9. Sınıf Coğrafya MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları

9. Sınıf Coğrafya MEB Yayınları Ders Kitabı Cevapları
Cevap anahtarı

Sayfa 12 Cevabı
1. İnsan ve doğa arasında nasıl bir etkileşim gerçekleştiğini tartışınız.
  • Cevap:  İnsan ve doğa sürekli etkileşim içerisindedir. Bu etkileşim insan oğlunun doğada var olmaya başlamasından bugüne sürekli devam etmiştir. İnsan ve doğa etkileşimini birkaç başlık altında özetliyelim.
    Şiddetli Rüzgârlar ve Fırtınalar; Kasırga, hortum ya da tayfun gibi adlarla tanımlanan şiddetli rüzgâr veya fırtınalar çok büyük can ve mal kaybına yol açan hava olaylarıdır. Bu hava olayları sü­rekli alçak basınç alanları olan tropikal bölgelerde ani ve büyük basınç farklarına bağlı olarak ortaya çıkmak­tadır.
    Tsunami; Deniz tabanında oluşan depremin, deniz tabanını ani olarak yükseltmesiyle deniz suyu dalgalar şeklinde kı­yıya doğru hareket eder. Başlangıçta dalgalar arasın­daki uzaklık fazla iken kıyıya doğru yaklaştıkça dalga­lar birleşerek 30 – 50 metre yüksekliğe kadar ulaşır.
    Depremler; Çok sık görülen doğa olayı olan depremlerin çoğunun şiddetleri az olduğu için insanlar tarafından hissedil­mez. Ancak, yıkıcı olan depremler doğada çeşitli deği­şimler meydana getirir.
    Volkanik Olaylar; Volkanik faaliyetlerin oluşumu ve devamında bazı eks­trem durumlar ortaya çıkabilir. Patlamalar sonucu bol miktarda malzemenin yeryüzüne püskürmesi ile bir yandan volkanik araziler oluşurken, bir yandan da du­man ve küller atmosferi kaplayarak güneş ışınlarının yeryüzüne gelmesini engeller.
    Heyelanlar; Yeryüzünde çok yaygın olarak görülen ve sık aralıklar­la meydana gelen kütle hareketleri arasında heyelan­lar önemli bir yer tutar. Heyelanların oluşumunda ara­zi yapısının eğimi ve aşırı yağışların etkisi fazladır.
    Aşırı Yağışlar; Uzun yıllar boyunca elde edilen maksimum yağış orta­laması üzerindeki yağış değerleri aşırı yağışlar olarak ifade edilir. Sel ve taşkınlar aşırı yağışların ortaya çı­kardığı en önemli sorunlardır. Sel ve su baskınları ba­zen çok tehlikeli boyutlara varabilir.
    Kuraklık; Yağışların kaydedilen normal değerlerin önemli ölçü­de altına düşmesi kuraklığa neden olur. Kuraklık, ge­nellikle yavaş gelişir ve etkisi uzun sürelidir. Ayrıca et­ki alanı diğer doğal afetlere göre daha geniştir.
2. Coğrafya biliminin inceleme konularının neler olabileceğini tartışınız.
  • Cevap: Coğrafya temel olarak insanların yaşam alanlarını inceler. Türkçeye Yunanca’da “yer” anlamına gelen “gaia” kelimesinden türeyerek girmiştir. Coğrafya bilimi öncelikle yeryüzünde dağların, ovaların, denizlerin, platoların, göllerin dağılımlarına bakarak araştırmalar yapar. Sonrasında yanardağ, deprem ve oyuklar gibi doğa olaylarını ve bu doğa olaylarının nedenlerini inceler. Coğrafya biliminin yaptığı bir diğer çalışma ise doğa olaylarını birbirleri ile ilişkilendirir ve ayrıca coğrafya, harita üzerinden bilgilere ulaşır yani coğrafya başka bir deyişle bir harita okuma bilimidir diyebiliriz
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 14 Cevabı
1. Görselde yer alan doğal ve beşerî unsurlar nelerdir?
  • Cevap: Görselde yer alan
  • doğal unsurlar: dağlar, hava, göl ve deniz iken
  • beşeri unsurlar olarak: fabrikalar, evler, dükkanlar vardır.
2. Görselde verilen beşerî ortamın gelişiminde hangi faktörler etkili olmuştur?
  • Cevap: Toplayıcılık ve avcılıkla uğraşan ilk insanlar kaynakların sınırlı olması nedeniyle sürekli göç etmek zorunda kaldı. Bundan dolayı insanlar kentler şehirler kurdu. İnsan eliyle yapılmış bina, yol, köprü gibi unsurlar ile tarım, sanayi gibi insan faaliyetleri beşerî ortamı oluşturur. Kısacası insanlar barınma, beslenme gibi faktörlerden dolayı beşeri ortamlar oluştururlar.
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 17 Cevabı
Yukarıdaki haberden hareketle yaşadığınız yerde sıcaklık, yağış ve yer şekilleri gibi doğal unsurların neden olduğu olumsuzluklarla başa çıkabilmek için ne gibi projeler geliştirilebilir?
  • Cevap: Bulunulan ortamın koşullarına göre teknolojiden faydalanılarak eğer çok soğuk ortam varsa ısıtma sistemleri çok sıcak varsa soğutma sistemleri kullanılabilir. Bunun yanında yer şekillerine göre ulaşım ağları ve sistemi özenle seçilir ve uygulanırsa kolaylıklar sağlanmış olur.
1. Farklı doğal ortam koşullarının insan-doğa etkileşimini nasıl etkilediğini yorumlayınız.
  • Cevap:  İnsan her anında çevresindeki doğal ortamdan etkilenmekte hayatını doğal çevrenin şartlarına göre belirlemektedir. Örneğin; insan, tarım, turizm, ulaşım gibi faaliyetleri ile giyim, gıda, yerleşme gibi ihtiyaçlarını, iklim ve yeryüzü şekilleri gibi doğal unsurların etkisinde kalarak yapabilmektedir.
    Manş Tüneli; Fransa ve İngiltere arasındaki Manş Denizi’nin 91 metre derinliğinde inşa edilen Manş Tüneli deniz içerisinde toplam 38 km uzunluğuyla dünyanın en uzun su altı tünelidir. Bu tünel iki ülke arasındaki demiryolu ulaşımını sağlamaktadır. Tünel 1994 yılında hizmete açılmış ve bugün satte 300 km hıza ulaşabilen trenler ile ulaşımı sağlamaktadır.
2. Doğal ortam koşullarının bölgelere göre farklılık göstermesinin nedenlerini açıklayınız.
  • Cevap:  Canlıların sıcağa dayanıklılık seviyesi farklıdır. Bu yüzden bölgeden bölgeye canlılar farklılık gösterir. Bu canlıların sıcağa dayanıklılık seviyeleri farklı olduğu için doğal ortam koşulları da farklıdır. Yine bunun yanında kimi canlılar suda yaşarken kimileri ise anatomik yapıları gereği karada yaşamak zorundadırlar.
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 18 Cevabı
1. Haritada gösterilen yerlerde insan-doğa etkileşiminde hangi faktörler etkili olmuştur?
  • Cevap: Yer şekilleri, iklim, sıcaklık, ekonomik ve teknolojik gelişmeler. Örneğin geçim kaynağı olarak ekilen araziler, ulaşım amacıyla inşa edilen köprüler vardır görselde.

