması,
II. Şehirlerin genelde ticari faaliyetlerinin yoğunlaştığı güzergâhlar üzerinde kurulması,
III. Önemli mahalle ve sokaklara gayrimüslim unsurların yerleşmelerine izin verilmemesi Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri Osmanlı şehir planlamacılığı ile ilgilidir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III
  • Cevap: C
6. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı mimarisinin eserleri arasında gösterilemez?
A) Gevher Nesibe Darüşşifası
B) Rüstem Paşa Bedesteni
C) Edirne Üç Şerefeli Cami
D) İznik Medresesi
E) Bursa Ulu Cami
  • Cevap: A
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 114 Cevabı
B. Aşağıda verilen görsellerin altına hangi sanat dalı ile ilgili olduğunu yazınız.
  • Cevap
C. Aşağıda verilen ifadelerin başına doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
  • Cevap
1. (Y) Osmanlı Devleti’nde kazaskerler seyfiye sınıfı içinde yer almaktadır.
2. (D) Medreseler, en önemli Osmanlı örgün eğitim kurumlan arasındadır.
3. (Y) Türk dünyasında yetişmiş olan bilim insanlarından Akşemseddin astronomi çalışmalarıyla ün kazanmıştır.
4. (D) Osmanlı Devleti’nde ahşap işçiliğiyle uğraşan sanatkârlara “neccar” denilirdi.
5. (D) Osmanlı Devleti’nde kitabi kültür (divân edebiyatı) padişahların desteği ile gelişmiştir.
Ç. Aşağıdaki noktalı yerlere uygun ifadeleri yazınız.
  • Cevap
1. Mimar Sinan’ın İstanbul’daki çıraklık eseri………Şehzade Cami……, yine İstanbul’da inşa ettiği kalfalık eseri…….Süleymaniye Cami………, Edirne’deki…..Selimiye Cami……….ise ustalık eseridir.
2. Osmanlı Devleti’nde ilmiye sınıfı üyelerinden…..kazasker…………divanda adli ve askerî işlerden; taşrada ise adli ve idari işlerden…..kadı……sorumludur.
3. Osmanlı’da güzel yazı yazma sanatına……hat….., bu sanatla uğraşanlara ise……hattat…..denir.
4. Osmanlı padişahlarından Fatih Sultan Mehmet…..Avnî………mahlası ile şiirler yazmıştır.
5. Türk dünyasının yetiştirmiş olduğu en önemli isimlerden biri olan Uluğ Bey …Semerkant…… şehrinde bir rasathane inşa etmiştir. Onun öğrencilerinden………Ali Kuşçu……ise Osmanlı eğitim sisteminin gelişmesine katkıda bulunmuştur.
D. Aşağıdaki açık uçlu soruların cevaplarını defterinize yazınız.
1. Medreselerin Osmanlı eğitim sistemine katkıları neler olmuştur?
  • Cevap: Medreseler, Osmanlı eğitim sistemine katkı sağlamıştır. Medreselerin Osmanlı eğitim sistemine katkıları, sosyal bilimler ve fen bilimleri alanında gelişmelerin yaşanmasıyla bilim insanlarının yetişmesi, devlet adamlarının yetişmesi, ülkenin kalkınması ve gelecek nesillerin teminat altında olması şeklinde gerçekleşmiştir. Osmanlı medreseleri, cumhuriyetin ilan edilmesiyle birlikte laik bir düzen için yapılan inkılaplar nedeniyle feshedilmiştir. Modern ve çağdaş okulların kurulması söz konusu olmuştur.
2. Osmanlı’da medreselerin eğitim dünyasına katkıları neler olmuştur?
  • Cevap: Osmanlı’da medreselerin eğitim dünyasına katkısı, sosyal bilimler ve fen bilimleri alanında yaşanmıştır. Tarih, coğrafya, felsefe, sosyoloji, mantık, matematik, fizik, kimya, biyoloji, geometri alanlarında önemli eserler ve bilim insanları ortaya çıkarmıştır.Osmanlı’da bilim insanlarının yetişmesine, devlet adamlarının göreve gelmesine katkısı olmuştur. Böylece insan yetiştirmenin önemi uzun müddet büyük güç olarak liderlik yapan Osmanlı Devleti için çok önemli olmuştur.
3. Osmanlı hâkimiyeti ile birlikte Rumeli’deki şehirlerde mimarî açıdan ne gibi gelişmeler yaşanmıştır?
  • Cevap: Osmanlı Devleti’nin Rumeli hakimiyetinden sonra şehirlerde han, hamam, cami, medrese, kütüphane, külliye, cami, mescid, köprü, çeşme gibi eserlerin yapılmasıyla Osmanlı dokusu işlenmiştir. Bu şehirlerde minarelerin yükselmesi, kubbelerin ortaya çıkması ve cumbalı evlerin varlığı Osmanlı şehri olarak Rumeli şehirlerini öne çıkaran dokunuşlar haline gelmiştir. Rumeli şehirleri her bakımdan günümüzde de bu konumunu korumaktadır.
4. Osmanlı coğrafyasında sözlü kültürün toplum hayatına etkileri neler olmuştur?
Cevap
  • Sözlü kültür sayesinde Anadolu halkı yüzyıllar boyunca kendi dil, kültür ve beğenilerini koruyup geliştirme imkanı bulmuştur.
  • Toplumsal sevinçler, kederler ve üzüntüler sözlü halk kültürü sayesinde OsmanlI halkının dayanışma ve kaynaşmasını güçlendirmiştir.
  • Sözlü kültür ürünleri halkın ortak duygu ve düşüncelerini dile getirmeleri sayesinde Türk kültürünün korunmasında ve yaşatılmasında önemli bir katkı sağlamıştır.
  • Milli kültür, tarih şuuru oluşmuştur.
  • Millet olma duygusunu güçlendirmiştir.
5. Uluğ Bey’in Türk dünyasına ne gibi katkıları olmuştur?
  • Cevap: Uluğ Bey’in Türk dünyasına olan katkıları, Ay ve yıldızların hareketlerini gösteren tablolar yapmıştır. Ay ve yıldızların hareketi ile ilgili olarak dersler vermiştir. Haritalar ve yer-yön tahminlerinin yapılmasında temeller oluşturmuştur. Coğrafya, Gök Bilimi ile ilgili yaptığı çalışmalar yer ve yön bulma bakımından yeni bir çığır açmıştır. Bu bakımdan gemicilik ve denizcilik faaliyetlerinin gelişmesini sağlamıştır.

5. ÜNİTE CEVAPLARI

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 117 Cevabı
Genel ağ üzerinden panoramikmuze.com (Panorama 1453 Fetih Müzesi) sitesini ziyaret ederek İstanbul’un fethi ile ilgili bilgi edininiz.
  • Cevapİstanbul Mö 657 yılında Megaralılar tarafından kurulmuştur. Byzas isimli komutanın yönetimde bulunmasnıdan ötürü Byzantion adı verilmiştir. Byzantion için Atinalılar ve Spartalılar savaşmışlardır ve sonunda 4.yüzyılda Roma İmparatorluğu İstanbul’u fethetmiştir. MÖ 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca Doğu Roma’nın başkenti Byzantion oldu ve şehre Konstantinapolis adı veridi. Şehir Gotlar , Araplar, Ostrogotlar, Bulgarlar tarafından kuşatıldıysa da alınamadı. Yoğun kuşatmalardan dolayı Karadeniz’e kadar tüm şehir güçlü surlarla kaplandı. 1203-1261 yıllarında haçlıların elinde kalan şehir daha sonra tekrar Bizans kontrolüne geçti. 1299 yılında Osmanlı devleti kurulup gelişti ve toprakları arasında kalmış olan Bizans şehrini fethetmek istiyordu bir kaç başarısız kuşatma girişiminin ardından,1453 yılında 2.Mehmet Rumeli hisarının karşısında anadolu hisarını yaptırdı, balyemez isimli çok güçlü topları döktürdü, 6 nisan tarihinde başlayan kuşatma 29 mayısa kadar sürdü ve kuşatma esnasında gemilerin top atışına ihtiyaç duyan Osmanlı ordusu 1 gecede gemileri karadan yürüterek Haliç’e gerilmiş olan zinciri dolaştı. Bizanslılar Osmanlı donanmasına karşı güçsüz kaldı ve bu sürpriz saldırı sonucunda 29 Mayısta surlarda büyük gediklerden Osmanlı ordusu şehre girmeyi başardı.
Bu fetih sonucunda:
  • Türklerin Balkanlardaki ilerleyişinin önündeki son engel kalkmış oldu.
  • Ortaçağ bitip, yeniçağ başladı.
  • 23 Nisan 1920 de Ankara başkent ilan edilene dek İstanbul başkent olarak kalmıştır.
İSTANBUL’UN FETHİ’NİN SEBEPLERİ
II. Mehmet, boğazlara egemen olmadıkça yurdun tam bir güvenlik içinde olamayacağını biliyordu. Sıkışık anlarda Anadolu’dan Rumeli’ye ya da Rumeli’den Anadolu’ya rahatça kuvvet geçirebilmeliydi. Oysa İstanbul,
Bizans’ın elinde bulunduğu müddetçe bu rahatlık mevcut değildi. Osmanlı Devleti, deniz ticaretini geliştirmek ve boğazlara hâkim olmak için mutlaka İstanbul’u fethetmeliydi. Burayı alarak Karadeniz’i bir Türk gölü hâline getirebilir ve Akdeniz ticaretinde söz sahibi Harita 52 1452 Osmanlı sınırlarını gösteren harita
olabilirdi. İstanbul’un fethiyle kuzey ve doğu Avrupa’dan gelen ticaret yolları ile Karadeniz-Akdeniz arasındaki su yollarının denetimi de OsmanlIların eline geçeceği gibi Osmanlı Devleti ticari ve ekonomik bakımdan güçlenecekti. Bizans İmparatorluğu, Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü bozuyordu (Harita 5.2). OsmanlIlara karşı Hristiyan Batı âlemini Haçlı Seferleri için tahrik ediyordu. Saltanat iddiasında bulunan Osmanlı şehzadelerini koruyup destekleyerek devleti devamlı bir iç savaş tehdidi altında tutuyordu. Yine İstanbul fethedilirse Katolik ve Ortodoks kilisesi birbirinden ayrılacak dolayısıyla Hristiyan âlemi de birleşmemiş olacaktı.
Diğer yandan Türk İslam âlemi için Hz. Muhammed’in “İstanbul muhakkak feth olunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutan ve onun askeri ne güzel askerdir.” hadisi, ilahi bir vaat olarak görtîlüyordu.
Yukarıdaki harita ve metinden hareketle İstanbul’un fethinin jeopolitik, siyasi ve dinî nedenlerini aşağıya yazınız.
  • Cevap
JEOPOLİTİK: İstanbul’un Karadeniz ticaret yolu üzerinde bulunması.
SİYASİ: →Bizans’ın Osmanlılarda taht mücadeleleri çıkartmak için şehzadeleri kışkırtması…
→Bizans’ın Papa’dan yardım isteyerek Osmanlı devleti üzerine Haçlı seferleri düzenlemesine ortam hazırlaması…
→Şehrin Osmanlı topraklarının ortasında yer almasından dolayı devletin toprak bütünlüğünü bozmasın.
DİNÎ: Peygamber efendimizin fethi, İstanbul’u fethedecek olan komutanı ve askerleri övmesi Fatih Sultan Mehmet’i daha da fethe yakınlaştırmıştır. İstanbul, Ortodoksların merkezi konumunda olması da dini nedenler arasında sayılabilir.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 118 Cevabı
İSTANBUL’UN FETHİ İÇİN YAPILAN HAZIRLIKLAR
Haritayı inceleyerek İstanbul’un fethi sırasında nasıl bir strateji izlendiğini belirleyiniz.
  • Cevap: Haritaya bakarak bu soruyu kendiniz yorumlayabilirsiniz. 
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 120 Cevabı
İSTANBUL’UN FETHİ’NİN SONUÇLARI
İstanbul’un fethi, Osmanlı Devleti’nin kurumsallaşmasına ne gibi katkılar sağlamıştır? Açıklayınız
  • Cevabı
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 121 Cevabı
Halifeliğin tarihçesi ve Müslümanlar açısından önemi hakkında neler biliyorsunuz? Açıklayınız.
  • Cevap: Müslümanlığın baş imamıma ve Hz. Muhammed’in (S.A.V) vekiline Halife denir. Müslümanların din ve dünya işlerinin de başkanı sayılırdı. Dört Halife Dönemi, bu uygulamanın zaman ve şartlarına göre, en demokratik olan dönemidir. Daha sonra Emevi ve ilk dönemde Abbasi hükümdarları da Saltanat ve Hilafet makamlarım birlikte yürütmüşlerdir. 1258 tarihinde Moğol Hülagû Han’ın Bağdat’ı işgal etmesinden sonra Abbasi hanedanlığından bir genç Kutsal Emanetlerle birlikte Kahire’de Memlûk Sultanı’na sığınmıştır. Daha sonra burada Halifeliğin Saltanat makamından ayrı olarak yürütüldüğünü görmekteyiz. Yavuz Sultan Selim, 1517’de Mısır’ı zapt ettiğinde, son Halife III. Mütevekkil Al Allah’ı da beraberinde İstanbul’a getirmiştir. Burada Ayasofya Camii’nde düzenlenen bir törenle Halifelik makamı Yavuz Sultan Selim’e devredilmiştir. Böylece Osmanlı sultanları, Saltanat makamlarım Hilafet makamıyla kuvvetlendirmişler ve dünya Müslümanları üzerindeki nüfuzlarım daha da genişletmişlerdir.
