9. Sınıf Edebiyat Sonuç Yayınları Ders Kitabı Cevapları

9. Sınıf Edebiyat Sonuç Yayınları Ders Kitabı Cevapları Cevap anahtarı


 Sayfa 75, 76, 77, 78, 79, 80 Bingöl Çobanları Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları

DERSE HAZIRLIK

1. Çevrenizde çok beğendiğiniz bir doğa parçasının özelliklerini sınıfta arkadaşlarınıza anlatınız.
Cevap: Kapadokya’ya gitmiştim. Peri Bacaları çok hoşuma gitmişti. Çünkü geçmişten beri doğa olayları sonucu oluşmuş kültürel hazine değerindedirler. 
2. Ezberinizde doğa konulu şiir var mı? Varsa arkadaşlarınıza okuyunuz.
Cevap: Ezberinizde doğa şiiri varsa okuyabilirsiniz. 
3. Aşağıdaki şiirlerde doğanın nasıl anlatıldığını söyleyiniz.
Cevap: İlk iki ve dördüncü şiirde baharın gelişi ve tabiatın hareketlenmesinden bahsederken üçüncü şiirde bozkır hayatın içindeki karlı yaşamı anlatır.

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 78 Cevabı

1. “Bingöl Çobanları” adlı şiirde sözü edilen çobanın hangi özellikleri ön plana çıkarılmıştır? Okuma yazma bilmeyen bu çoban, zamanın geçtiğini nasıl belirlemektedir?
Cevap: Okuma yazma bilmeyen, kendi halinde, büyük şehir karmaşasından uzak , sade yaşamı olan bir çobandan bahsedilir. Zaman tabiatı izleyerek onunla kucaklaşarak geçmektedir.
2. Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum,
Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum.
Bekçileri gibiyiz ebenced buraların,
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi,
Her gün aynı pınardan doldurup destimizi Kırlara açılırız çıngıraklarımızla.
“Bingöl Çobanları” şiirinin ilk bölümünde konuşan kişi şair değil, çobandır. Şair burada âdeta kendini silerek çobanı hâkim kılmaktadır. Bir şiirde konuşan, şairin sesini ve söyleyişini emanet ettiği kişi ya da varlığa söyleyici denir. Siz de şiirin son bölümünde konuşan kişiyi, söyleyiciyi belirleyiniz.
Şiirde birden fazla söyleyici tercih edilmesinin şiire katkısını tartışınız.
Cevap: Bu, şairin, şehrin gürültülü hayatından usanmış olmasıyla izah olunabilir. Şâir, şehir hayatından memnun olmadığı için, bu basit Anadolu çocuğunun yaşayış tarzına gıpta ediyor ve onun şahsiyetiyle kaynaşıyor. Şiirine çobanı hâkim kılması, kendi yerine onu konuşturması, aynı psikolojik temayülün estetik görünüşüdür.
Bu biyografik bilgiyi şunun için veriyoruz: Kemalettin Kamu, ruhunda daima Bingöl çobanlarının hâtırasını taşımıştır. Şiiri, bu bakımdan içindeki çocuğun projeksiyonu mahiyetindedir. Çoban çocukla kaynaşmasının psikolojik sebebi budur.
3. Söyleyicinin Bingöl yaylalarının her karışında, yaşadığı ve tanık olduğu acı hatıralara şiirden örnekler gösteriniz.
Cevap: Sevdiğine kavuşamaması, başka köye gelin gitmesi,okuma yazma olmaması…
4. Okuduğunuz şiirde üzerinde söz söylenen, fikir yürütülen hangi olay, düşünce veya durumdan söz edilmektedir? Buradan hareketle şiirin temasını belirleyiniz.
Cevap: Çoban ve köy yaşamındaki olayların şairin hayatı üzerindeki etkisinden bahsetmektedir.
5. Söyleyiciye “kaval”ın uzun uzun anlattığı Anadolu gerçeği nedir? Bu “gerçek”ten hareketle çobanları anlayabilen, Anadolu insanıyla empati kuran, diğer insanların kişiliklerine değer veren söyleyicinin nasıl bir sosyal ortamda yetişmiş olabileceği hakkındaki düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Cevap: 2.soruda kısmen cevap verilmiştir. Yazar burada kendini ele almakta içindeki çocuğun çobanın durumunu, hatırasını ele almıştır.
6. “Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek” dizesinde duygular abartılı bir şekilde aktarılmıştır. Bir durumun ya da özelliğin bu şekilde olduğundan büyük gösterilmesine mübalağa (abartma) denir. Mübalağa sanatına şiirde başka örnekler gösteriniz.
Cevap: Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi dizesinde her gün yapılmayan bir eylemi abartarak her gün yapmış gibi anlatmaktadır. 