2. Görsellerden hangileri insanın doğaya olan adaptasyonunu daha iyi yansıtır?
  • Cevap: Özellikle bazı görsellerde örneğin kerpiçten evlerin yapıldığı görselde daha iyi yansır. Çünkü hava çok sıcak olduğundan insanlar evlerin içi serin olsun diye bir de etraftaki malzemeyi daha rahat kullanabilme durumundan dolayı benzer evler inşa ederler.
Coğrafya Biliminin Bölümlenmesi 
Coğrafyanın fen bilimleri ve sosyal bilimlerin her ikisiyle de ilişkili olmasının nedeni nedir?
  • Cevap: Coğrafya doğal ortamı, doğal ortam ile insan arasındaki etkileşimleri incelerken birçok bilimden de faydalanır. Şimdi bunlardan bazılarını görelim.Fizik: Yerçekimi, merkezkaç kuvveti, hareket, güç, enerji gibi konularda,Kimya: Su, çözünme, çökelme, karstik şekillerin oluşumu gibi konularda,
    Biyoloji: Bitkilerin yaş halkalarından iklim şartlarına ulaşma, hayvan ve bitki dağılışı gibi konularda,
    Matematik: Dünya’nın şekli, boyutları, yerel saatler, haritalarda uzunluk, alan, eğim bulma, sıcaklık hesaplama gibi konularda,
    Tarih: Geçmiş dönemlere ait coğrafi olayların ortaya çıkarılmasında,
    Astronomi: Dünya’nın geçmişi, güneş sistemi, ay, güneş tutulması, ay tutulması gibi konularda,
    Jeoloji: Yer kabuğunun yapısı ve oluşumu gibi konularda,
    Meteoroloji: Atmosfer olaylarının incelenmesinde, İklim şartlarını oluşturan verilerin toplanmasında,
    Türkçe, Edebiyat: Doğaya ait betimleme, şiir gibi konularda
    Ekonomi: Geçim kaynaklarının belirlenmesi, malların üretilmesi, dağıtılması, pazarlanması turizm gibi konularda,
    İstatistik: ülkeye ait çeşitli coğrafi verilerin tespit edilip rakamlarla ifade edilmesi gibi konularda,
    Sosyoloji: Toplum hayatında meydana gelen değişimler, yerleşmeler gibi konularda, coğrafyayla bağlantılıdırlar.
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 19 Cevabı
Aşağıda coğrafyanın bilimsel bölümlenmesinin yer aldığı bir tablo verilmiştir. Tabloda boş bırakılan yerleri uygun şekilde tamamlayınız.
Cevap
Yer şekillerinin oluşumunu ve gelişimini araştıran bilim dalıdır.( jeomorfoloji)
  • Hidrografya (yeraltı ve yer üstü sularının oluşum ve dağılımlarını araştıran ve insan yaşamı üzerine etkilerini inceleyen bilim dalıdır.)
  • Harita ve harita benzeri gösterimleri üretmek amacıyla uygulanan, gerekli tüm çalışmaları kapsayan bilimdir. (kartoğrafya)
  • Klimatoloji (çok uzun sürelere tekabül eden iklim tiplerini inceleyen bilim dalıdır. klimatoloji iklimin genel özelliklerini inceler ve uzun zaman süreleriyle ile ortalamalarıyla ilgilenir)
  • Yeryüzünde bulunan bitki ve hayvan topluluklarını ve onların yeryüzündeki coğrafi dağılışını inceleyen bilim dalıdır. (biyocoğrafya)
  • Siyasi Coğrafya (Siyasi coğrafyasiyasi otorite ve organizyonlar tarafından alınan kararlar üzerinde coğrafi etmenlerin etkisini, siyasi kararların uygulanmasının coğrafi çevreye etkisi ve bunun sonucunda oluşan coğrafi olayları inceleyen Beşeri coğrafya alt disiplinidir.)
  • Sosyal olaylar ve mekânsal bileşenler arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalıdır. (sosyal coğrafya)
  • Tarihî Coğrafya (Tarihî coğrafya, modern coğrafya ilke ve yöntemlerini kullanarak bir sahayı geçmiş bir zaman diliminde araştıran disiplinler arası coğrafya bilim koluna verilen isimdir.)
  • İnsanların gerçekleştirdiği ekonomik faaliyetleri ve bu faaliyetlerin mekânsal dağılımını inceleyen bilim dalıdır. (ekonomik coğrafya)
  • Nüfus Coğrafyası (Nüfus coğrafyası, nüfusla ilgilenen bir beşeri coğrafya dalıdır. Doğal çevre ile nüfus arasındaki ilgiyi araştırır. Kıta ülke, bölge, bölüm ve yöre ölçeğinde nüfusun dağılışı ile dağılışı etkileyen doğal ve beşeri faktörleri araştırır)
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 20 Cevabı
Aşağıdaki tabloda doğal ve beşerî ortamlarla ilgili bazı kavramlar verilmiştir.
1. Aynı grup içerisinde yer alan kavramlardan ilişkili olmayan ya da en az ilişkili olan kavramın üstünü örnekteki gibi çizerek çıkartınız.
  • Cevap:
2. Tabloda yer alan “Yeni Kavram” sütununa, çıkarttığınız kavramlar yerine karşılıklı ilişkiyi sağlayacak başka bir kavram yazınız. (Birinci aşamada çıkartmış olduğunuz kavramlardan da yararlanabilirsiniz.)
  • Cevap:
3. İlk iki aşamayı gerçekleştirdikten sonra oluşan yeni kavram gruplarında yer alan kavramlar arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
  • Cevap:
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 21 Cevabı