OSMANLI-SAFEVİ İLİŞKİLERİ VE ÇALDIRAN SAVAŞI (1514)
Osmanlı Devleti’nin doğu sınırında bulunan Safevi Devleti, kendine rakip olarak gördüğü Osmanlı Devleti’ni Şiilik propagandası yolu ile ele geçirmek istiyordu. Bu amaçla Safevi Hükümdarı Şah İsmail, II. Bayezid Dönemi’nde Tokat, Amasya ve Çorum civarında Şahkulu İsyanı’nı çıkarttı (1511). İlk başlarda başarılı olan ayaklanma, daha sonra Osmanlı Devleti tarafından etkisiz hâle getirildi.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 122 Cevabı
OSMANLI-MEMLÛKLU İLİŞKİLERİ
Çaldıran Savaşı ile Safevi tehdidini önleyen Yavuz Sultan Selim, Türk İslam dünyasındaki en rakibi konumunda olan Memlûklular üzerine yürüdü. Osmanlı Devleti’nin Memlûklular üzerine sefer düzenlemesinde;
• Fatih Dönemi’nde tamir ettirilmek istenen Hicaz su yollarına Memlûkluların izin vermemesi,
• Baharat Yolu’nun denetimini ele geçirerek ekonomik yönden güçlenmek,
• Türk İslam dünyasının tek lideri olmak,
• Halifelik makamının ve kutsal yerlerin denetimini Memlûklulardan almak gibi sebepler etkili olmuştur.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 123 Cevabı
Mısır Seferi’nin Osmanlı Devleti’ne dinî, siyasi ve ekonomik kazanımlarını aşağıya yazınız.
DİNÎ:
  • *Halifelik Osmanlı Devleti’ne geçmiştir.
  • *Kutsal emanetler İstanbul’a getirilmiştir.
SİYASİ:
  • *Memlük Devleti sona erdi, siyasi liderlik Osmanlı Devleti’ne geçti.
  • *Suriye, Filistin, Mısır ve Hicaz Osmanlı Devleti hakimiyetine geçti.
  • *Hicaz Emirliği Osmanlı Devleti’ne bağlandı.
EKONOMİK:
  • *Baharat Yolu hakimiyeti Osmanlı Devleti’ne geçti.
  • *Venedikliler, Osmanlı Devleti’ne vergi ödemeye başladı.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 126 Cevabı
1. I. Süleyman’a neden “Kanuni” denilmiş olabilir. Belirtiniz.
  • Cevap: Sultan Süleyman’a Kanuni de denmiştir. Bunun nedeni Sultan Süleyman’ın adalete, kanunlara ve geleneklere aşırı bağlı olmasından ileri gelmektedir. Sultan Süleyman, devletine, milletine, dinine, vatanına bağlı, gelenek ve göreneklere önem veren bir insandır. Bu nedenle Kanuni olarak bilinmiştir. Her padişah kanun yapmıştır, Sultan Süleyman’ın kanun yapmasıyla değil kanunlara bağlı kalmasıyla isminin bir ilgisi bulunmaktadır.
2. Bazı Avrupalı tarihçilerin Kanuni Sultan Süleyman için “Muhteşem Süleyman” ifadesini kullanmalarının sebepleri neler olabilir? Değerlendiriniz.
  • Cevap: Bazı Avrupalı tarihçilerin Kanuni Sultan Süleyman için “Muhteşem Süleyman” ifadesini kullanmalarının nedeni en uzun dönem Osmanlı Devleti’nin başında padişahlık yapması ve en fazla sefere çıkan padişah olmasından ileri gelmektedir. 46 yıl hükümdarlık yaparak yaklaşık 13 sefere çıkmıştır. Zigetvar seferinde de vefat ederek ülke topraklarına getirilmiştir. Kanuni en meşhur padişahlardan biridir.
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN DÖNEMİ SİYASİ OLAYLARI
ABD Kongre Binasında Kanuni’nin Portresi
“Capitol”, Amerika Birleşik Devletleri’nin Millet Meclisi binasıdır. Binayı yenileştirmek ve düzenlemek amacıyla 1945 yılında teşkil edilen bir heyet, ünlü kanun yapıcıların portrelerini,
Temsilciler Meclisi galerisine koymayı kararlaştırmıştı. Karar,
ABD Kongresi tarafından onaylandı. Bunun üzerine, Colombia Tarih Derneği, Pennsylvania (Pensilvanya) Üniversitesi ve ABD Temsilciler Meclisi Kütüphanesi uzmanları çalışmaya koyuldu.
Uzun araştırmalar neticesinde tarihin büyük kanun yapıcılarından 23’ünün ismini tespit ettiler. Sonra, tanınmış heykeltıraşlara görev verildi. Heykeltıraşlar, 23 ismin kabartma portrelerini mermer plakalar üzerine işlediler.
Temsilciler Meclisi galerisindeki portrelerden biri de Kanuni Sultan Süleyman’a aittir (Görsel 5.4).
Padişahlar Ansiklopedisi C 2, s. 467 (Özetlenmiştir.)
Kanuni Sultan Süleyman’ın ABD Kongre Binasında portresinin yer almasında hangi faktörler etkili olmuştur? Belirtiniz.
  • Cevap: Yaptığı yasal düzenlemeler nedeniyle Kanuni Sultan Süleyman’ın portresi ABD Kongre Binasında yer almıştır. 
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 127 Cevabı
YÜZYILDA OSMANLI-HABSBURG MÜCADELESİ VE SONUÇLARI
KANUNİ’NİN FERDİNAND’A GÖNDERDİĞİ MEKTUP
Bu zamana kadar erlik davası edersin. Meydana çık da savaşalım dersin. Şimdiye kadar kaç defa topraklarına gelip istediğimi yapıyorum. Fakat ne senden ne de yandaşlarından ne bir haber ne bir iz var. Size hükümdarlık haramdır. Askerlerinden utanmaz mısın? Eğer cesaretin varsa çık meydana seninle kozlarımızı paylaşalım. Eğer bu kez de savaş meydanına çıkmazsan yiğitlik namını ağzına almayasın.
Yukarıdaki mektuptan hareketle Kanuni Dönemi’nde Osmanlı-Avusturya ilişkileri hakkında ne gibi çıkarımlarda bulunabilirsiniz? Açıklayınız.
  • Cevap: Osmanlı-Avusturya ilişkilerinin kötü olduğunu ve düşmanlığın olduğunu anlıyoruz. 
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 129 Cevabı
İstanbul Antlaşması’nı siyasi ve ekonomik açıdan her iki ülke adına değerlendiriniz.
  • Cevabı: Osmanlı devleti siyasi açıdan anlaşmadaki şu maddeden dolayı bir handikap yaşamıştır. “Venedik, İstanbul’da Balyos denilen bir elçi bulundurabilecek. Elçiler kendi halkının davalarına bakabilecek”  Osmanlı devleti ekonomik açıdan ise şu maddeden dolayı kazançlı olmuştur. Venedik her yıl 10.000 düka altın vergi ödeyecek. 
DOĞUDA HÂKİMİYET KURULMASI
İran’ın siyasi politikaları Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki faaliyetlerini nasıl etkilemiş olabilir? Belirtiniz.
  • Cevabı: İran’ın Osmanlı Devleti aleyhine Venedik ve Avusturya ile anlaşma yapması Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki faaliyetlerini olumsuz yönde etkilemiştir. 
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 130 Cevabı
XV ve XVI. YÜZYILLARDA OSMANLI EKONOMİK POLİTİKALARI
OSMANLI EKONOMİK POLİTİKALARI
Osmanlılar da tıpkı Selçuklular gibi Doğu’yu Batı’ya, Kuzey’i Güney’e bağlayan yollar üzerinde dev kervansaraylar, bedestenler (Görsel 5.8) ve hanlar inşa ederek ticari faaliyetin emniyet içinde gelişmesini sağlamışlardır. Avrupa ekonomisinin muhtaç olduğu baharat ile diğer mamul ve ham maddeler Tebriz’den Türkiye sınırlarına giriyor; Erzurum,
Erzincan, Tokat ve Amasya yolundan Sinop’a ulaşıyor, buradan da Avrupa’ya gönderiliyordu. Birer transit merkezi durumunda olan bu şehirlere Osmanlı Devleti büyük kervansaraylar, bedesten (kapalı çarşı) hanlar ve misafirhaneler inşa etti.
Osmanlı Devleti kervansaray, bedesten gibi kurumlan neden inşa ettirmiştir? Belirtiniz.
  • Cevabı:  Ticari faaliyetlerin emniyet içinde ve daha çok gelişmesi açısından kervansaray, bedesten gibi kurumları inşa ettirmiştir. 
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 131 Cevabı
Bir Osmanlı yöneticisi olsaydınız ticareti geliştirmek için ne tür tedbirler alırdınız? Belirtiniz.
  • Cevabı: Bir Osmanlı yöneticisi olma şansımız olsaydı tarıma dayalı bir ticareti yapılmasında üretim-dağıtım ve tüketim odaklı bir sistem kurmamız gerekirdi. Bunun için tarım ürünlerini alınıp satılması adına hallerin kurulması gerekli olurdu. Pazarlarda ve çarşılarda kaliteli mahsullerin satılması için denetim sistemlerinin de kurulması gerekirdi.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 132 Cevabı
Kanuni’nin Fransa’ya kapitülasyonlar vermesini siyasi ve ekonomik yönden değerlendiriniz.
  • CevabıOsmanlı Devleti Sanayi Devrimini gerçekleştiremediği için Osmanlı pazarlarında Avrupalı devletlerin ucuz malları dolaşmıştır. Rekabet edemeyen Osmanlı esnafı ise dükkan kapatmak zorunda kalmıştır. Osmanlı bütçesi sürekli açık vermiştir. Türk ulusunun ekonomik bağımsızlığı yanında milli bağımsızlığını da zedeleyen kapitülasyonlar, Türk Kurtuluş Mücadelesi sonrasında İtilaf Devletleri ile 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması’yla kaldırılmıştır.
DÜNYA GÜCÜ: OSMANLI
KANUNİ’NİN FRANSA KRALINA MEKTUBU
XVI. yüzyılın başında Roma-Germen İmparatoru, Fransa Kralı I. Fransuva’yı esir alır. Fransuva, annesi vasıtasıyla Kanuni’ye bir mektup göndererek yardım ister. Kanuni, Fransuva’ya cevaben şöyle bir ferman gönderir.
“Ben ki sultanlar sultanı, hakanlar hakanı hükümdarlara taç veren Allah’ın yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz’in ve Karadeniz’in ve Rumeli’nin ve Anadolu’nun ve Acem’in ve Şam’ın ve Halep’in ve Mısır’ın ve Mekke’nin ve Medine’nin ve Kudüs’ün ve daha nice memleketlerin ki, yüce atalarımızın ezici kuvvetleriyle fethettikleri ve benim dahi ateş saçan zafer kılıcımla fetheylediğim nice diyarın sultanı ve padişahı Sultan Bayezid Han’ın torunu, Sultan Selim Han’ın oğlu, Sultan Süleyman Han’ım.
Sen ki Françe Vilayetinin Kralı Françesko’sun (François, Fransuva). Hükümdarların sığınma yeri olan kapıma mektup gönderip memleketinizin düşman istilasına uğradığını, hâlen hapiste olduğunuzu bildirip kurtulmanız hususunda yardım istemişsiniz. Gönlünüzü hoş tutup hatırınızı incitmeyiniz. Bizim ulu ecdadımız, daima düşmanı kovmak ve memleketler fethetmek için seferden geri kalmamıştır. Biz dahi onların yolundan yürüyüp, her zaman memleketler ve kuvvetli kaleler fetheyleyip gece, gündüz atımız eğerlenmiş ve kılıcımız kuşanılmıştır. Allah hayırlar versin ve iradesi neyse o olsun. Bundan sonra ne yapacağımızı elçinize sorup öğrenesiniz.”
Mektuptan hareketle XVI. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin gücü hakkında neler söylenebilir?