1. ETKİNLİK 

Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda,
“Suna”mın başka köye gelin gittiği akşam.
Bu dizelerde sevgili narinliği ve güzelliği bakımından “suna”ya benzetilmiş ancak sadece suna söylenerek sevgili kastedilmiştir. Kendisine benzetilen söylenmiş ama benzeyen söylenmemiştir. Bir teşbihte benzeyen ya da kendisine benzetilenle yapılan sanata istiare denir. Sadece kendisine benzetilenle yapılan istiareye açık istiare denir. “Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!” dizesinde bayrak, kaşları çatılmış bir insana benzetilmiş ancak insan ( kendisine benzetilen ) açıkça söylenmemiştir. Sadece benzeyenle yapılan bu istiareye de kapalı istiare denir.
Siz de şiirin aşağıdaki dizelerinde geçen istiareyi bulunuz.
Cevap:Vahşi kayaları insana benzetmiştir.Fakat benzetmenin unsurlarından yalnızca birini –vahşi kayayı-söyleyip diğerini söylememiştir. Kapalı istiare vardır.
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların
Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi,
Cevap: Bu söz sanatları anlama dayalı söz sanatları olup bu tarz sanatların şiirde kullanılması şiire estetik anlamda güzellik katmaktadır. Şiirde önemli olan düz bir anlatım değil dolaylı olarak ifade edilmesidir. Bunu da mecazımürsel, istiare, teşbih gibi sanatlarda kolaylıkla bulabiliriz.Mesela
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece
dizelerinde iki kapılı han dünya hayatı olup iki kapısından da kasıt olarak doğum ve ölüm ifade edilmiştir. Bu durum şiire ayrı bir güzellik katmakla birlikte bunu dizeleri ” Bu dünyada gece gündüz gidiyorum.” şekline çevirirsek anlatım sadeleşip sıradanlaşır.
8.            
Gün biter, sürü yatar ve sararan bir ayla
Çoban hicranlarını basar bağrına yayla.
Yukarıdaki dizelere hâkim olan duyguyu bulunuz. Bu dizelerden anladıklarınızı sözlü olarak ifade ediniz.
Cevap: Günün bitişiyle birlikte çobanın ya da insanın ayrılığı daha baskın şekilde hissetmesinden bahsetmektedir.

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 79 Cevabı

2. ETKİNLİK 

Şiirin “Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun” dizesinde şehrin uğultusundan usanan varlık ruh değil, kişinin kendisidir. Benzetme amacı güdülmeksizin bir kelimenin başka bir kelime yerine kullanılmasına mecazımürsel (ad aktarması) denir. Ad aktarmaları; iç-dış, neden-sonuç, sanatçı-yapıt, yer- insan, yer-olay gibi ilgilerle verilir. Bir şiirde şairin mecazımürsel, istiare, teşbih gibi söz sanatlarına başvurmasında nasıl bir amaç olabilir? Tartışınız.
Cevap: Bir sözcüğü benzetme amacı gütmeden, gerçek anlamı dışında başka bir sözcüğün yerine (Parça-bütün, iç-dış, neden-sonuç, yazar-yapıt, yer-insan, yer-olay gibi ilgiler kurularak) kullanma sanatıdır. Anlatımı güçlendirmektedir. Sanatsal yapıyı daha iyi kurgulamaya yaramaktadır.
9. “ Bingöl Çobanları ” şiirinin son bölümünde “alçak gönüllü olma, diğer insanların kişiliklerine değer verme, toplumu önemseme ” tutum ve davranışlarından hangisine vurgu yapılmıştır?
Alçak gönüllü olma

3. ETKİNLİK 

Edebî türler, varlıklarını toplumsal koşulların gereksinimlerini kuşattıkları sürece korur. Koşulların değişmesi türlerin de değişip gelişmesi demektir. Toplumsal yaşamın karmaşık bir nitelik kazanması, sanayileşme, teknolojinin hızla gelişmesi… gibi etkenler pastoral şiir türünün de değişmesine neden olmuştur. Aşağıda Karacaoğlan ve Bahaettin Karakoç’tan iki şiir örneği verilmiştir. 17 ve 20. yüzyıl şiir örneklerinden hareketle pastoral şiirin yapısında, içeriğinde dil ve anlatımında nasıl bir değişiklik meydana geldiğini sözlü olarak ifade ediniz.
Cevap

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 80 Cevabı

4. ETKİNLİK 

Aşağıda “Bingöl Çobanları” şiirinden bir bölüm verilmiştir. Bu bölümde geçen sıfatları bularak türlerine göre tabloya yazınız.
Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum,
Bu dağların eskiden âşinasıdır soyum,
Bekçileri gibiyiz, ebenced buraların.
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi,
Her gün aynı pınardan, doldurup testimizi Kırlara açılırız çıngıraklarımızla;
Kırlarda buluşuruz kızımız, karımızla.
Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski, yeni,
Kuzular bize söyler yılların geçtiğini.
Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek;
Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek,
Dolaştırıp dururuz aynı daüssılayı,
Her adım uyandırır acı bir hatırayı:


Sayfa 81, 82, 83, 84, 85, 86 Mohaç Türküsü Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları


DERSE HAZIRLIK

1. Mohaç Savaşı hakkında bildiklerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Cevap: 15. yüzyıl Osmanlı ve Avrupa tarihinin önemli sonuçlar barındırması itibariyle önemli savaşları arasında yer alan Mohaç Savaşı, Macaristan’ın güney sınırına yakın bulunan Mohaç ovasında yapıldığı için bu adla anılmaktadır. Köklü Macar Krallığı’nı sona erdirip Macar topraklarının parçalanmasının önünü açmasının yanı sıra Avrupa’da Macar tahtı veraseti meselesini ortaya çıkarmasıyla da önem arz etmektedir. Savaşa giden süreçleri belirleyen sebepler Avrupa’daki siyasi gelişmelerle yakından ilgilidir. Kanuni Sultan Süleyman’ın Belgrad’ı Macarlar’dan alması ve burayı Orta Avrupa’ya yönelik başlatacağı yeni askeri harekât üssü olarak kullanacak olması iki devlet arasındaki ilişkiyi giderek gerdi. Bunun üzerine Şarlken’e yenilip esir düşen Fransa Kralı I. François’in annesi oğlunun kurtulması için Kanuni Sultan Süleyman’dan yardım istemesi, gündemde olan Macaristan konusuna öncelik kazandırdı. Macarlar’ın Fransızlar’la anlaşma yaparak 1. François’i serbest bırakması Osmanlılar’ın aynı yılın baharında düzenlemek üzere başlattıkları hazırlıkları erteletmedi.
2. Tarihî konu ve temaları işleyen şiir, hikâye, roman, tiyatro vb. türlerde eserler okudunuz mu? Bu tür eserleri okumanın millî birlik ve beraberliğe katkısını tartışınız.
Cevap: Evet okudum. Vatan Yahut Silistre Kitabını okumuştum. Namık Kemal’in bu eseri kahramanca vatan için dövüşen askerleri anlatmaktaydı. Halkın bütün manevi ve maddi duygularını kamçılayan ve bir arada olma bilinci arttıran bir eserdi. 
3. Herhangi bir olayı, tarih kitapları ya da ansiklopedilerden okumakla edebî bir eserde okumanın ne gibi farklılıkları olabilir? Düşüncelerinizi sözlü olarak ifade ediniz.
Cevap: Edebi kitaplar kurmaca yani hayal ürünüdür. Gerçeği yazarın gözünden yeniden yorumlaması üzerinden okuruz. Bundan dolayı gerçek bir haber yazısı gibi değil bir sanat eseri olarak okuruz. 

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 84 Cevabı

1. Mohaç Meydan Savaşı, şiirde nasıl tasvir edilmektedir? Yapılan tasvirler, savaş meydanını zihninizde canlandırmaya yetiyor mu? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Cevap Ova at kişnemeleriyle dolmuş. O gün fetih bir güneş gibi Mohaç’ın olduğu yeri parlatmıştır. O sabah yüz atlı ovada yan yana at koşturmuşlardır. 
2. “Gül yüzlü bir âfetti ki her bûsesi lâle;” dizesinde geçen “âfet” kelimesi “güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını alan kadın” anlamına gelmektedir. Şiirlerde geçen, her şair tarafından ortak olarak kullanılan kalıplaşmış ve nükteli sözlere mazmun denir. Siz de okuduğunuz şiirdeki mazmunları bulunuz. Bunların şiirin anlamına nasıl katkı sağladığını tartışınız.
Cevap: Güneş:  kuvvet , şiddet , kahır gazap, rağbet,  his , iffet, haya, ve rikkat sıfatlarına  sahip bir erkek olarak düşünülür. 
3. “Mohaç Türküsü” şiirinde geçen “âfet, bûse, dünyâ, hücûm, lâle, meşhûr, vedâ” gibi kelimelerde düzeltme işaretinin uzatma işleviyle kullanıldığı görülmektedir. Türkçe kökenli kelimeler yerine şairin bu yabancı kökenli kelimeleri kullanma amacının ne olabileceğini tartışınız.
Cevap: Bu kelimeler bizim dilimize Arapça ve Farsça’dan girmiştir. Divan edebiyatı geleneğinde bu tür kelimelere sık sık rastlarız. Yahya Kemal^de o gelenekten etkilendiği için bu tür kelimeleri kullanmıştır. 
4. Okuduğunuz şiirin kafiyelerini ve kafiye örgüsünü gösteriniz.
  • kanatlı:           lı’lar redif, at’lar tunç kafiye.
  • Atlı:
  • gündü
  • göründü:    dü’ler redif ün’ler tam kafiye 