Tarihsel Süreçte Coğrafya Biliminin Gelişimi
Coğrafya biliminin ortaya çıkmasında sizce hangi faktörler etkili olmuştur?
  • Cevap:  Doğa ve insan etkileşimi sürekli olarak insanların gözlem yapması ve araştırmasıyla sorgulaması nedeniyle devam edegelmiştir. Bilimlerin ortaya çıkmasında da bu etkili olmuştur. Coğrafya biliminin ortaya çıkmasında insanın doğayla olan ilişkisi öne çıkmaktadır. Coğrafya, doğa ve doğa unsurlarının incelenmesi ve birbiriyle olan etkileşimi anlamına gelir. İnsanların doğayı araştırması ve sorgulaması coğrafyanın ortaya çıkmasında etkili olmuştur.Coğrafya , insanlar ve yer (mekân) ile bunlar-sonuç ve dağılış ilkesine bağlı olarak incelenen ve sorgulayan bir bilim dalıdır. Yer ve insan ilişkilerini coğrafyanın konusunu oluşturması. Coğrafya çincesi Yunanca gaia (yer) ve gráphein (yazmak, betimlemek) Türkçesi yerçizim sözcüğüdür. Zamanımızdan 2200 yıl önce coğrafya terimini ilk kullanan kişi Eratosthenes (M.Ö. 276-M.Ö. 194) . Gregg ve Leinhardt (1994), coğrafyayı 4 tane karakterize edilmiş bir disiplinli tanımlardır:
    Birincisi, bir yere Eşsiz Bir karakter kazandıran, yeryüzü Üzerindeki özelliklerin dağılımıdır (örneğin dağlar , ırmaklar , Denizler vb.).
    İkincisi, Bazi şeylerin oldukları Yerlerde ZAMANDA neden nasıl Meydana geldiğini anlamaktır (örneğin ettik ettik yanardağlar gibi).
    Üçüncüsü, meydana gelen olayların, diğer olaylarla ilgisi ve bağlantısıdır (onun yağmur ormanlarının tahribi).
    Sonuncusu, coğrafyanın haritalar ile bilgilerin iletişimini sağlamasıdır düşüncelerin ettik.
Coğrafya sözcüğünü tarihte ilk kez MÖ III. yüzyıl başlarında kullanan Eratosthenes, Dünya’yı evrenin merkezindeki bir küre olarak düşünüyordu. Zamanının şartlarına rağmen çok basit ama etkileyici bir yöntemle Dünya ’nın çevresini gerçek değerine çok yakın bir şekilde hesaplamayı başardı.
Eratosthenes Dünya’nın çevresini nasıl bir yöntemle hesaplamış olabilir? Araştırınız.
  • Cevap: Eratostenes (Eratosten) eski çağın ünlü coğrafyacıların biridir. Milattan önce III. Yüzyılda yaşamış olan Eratosten İskenderiye kütüphanesinin müdürlüğünü yapmıştır. Bu ünlü bilim adamı milattan önce 247 yılında Dünya’nın çevresini ilk kez hesaplamayı başarmıştır. Eratosten, Dünya’nın küresel bir şekle sahip olduğunu biliyordu. Dünya’nın çevresini hesaplamak isteyen Eratosten, basit bir yol izlemiştir. Çocukluk yıllarında, Syene’de (günümüzde Mısır’ın güneyindeki Avsan kenti) yaşamış olan Eratosten, girdiği bir kuyunun 21 Haziran tarihinde, öğle vakti tümüyle aydınlandığını görmüştür. Syene 24.5°’ Kuzey enleminde yani Yengeç Dönencesine çok yakın bir konumda yer almaktadır. Eratosten, aynı tarihte iki farklı ekibin hem Syene’ye hem de İskenderiye’de Güneş ışınlarının geliş açısını ölçtüğü taktirde, ortaya çıkacak olan açısal farklılık ve iki kent arasındaki uzaklıktan yararlanarak Dünya’nın çevresini hesaplayabileceğini düşünmektedir.
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 22 Cevabı
Orta Çağ’da yaşamış Müslüman coğrafyacılardan biri olan Uluğ Bey’in coğrafya bilimine katkılarını araştırınız.
  • Cevap: Uluğ Bey, 14. ve 15. yüzyıl bilim insanlarından biridir. Timur Devleti zamanında yaşamış ve Timur’un da torunudur. Gök bilimi ile ilgilenmiştir. Uluğ Bey, yaşadığı dönemin en çok çalışan bir şeyler ortaya koyan bilim insanlar arasında yer almaktadır. Astronomi alanında yaptığı çalışmalar Türk dünyasında ve diğer dünyalarda yankı uyandırmıştır. Gök bilimci olarak gök araştırmalarının yapılmasında ve gözlem evlerinin kurulmasında etkili olmuştur.. Uluğ Bey, bilim için fedakarlıklar yapmış ve gözlem evlerinin yerleşik olarak gelişmesinde etkili olmuştur. Ay ve yıldızların hareketlerini gösteren tablolar yapmıştır. Bu alanda çeşitli dersler vermiştir. Akademik çalışmalar yaparak topluma da yön vermiştir. Uluğ Bey  – Mīrzā Muhammed Ṭaragay bin Şāh Ruḫ; d. 22 Mart 1394 – ö. 27 Ekim 1449), Timur İmparatorluğu’nun 4. sultanı ve Türk Matematikçi ve astronomi bilgini.Timur’un oğlu Şahruh’un büyük oğludur. 1393 yılında Sultaniye kentinde doğmuştur. Asıl adı Muhammed Taragay olup, Timur tarafından sevilmesi nedeniyle “Uluğ Bey” olarak anılmaya başladı.
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 23 Cevabı
Yeni Çağ’da büyük keşiflerde bulunan Kristof Kolomb, Bartolomeu Dias ve Vasko da Gama’nın keşiflerinde izledikleri rotaları araştırınız.
• Araştırdığınız rotaları dilsiz dünya haritası üzerinde farklı renkte kalemlerle çiziniz.
• Hazırlamış olduğunuz haritayı kullanarak Yeni Çağ’da coğrafyanın gelişimini gösteren bir poster 4 hazırlayınız.

  • Cevap:
 Sayfa 25 Cevabı
1. Aşağıdakilerden hangisi İlk Çağ coğrafyacıları arasında yer almaz?
A)Batlamyus B) İdrisi C)Herodot D)Platon E) Aristoteles
  • CevapB
2. Aşağıdakilerden hangisi insanın doğaya olan bağımlılığını en az yansıtır?
A) Buğday veriminin yağışa göre değişkenlik göstermesi
B) İlk medeniyetlerin büyük akarsuların etrafında kurulması
C) Meskenlerde kullanılan yapı malzemesinin doğal şartlara göre değişmesi
D) Birçok akarsu üzerinde barajların inşa edilmiş olması
E) Yükseltinin ve eğimin arttığı yerlerde nüfusun azalması
  • Cevap: D
3. Aşağıdaki coğrafyacılardan hangisi fiziki coğrafyanın kurucusu olarak kabul edilir?
A) Eratosthenes
B) Bruni
C) Carl Ritter
D) Alexander Von Humboldt
E) Frederic Ratzel
  • CevapD
4-7. soruları aşağıdaki paragrafa göre cevaplayınız.
4. Numaralandırılan cümlelerden hangisi insanın doğaya olan bağımlılığını en iyi şekilde yansıtır? Açıklayınız.
  • Cevap: 3. CÜMLE çünkü evlerini taşımak zorunda kalmışlardır.