  • Cevabı: Osmanlı İmparatorluğu gücünün doruğunda olduğu 16. ve 17. yüzyıllarda üç kıtaya yayılmış ve Güneydoğu Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın büyük bölümünü egemenliği altında tutmuştur. Ülkenin sınırları batıda Cebelitarık Boğazı (ve 1553′te Fas kıyıları’na, doğuda Hazar Denizi ve Basra Körfezi’ne, kuzeyde Avusturya, Macaristan ve Ukrayna’nın bir bölümüne ve güneyde Sudan, Eritre, Somali ve Yemen’e uzanmaktaydı.[16] Osmanlı İmparatorluğu 29 eyaletten ve vergiye bağlanmış Boğdan, Erdel ve Eflak prensliklerinden oluşmaktaydı. Devlet zaman zaman denizaşırı topraklarda da söz sahibi olmuştur. Atlantik Okyanusu’ndaki kısa süreli toprak kazanımları Lanzarote[17] (1585), Madeira (1617), Vestmannaeyjar[18] (1627) ve Lundy[19](1655) bu duruma örnek olarak gösterilebilir.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 135 Cevabı
OSMANLI DEVLETİ’NİN XV VE XVI. YÜZYILLARDA İZLEDİĞİ SİYASET VE ETKİLERİ
Osmanlı Devleti, XV ve XVI. yüzyıllarda Avrupa’daki stratejik rakipleri dışında merkezi Vatikan’da olan Roma Katolik Kilisesine karşı da uzun vadeli politikalar izledi. Çünkü Roma Katolik Kilisesi, İslam dünyasının lideri olan Osmanlı Devleti’ni büyük bir tehdit olarak gördü ve onu ortadan kaldırmak için çeşitli ittifaklar kurdu. Buna karşılık Osmanlı Devleti de Roma Katolik Kilisesini Hristiyan dünyasında yalnız bırakmak ve Avrupa Hristiyan birliğini parçalamak amacıyla çeşitli tedbirler alıyordu.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 137 Cevabı
Osmanlı Devleti’nin farklı dinlere karşı izlemiş olduğu politikaların devlete kazanımlarını arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
  • Cevabı: Osmanlı Devleti’nin zamanında uyguladığı pek çok politikadan bir tanesi de farklı dinlere karşı izlemiş olduğu hoşgörü politikasıdır. Bu hoşgörü politikası özellikle azınlıklara yönelikti. Osman bir imparatorluk olduğu için, bünyesinde çok farklı milletten farklı dinlerden farklı dilleri konuşan insanları barındırmıştır. Bu ahengi sürdürebilmek için de Türk ve Müslüman olmayan vatandaşlarına yönelik farklı uygulamalarda bulunmuştur. Örneğin kiliseler ve havralar korunmuş ve bu insanlar hiçbir şekilde köle veya esir olarak kullanılmamışlardır. Bu hoşgörü politikasının yararı ise şüphesiz bünyesinde bulunan bu farklı toplulukların devlet içinde uzun yıllar birlikte yaşayabilmeleri, milliyetçilik akımı ortaya çıkana kadar ayaklanmalarda pek az kez bulunmuş olmaları ve vergilerini düzenli olarak ödemeleri olarak gösterilebilir. 
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 139 Cevabı
1. Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’de hâkimiyet kurmak istemesinin sebepleri neler olabilir? Belirtiniz. 
  • CevapOsmanlı Devleti, siyasi, idari ve iktisadi olarak güçlü bir devlet olmak, fetih politikaları geliştirmek ve dünyada adil bir düzen oluşturmak için kendine hedefler seçmiştir. İstanbul’un fethi, ticari yolların ele geçirilmek istenmesi bundan ileri gelmiştir.Osmanlı Devleti, Karadeniz ticari yollarında etkili olduğu gibi Akdeniz ticari yollarında da etkili olmak istemiştir. Akdeniz’de hakimiyet kurmak istemesinin nedeni Akdeniz’de yaşayan Müslümanların rahatını sağlamak, ticari yollara hakim olarak ekonomik kalkınma ve kazanç sağlamaktır. Böylece Osmanlı Devleti güçlü siyasi, idari, iktisadi yapısını korumak istemiştir. Bir devletin büyük bir devlet olabilmesi için ekonomik bağımsızlığının bulunması gerekir.
2. Coğrafi Keşifler sonucunda Atlas Okyanusu’ndaki limanlar önem kazanırken, Akdeniz limanları önemini kaybetmiştir. Bu durumun Osmanlı Devleti’ne ne gibi etkileri olabileceğini arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
  • Cevap: Akdeniz limanlarının önem kaybetmesi, Osmanlı Devleti’nin ticari gelirlerini azaltmıştır. 
AKDENİZ’DE OSMANLI HÂKİMİYETİNİ KURULMASI
Osmanlı Devleti kurulduğunda, gönüllülerden, alplerden, cihat ve gaza amacıyla fetihlere katılanlardan oluşan küçük bir kara ordusu görünümündeydi. İlk düzenli Osmanlı kara ordusu Orhan Bey Dönemi’nde kurulmuştu.
Daha sonra I. Murad Dönemi’nde devşirme ve tımar sistemi sayesinde Osmanlı kara gücü oldukça gelişti. Güçlü kara ordusu sayesinde,
Osmanlı Devleti’nin sınırları XV ve XVI. yüzyıllarda gerçekleştirilen fetihlerle hızla genişledi.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 140 Cevabı
COĞRAFİ KEŞİFLER VE OSMANLI DEVLETİ’NE ETKİLERİ

1. Haritaya göre Avrupalı denizciler tarafından keşfedilen yerleri belirleyiniz.
  • Cevap: Amerika kıtası ve Uzak Asya keşfedilmiştir.
2. Coğrafi Keşifler’in Osmanlı Devleti’ni nasıl etkilemiş olabileceğini arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
  • Cevap
– Avrupa’nın Osmanlı Devleti’ne bağımlılığı azaldı.
– Akdeniz limanlarının önem kaybetmesi, Osmanlı Devleti’nin ticari gelirlerini azalttı.
– Osmanlı topraklarında ticaret ile uğraşan köy ve kasabalarda ekonomik durum zayıfladı.
– Osmanlı Devleti, Coğrafi Keşifler’in olumsuz etkilerini önlemek için;
– Süveyş Kanalı Projesi’ni gerçekleştirmek istedi. Fakat bunu ancak 1869’da gerçekleştirebildi.
– Hınt Okyanusu nda Portekızlıler ıle savaştı fakat ustünlük kuramadı.
– Don – Volga Kanalı Projesi’ni gerçekleştirerek ipek Yolu’nu tekrar canlandırmak istedi. Fakat bunda da başarılı olamadı.
– Akdeniz limanlarını yeniden canlandırarak gümrük gelirlerini artırmak için Avrupalı devletlere kapitülasyonlar verdi.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 141 Cevabı
Coğrafi Keşifler sonucunda Atlas Okyanusu’ndaki limanlar önem kazanırken; Akdeniz limanları ise önemini kaybetmiştir. Bu durumdan hangi ülkelerin olumsuz etkilenebileceğini sebepleri ile birlikte arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
  • Cevabı: Akdeniz’in kıyısındaki ülkeler (Osmanlı Devleti, Fransa, İspanya, İtalya, Portekiz) olumsuz yönde etkilenmiştir. 
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa  142 Cevabı
Osmanlı Devleti, Coğrafi Keşifler’den olumsuz etkilenmemek için neler yapmış olabilir? Açıklayınız.
  • Cevabı: Osmanlı Devleti de Coğrafi Keşifler’den olumsuz etkilenmeye başlamıştır. Çünkü keşifler sonucunda yeni ticari yollar ve limanlar bulunmuştur. Osmanlı Devleti de bu keşiflerden olumsuz etkilenmemek için imtiyazlar oluşturmaya başlamıştır. Bu imtiyazlar da ekonomik temelli olarak gerçekleştirilmiş ve yabancı sermayeye olan ilgi artmaya başlamıştır. Osmanlı Devleti ne yaptıysa ekonomik olarak zayıflamaya devam etmiştir ve dış borçlarla uğraşmak zorunda kalmıştır.
HİNT DENİZ SEFERLERİ (1538-1553)
XVI. yüzyılda Osmanlı Devleti gerek stratejik, gerekse insani yardım amacıyla Akdeniz dışında da denizcilik faaliyetlerinde bulundu. Bunun en büyük örneği “Hint Deniz Seferleri”dir. Bu seferlerin nedenleri özetle şunlardır…
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 143 Cevabı
ATLANTİK ÜLKELERİNİN AKDENİZ’E NÜFUZ ETME ÇABALARI
XVI. yüzyıl yoğun olarak Osmanlı Devleti ile Atlantik ülkeleri (İspanya, Portekiz, İngiltere, Hollanda) arasında Akdeniz’e hâkim olma mücadelesi içerisinde geçti. Bu hâkimiyet savaşında ilk olarak Osmanlı- İspanya, Osmanlı-Portekiz mücadelesi yaşanırken bu iki ülkenin zamanla zayıflamasına bağlı İngiltere ve Hollanda ön plana çıktı. Atlantik ülkeleri ile Osmanlı Devleti arasında yaşanan Akdeniz’de hâkimiyet kurma mücadeleleri şu şekilde özetlenebilir…
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 146 Cevabı
A. Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruların doğru seçeneklerini işaretleyiniz.
1. I. Baharat Yolu’nun Osmanlı denetimine girmesi,
II. Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünün sağlanması,
III. Ortodoks Kilisesi’nin Osmanlı hâkimiyetine girmesi
Yukarıda verilenlerden hangisi İstanbul’un fethinin sonuçlarıyla ilgili değildir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I, II ve III
  • Cevap: A
2. Osmanlı Devleti’nin Fransa’ya kapitülasyonlar vermesinde;
I. Coğrafi Keşifler sonucu önemini kaybeden Akdeniz limanlarını yeniden canlandırmak,
II. Avrupa’da Osmanlıya karşı oluşan ittifakları parçalamak,
III. ekonomik açıdan zayıf durumdaki Fransa’ya destek olmak durumlarından hangisi ya da hangileri etkili olmuştur?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I, II ve III
  • Cevap: D
3. Aşağıda verilenlerden hangisi Coğrafi Keşiflerin sonuçları ile ilgili değildir?
A) Sömürge imparatorluklarının kurulması
B) Burjuva sınıfının önemli bir güç haline gelmesi
C) Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’deki hâkimiyetinin tamamen sona ermesi
D) Atlas Okyanusu limanlarının önem kazanması
E) Yeni bitki (tütün, patates, domates gibi) ve hayvan türlerinin tanınması
  • Cevap: C
4. I. İngiltere,
II. Hollanda,
III. İspanya,
IV. Portekiz
Osmanlı Devleti, XVI. yüzyılda Akdeniz ve Kuzey Afrika’da hâkimiyet kurmak amacıyla yukarıda verilen Atlantik ülkelerinin hangisi ya da hangileri ile mücadele etmiştir?
A) I ve II B) II ve III C) III ve IV D) I, II ve III E) II, III ve IV
  • Cevap: C
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 147 Cevabı
5. I. Akdeniz’de Türk hâkimiyetinin kurulması,
II. Fransa’ya ticari ayrıcalıklar verilmesi,
III. Avusturya’nın Osmanlı siyasi üstünlüğünü kabul etmesi
Yukarıda verilenlerden hangisi Kanuni Sultan Süleyman Dönemi ile ilgilidir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I, II ve III
  • Cevap: E
6. Osmanlı Devleti, Yavuz Sultan Selim Dönemi’nde Doğu Anadolu Bölgesi’nin güvenliğini sağlamak ve Şii tehlikesini önlemek amacıyla aşağıdaki savaşlardan hangisini yapmıştır?
A) Mercidabık Savaşı B) Çaldıran Savaşı C) Ridaniye Savaşı
D) Otlukbeli Savaşı E) Turnadağ Savaşı
  • Cevap: B
7. I. Preveze Deniz Savaşı’nın kazanılması
II. Cezayir ve Fas’ın Osmanlı topraklarına katılması
III. Kıbrıs’ın fethedilmesi
Yukarıda verilen gelişmelerden hangisi ya da hangileri Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’deki hâkimiyetini güçlendirmiştir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) II ve III E) I, II ve III
  • Cevap: E
B. Aşağıda verilen Bedesten (kapalıçarşı) görselini inceleyerek, 1, 2 ve 3. soruları cevaplandırınız. 
1. Sizce yukarıdaki resimde insanlar neler yapıyorlar?
  • Cevap: Bedesten “kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı kapalı çarşı” anlamına gelir. İnsanlar burda alışveriş yapıyor. 
2. Buradaki insanların sosyal, ekonomik ve kültürel özellikleri hakkında ne tür çıkarımlarda bulunabilirsiniz?
  • Cevap: Farklı dinlere ve milletlere mensup insanlar bir aradalar ve alışveriş yapıyorlar. 
3. Bedestenlerin Osmanlı ekonomisine katkılarıyla ilgili neler söyleyebilirsiniz?
  • Cevap: Bedestenlerin Osmanlı ekonomisine katkıları, şehirlerde ticari faaliyetlerin yapılması, insanların ihtiyaçlarının karşılanması, çalışan nüfusun artması, geçim kaynaklarının farklılaşması, esnaf kültürünün yaşanması ve yerleşik hale gelmesi, alışveriş merkezlerinin oluşarak ekonominin gelişmesi ve kalkınması gibi katkıları olmuştur. Böylece güçlü bir ekonomiye sahip olan Osmanlı Devleti’nin siyasi otoritesi de güçlenmeye başlamıştır. Bedesten kültürü günümüzde oldukça azalmıştır.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 148 Cevabı
C. Aşağıda verilen ifadelerin başına doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
  • Cevap
1. (Y) II. Bayezid Dönemi’nde çıkan Şah Kulu İsyanı Osmanlı Devleti’nin otoritesinin sarsılmasına neden olmuştur.
2. (D) Mohaç Meydan Muharebesi sonucunda Osmanlı Devleti, Macar Krallığı’nın siyasi varlığına son vermiştir.
3. (D) Yavuz Sultan Selim, Anadolu’daki Şii tehlikesini ortadan kaldırmak amacıyla Safevilerle Ridaniye Savaşı’nı yapmıştır.
4. (D) Osmanlı Devleti, Hint Deniz Seferlerini, Hint Okyanusu’ndaki Ispanya’nın hâkimiyetine son vermek için yapmıştır.
5. (Y) Halifelik, Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sonunda Osmanlı Devleti’ne geçmiştir.
Ç. Aşağıdaki noktalı yerlere uygun ifadeleri yazınız.
  • Cevap
1. Kaptanıderya ………Barbaros Hayrettin Paşa……….. komutasında Haçlı müttefik donanmasıyla yapılan …………Preveze Deniz Savaşı…………sonucu Akdeniz’de Osmanlı hâkimiyeti kurulmuştur.
2. Kanuni Dönemi’nde Osmanlı Devleti, batıda Avusturya’ya……..İstanbul……….Antlaşması ile; doğuda ise……..Amasya…….Antlaşması ile İran’a karşı üstünlük sağlamıştır.
3. Coğrafi Keşiflerin bir sebebi de…..İpek……Yolu ile……Baharat……..Yolu’nun Osmanlıların denetimine geçmesidir.
4. Yavuz Sultan Selim……Mercidabık……ve……….Ridaniye………savaşları ile Memlûklu Devleti’ne son vermiştir.
5. Fatih Dönemi’nde……Venedik………., Kanuni Dönemi’nde ise…….Fransa……….ticari ayrıcalıklar elde etmişlerdir.
D. Aşağıdaki açık uçlu soruların cevaplarını defterinize yazınız.
1. Osmanlı Devleti’nin XVI. yüzyılda Fransa’ya kapitülasyonlar vererek ulaşmak istediği amaçlar nelerdir?
Cevap
  • *Doğu Akdeniz ticaretini canlandırmayı amaçlamıştır.
  • *Fransa’yı yanına çekerek Avrupa’daki Hristiyan birliğini bozmak istemiştir.
  • *Fransız limanlarından da faydalanmayı istemiştir
2. Yavuz Sultan Selim’in Memlûklular üzerine sefer düzenlemesinin sebepleri nelerdir?
Cevap
  • *Türk-İslam dünyasının lideri olma mücadelesinin yaşanması,
  • *Hicaz su yolları meselesinin çözüme kavuşturulması,
  • *Osmanlı’ya karşı ittifakların yapılması,
  • *Baharat Yolu’nun ele geçirilerek devletin ekonomik olarak güçlendirilmesi,
  • *Hilafetin merkezinin İstanbul’a taşınmak istenmesidir.
3. XV ve XVI. yüzyıllarda Osmanlı Devleti, Roma Katolik Kilisesi’ne karşı nasıl bir strateji izlemiştir?
  • Cevap: XV ve XVI. yüzyıllarda Osmanlı Devleti, Roma Katolik Kilisesine karşı taviz vermemiştir. 
4. Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’de hâkimiyet kurmasında hangi faktörler ve olaylar etkili olmuştur?
  • Cevap: İstanbul’un fethi ve 15.-16. yüzyıl padişahlarının denizciliğe ayrı bir önem vermeleri Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’de hâkimiyet kurmasında etkili olmasındaki faktörlerdir.
5. Coğrafi Keşiflerin Osmanlı Devleti’ne ekonomik alandaki etkileri neler olmuştur?
Cevap
  • İpek ve Baharat Yollarının önemi azaldı. Osmanlı büyük bir gelir kaybına uğradı.
  • Avrupalıların Osmanlı Devletine bağımlılığı azaldı.
  • Avrupalılar, coğrafi keşifler sonucu zenginleşti. Ekonomik olarak Osmanlıdan zengin hale geldiler. Bu siyasi, ekonomik güçlerini artırdı
  • Osmanlı coğrafi keşiflerin zararlarını azaltmak için kapitülasyonları uyguladı. Bu ekonomiye daha çok zarar verdi.
  • Osmanlı topraklarında ticaret ile uğraşan köy ve kasabalarda ekonomik durumu kötüleşti.
  • Akdeniz limanları önem kaybetti, Osmanlının ticari gelirleri azaldı.
  • Coğrafi keşiflerle Avrupalı ülkelerin dünya üzerindeki hakimiyetleri arttı, Osmanlıların ki azaldı.
  • Coğrafi keşiflerle Avrupa kültürü dünyaya yayıldı Bu Avrupa’nın gücünü daha da artırdı.
6. İstanbul’un fethinin dünya siyasi tarihi açısından sonuçları neler olmuştur?
Cevabı:
  • İstanbul’un Fethi ile Orta Çağ kapanıp, Yeni Çağ açıldı.
  • İstanbul’un Fethi sırasında kullanılan büyük topların, en güçlü surları bile yıkabileceği görüldü. Bu denli güçlü topların yapılması, Avrupa’daki ‘derebeylik’lerin yıkılmasına ve merkeziyetçi krallıkların güçlenmesine neden oldu.
  • İstanbul’un Fethi ile İpek Yolu’nun Orta Asya’dan Avrupa’ya giden kolunun Osmanlı Devleti’nin eline geçmesi, Avrupalılar’ı yeni ticaret yolları arayışına yöneltti. Bu olay ‘Coğrafi Keşifler’in nedenlerinden birini oluşturdu.
  • İstanbul’un Fethinden sonra İtalya’ya giden bilim adamları, orada eski Yunan ve Roma eserlerini inceleyerek, ‘Rönesans’ın başlamasına katkıda bulundular.

6. ÜNİTE CEVAPLARI


10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 150 Cevabı
1.topkapisarayi.gov.tr adresinden Topkapı Sarayı’nı ziyaret ediniz. Topkapı Sarayı’nın Osmanlı Devleti için önemini tespit ediniz.
  • Cevap: Topkapı Sarayı Osmanlı Devleti açısından çok büyük bir öneme sahiptir. 400 yıl boyunca Dünya siyasetine bu saraydan yön verilmiştir. 
2. Divân-ı Hümâyun ve üyeleri hakkında neler biliyorsunuz? Belirtiniz.
  • CevapOrhan Bey döneminde oluşturulan Divan, önceleri üç kişiden oluşuyordu (Orhan Bey, Vezir ve Kadı). Zamanla ülke sınırları genişleyince Divan’ın üye sayısı da arttı. Fatih Sul­tan Mehmet dönemine kadar padişahın başkanlığında top­lanan Divan, Yükselme Devri’nde önemini kaybetmeye baş­ladı. Toplantı günleri azaltıldı ve sadrazamın başkanlığında toplanmaya başladı.✦ Burdaki amaç, padişahın mutlak otoritesinin artırıl­masıydı. Bazen padişahlar Divan toplantılarını bir perde arkasından görünmeden izleyebilirdi. Divan’da alınan kararlar özetlenerek padişaha sunulurdu. Pa­dişahın onay verdiği kararlar yasallaşabilirdi. ✦ II.  Mahmut döneminde Divan uygulamasına son ve­rilmiştir. Yerine Avrupa tarzında Bakanlıklar (Nazırlıklar) kurulmuştur  (XIX.yy).
TOPKAPI SARAYI
MÜSTAKİL BİR DÜNYA: TOPKAPI SARAYI
Osmanlı padişahlarına dört asra yakın hizmet veren Topkapı Sarayı’nda (Görsel 6.1) ilk yapılaşma Fatih Devri’nde başladı ve sonra gelen her padişahın ilave ettirdiği fevkalade güzel yapılarla muazzam bir saray manzumesi oluştu. Topkapı Sarayı uzaktan seyredildiğinde; eski devir ve günümüz saray modellerinden ziyade, sanki bir mektep ve medreseyi canlandırmaktadır. Burası âdeta saray değil, müstakil bir dünyadır. Bâb-ı Hümayun’dan Bâbü’s- Selam’a kadar uzanan dış avlu, her türlü faaliyetin merkezidir. Şikâyeti olanların ve adalet aramaya gelenlerin müracaatlarını sunacakları Deavi Kasrı (I. Avlu) buradaydı. Hastanesi, fırınları, sarnıç ve su kuyuları, sim sakalar, hasırcılar, odun ambarı, ocakları ve darphanesi ile bu avlu her gün hummalı bir faaliyetin ve renkli bir hayatın merkezi konumundaydı.
Dört yüz yıl dünya siyasetine buradan yön verilmiştir. Devletlerin, hükümdarların akıbeti burada kararlaştırılmış, savaş ve barış kararları burada alınmış, üç kıtaya yayılan imparatorluğun idaresi buradan görülmüştür. Âdeta dünyanın kalbi burada atardı. Divânhaneye gölgesi vuran Adalet Kasrı, burada zulmün ve haksızlığın olmadığını vurgulamaktadır. Nitekim Divânhanenin ön yüzündeki bir kitabede bu husus şöyle vurgulanır: “Felekler bu yüce kubbe altından ibarettir, adalet olmasa bu köhne kubbe ayaklar üzre durmaz.” Enderun ise padişahın yaşadığı bir mekân olmanın ötesinde asıl olarak Osmanlı Devleti’nin en yüksek mektebidir. Dünyanın en zeki çocuklarının yaşadığı, eğitim aldığı ve ileride en yüksek mevkilere gelmek üzere yetiştirildiği bir mekânlar manzumesidir. Aslında Topkapı Sarayı, neredeyse Osmanlı medeniyetini bir bütün hâlinde, bütün ihtişamıyla ve zarafetiyle gözler önüne sermekte ve bize dillendirmektedir.
Topkapı Sarayı’nın Osmanlı Devleti için önemi hakkında neler söylenebilir? Açıklayınız.
  • Cevap:  Osmanlı Devleti dört yüz yıl boyunca dünya siyasetine Topkapı Sarayı’ndan yön vermiştir. Topkapı sarayı Osmanlı Devleti için sadece bir saray değil aynı zamanda bir mektep bir medresedir. 
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 153 Cevabı
DİVÂN-I HÜMÂYUN VE ÜYELERİ
Osmanlı Devleti’nde, padişahın başkanlığında birinci derecede devlet işlerini görüşmek üzere toplanılan Divâna “Divânıhümâyun” adı verilirdi. Osmanlı Devleti’nde ilk divân, Orhan Bey Dönemi’nde kuruldu. I. Murat Dönemi’nde ülke sınırlarının genişlemesi ve sorunların artmasına bağlı olarak divân da genişletildi. Divândaki vezir sayısı artırıldı. Diğer divân üyelerinin ise görev ve yetkileri artırıldı. Divân, Orhan Bey Dönemi’nden Fatih’in ilk devirlerine kadar her gün toplandı. XVI. yüzyıldan itibaren ise divân toplantıları haftada dört güne indi, bunun iki günü de arz günü olarak kabul edildi. Hükümdar nerede bulunursa divân da orada kurulurdu. Fatih’e kadar divâna hükümdarlar, Fatih’ten sonra vezir-i âzamlar başkanlık etti. Ancak padişahlar divân toplantılarını divânın üst tarafında bulunan kafes arkasından dinlemeye devam ettiler. Dolayısıyla divân toplantılarını devamlı kontrol altında tuttular. Divân XVII. yüzyıldan itibaren önemini kaybetti. XVIII. yüzyıldan itibaren ise sadrazam konaklarında yapılan divân görüşmeleri üç ayda bir yapılır hâle geldi. Zamanla sadrazam konakları Bab-ı Âli (yüksek veya yüce kapı) adını alarak devletin yönetim merkezi hâline geldi.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 154 Cevabı
Divân üyelerinin görevlerini aşağıda verilen örnekteki gibi konuşma balonlarına yazınız.




10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 155 Cevabı
1. Osmanlı Devleti, merkezî otoritesini neden güçlendirmek istemiş olabilir? Bu konudaki düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
  • Cevap: Osmanlı Devleti 600 yılı aşkın bir süre varlığını devam ettirmiştir. Osmanlı Devleti her zaman merkezi otoritesini güçlendirmek Bunun nedeni fetihlerin sürekli olarak devam etmesi ve toprakların genişlemesi, tarıma dayalı bir vergi sisteminin olması, çok uluslu bir yapının olması, dış düşmanların çok olması ve savaşların devam etmesi gibi nedenlerdir. Osmanlı Devleti yaklaşık üç yüz elli sene gücünü korumuştur.
2. Osmanlı Devleti, şehzadeleri neden sancaklara göndermiştir? Belirtiniz.
  • Cevap: Osmanlı Devleti, şehzadeleri yönetim tecrübesi kazanmaları amacıyla sancaklara göndermiştir. 