5. Numaralandırılan cümlelerden hangileri insanın doğayı değiştirmesine örnektir ?
A) I ve II B) I ve III C) II ve IV D) III ve IV E) I ve IV
  • CevapD
6. Nil Nehri, Antik Mısırlılar için neden önemlidir?
  • Cevap:  Nil kıyıları her gün binlerce aşk hikayesine tanık oluyor. Nehir aşıklara umut, romantizm ve mutluluk veriyor. Nil, Mısır halkının sanatkarlığı için de ilham ve yaratıcılık kaynağı olmuş. Nil nehrine adanmış birçok şarkıları var. Eski Mısır’da insanlar nehir uğruna kurban vermişler ve efsanelerini nesilden nesile aktarmışlar.[4]Mısır uygarlığının temelinde de Nil nehrinin bereketi vardır. Bu nehrin hayat verici özelliği sayesinde Mısırlılar Nil vadisinde yerleşmiş ve yağmur mevsimlerine bağımlı kalmadan nehirden sağladıkları suyla tarım yapabilmişlerdi. Tarihçi Ernest H. Gombrich, bu konuda şunları söyler:En ihtişamlı döneminde Eski Mısır’ın sınırları. Nil nehrini merkez alarak genişleyen devlet, etrafı çöllerle ve doğal engellerle çevrili olmasına rağmen, son derece güçlü bir medeniyet kurabilmişti. Bunun temelinde Nil’in aralıksız sağladığı suyun bereketi vardı. Yüzyıllar süren gelişme sürecinde oluşturulan düzenli ordu, Hitit ve Mitanni devletlerinin sınırlarına kadar genişlemeye imkan tanıdı.”Afrika sıcaktır. Aylarca yağmur yağmaz. Bundan dolayı bu büyük kıtanın pek çok yeri kuraktır. Ülkenin o bölümleri çöllerle kaplıdır. İşte Mısır’ın sağı ve solu da bu durumdadır. Mısır’da da aslında çok az yağmur yağar. Ama orada yağmura pek ihtiyaç yoktur, çünkü Nil ırmağı boydan boya ülkenin ortasından akar gider.”
7. Nil Nehri’nde görülen yıllık taşkınların Antik Mısır’da yerleşmelerin yer değiştirmesine neden olması insan-doğa etkileşiminin hangi yönünü yansıtır?
  • Cevap: İnsanın doğaya bağımlı olması ve insanın doğa koşullarına göre davranması hayatını şekillendirmesi
8-9. soruları aşağıda verilenlere göre cevaplayınız.
Aşağıda insan-doğa etkileşimini yansıtan bir görsel verilmiştir.
İnsan-doğa etkileşimi 3 şekilde gerçekleşmektedir,
• İnsanın doğaya bağımlı olması
• İnsanın doğaya adapte olması
• İnsanın doğayı değiştirmesi
8. Verilen görsel insan-doğa etkileşiminin hangi yönünü yansıtmaktadır?
  • Cevap: İnsanın doğaya bağımlı olmasını
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 26 Cevabı
9. Görselde yer alan doğal unsurlar ile beşerî ortam arasında nasıl bir ilişki vardır?
  • Cevap:
10-11. soruları aşağıda verilenlere göre cevaplayınız.
Aşağıda Antalya civarındaki seraların yüksekten çekilmiş bir fotoğrafı verilmiştir.
Seralar, doğal çevre koşullarının uygun olmadığı mevsimlerde ya da yörelerde bitkilerin yetişmesine uygun şartların sağlanması amacı ile yapılan, çevre şartları kontrol edilebilen veya düzenlenebilen cam, plastik gibi ışığı geçiren materyallerle örtülü yapılardır.
10. Seracılık, insan-doğa etkileşimi açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisini en iyi yansıtır?
A) İnsanın doğaya olan bağımlılığını
B) İnsanın doğaya adapte olmasını
C) İnsanın doğayı değiştirmesini
D) İnsanın doğaya zarar vermesini
E) İnsanın doğayı korumasını
  • CevapC
11. Hangi doğal unsurlar sera üretiminin Antalya civarında yaygın olarak yapılmasını sağlamıştır?
  • Cevap: Ülkemizde sera sebzeciliği başlangıcı son 30 35 yıl kadar öncesine dayanır. Sera işletmelerinin kurulması iklim yönünden en uygun olan Antalya ve Mersin illerinde başlamıştır. Aslında serada bitki yetiştiriciliği ülkemizin her tarafında yapılırsa da, bitkiler için uygun çevre koşullarının sağlanmasında, ekonomi, taşıma ve pazarlama gibi etkenler sera işletmeciliğini kısıtlar veya geliştirir. Bu arada düşünülmesi gereken diğer bir nokta da serada bitki yetiştirilmesine daha az uygun olan fakat büyük tüketim merkezlerine yakın olan yerlerde, seranın ısıtılması için harcama artarken, taşıma masraflarının da azalması sera yapımında etkili rol oynayabilir. Bu alanlar, güneş enerjisinden yararlanarak ısıtma giderlerinin azaltılması gibi teknik önlemler yanında, doğada bulunan sıcak su, kaynar su ve buhar gibi jeotermal kaynakların da aynı amaca uygun olarak kullanılması ile ülkemiz sera işletmelerinin alanlarının büyümesinde önemli katkısı olabilecektir.
12. İlk Çağ’da coğrafya biliminin gelişmesinde hangi faktörler etkili olmuştur?
  • Cevap:  Çağlar boyunca birçok bilimin gelişmesinde insanların ilgi alanları ve gözlem yapmaları etkili olmuştur. Bununla beraber ilk çağda da coğrafya biliminin gelişmesinde bu etkili olmuştur. İlk Çağ’da coğrafya biliminin gelişmesinde, denizcilik faaliyetlerinin yapılması, seyahatlerin yapılması ve bunların kaydedilmesi etkili olmuştur.
13. Orta Çağ’da, İslam dünyasında coğrafyanın gelişimini dinî inançlar ne şekilde etkilemiştir?
  • Cevap:  Orta Çağ, İslam dünyasının tarihi, siyasi, sosyal ve coğrafi olarak gelişimini gösterdiği çağlardan biri olmuştur. Orta Çağ, İslam dünyası ve medeniyeti için çok iyi geçmiştir. Coğrafyanın gelişiminde dini inançların da etkisi olmuştur. İslam’da fetih hareketlerinin gerçekleşmesi, yeni yerlerin keşfedilmesinde ve bazı yerlerin fethedilmesinde coğrafya açısından etkili olmuştur.
14. Yeni Çağ’da coğrafya biliminin Avrupa’da gelişmesinde etkili olan faktörler nelerdir?