OSMANLI MERKEZİYETÇİ YAPISININ GÜÇLENDİRİLMESİ
Osmanlı Devleti’nin kısa sürede büyümesinde ve varlığını uzun yıllar korumasında gelişmiş bir devlet teşkilatına ve güçlü merkeziyetçi yapıya sahip olmasının payı büyüktür. Osmanlılar, devlet teşkilatlanmasında genelde Türkiye Selçuklularını örnek aldılar. Osmanlı devlet anlayışı ve yönetim sisteminin temelleri; eski Türk gelenekleri, İslam dininin devlet anlayışı ve hâkim olunan topraklardaki devlet anlayışlarına dayalıdır.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 158 Cevabı
DEVLET İDARECİLERİNDE BULUNMASI GEREKEN VASIFLAR
DEVLET İDARECİLERİNDE BULUNMASI GEREKEN VASIFLAR
ETKİNLİK
FATİH SULTAN MEHMET’E NASİHATLER
II. Murad (Görsel 6.8) zamanında Osmanlı sarayına girmiş olan Venedik elçisi Andrea Coscolo (Andre Koskolo), padişah ile Şehzade Mehmet (Fatih) (Görsel
6.9) arasında geçen uzun bir konuşmayı kaleme almıştı. “Nasihat-üs Sultan Murad” adını taşıyan eser, hayatın çeşitli çağlarında, insanların nasıl davranmaları gerektiğini anlatır. II. Murad, oğluna bu arada devlet idaresiyle ilgili bazı nasihatler de verir.
Mesela kuvvetin, aklın emrinde olmasını tavsiye ederek şöyle der:
“Allahuteala hazretleri, padişahlara güç ve kuvvetin yanında akıl da vermiştir. Ta ki kuvvetlerini, aklın yardımıyla yerli yerinde kullanabilsinler. Sadece birini kullanmaları iyi değildir. Padişahlığın taşıdığı anlam, biraz da bunların ikisini de yerli yerinde kullanabilmekle gerçekleşir.”
Kitabın en son bölümü, padişahların adaletli olmalarına dairdir. Murat, oğluna şunları söyler:
“Bu dünyada üç türlü insan vardır:
Birincisi, aklı ve fikri yerinde, geleceği az çok gören ve düşünen, hiçbir anormalliği olmayan kimselerdir. İkincisi, yolların doğru veya eğri olup olmadığını bilmekten uzak kimselerdir. Ama bu duruma kendi istekleriyle değil, çevrenin etkisiyle düşmüşlerdir. Nasihat edildiğinde kafaları alır ve kabul eder, söz dinlerler. Çoğu zaman duyup işittiklerine uyarak yaşarlar. Üçüncüleri ise ne kendileri bir şeyden haberdardırlar ne de yapılan ikazlara, nasihatlere kulak asarlar. Sadece kendi arzularına uyar ve her şeyi bildiklerini sanırlar. Bunlar, diğerlerinden daha adi, daha alçaktırlar.
Ey oğul!
Yüce Allah eğer seni ilk sırada saydığım kişiler arasında yaratmışsa sevinirim. İlkinden değil de ikinciler gibiysen sana yapılan nasihatlere kulak vermeni tavsiye ederim. Sakın üçüncü gruba dâhil olmayasın! Onlar ne Allah’a ne de insanlara karşı iyi bir durumdadırlar. Padişahlar, elinde terazi tutmuş bir kimseye benzerler. Senin padişah olunca teraziyi doğru tutmanı isterim. O zaman Yüce Allah da senin iyiliğini arzular.”
Nasihatnâmeden hareketle iyi bir idarecide bulunması gereken esasları; liyakat, adalet ve basiret kavramları bakımından değerlendiriniz.
  • Cevap: İyi bir idareci liyakat sahibi, adaletli ve basiretli olmalıdır. 
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 159 Cevabı
PADİŞAH VE ÖZELLİKLERİ
Padişah adaletli olmalı, ülkeyi şeriata uygun olarak yönetmeli, ordunun başında cihat ve gaza amaçlı fetihlerde bulunmalı (Görsel 6.10) askerini koruyup gözetmelidir.
Devleti idare edecekleri, liyakat esasına göre belirlemeli, iltimas ve haksızlığa göz yumma- malı, halkın huzuru ve refahını göz ardı ederek bolluk içinde yaşamalarına ve ülke hazinesini savurganca kullanmalarına müsaade etmemelidir. Kendi çıkarları için çalışan, devletin ve halkın çıkarlarını gözetmeyen idarecileri görevlerinden alarak cezalandırmalıdır.
Padişah ve idareciler, reayaya karşı hoşgörülü o İmalı, din ve ırk farkı gözetmeksizin kanunları herkese eşit olarak uygulamalı, herkesin gelirine göre vergi almalı ve halkın inanç, gelenek, örf ve âdetleri gibi önem verdiği manevi unsurlara karşı saygılı olmalıdırlar.
Yukarıda verilen siyasetnâme örneğinden hareketle iyi bir padişah hangi vasıflara sahip olmalıdır? Açıklayınız.
  • Cevabı:
* Adil olmalıdır.
* Görevlendirdiği kişileri iyi idare etmeli ve izlemelidir.
* Kendinden önceki padişahtan devraldığı tecrübeli devlet adamlarından ve komutanlardan iyi şekilde yararlanmalıdır.
* Olayları, etrafındaki devletlerde yaşanan gelişmeleri takip etmelidir.
* İleri görüşlü olmalıdır.
* İçte otorite ve düzeni sağlamalıdır.
* Adaletten ve haktan ayrılmamalıdır.
* Kazandığı zaferler nedeniyle kibirlenmemelidir.
* Halkın görüşlerini dinlemeli ve halktan gelen şikayetleri ciddi şekilde inceletmelidir.
* Devlet memuriyetlerine görevlendirme yaparken selahiyeti ve liyakati göz önüne almalıdır.
ŞEHZADELER VE SANCAĞA ÇIKMA USULÜ
Osmanlı Devleti’nde, padişahın erkek çocuklarına “şehzade” denirdi. Osmanlı Devleti’nde şehzadeler, sancağa çıkmadan önce sarayda, şehzadelerin eğitimi konusunda devrin en ileri hocalarından en iyi eğitimi almaktaydılar. Sarayın üçüncü avlusunda iç oğlanlarla birlikte dinî, ilmî ve idari alanlarda eğitim görürlerdi. Özellikle binicilik ve dövüş sanatları eğitimini iç oğlanlarla birlikte alırlardı. Hatta saray içinde şehzadelerin eğitimine ait bir de “Şehzade Okulu” bulunmaktaydı.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 160 Cevabı
Sancağa çıkma usulüne son verilmesi Osmanlı Devleti’nde ne gibi sonuçlara neden olmuş olabilir? Arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
  • Cevabı: Sancağa çıkma usulüne son verilmesi III. Mehmet döneminde gerçekleşmiştir. Bu usul ile tahta çıkan son padişah III. Mehmet olmuştur. Sancağa çıkma usulüne son verilmesi, merkeziyetçi devlet anlayışının zayıflamasına, devlette daha çok hanedan dışı kadroların yer almasına neden olmuştur. Osmanlı Devleti’nde modernleşme çalışmaları da başlamıştır.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 161 Cevabı
A. Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruların doğru seçeneklerini işaretleyiniz.
1. Osmanlı Devleti’nde, din, dil, ırk ve mezhep farkı gözetilmeksizin Osmanlı ülkesinde yaşayan herkes Divân- ı Hümâyun’a başvurabilir, hakkını arayabilirdi.
Buna göre;
I. Osmanlı Devleti’nde adaletli bir yapının olduğu,
II. Divânda sadece devlet işlerinin görüldüğü,
III. Müslim ve gayrimüslimler arasında sık sık sorunlar yaşandığı durumlarından hangisi ya da hangileri söylenebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I,II ve III
  • Cevap: A
2. Osmanlı padişahlarının kanunnâmeler hazırlatmalarında;
I. ülkede adaleti ve huzuru sağlama,
II. merkezî otoriteyi güçlendirme,
III. örfi hukuku ön plana çıkarma
durumlarından hangisi ya da hangilerinin etkili olduğu söylenebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I,II ve III
  • Cevap: C
3. Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı merkeziyetçi yapısını güçlendirmek amacıyla aşağıdaki yöntemlerden hangisini uvgulamamıstır?
A) Müsadere uygulaması yapma
B) Kardeş katlini yasal hâle getirme
C) Haremden evlenme usulünü başlatma
D) Ülke toprakları padişahındır, anlayışını geliştirme
E) Şehzadelerin sancağa çıkma usulüne son verme
  • Cevap: E
4. I. Padişah adına alınan her türlü ferman ve berata padişahın tuğrasını çekme,
II. Fethedilen bölgelerdeki arazileri tapu tahrir defterlerine kaydetme,
III. Devletin gelir ve giderlerini hesaplama
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri Divân-ı Hümâyun üyelerinden nişancının görevleri arasındadır?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III
  • Cevap: C
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 162 Cevabı
5. I. Divânda büyük davalara bakar.
II. Mali işlerden sorumludur.
III. Tapu ve kadastro işlerinden sorumludur
Osmanlı Devleti’nde yukarıda verilen konularla ilgilenen divân üyeleri aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
  • Cevap: B
6. I. Halkın huzur ve güvenliğini sağlamak,
II. Adaletli olmak,
III. Ordunun başında sefere çıkmak
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri siyasetnâme ve nasihatnâmelere göre padişahlarda bulunması gereken vasıflar arasında gösterilebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III
  • Cevap: E
7. Osmanlı Devleti’nde şehzadelerin belli sancaklara gönderilmesinde;
I. şehzadelerin tecrübe edinmelerini sağlamak,
II. OsmanlI’da yaşanan taht kavgalarının önüne geçmek,
III. Osmanlı merkezî otoritesini güçlendirmek durumlarından hangisi ya da hangileri etkili olmuştur?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III
  • Cevap: E
8. • I. Murad Dönemi’nde “Ülke Padişah ve oğullarının malıdır. ” anlayışının benimsenmesi • Fatih Dönemi’nde kardeş katlinin yasallaşması
Osmanlı Devleti ile ilgili yukarıda verilen gelişmelerin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Devletin yönetim şeklini değiştirmek
B) Tahta çıkma usulünü belirlemek
C) Merkezî otoriteyi güçlendirmek
D) Devşirmelerin devlet içindeki gücünü zayıflatmak
E) Divân-ı Hümâyun’un yönetimde etkinliğini arttırmak
  • Cevap: C
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 163 Cevabı
9. Osmanlı Devleti’nde, Divân-ı Hümâyun, bütün tebaaya açıktı. Devletin birinci derecedeki siyasi, adli, askerî, örfi ve mali işleri Divân-ı Hümâyun’da görüşülür ve padişahın onayı ile karara bağlanırdı.
Buna göre Divân-ı Hümâyunla ilgili,
I. Danışma Meclisi niteliğindedir.
II. Tüm halkın başvuru yapabileceği bir kurumdur.
III. Sadece idari konular görüşülüp karara bağlanmaktadır. yargılarından hangisi ya da hangileri söylenebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I, II ve III
  • Cevap: D
10. I. Enderun (İç Saray)
II. Birun (Dış Saray)
III. Harem
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri Topkapı Sarayı’nın bölümlerindendir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I, II ve III
  • Cevap: E
11. Osmanlı Devleti’nin ilk dönemlerinde diğer Türk İslam devletlerinde olduğu gibi “Ülke hanedanın malıdır. ” anlayışı vardı.
Bu anlayışın;
I. Şehzadeler arasında taht kavgalarının yaşanması,
II. Veraset sisteminin belirsiz olması,
III. Zaman zaman merkezî otoritenin zayıflaması
durumlarından hangisi ya da hangilerine neden olduğu söylenebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I, II ve III
  • Cevap: E
12. Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nde hayata geçirilen uygulamalardan biri de “müsadere” sistemidir. Fatih bu uygulama ile;
I. merkeziyetçi yapıyı güçlendirmek,
II. devlet otoritesine rakip olabilecek oluşumları engellemek,
III. Osmanlı veraset sistemini kesin olarak çözüme kavuşturmak durumlarından hangisi ya da hangilerini amaçlamıştır?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I, II ve III
  • Cevabı: D
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 164 Cevabı
B. Aşağıda verilen ifadelerin başına doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
  • Cevabı:
1. (D) Kazaskerler adalet işlerinden sorumlu Divân üyesidir.
2. (Y) Osmanlı Devleti’ne şehzadelerle birlikte sancağa gönderilen eğitmenlere atabey denilmektedir.
3. (Y) Topkapı Sarayı’nın dış kısmına genel olarak Enderun (İç Saray) denilmiştir.
4. (D) II. Murad’ın, oğlu II. Mehmet’e öğüt vermek amacıyla yazmış olduğu eser “Nasihat-üs Sultan Murad”dır.
5. (D) Amasya şehri, önemli Osmanlı şehzade sancaklarından birisidir.
C. Aşağıdaki noktalı yerlere uygun ifadeleri yazınız.
  • Cevabı:
1. Osmanlı Devleti’nde bir işin İslam dinine uygun olup olmadığına bakan Divân üyesine…..şeyhülislam……, verdiği karara ise…….fetva………denir.
2. Osmanlı Devleti’nde devlet idarecisi olacak adaylara dinî ve ilmî eğitim verilen yere…enderun….; saray kadınlarının dini, ilmî eğitim aldıkları yere ise…..harem…….denir.
3. Fatih Sultan Mehmet, hazırladığı ……Fatih Kanunnâmesi……. ile merkeziyetçi yapıyı güçlendirmek istemiştir.
4. Osmanlı Devleti’nde padişah ve idarecilere devlet yönetimi hakkında öğüt veren eserlere ………nasihatnâme…………ve…….siyasetnâme……….denir.
5. Osmanlı Devleti’nde merkeziyetçi yapıyı güçlendirmek amacıyla ilk ciddi düzenlemeyi ……….I. Murad……….. yapmış, bu düzenleme ile “Ülke hanedanın malıdır.” anlayışı yerine ….ülke hükümdarın ve oğullarının malıdır…. .anlayışı benimsenmiştir.
D. Aşağıdaki açık uçlu soruların cevaplarını defterinize yazınız.
1. Osmanlı Devleti’nin uygulamış olduğu müsadere sisteminin temel amaçları nelerdir?
  • Cevabı: Müsadere sisteminin temel amacı, önemli rütbelere yükselen kişilerin, ölümlerinden sonra varislerine bir şey bırakamayacaklarını düşünerek dürüst davranmalarını sağlamaktı. 
2. Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı merkeziyetçi yapısını güçlendirmek için hangi faaliyetlerde bulunmuştur?
Cevabı
  • *Müsadere uygulamasını başlatmıştır.
  • *Kardeş katlini yasal hale getirmiştir.
  • *Haremden evlenme usulünü başlatmıştır.
  • *Ülke topraklarının padişahın olduğu anlayışını getirmiştir.
3. Osmanlı’da, nasihatnâme ve siyasetnâmelerin hazırlanmasının temel amaçları nelerdir?
  • Cevabı: Osmanlı’da, nasihatnâme ve siyasetnâmelerin hazırlanmasının temel amacı devletin daha iyi bir şekilde yönetilmesini sağlamaktır. 
4. Osmanlı Devleti’nde şehzadelerin sancağa gönderilmelerinin devlet idaresine ne gibi kazanımları olmuştur?
  • Cevabı: Osmanlı Devleti’nde şehzadelerin sancağa gönderilmesiyle birlikte siyasi-idari tecrübe kazanan şehzadeler devlet idaresini daha iyi bir şekilde sağlamıştır.
5. Divân-ı Hümâyun üyeleri kimlerden oluşmaktadır?
Cevabı:
  • Vezir-i âzam (Sadrazam)
  • Vezirler
  • Kazasker
  • Defterdar
  • Nişancı
  • Şeyhülislam
  • Reisülküttap
  • Kaptanıderya
  • Yeniçeri Ağası

7. ÜNİTE CEVAPLARI

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 170 Cevabı
HAZIRLIK
Osmanlı şehir ve mahallerindeki sosyal ve günlük hayat hakkına bilgi edininiz. Edindiğiniz bilgilerle günümüz şehir ve mahallelerindeki sosyal ve günlük yaşamı karşılaştırınız. Aralarındaki benzerlikleri ve farklılıkları arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
  • Cevap:  Osmanlı sosyal hayatı geleneksel tarım toplumu modeliyle uyuşmaktadır. Güçlü bir teolojik altyapı  toplum kodlarına işlemiştir buna ek olarak halk arasındaki kollektif bilinç birey üzerinde hakimdir. Kişiler arasındaki ilişkiler toplumu doğrudan doğruya ilgilendirmektedir; toplum için sosyal sorunları çözmek adeta ahlaki bir ödevdir. Vakıf mantığı ise toplumdaki yardımlaşma fikrinin en üst ve somut noktasıdır. Halkın yardımlarıyla hayır hizmetleri yapıp, öğrenci okutan bu kurumlar Osmanlıdaki sosyal yardım anlayışını gözler önüne sermektedir.Osmanlı’nın modernleşme sürecinden sonra tedricen bu kurumların kaybolduklarını gözlemlemekteyiz. Mahalle ve köyde idare muhtarlıklara geçtikten sonra  sosyal hayat teolojik ve geleneksel yapıdan sıyrılmaya başlamış ve toplum yapısı günümüzün modern toplum yapısına doğru evrilmeye başlamıştır.
FETHEDİLEN BÖLGELERDE TOPLUMSAL VE KÜLTÜREL DEĞİŞİMLER
Osmanlı Devleti’nin fethettiği bölgelerde birtakım toplumsal ve kültürel değişimler yaşandı. OsmanlIlar, ilk olarak fethedilen ve nüfusça az oldukları bölgelere yönelik iskân politikası uyguladılar. Özellikle
Balkanlara, Anadolu’dan yörük ve Türkmenleri getirip yerleştirdiler. Yapılan göçler sonucunda Balkanlarda Türk nüfusu arttı ve Türk İslam kültürü yayıldı. Bunun dışında Osmanlı Devleti, fethedilen bölgelerde adaletli bir politika izledi. Osmanlı hâkimiyeti ile birlikte bölgede güvenlik sağlandı, yerli halktan angarya kalktı, ağır vergiler azaltıldı. Osmanlı Devleti’nin Balkanlarda sağladığı bu asayiş ve güven ortamı sayesinde ekonomik ve sosyal hayat kısa sürede canlandı. Balkanlar tarihin hiçbir döneminde OsmanlIlarda olduğu kadar huzur ve güven içerisinde olmadı. Bu sayede Balkanlarda, Arnavut, Bosna, Hersek, Kosova gibi bölgelerde gayrimüslim köylüler arasında İslamlaşma hareketi hızla arttı.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 171 Cevabı
ŞEHİR VE MAHALLELERDE ÇOK KÜLTÜRLÜ SOSYAL HAYAT
Osmanlı şehirlerinde birçok etnik grup yaşardı. Şehirlerde, gayrimüslimler bazen bir mahallede toplanmış bazen de Müslüman mahallelere dağılmıştı. Dolayısıyla Osmanlı Devleti’nde şehir ve mahallelerde çok kültürlü sosyal hayat vardı. Osmanlı şehir ve mahallelerinde, Müslüman ve gayrimüslimler arasında komşuluk münasebeti oldukça güçlüydü. Mahalle sakinleri arasında akrabalık derecesinde dayanışma vardı. Herkes birbirinin komşuluk hukukuna saygı gösterirdi. Şehir ve mahallelerde, Müslüman nüfus hâkim olmasına rağmen her dinin, inanç, örf, âdet, kılık kıyafet gibi temel hak ve özgürlüklerine karşı tam bir serbestlik söz konusuydu. Aynı mahallede cami, kilise ve havrada insanlar dinî vecibelerini rahatça yerine getirirlerdi.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 173 Cevabı
ŞEHZADE MEHMET’İN MUHTEŞEM SÜNNET DÜĞÜNÜ
Sonradan III. Mehmet unvanı ile tahta çıkacak Şehzade Mehmet’in sünnet düğünü (Görsel 7.6), Osmanlı tarihindeki en muhteşem düğünlerdendir. Bu vesileyle, 1582 yılının 29 Mayıs günü başlayan şenlikler, 24 Temmuz’a kadar, yani elli yedi gün sürmüştür. At Meydanı’ndaki sünnet eğlencelerinin en göz alıcı yanı, çeşitli esnaf gruplarınca düzenlenen sanat gösterileriydi. Mesela şekerciler, şekerden cami, şehir, dağ gibi kocaman şekiller yapıyorlardı. Tekerlekler üzerine oturtulan ve içinde tellakları da olan suni bir hamam, büyük ilgi uyandırıyordu. Bir başka esnaf grubunca yapılan ve ağaçlar, çimenler, geyik, ceylan, koyun ve kekliklerle süslenen yapma dağ, uzaktan sahiciymiş görünüyordu.Evliya Çelebi’nin naklettiğine göre, arabalar üzerine oturulmuş bir suni değirmenin çarkları, tekerleklerin dönmesiyle birlikte dönüyordu. Üzerindeki adamlar, öğütülen unu seyircilerin üzerine serperek:
— Allah yüz aklığı vere, diye dua ediyorlardı.
Geceleri düzenlenen havai fişek gösterileri ise tek kelimeyle muhteşemdi. Solakzade Tarihi’nde anlatıldığına göre ateşten hisarlar ve dağlar gökyüzünü süslüyor, seyredenleri hayretler içerisinde bırakıyordu.
1. Osmanlıda eğlence hayatı ile ilgili ne gibi çıkarımlarda bulunabilirsiniz? Açıklayınız.
  • Cevabı: Osmanlıda eğlence hayatının renkli, şaşalı ve ilgi çekici olduğu gibi çıkarımlarda bulunabiliriz. 
2. Osmanlıda önemli günlerin şenliklerle kutlanmasının amaçları neler olabilir? Belirtiniz.
  • Cevabı: O günlerin önemine dikkat çekmek ve halkı o günlerin kutlanmasına teşvik etmek. 
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 166 Cevabı
1. Ümmet ve millet kavramları siz de ne gibi duygular ifade etmektedir? Belirtiniz.
  • CevapToplumsal hayatımızı düzenleyen, birlik ve beraberliğimizi sağlayan, barış, huzur ve güven içinde yaşamamızı kolaylaştıran kavramlar bulunmaktadır. Bu kavramlar millet ve ümmet kavramları olarak yaşanmaktadır. Millet olmak ve ümmet olmak insanların ortak mirasa sahip olarak ortak gaye için çalışmaları anlamına gelir.Millet olmak, kültür ırkına sahip çıkmak, milli değerleri yaşamak, barış ve adaleti sağlayarak vatanı korumak, devleti payidar kılmak anlamına gelir. Ümmet olmak, din birliği ve beraberliği içinde olmak, ortak gayeye hizmet etmek, adaletli bir dünyada yaşamak anlamına gelir. Bu iki kavram da birlik ve beraberliğin insanlar için vazgeçilmez olduğunu anlatır.
2. Osmanlı Devleti, hâkimiyeti altına almış olduğu birçok milleti kendine bağlamak için nasıl politika izlemiş olabilir? Açıklayınız.
  • CevapOsmanlı Devleti çok kültürlü bir devletti, Osmanlı’da içinde yaşayan bu milletlere hoşgörülü ve ılımlı davranmıştır zaten hoşgörülü davranmasaydı o milletler Osmanlı toprakları içerisinde yaşamak dahi istemezdi. Osmanlı yalnızca kendi sınırları içerisinde yaşayan milletlere değil fethedeceği ve fethettiği topraklar içerisinde yaşayan milletlere de hoşgörü gösteriyordu. Bu politika sayesinde fethedeceği yerdeki milletler Osmanlı’ya karşı koymuyor ve savaşmadan teslim oluyorlardı çünkü biliyorlardı ki Osmanlı onlara zulüm etmezdi.
OSMANLI TOPLUM YAPISI CEVABI
OSMANLILARDA İNSAN VE TOPLUM ANLAYIŞI
İnsan, yaratıkların en şereflisidir. O, yaratılışı gereği medenidir. O hâlde insan geçimini temin edebilmek ve hayatını sürdürebilmek için diğer insanlara muhtaçtır. İşte bu ihtiyaç, toplumların ve milletlerin oluşmasına yol açmıştır. Çünkü toplum hayatını sürdürebilmek ancak dayanışma ve yardımlaşmayla mümkündür. Toplum üyeleri arasındaki uyumun devamı, her ferdin toplum içinde yaratılıştan sahip olduğu yeteneğinin gerektirdiği mevkide bulunmasına ve bu yerini korumasına bağlıdır. Böyle bir iş bölümü, ister istemez toplumda bir farklılaşmayı ve tabakalaşmayı zorunlu kılmaktadır.
Metne göre Osmanlılarda insan ve toplum anlayışı ile ilgili olarak ne gibi çıkarımlarda bulunabilirsiniz?
  • Cevap: Osmanlılarda insana büyük değer ve kıymet verilirdi. Toplum hayatının temelinde ise dayanışma ve yardımlaşma vardır. 
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 167 Cevabı
OSMANLI MİLLET SİSTEMİ
XVI. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin fetihlerle genişlemeye başlamasıyla etnik yapısı da değişti. Zamanla birçok millet Osmanlı toplumu içinde yer aldı. Osmanlı Devleti’nde egemen güç Türkler olmakla beraber ülkede Rumlar, Ermeniler, Bulgarlar, Slavlar ve Araplar gibi birçok ulus beraber yaşadı. Osmanlılar farklı dinî ve kültürel kimliklere sahip toplum kesimlerini ırk esasına göre değil din esasına göre teşkilatlandırdı. Millet sistemi olarak adlandırılan bu teşkilatlanma, çok farklı etnik ve dinsel gruplardan oluşan insanların imparatorluk yapısına uydurulmasıyla meydana gelen özgün bir toplumsal yapılanmadır. Bu sistemde; din ve mezhep temelinde ayrışan toplumsal bütünlüklere devlet egemenliğini tanımaları ve belirli bir vergi yükümlülüğü karşısında iç toplumsal örgütlenişleri ile din, dil, eğitim ve hukuk alanında özerklik tanındı. Neticede Osmanlı Devleti, millet sistemi ile sınırları içerisinde yaşayan milletlere karşı özgürlüğü tanıyarak, bu milletlerin Osmanlı çatısı altında kaynaşmasını sağladı.
• Klasik Dönem Osmanlı toplumunun nüfus yapısı hakkında ne gibi çıkarımlarda bulunabilirsiniz?