  • Cevap:  İnsan doğanın bir parçası olarak hayatına devam eder. Doğanın bir parçası olan insan doğayla olan etkileşimini sürekli olarak devam ettirir. Günümüzde ormanların varlığı ve mesire alanlarının oluşturulması bunun göstergesidir. İnsan ve doğa etkileşiminde bir de teknoloji etkileşimi bulunmaktadır. Teknik ilerleme doğanın tahrip olmasında etkili olmaktadır. Özellikle insanların teknolojiyi amacına uygun olarak kullanmaması doğanın büyük zararlar görmesine neden olmaktadır.
16. Doğal unsurlar beşerî ortamın gelişimini nasıl etkiler?
  • Cevap:  Doğa ve insan etkileşimi sürekli olarak devam etmiştir. Mağaralarda barınma ve korunma ihtiyacı karşılayan, ormanlarda avlanan ve yiyecek bulan insan yerine şimdilerde ormanları koruma altına alan ve hayatına devam etmeye çalışan bir şehir insanı vardır. Doğal unsurlar, beşeri ortamın gelişmesini sağlar. Şehirlerde ve başka yerleşim alanlarında doğaya ait parçalar insanı doğal hayata bağlayan parçalar olmuştur.
17.Yukarıda verilen görselde hangi doğal unsurlar beşerî ortamı şekillendirmiştir?
  • Cevap: Doğal unsur; Halihazırda doğada kendiliğinden bulunan unsurlara verilen addır. İnsanlarda yaşamak için doğal unsurlara göre önlem alırlar. Örneğin; İnsan barınacakları yerlerin malzemelerini doğal unsurlara dayanabilecek şekilde yapmaktadır.
  • Beşeri unsur, doğal unsurun tam tersi anlama sahiptir. Doğal unsurları rüzgar, yağmur gibi doğal faktörler yaparken,  beşeri unsur insanlar tarafından yapılan, üretim, dağıtım ve tüketim üzerinde etkili olan, doğal olmayan unsurlara beşeri unsur denilmektedir. Beşeri unsurlar doğal fakörler ile sıkı bir ilişki içindedir. Ayrıca Beşeri unsurların doğaya zarar verenleri de bulunmaktadır. Örnekle Yollar, köprüler, barajlar, göletler, elektrik direkleri vb. yani insan eliyle yapılmış her şey beşeri unsurlar kavramına girmektedir.
18. İnsan-doğa etkileşiminin gelecekteki durumuna ilişkin düşünceleriniz nelerdir?
  • Cevap: İnsanlık tarihi, aynı zamanda insan- doğa etkileşiminin tarihidir. İlk insanlar, avcılık ve toplayıcılık yaptıkları için bitki örtüsü ve bazı hayvan türlerini etkilemişlerdir. İnsanın doğaya etkisi, kullandığı aletlere bağlı olarak artmıştır. Neolitik Dönem’ de tarımsal üretime geçilmesiyle birlikte insana bağlı erozyon da gerçekleşmeye başlamıştır. Tarım alanlarının artması, verimli toprakların erozyona uğrama riskini de beraberinde getirmiştir. Tarım alanlarının genişlemesi, aynı zamanda bazı bitki ve hayvan türlerinin yaşam alanını sınırlandırmıştır. Hayvanların evcilleştirilmesi de aynı şekilde bitki örtüsü ve bazı hayvanlar için riskler taşımaktadır.
19. Klimatoloji çalışmaları yürüten bir coğrafyacı aşağıdaki bilim dallarından hangisinden daha fazla faydalanır?
A) Demografi
B) Hidroloji
C) Jeoloji
D) Matematik
E) Meteoroloji
  • Cevap: E