  • Cevap: Osmanlı toplumunun nüfus yapısında farklı din ve kültürlerden insanlar vardı. Osmanlı Devleti, millet sistemini kurarak onlara karşı din, dil, eğitim ve hukuk alanında özerklik tanımış ve yüzyıllar boyunca Osmanlı bayrağı altında yaşamalarını sağlamıştır.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 169 Cevabı
OSMANLI’DA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ
“Biz ki Sultan Murat Han oğlu Padişah Sultan Mehmet Han’ız. Yerleri ve gökleri yaratan Allah adına, büyük Peygamberimiz Muhammed Mustafa aleyhisselam adına, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim adına, babamızın ruhuna, oğullarımız adına, bindiğimiz at, kuşandığım 12 kılıç adına yemin ederiz ki: Şehrin Katolik papazları tarafından bize temsilci olarak gönderilen elçinin dileği üzerine, Galata halkının, bize bağlı olan diğer halklar gibi, âdet ve ibadetlerini serbestçe yapmalarına izin veriyoruz.
Sadece Galata Hisarı yıkılacak; halkın barınak, dükkân, bağ, değirmen, gemi, ticarethane ve diğer mallarına dokunulmayacaktır. Ailelerine eskisi gibi sahip olacaklar, Görsel 7.1: Fatih ile Ortodoks Patriği (Genodios) mozaiği istedikleri şekilde idare edeceklerdir. mallarını her yerde satmaya izinlidirler. Ancak itaat altında bulunan diğer milletler gibi vergi vermekle mükellef olacaklardır. Bu kanun ve kurallar bugünden başlayıp ebediyen hükümran olacaktır. Biz onları kendimizi korur gibi gözeteceğiz. Bu bölge halkı kiliselerinde diledikleri gibi ayin düzenleyebileceklerdir, kiliseleri camiye çevrilmeyecektir. Yeniçeri ordusuna katılmak üzere çocuklarını almayacağız. Dinimizi kabul etmeyenlere karşı asla zor kullanmayacağız. Galata halkına vadediyoruz.
Kendilerini bir köle gibi idare etmeyeceğiz. Başlarına kendilerinden birini tayin eyleyeceğiz. İçlerinden birini anlaşmazlıkları halletmek üzere seçsinler. Din adamlarına kötü söz söylenmeyecektir. Burada yazılı olduğu gibi vergisini verenler, kanunlara uyanlar serbesttir.”
Fatih’in yukarıdaki fermanından hareketle Osmanlı Devleti’nin farklı milletlere bakışlarıyla ilgili ne gibi çıkarımlarda bulunabilirsiniz? Açıklayınız.
  • Cevabı: Osmanlı Devleti farklı milletlere adaletli, saygılı ve hoşgörülü bir şekilde yaklaşmıştır. 
Gök kubbe altında bir arada yaşamak” sözünü Osmanlı millet sistemi açısından arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
  • CevabıOsmanlı Devleti’nde millet sisteminde müslimler ve gayrimüslimler bir arada yaşamaktaydı. Bu da toplumda adalet, barış, güven ve özgürlük ortamının yerleşik hale gelmesinde etkili olmuştur. Osmanlı Devleti’nin uzun yıllar varlık göstermesi hoşgörüye dayanan bir anlayışın olmasından ileri gelmektedir.Gök kubbe altında bir arada yaşamak sözü, insanların barış, güven, adalet, özgür bir toplumun bireyleri olarak yaşamaları anlamına gelir. Farklı değer, kültür ve dinlere sahip olan insanların tek bir çatı altında yaşaması devletlerin adil ve hoşgörülü olmasına bağlı olarak gerçekleşmektedir. İnsanların bir arada yaşaması bir erdemdir.

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 175 Cevabı
Çevrenizde bulunan vakıf kuruluşları ve amaçları hakkında neler biliyorsunuz? Arkadaşlarınızla değerlendiriniz.
  • Cevap:  Eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren bazı vakıf kuruluşları ve amaçları aşağıda yazılmıştır. Bunlardan istediğinizi yazabilirsiniz. 
A) Eğitim Alanında Faaliyet Gösteren Kuruluşlar
ÇAĞDAŞ EĞİTİM VAKFI (ÇEV)
Ülkemizde eğitimin yaygınlaşmasını ve çağdaşlaşmasını sağlamak amacıyla 1944 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Ülkemizin laik, akılcı, özgür ve demokratik niteliklerini geliştirmek amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir.
TÜRK EĞİTİM GÖNÜLLÜLERİ VAKFI(TEGEV)
1995’TE Suna Kıraç’ın öncülüğünde kurulmuştur. Kurduğu eğitim parkları ve öğrenim birimlerinin yanı sıra gezici öğrenim birimleriyle de hizmet vermektedir. Ülkemizde eğitim alanında faaliyet gösteren en yaygın sivil toplum örgütüdür.
ANNE ÇOCUK EĞİTİMİ VAKFI (AÇEV)
1993 yılında eğitim alanında projeler  geliştirmek, uygulamak  ve  danışmanlık hizmetleri vermek amacıyla kurulmuştur.
B) Sağlık Alanında Faaliyet Gösteren Kuruluşlar:
LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR VAKFI:
Lösemi hastası çocukların sağlık ve eğitim gibi ihtiyaçlarının karşılanması için kurulmuştur. Eğitim ve araştırma kurumları kurmak gibi amaçları da vardır.
TÜRK KALP VAKFI:
Kalp ve damar sağlığına ilişkin çalışmalar yürütmektedir. Ülkemizde kalp ve damar hastalıklarına neden olan etkenler hakkında sistemli araştırmalar yapmaktadır.
TÜRK BÖBREK VAKFI:
1985 yılında kurulmuştur. Toplumun eğitimini ve bilinçlendirilmesini sağlamak, böbrek sağlığı politikası ile bilimsel veri kaynağını oluşturmak gibi amaçları vardır.
KIZILAY
Kızılay 1868 yılında Hilal-i Ahmer adıyla devlet tarafından kurulmuş yarı gönüllü bir dernektir.Derneğe “Kızılay” adını Mustafa Kemal Atatürk vermiştir. Amacı yaralılara, felaketzedelere, zor ve muhtaç durumda olan kişilere, özelikle temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çeken kişilere yardımcı olmaktır.
Kızılay toplumun yararına kan bağışı  
kampanyaları düzenler, doğal afetlerin gerçekleştiği durumlarda gerekli önlemleri almaya çalışır.  
YEŞİLAY:    
Yeşilay alkol, sigara ve  uyuşturucu gibi bağımlılık  yapan maddelerin       
zararlarından korunma, bu tür bağımlılığı olanlara yardımcı olma görevini üstlenmiş önemli bir kurumdur.
TARIMSAL ÜRETİM VE ÇİFTHANE SİSTEMİ
ÇİFTHANE SİSTEMİ
Osmanlı Devleti’nde temel vergi ve toprak sistemi çifthane denen bir sisteme dayanıyordu. Çifthane, bir çift öküzle işletilebilen ve bir köylü ailesinin işletiminde olan arazi birimiydi (Görsel 7.10). Bu özel vergi, tahrirlerde ve vergi sayımlarında diğer vergilerin hepsinden önde gelmektedir. Devletin düzenli aralıklarla tahrir (nüfus sayımı) yapmasının en temel sebeplerinden biri, var olan ekonomik düzenin devamını sağlamaktı. Çünkü eğer bir köylü ailesi veya bir çift arazisi verilen kimse toprağını devletin müsaadesi olmadan terk edip başka yerlere göçerse, devlet derhal o arazinin yeniden ekimi için başka kimseleri oraya yerleştirirdi. Belirtilen arazi kesinlikle bölünemez, bölüştürülemezdi. Çiftin bölünmesi hâlinde hükümet veya tımar sahibinin çift vergisini düzgün toplaması olanaksız hâle gelirdi.
1. Çifthane sistemi nedir? Bu sistemin devlete kazanımları nelerdir? Açıklayınız.
  • CevapÇifthane, bir çift öküz ile işlenebilen ve bir köy ailesinin gözetiminde olan verimli toprak arazisi olarak bilinmektedir. temel vergi ve toprak sisteminin içinde yer almaktadır. Çifthane sistemi Osmanlı Devleti’nde tarımın, ticaretin, vergi sistemine bağlı ekonomik sistemin gelişmesinde etkili olmuştur.Çifthane sistemi sayesinde ekonomik düzen oluşturulmuş ve ekonomik dengeler kurulmuştur. Üretim ve dağıtım nüfus üzerinden şekillenmiştir. Nüfus sayımı faaliyetlerinin yapılması kolaylaşmıştır. Arazilerin bölünemez olması vergilerin düzenli toplanmasını sağlamıştır.Osmanlı’da toprak sisteminin, vergi ve üretim üzerindeki etkisi, nüfusa dayalı olarak da yapıldığından birçok değişken tarıma dayalı olarak değişkenlik kazanarak şekillenmiştir.
2. Çifthane sisteminin bozulması ne gibi sonuçlar doğurabilir? Belirtiniz.
  • Cevap: Vergi gelirleri azalacağı için ekonomi olumsuz yönde etkilenebilir. 
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 176 Cevabı
LONCA SİSTEMİ VE NARH UYGULAMASI
Osmanlı Lonca Sistemi ve el emeğine dayalı meslekler hakkında bir duvar gazetesi hazırlayarak okul panosunda sergileyiniz.
  • Cevap:  Osmanlı Devletinde uzun bir süre işleyen kurumlardan birisi de lonca teşkilatı olmuştur. Bizler de bu yazımızda Osmanlı Devleti’nde lonca teşkilatı ve faaliyetleri kısaca açıklayacağız. Ortak bir bölgede yaşayan esnafların ve sanatkarların bir araya gelerek meydana getirdikleri meslek topluluklarına Osmanlı Devletinde “Lonca” adı verilmiştir.Osmanlı Devleti içinde yaşayan sanatkarlar ve esnaflar lonca teşkilatı ile bir araya gelmişlerdir. Temelini ahilik teşkilatının oluşturduğu lonca teşkilatı 15. yüzyılın sonlarında kurulmaya başlamıştır ve bu kuruluş 20. yüzyıla kadar aktif bir şekilde faaliyetlerine devam etmiştir.Ahilik teşkilatında gayrimüslimler teşkilata alınmaz iken loncalar gayrimüslimleri de aralarına almışlardır. Her ne kadar bu özellikleri ile ahilik teşkilatı ile farklı olsa da lonca teşkilatı aynı zamanda usta-çırak ilişkileri, yükselme aşamaları bakımından hemen hemen ahilik teşkilatı ile benzerlik göstermiştir.
    Lonca teşkilatında yöneticiler yine loncalar tarafından seçiliyordu ve iç kurallar yine loncalar tarafından belirleniyordu. Ancak buna karşılık devletin üretim bazında koymuş olduğu fiyat ve kalite gibi şartlara da mutlaka uymak durumunda idiler.
    Lonca teşkilatı üyeleri han, arasta ya da çarşı gibi büyük alanlarda toplu halde çalışırlardı. Ancak 18. yüzyılın sonlarına doğru çarşıların ve dükkanların sayısı oldukça artmıştır ve aslında esnaf ve zanaatkar olmayan yeniçerilerin dükkan açmaya çalışmaları lonca teşkilatının düzenini bozmaya başlamıştır. 1838 senesinde yapılan ticaret sözleşmeleri sonucunda ise lonca teşkilatı tamamen önemini yitirmiştir ve yok olmuştur.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 177 Cevabı
OSMANLI’DA TİCARET VE TİCARİ MEKÂNLAR
KAPALI ÇARŞI
Kapalı Çarşı (Görsel 7.13), Avrupa’nın ortasından Hicaz’ın kızgın çöllerine uzanan geniş bir coğrafyanın aynasıdır. 600 yıllık imparatorluğun gerçekle masal arası görkemini, esrarlı bir ışıltıyla binbir gece süren bir rüyanın rengiyle içten içe hâlâ fısıldayan galeriler, bütün Osmanlı coğrafyası gibi, başkent İstanbul gibi ortak bir kaderi acı tatlı anılarıyla paylaşmıştır. Gününe göre altın, gümüş, mücevher, ipek, sırma ve billurla dolarken zaman zaman batan günün solgun ışıklarıyla hüznü paylaşmak zorunda kalmıştır.
Kapalı Çarşı’nın Osmanlı Devleti’ne kazanımları hakkında neler söylenebilir? Belirtiniz.
  • Cevabı: Kapalı Çarşı Osmanlı Devleti’ni sosyal ve ekonomik anlamdan zenginleştirmiştir. 
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 178 Cevabı
Bir Osmanlı yöneticisi olsaydınız ticareti geliştirmek için ne tür tedbirler alırdınız? Açıklayınız.
  • CevabıOsmanlı Devleti, ticari faaliyetlerin düzenli olarak yapılması için çeşitli politikalar geliştirmiştir. İpek Yolu’nun ve Baharat Yolu’nun Osmanlı hakimiyetine geçmesi, sıcak denizlerin Osmanlı hakimiyetinde olması ticaretin ve ekonomik faaliyetlerin gelişmesini sağlamıştır. Bir Osmanlı yöneticisi olma şansımız olsaydı tarıma dayalı bir ticareti yapılmasında üretim-dağıtım ve tüketim odaklı bir sistem kurmamız gerekirdi. Bunun için tarım ürünlerini alınıp satılması adına hallerin kurulması gerekli olurdu. Pazarlarda ve çarşılarda kaliteli mahsullerin satılması için denetim sistemlerinin de kurulması gerekirdi. Ticaretin gelişmesi için üretim, dağıtım ve tüketim faaliyetlerinin düzenli olarak yapılması, gözetim ve denetim altında olması gerekir.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 179 Cevabı
Mekkârecilerin tüccarla kadı huzurunda sözleşme yapmalarının sebebi ne olabilir? Belirtiniz.