Yanda verilen uydu görüntüsünde Dünya’nın küresel bir şekle sahip olduğu görülmektedir. Ancak insanlar tarih boyunca Dünya’nın şekli ile ilgili değişik görüşler öne sürmüşlerdir.
1. Tarihsel süreçte Dünya’nın şekli ile ilgili öne sürülen bu görüşler nelerdir? Araştırınız.
  • Cevap:  Tarihsel süreç içinde çeşitli uygarlıklar ve bilim insanları doğaya duyulan ilgi gereğince dünya hakkında çeşitli çıkarımlar ve buluşlar ortaya koymuşlardır. Dünyanın şekli ile ilgili de birçok görüş ortaya konmuştur.Tarihsel süreçte ortaya konan dünyanın şekli ile ilgili görüşler şu şekildedir:*Hintliler, dünya filin üstünde demiştir.*Bir başka Hintli, dünyanın kaplumbağanın üstünde olduğunu ileri sürmüştür.
    *Yüzlerce yıl önce Avrupalılar dünyanın dümdüz olduğunu ileri sürmüştür.
    *Antik Yunan’da dünyanın yuvarlak olduğu ileri sürülmüştür.
    *Dünyanın güneş etrafında döndüğü, belli bir yörüngede ilerlediği ortaya konmuştur.
    *Dünyanın geoit şeklinde olduğu ispatlanmıştır.
2. Uzaktan algılama teknolojilerinin gelişmediği dönemlerde hangi kanıtlara dayalı olarak Dünya’nın küresel bir şekle sahip olduğu görüşüne ulaşılmış olabilir? Tartışınız.
  • Cevap:  Geçmişten günümüze uzaktan algılama teknolojileri sürekli olarak gelişim göstermiştir. Bu teknik gelişim dünyanın şeklinin algılanmasında oldukça yardımcı olmuştur. Bundan önce ise doğanın ve gökyüzünün gözlemlenmesi ve sorgulanması dünyanın şekli hakkında yorumlar yapılmasına neden olmuştur.Dünyanın küresel bir şekle sahip olmasında, ufukların bitim noktalarında göz eriminin ulaştığı yerlerde ve gökyüzünün birleştiği noktalarda bir kavisin algılanmasıdır.
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 28 Cevabı
Yerkürenin Şekli
1. Ekvator’dan Kuzey kutbuna doğru gidildikçe Kutup Yıldızı’nın görünüm açısının artmasının nedeni nedir?
  • Cevap:  Ekvator’a paralel olarak çizildiği varsayılan hayali çemberlere paralel denir. Paralel çemberlerinin, Başlangıç paraleline (Ekvator) olan uzaklığının açı cinsinden değerine ise enlem denir. Enlem ve paralel birbirlerinin yerine kullanılırlar
2. Yaşadığınız yerin enlem değerini dikkate alarak Kutup Yıldızı’nın görünüm açısını hesaplayınız.
  • Cevap: Kuzey kutup yıldızı kuzey kutup noktasında(90°kuzey paralelinde) 90°lik açıyla görülür. dolayısıyla 10°kuzey paralelinde 10°lik açıyla görülür.
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 30 Cevabı
Dünya ’nın ekseni etrafındaki dönüş hızı insanların fark edemeyeceği kadar uzun bir zaman dilimine bağlı olarak yavaşlamaktadır. Dünya’nın ekseni etrafındaki dönüşünün tamamen ortadan kalkması ne gibi durumları ortaya çıkarırdı?Araştırınız.
  • Cevap:  1) Dünyanın kendi etrafında dönmesi sonucunda 24 saat yaşanır ve 1 gün tamamlanır. Ama dünya kendi etrafında dönmezse, bunlar olmaz.2) Dünyanın kendi etrafında dönmesi sonucunda günlük rüzgarlar oluşur. Bu rüzgarlar gün içinde basıncın değişmesi sonucu oluşur. Eğer ki dünya dönmeseydi, bu rüzgar da yaşanmazdı.3) Dünyanın dönmesiyle gece-gündüz oluşur. ama dünya dönmeseydi dünyanın bir tarafı hep gündüzü diğer tarafı da hep geceyi yaşardı.4)Dünyanın kendi etrafında dönmesi sonucunda Günlük sıcaklık farkı oluşur. Günlük sıcaklık farkına bağımlı olarak “fiziksel çözünme” meydana gelir. Ama dünya dönmeseydi bu olay da meydana gelmeyecekti.
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 32 Cevabı
Yerkürenin Güneş Etrafındaki Hareketleri
1. Sizce yeni keşfedilen bu gezegende zaman neye göre belirlenir?
  • Cevap: Gezegenin Güneş’in etrafında bir turu tamamlayıncaya kadar geçen süreye göre belirlenebileceğini düşünüyorum.
2. Dünya ile keşfedilen bu gezegen arasında nasıl bir zaman farkı ortaya çıkar?
  • Cevap: Dünya’nın turu tamamlama süresi ile gezegenin turu tamamlama arasındaki fark kadar bir zaman farkı ortaya çıkar.
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 35 Cevabı
Aşağıda yaklaşık 40° kuzey paralelinde yer alan Ankara’da 21 Mart, 21 Haziran, 23 Eylül ve 21 Aralık tarihlerinde yerel saatle öğlen 12.00’de Güneş’in gökyüzündeki k°numu, Güneş ışınlarının düşme açısı ve gölge b°yu
gösterilmiştir.
Buna göre aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Hangi tarihte Güneş en erken doğar?
  • Cevap: 21 Haziran
2. Hangi tarihte Güneş en erken batar?
  • Cevap: 21 Aralık
3. Hangi tarihte öğlen 12.00’de gölge boyu daha uzundur?
  • Cevap: 21 Aralık
4. Hangi tarihte Güneş, ufuk çizgisi üzerinde daha uzun süre kalır?
  • Cevap:21 Haziran
5. Hangi tarihlerde Güneş tam doğudan doğar ve tam batıdan batar?
  • Cevap: 21 Mart-23 Eylül
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 36 Cevabı
Verilen haberden hareketle aşağıdaki s°ruları cevaplayınız.
1. Tromso kentinde yaşayan ARIKAN ailesi Türkiye’ye göre gün içerisinde neden daha uzun süre oruç tutmaktadır?
  • Cevap: Çünkü gün daha erken doğmakta ve çok daha geç batmaktadır. Bunun yanında Güneş’in doğu ve batış saatlerinin bizdeki gibi olmaması da bu durumda etkilidir.
2. Tromso kentinde gündüz süresi hangi tarihler arasında Türkiye’den daha uzundur?
  • Cevap: 21 Aralık tarihinde olabilir. Çünkü biz kuzey Kutup Dairesinde yer aldığımız için bizde en uzun gece 21 Aralık’tır. O tarihte Norveç’teki gündüz saati uzunluğu bizden daha yüksek olabilir.
3. Kuzey Kutup Dairesi’ne göre yaklaşık 3o daha kuzeyde (69o 41′ K) yer alan Tromso’da gece ve gündüz süresi yıl içerisinde nasıl bir değişim gösterir?
  • Cevap:Genellikle yazları daha uzun gündüz süreleri varken kışları da diğer yerlere güneydekilere daha çok daha uzun olacaktır.
Aşağıda Kuzey yarım kürede yere dikilen bir çubuğun farklı tarihlerde öğlen saat 12.00’de °luşan gölge b°yları gösterilmiştir.
1. Verilen gölge boylarının hangi tarihlere ait olduğunu aşağıdaki tabloya yazınız.
Cevap:
  • a:  21 Aralık
  • b: 21 Mart
  • c: 21 Haziran
2. Gölge boyunun yıl içerisinde neden değiştiğini açıklayınız.
  • Cevap: Çünkü güneş ışınları yıl içerisinde farklı açılarla geldikleri için.
  • a) Dünya’nın şekline ve enleme,
    b) Günlük harekete (günün saati),
    c) Yıllık harekete ve eksen eğikliğine (mevsim),
    d) Eğime ve bakıya göre  de değişir.
3. Çubuğun bulunduğu nokta, Güney yarım kürede ve aynı enlemde yer alıyor olsaydı gölge boyunda yıl içinde nasıl bir değişim gözlemlenirdi? Açıklayınız.
  • Cevap: Yıl içinde kış aylarında 21 Aralıkta gölge boyu uzun olurdu güneş daha dik açıyla geleceği için.


1. Aşağıdaki şekilde Dünya’nın, yörüngesi üzerinde dönerken ulaştığı bir konum gösterilmiştir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi Dünya şekildeki konumdayken gerçekleşmez?
A) Güney yarım kürede en uzun gece yaşanır.
B) Kuzey Kutup Dairesi üzerinde 24 saat gece yaşanır.
C) Aydınlanma çemberi kutup dairelerine teğet geçer.
D) Kuzey yarım kürede kuzeye doğru gidildikçe geceler uzar.
E) Ekvator üzerinde gece ve gündüz süresi birbirine eşittir.
  • Cevap:  A

2-7. soruları aşağıdaki grafiğe göre cevaplayınız.
Aşağıdaki grafikte 0
, 30 K, 50 K, 60 K ve 70 K paralellerinde yıl içerisindeki gündüz uzunluğunun değişimi gösterilmiştir.
2. Gece ve gündüz süreleri arasındaki zaman farkının en fazla olduğu paralel hangisidir?
  • Cevap70 K
3. 21 Haziran’da gece süresinin en fazla olduğu paralel aşağıdakilerden hangisidir?
  • Cevap30 K
4. 21 Aralık ve 21 Mart tarihleri arasında gündüz uzunluğunun en az olduğu paralelden en fazla olduğu paralele doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir?
  • Cevap70K – 60K- 50K- 30K
5. Ekvator’da gece ve gündüz uzunluğunun yıl boyunca eşit olmasının nedeni nedir? Açıklayınız.
  • Cevap:   Dünyanın belli bir şekli bulunmaktadır. Bu şekilde günümüzde geoit olarak tanımlanmaktadır. Kutuplardan basık ve ekvatordan şişkince olan bu şekil gereğince Güneş ışınları dünyanın ekvator bölgesine sürekli olarak dik gelmektedir.
    Ekvator’da gece ve gündüz uzunluğunun yıl boyunca eşit olmasının nedeni Güneş ışınlarının yıl boyunca bu bölgeye dik gelmesidir.
6. Grafiğe göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Ekvator’da yıl içerisinde gece ve gündüz süresi daima birbirine eşittir.
B) 21 Haziran’da 30 K paralelinde gece uzunluğu gündüz uzunluğundan daha azdır.
C) 21 Mart ve 23 Eylül tarihleri arasında 50 K paralelinde geceler gündüzlerden uzundur.
D) 23 Eylül’de verilen tüm paralellerde gece ve gündüz uzunluğu birbirine eşittir.
E) Aralık ayında 70 K paralelinde 24 saati aşan geceler yaşanır.
  • CevapC
7. 21 Aralık’ta hangi paralelde en uzun gündüz süresi yaşanır? Yazınız.
  • Cevap: 30K
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 39 Cevabı
8-9. soruları aşağıdaki görsellere göre cevaplayınız.
Aşağıdaki görselde 21 Haziran ve 21 Aralık tarihlerinde öğlen saat 12.00’de Güneş ışınlarının bir noktaya geliş açısı gösterilmiştir.
8. Bu nokta dünya üzerinde nerede yer alıyor olabilir?
A) Ekvator ile Yengeç Dönencesi arasında
B) Ekvator ile Oğlak Dönencesi arasında
C) Yengeç Dönencesi ile Kuzey Kutup Dairesi arasında
D) Kuzey Kutup Dairesi ile Kuzey Kutup Noktası arasında
E) Oğlak Dönencesi ile Güney Kutup Dairesi arasında
  • CevapA
9. Bu nokta ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Güneş ışınlarının geliş açısı yıl içerisinde değişmektedir.
B) Kuzey yarım kürede yer almaktadır.
C) Yıl içerisinde dört mevsim belirgin olarak yaşanmaktadır.
D) 21 Aralık’ta en uzun gündüzü yaşamaktadır.
E) Finlandiya’nın güneyinde yer almaktadır.
  • CevapD
10-16. soruları aşağıdaki tablodan faydalanarak cevaplandırınız.
10. Tablodaki bilgilere göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A) Muscat, Güneş ışınlarını yılda iki kez dik açı ile alır.
B) 21 Haziran tarihinde Vadso’da 24 saat gündüz yaşanmaktadır.
C) 21 Aralık tarihinde Rovaniemi’de 24 saat gece yaşanmaktadır.
D) Ankara’ya Güneş ışınlarının geliş açısı yıl içerisinde yaklaşık 47o değişmektedir.
E) 21 Mart tarihinde Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe Güneş ışınlarının geliş açısı daralmaktadır.
  • CevapA
11. Dünya’nın ekseni etrafındaki dönüş hızının en fazla olduğu şehir hangisidir?
A) Helsinki B) Muscat C) Krakov D) Vadso E) Macapa
  • CevapE