  • Cevabı: Mekkâreciler yük hayvanı kiralayarak taşıma işi yapan kişilerdir. Kadı ise şer’i ve idari yargıdan tek başına sorumlu olan kişidir. Mekkârecilerin tüccarla kadı huzurunda sözleşme yapmalarının sebebi herhangi bir şekilde hak geçmemesi, adaletsiz olunmaması gibi sebepler olabilir. 
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 180 Cevabı
İLK PAZAR VERGİSİ
Osman Bey Dönemi’nde Pazar kuruldu ve hutbe okundu. Halk kanun ister oldu. Germiyan’dan biri geldi. “Bu pazarın vergisini bana satın…” dedi.
Osman Bey vergi konusunda sorar:
— Vergi nedir?
Adam dedi ki:
— Pazara ne gelse ben ondan para alırım.
Osman Bey:
— Senin bu pazara gelenlerden alacağın mı var ki para istersin? dedi.
O adam:
— Beyim! Bu töredir. Bütün memleketlerde vardır ki hükümdar olanlar alır.
Osman Bey halkla da konuşur ve daha önce Bizans’ın aldığından çok daha hafif bir “bac” yani Pazar vergisi koyar. Bu yumuşak yönetim sayesinde Osmanlı pazarları ve kent hayatı gelişmeye başlar.
Metinden hareketle pazarların Osmanlı Devleti’ne katkıları ile ilgili ne gibi çıkarımlarda bulunabilirsiniz? Belirtiniz.
  • Cevabı: Osmanlı Devletinin vergi konusundaki yumuşak yönetimi sayesinde ticaret ve kent hayatı gelişmiştir. 
OSMANLI’DA VAKIF GELENEĞİ
Vakıf, kişilerin kendilerine ait mallarını veya paralarını belirli bir hizmetin yerine getirilmesi amacıyla eğitim, din, sağlık, bayındırlık gibi sosyal ve kültürel alanlarda hizmet verecek kuruluşlara bağışlamasıdır. Sosyal devlet anlayışı ile hareket eden Osmanlı Devleti halkın dinî, askerî ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için hizmet veren çeşitli vakıflar bulunmaktaydı. (Görsel 7.17). Vakıflar başta padişah, padişah eşleri ve kızları, devlet adamları ve hayırseverler tarafından kuruldu. Bu yolla medreseler, hastaneler, camiler, kütüphaneler, kervansaraylar vs. yapıldı.
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 181 Cevabı
BİR VAKFİYE
“Hattab İbni Saib Ahmet İbni Rahat Vakfı”nın 721 H. (1321 M.) Tarihli Vakfiyesinden:
• Herhangi bir kaza veya bela sebebi ile borçlanma durumunda kalanlara kefil göstermek şartıyla borç verilmesi ancak maddi varlığını haram olan işler ve amellerde harcayarak muhtaç duruma düşenlere borç verilmemesi.
• Muhtaç olan dul ve yaşlı hanımlara her ay, iyi atılmış pamuktan birer okka pamuk, ihtiyar olan erkeklere birer dirhem para verilmesi.
• Amalardan muhtaç olup da çalışamayacak durumda olanlara yıllık 2050 dirhem tahsis edilmesi.
• Cüzzamlılar için yıllık 60 dirhem, kadı ve valinin hapsettiği kişiler için 120 dirhem ayrılarak bu paradan her ay hissesine düşen 10 dirhem ile ekmek alınıp mahpuslara dağıtılması.
• Fakir yetimlere bakmayı üstlenen, eğitim ve öğretimlerine dikkat edeceğini taahhüt edenlere bu yetimler teslim edilerek mütevelli ve yetkililerce zamanın icabına göre tespit edilecek ihtiyaçlarının karşılanması.
• Vakfiyede hangi alanlara yönelik faaliyetler söz konusudur?
  • Cevabı: Vakfiyede sosyal yardımlaşma ve dayanışma alanlarına yönelik faaliyetler söz konusudur.
• Vakfiyeyi yazan kişi neleri amaçlamış olabilir?
  • Cevabı: Muhtaç olan kişilere gerekli yardımı yapmayı amaçlamıştır. 
• Siz bir vakıf kursaydınız adını ve amacını nasıl belirlerdiniz?
  • Cevabı: Vakfımızın ismi Vakıf Baba olurdu. Kimsesiz, öksüz ve yetim çocukların hayatı boyunca tüm masraflarını karşılardım. 

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 182 Cevabı
A. Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruların doğru seçeneklerini işaretleyiniz.
1. Osmanlı Devleti’nin, Balkanlarda uyguladığı iskân siyaseti sonrasında,
I. Bölgenin toplumsal ve demografik yapısı değişmiştir.
II. Bölgede Türk- İslam kültürü yayılmıştır.
III. Türklerin nüfus oranı gayrimüslim nüfusundan daha fazla olmuştur. yargılarından hangisi ya da hangileri söylenebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I,II ve III
  • Cevap: D
2. Osmanlı Devleti, kara ve deniz ticaretini geliştirmek amacıyla çeşitli tedbirler almıştır.
Bu duruma kanıt olarak;
I. Marmara ve Akdeniz’de birçok liman kurması,
II. Şehir merkezlerine her kesimin alışveriş yapabileceği kapanlar inşa etmesi,
III. Önemli ticaret yolları üzerine kervansaraylar açması uygulamalarından hangisi ya da hangileri gösterilebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I,II ve III
  • Cevap: E
3. Aşağıda verilenlerden hangisi Osmanlı Devleti’nin uyguladığı “çifthane sistemi” ile ilgili değildir?
A) Üç yıl toprağı işlemeyen çiftçiden çiftbozan vergisi alınmaktadır.
B) Mirî araziler dâhilinde uygulanan bir sistemdir.
C) Her bir hanenin işleteceği arazi ve ödeyeceği vergilerin tespitini sağlamaktadır.
D) Tamamen Müslüman ailelere yönelik bir uygulamadır.
E) Boş arazileri değerlendirip tarımsal üretimin artırılmasına katkı sağlamaktadır.
  • Cevap: D
4. Osmanlı Devleti’nin uygulamış olduğu vakıf sistemi sayesinde;
I. Sosyal dayanışma ve kaynaşma sağlanmıştır.
II. Eğitim, sağlık ve kültürel faaliyetler gelişmiştir.
III. Toplanan düzenli vergiler sayesinde devletin hazinesi zenginleşmiştir. yargılarından hangisi ya da hangileri söylenebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I, II ve III
  • Cevap: D
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 183 Cevabı
B. Aşağıda verilen ifadelerin başına doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
  • Cevap
1. (D) Osmanlı Devleti’nin ülkede yaşayan toplulukları din ya da mezhep esasına göre örgütleyerek yönetme biçimine “Millet Sistemi” denir.
2. (Y) Osmanlı Devleti’nde, tımar sistemi sayesinde esnaflar arasında dayanışma sağlanmıştır.
3. (Y) Osmanlılarda, çarşı ve pazarlarda fiyatların devlet tarafından belirlenmesine “çifthane uygulaması” deniliyordu.
4. (D) Osmanlı Devleti, dinî ve özel günlerde şölenler düzenleyerek toplumun dayanışma ve kaynaşmasını sağlamaya çalışırdı.
5. (Y) Osmanlı Devleti’nde, üç yıl toprağı işlemeyen çiftçiden haraç vergisi alınırdı.
C. Aşağıdaki noktalı yerlere uygun ifadeleri yazınız.
  • Cevap
1. Osmanlı Devleti’nde, esnafın özel işleri için toplandığı odaya………lonca……., ticari ve endüstriyel herhangi bir mesleğe devam etme imtiyazına ise…….gedik……denirdi.
2. Osmanlı Devleti’nde başta padişah, padişah eşleri ve kızları, devlet adamları, hayırseverler tarafından yaptırılan…….vakıflar……….sayesinde din, sağlık, eğitim faaliyetleri düzenli bir şekilde yürütülmüştür.
3. Osmanlı toplumunda genelde kadınlar…….serpuş………, erkekler ise…….kavuk……….denilen başlık giyerlerdi.
4. Osmanlı’da, çifthane birimini oluşturan unsurlar………arazi……..,….hane halkı……….. ve……..bir çift öküz……………idi.
5. Osmanlı Devleti’nde, reaya…………Müslüman…………. ve………..gayrimüslim………. şeklinde ikiye ayrılırdı.
D. Aşağıdaki açık uçlu soruların cevaplarını defterinize yazınız.
1. Osmanlı Devleti’nde vakıfların sağladığı faydalar neler olmuştur?
Cevap
  • *Eğitimin gelişmesini sağlamışlardır.
  • *Sağlık hizmetlerinin gelişmesini sağlamışlardır.
  • *Kültürel hizmetlerin gelişmesini sağlamışlardır.
  • *Ulaşım hizmetlerinin gelişmesini sağlamışlardır.
  • *İnsanların yardımlaşmasını sağlamışlardır.
  • *Toplumun birlik ve beraberlik içinde olmasını sağlamışlardır.
  • *Sosyal refahın ve ekonomik refahın oluşmasını sağlamışlardır.
  • *Dini, idari, iktisadi, siyasi işlerin gelişmesini sağlamıştır.
  • *İnsani yardımların oluşmasını sağlamıştır.
2. Osmanlı Devleti’ndeki millet sisteminin temel esasları nelerdir?
Cevap
  • *Osmanlı himayesinde bulunan bütün topraklarda herkes vatandaştır.
  • *Millet Türk ve Müslüman olarak oluşurken gayrimüslimler de toplumda yaşamaktadır.
  • *Müslümanlar tarım ve askerlikle meşgul olurlar.
  • *Gayrimüslimler daha çok ticaretle meşgul olurlar.
  • *Her bireyin sosyal, kültürel ve dini hakları korunmaktadır.
  • *Her vatandaş düzenli olarak vergi ödemektedir.
  • *Vatandaşlar ait oldukları dini ve kültürel değerlere göre kurulan mahkemelerde yargılanırlardı.
3. Çifthane sisteminin Osmanlı Devleti’ne kazanımları neler olmuştur?
  • CevapÇifthane, bir çift öküz ile işlenebilen ve bir köy ailesinin gözetiminde olan verimli toprak arazisi olarak bilinmektedir. temel vergi ve toprak sisteminin içinde yer almaktadır. Çifthane sistemi Osmanlı Devleti’nde tarımın, ticaretin, vergi sistemine bağlı ekonomik sistemin gelişmesinde etkili olmuştur. Çifthane sistemi sayesinde ekonomik düzen oluşturulmuş ve ekonomik dengeler kurulmuştur. Üretim ve dağıtım nüfus üzerinden şekillenmiştir. Nüfus sayımı faaliyetlerinin yapılması kolaylaşmıştır. Arazilerin bölünemez olması vergilerin düzenli toplanmasını sağlamıştır. Osmanlı’da toprak sisteminin, vergi ve üretim üzerindeki etkisi, nüfusa dayalı olarak da yapıldığından birçok değişken tarıma dayalı olarak değişkenlik kazanarak şekillenmiştir.
4. Lonca Teşkilatının Osmanlı ekonomik sistemi ve toplum yapısına etkileri neler olmuştur?
  • Cevap: Lonca Teşkilatı’nın Osmanlı ekonomik sistemi ve toplum yapısına etkileri, fiyatlar belirlenmiş, ürünlerin kalite kontrolü yapılmıştır. Sosyal dayanışma ve yardımlaşma ortamı kurulmuştur. Meslek grupları belirlenmiş ve mesleki eğilim kursları verilmiştir. Esnaflar için bir borç sistemi kurularak ekonomik dengelerin korunması sağlanmıştır. Böylece Osmanlı’da ekonomik faaliyetler gelişmiş, toplumda meslek sahibi kişilerin sayısı artmıştır.
5. Osmanlı Devleti, ülke içinde ticareti geliştirmek için ne gibi önlemler almıştır?
  • Cevap: Osmanlı Devleti, ülke içinde ticareti geliştirmek için yabancı devletlere kapitülasyonlar verilmiştir. Ticaret yolları üzerinde kervansaraylar, hanlar, hamamlar, mescitler yapılmıştır. Denizcilik faaliyetlerinin yerine getirilmesi için gemicilik faaliyetleri yapılmıştır. Demir yollarını yollarını geliştirerek önemli şehirleri birbirlerine bağlamışlardır. Böylece ticaretin güven ortamında yapılması ve kalkınmanın sağlanması da amaçlanmıştır.
DKC Bir cevap motorudur... Sağ üstteki "Eksik sayfa bildir"butonuna tıklayarak istediğiniz sayfaları bize bildirebilirsiniz.
Paylaş:
📌 EKSİK SAYFA BİLDİR...