12. Yıl içerisinde gece-gündüz arasındaki zaman farkının en fazla olduğu şehir hangisidir?
A) Ankara B) Macapa C) Krakov D) Vadso E) Rovaniemi
  • CevapD
9. Sınıf Meb Yayınları Coğrafya Ders Kitabı Sayfa 40 Cevabı
13. Tabloda verilen ülkelerin hangisinde gece-gündüz arasındaki zaman farkı en fazladır? Yazınız.
  • Cevap:  Dünyadaki eksen eğikliği sonuçlarından biri de gece – gündüz sürelerinin değişmesidir.Güneş ışınlarının geliş açısı yeryüzünde farklı açılarla düşer.Ekvator ve çevresine güneş ışınları geniş açılarla alırken güneş ışınlarının düşme açısı kutuplara gittikçe azalmaktadır (küçülmektedir.) Bunun sonucunda ise gece ile gündüz arasındaki zaman farkı kutuplara doğru gidildikçe artar
14. Tabloda verilen şehirlerin hangisi Kuzey Kutup Dairesi üzerinde yer alır? Yazınız.
  • Cevap: Vadso Norveç.
15. Güneş ışınlarının yıl içerisinde Ankara’ya 90olik açıyla düşmemesinin nedeni yazınız.
  • Cevap:  Coğrafi olayların çok fazla olması insanoğlunun birçok sonuçla karşılaşmasına sebep olmaktadır. Eksen eğikliği de Coğrafi olguların başında gelmektedir. En genel tanımıyla Eksen Eğikliği; gezegen ve yörünge arasındaki dönerken oluşturdukları açıya verilen isimdir. Eksen eğikliğinin Dünya üzerinde birçok sonucu vardır. Bu sonuçlardan bir tanesi de, Güneş ışınlarının yıl içerisinde Ankaraya 90 derecelik açıyla düşmemesi olarak sayılabilir.
16. 23 Eylül’de öğlen saat 12.00’de gölge boyunun en fazla olduğu şehir hangisidir?
A) Helsinki B) Vadso C) Krakov D) Macapa E) Rovaniemi
  • CevapB
17-18. soruları aşağıdaki görsellere göre cevaplayınız.
Aşağıdaki görsellerde Dünya üzerindeki bir noktada 21 Haziran ve 21 Aralık tarihinde öğlen saat 12.00’de Güneş’in gökyüzündeki konumu ve gölge boyu gösterilmiştir.
17. Bu noktayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Kuzey yarım kürede yer alır.
B) 21 Aralık tarihinde gündüz süresi gece süresinden uzundur.
C) 21 Haziran tarihinde en kısa gündüz yaşanır.
D) Gölge boyları yıl içinde sıfır olmaz.
E) 23 Eylül-21 Mart tarihleri arasında gündüz süresi gece süresinden uzundur.
  • CevapC
18. Görselde yer alan ağaç ve evin gölgesi her iki tarihte de güneyi göstermektedir.
Yalnızca bu bilgi kullanılarak aşağıdaki- lerden hangisine kesinlikle ulaşılabilir?
A) Bulunduğu yarım küreye
B) Yerel saatine
C) Boylam derecesine
D) Gündüz uzunluğuna
E) Güneş ışınlarının geliş açısına
  • CevapB
19. Dünya’nın kendi etrafındaki dönüş hızı Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe yavaşlamaktadır. Buna göre Dünya’nın kendi etrafındaki dönüş hızı gurup ve tan sürelerinin değişimini nasıl etkilemektedir?
  • Cevap:  Dünyanı dönüş hızının gurup ve tan süreleri için nasıl bir etki yaptığını söylemeden önce dilerseniz gurup ve tanın ne demek olduğuna değinelim. Kelime anlamı açısından Tan; Güneş’in doğduğu anı temsil eder. Güneş’in doğuşu ile birlikte gündüz başlar. Gündüzün başlangıcı olarak da tanımlayabileceğimiz Tan, Dünyanın dönüş hızından etkilenir. Burada bahsedilen dönüş sadece Dünyanın kendi ekseni etrafında gerçekleştirdiği dönüş süresidir. Bir diğer kelimemiz olan Gurup ise; sizin de tahmin edeceğiniz üzere, Güneş’in battığı ana verilen isimdir. Gecenin başlangıcına da kısaca gurup adını verilebiliriz.Gurup ve tanı Dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüş hızıyla bağdaştırırsak ilişkisinin olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Dünyanın dönüş hızı her yerde aynı değildir. Ekvatorda en hızlı şekilde dönen Dünya Güney ve Kutup noktalarına gittiğinde yavaşlamaktadır. Güneş Ekvator bölgesinde daha çabuk doğar yani daha çabuk tan vakti gelir. Aynı şekilde Güneş, Ekvator bölgesinde daha çabuk batar yani daha çabuk gurup vakti gelmektedir. Dünyanın kendi etrafındaki dönüş hızının çok hızlı olduğu Ekvator’da ne gurup  yani; Güneş’in batış süresi, ne de tan yani; Güneş’in doğuş süresi yer almamaktadır. Böylece Dünyanın kendi etrafındaki dönüş hızının gurup ve tan sürelerine etkisi yadsınamaz gerçektir, görüşü Coğrafyacılar tarafından rahatlıkla savunulabilir
20. Dünya, Güneş etrafında kutuplardan geçen ekseni ile yörünge düzlemi arasında 66o 33’lık bir açı ile döner. Bu durum nedeniyle Ekvator düzlemi ile yörünge düzlemi arasında da 23o 27’lık bir açı oluşur. Eksen eğikliği olarak adlandırılan bu açının 30o olması durumunda ne gibi değişimler görülürdü?
  • Cevap: Dünya ve güneş ilişkisiyle ilgili sorular, merak edilenler yıllar yılı dünyanın her tarafında bitmemektedir. Cevapları bulunan sorular tabi ki çoğunluktadır ve her geçen gün teknolojinin de ilerlemesiyle cevapsız soruların sayısı azalmaktadır. Bunun yanı sıra teknoloji ne kadar ilerlese de bu da insanların uzay içindeki yeni bilinmez konular için cevabı aranan sorular oluşturmasına da katkı sağlamaktadır. Bu sorulardan bir tanesi eksen eğikliğinin açısının 30 derece olmasının sonuçları sorunsalıdır.Eksen eğikliği fazla olsaydı ya da başlıkta verdiğimiz örnek gibi 23 derece değil de 30 derece olmuş olsaydı farklılıklar meydana gelirdi. Eksen eğikliğinin açısının 30 derece olmasının sonuçları nelerdir, bir de kısaca onlara sıralayalım;
    • Dönenceler farklı enlemlerden geçerlerdi.
    • Güneş ışınları dik açıyla indikleri alanlar genişlerdi.
    • Orta kuşak daralırken, ekvator ve kutup kuşağı genişlerdi
    • Gölge boyları, güneş açılarının gelme açıları değişeceği için değişirlerdi.
    • Gece ile gündüz arasındaki fark artardı. Yine önemli sonuçlardan biri; gece ve gündüzün uzunlukları değişirdi.
21. Dünya’nın Güneş etrafında takip ettiği yörünge tam bir daire şeklinde olsaydı bu durum hangi değişimlere neden olurdu?
  • Cevap:  Dünya kendi ekseni etrafında dönerken, Güneş etrafında da dönmektedir. Dünya, Güneş etrafında eliptik bir yörünge dönerken eksen eğikliğine sahip olarak döner ve bu da yıllık hareketin sonucunda birçok şeyin oluşmasını sağlar.Dünyanın Güneş etrafında takip ettiği yörünge tam bir daire şeklinde olsaydı, mevsimler oluşmazdı, iklimler oluşmazdı, çölleşme ve kuraklık yaşanırdı.
22. Yaşadığınız yerin 25o kuzeyinde bir yere taşındığınızı düşünün. Bu yeni yerde Dünya’nın dönüş hızı, gece-gündüz uzunluğu ve Güneş ışınlarının geliş açısı nasıl bir değişim gösterirdi?
  • Cevap:  Gece ve gündüzün ilişkisine baktığımızda gece ve gündüz sürelerinin uzadığını görürüz. Güneş ışınlarının gelişi dünyanın şeklinden dolayı hemen hemen her yere farklı inmektedir ama biz bulunduğumuz yerden daha kuzeyde bir yerde yaşamaya başlarsak, güneş ışınlarının geliş açıları azalacaktır, şu anda bulunduğumuz yere göre… Yine gölge boyu uzar, gurup ve tan süreleri uzar. Yerçekiminin daha da arttığını fark edersiniz. Güneşin hızı artmasa da aynı hızla ama daha az yol kat ettiği hesaplanır. Buna güneşin çizgisel hız oranı denir ve bu azalır. Son olarak daha yaşadığımız yerden daha kuzeyde bir yere taşındığımızda sıcaklıkların da azalacağını bilmeliyiz.İnsanların yaşadıkları, bulundukları yerler tabi ki farklılık göstermektedirler. Siz kendinizi düşünün, dünyada, kuzey yarım kürede bulunan Türkiye’de yaşamaktasınız.  İster ülke içinde ister yine kuzey yarımkürede farklı bir enlemde yaşadığınız yerin 25 derece Kuzeyinde bir yere taşındığınızda meydana gelebilecek değişiklikler sizin yaşantınızı, hayat tarzını etkileyebilecek nitelikte karşınıza çıkabilecektir. En basitinde gurup ve tan sürelerinin uzaması bile uyku düzeninizde değişiklikler meydana getirebilir.

4. Ünite Cevapları Sayfa 194-210 Aralığı


3. Ünite Cevapları Sayfa 176-192 Aralığı


2. Ünite Cevapları Sayfa 150-174 Aralığı


1. Ünite Cevapları Sayfa 76-148 Aralığı

DKC Bir cevap motorudur... Sağ üstteki "Eksik sayfa bildir"butonuna tıklayarak istediğiniz sayfaları bize bildirebilirsiniz.
Paylaş:
📌 EKSİK SAYFA BİLDİR...