1. ETKİNLİK 

Gül yüzlü bir âfetti ki, her bûsesi lâle;
Girdik zaferin koynuna, kandık o visâle.
Bu dizelerde “gül yüzlü” ifadesiyle teşbih sanatı yapılmıştır. Teşbihin ana unsurlarından “benzeyen ve kendisine benzetilen” söylenmiş, yardımcı unsurları ise (benzetme yönü ve benzetme edatı) söylenmemiştir. Bu tür teşbihlere teşbihibeliğ denir.
Bu dizelerde yine “zafer” sevgiliye benzetilmiş ancak “sevgili” söylenmemiştir. İstiare adı verilen bu sanatta benzetmenin ana unsurlarından sadece biri bulunur (benzeyen ya da kendisine benzetilen). Bu dizede sadece kendisine benzetilen (zafer) söylendiği için açık istiare yapılmıştır. Sizce şair söz sanatlarına yer vererek neyi amaçlamış olabilir? Açıklayınız.
Cevap Şiiri daha güçlü kılmayı ve okuyanın daha çok şiirin içine girmesini şiire olan ilgisinin artmasını sağlamayı amaçlamış olabilir. 

2. ETKİNLİK 

Lâkin kalacak doğduğumuz toprağa bizden;
Şimşek gibi bir hâtıra nal seslerimizden.
Dizelerinde şair, dış dünyadan aldığı zihinsel uyarımları benzetme, mecaz, istiare vb. söz sanatlarına başvurarak yeni bir biçimde ifade etmiştir. “Nal seslerinden şimşek gibi bir hatıra” ifadesi, şairin zihninde dış dünyayı yorumlama biçimidir. Dilin dış dünyayı anlatmaya yetmediği durumlarda şairin başvurduğu bu imgeler, şiiri diğer yazı türlerinden ayırır. Şair, dış dünyada gözlemlediği nesneleri seçer, sanatçı duyarlılığı ve hayalgücüyle seçilen bu nesneler arasında değişik ilişkiler ve bağlantılar kurar. Gözlemlediği nesnelerin kopyası olmayan yeni bir tasarım oluşturur. Etkileyici, heyecan verici, hayranlık uyandırıcı bu kullanımlara imge denir. Soyut tasarımlardan oluşan imge, bir kelime olabileceği gibi bir kelime grubu, ipuçları verilmiş ancak açıkça söylenmemiş bir im şeklinde de olabilir. Şiirdeki diğer imgeleri de siz bulunuz. Şiirin imge bakımından zengin olup olmadığını söyleyiniz.
  • Girdik zaferin koynuna, kandık o visâle!: Burada zafer sevgili olarak düşünülmüştür.
  • Allâha giden yolda meleklerle karıştık: Güzel bir sebebe bağlama anlamında kullanılmıştır.
  • Şimşek gibi bir hâtıra nal seslerimizden: Nal seslerinin gürültüsü şimşek sesine benzetilmiştir.

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 85 Cevabı

3. ETKİNLİK 

Türk şiirinde; İslamiyet’in kabulüyle birlikte Arap ve İran edebiyatından alınan aruz ölçüsü de kullanılmıştır. Aruz ölçüsü hecelerin açıklık-kapalılığına ( kısalık-uzunluğuna ) dayanır. Ünlüyle biten hecelere açık, ünsüzle veya uzun ünlüyle biten hecelere de kapalı hece denir. Açık / kısa heceler “ . ” ile kapalı/uzun heceler de “ – ” ile gösterilir. Dizelerin son heceleri her zaman kapalı kabul edilir. Aruzla yazılmış bir şiiri, ölçü gereği parçalara ayırma işlemine takti (durak) denir. Aşağıda, okuduğunuz şiirin birinci bölümünde aruz ölçüsü ve takti uygulaması gösterilmiştir.
Bir bah çe/de yiz şim di/şe hit ler le/be râ ber;
Biz ler gi/bi öl müş o/yi ğit ler le/be râ ber.
——/——/––/———
Mefûlü/mefâîlü /mefâîlü /feûlün
Uzun ve kısa hecelerin bu şekilde bir düzen içinde sıralanmasının şiirin ahengine katkısını belirtiniz.
Cevap: Şiirde ölçüyü oluşturmaktadırlar. Bu da şiirin ahengini artırmaktadır. 

4. ETKİNLİK 

Bir bahçedeyiz şimdi şehitlerle berâber; / Bizler gibi olmuş o yiğitlerle berâber.
a. Yahya Kemal yukarıdaki dizelerde hangi manevi değeri yüceltmiştir? Aşağıdaki şiirde bu manevi değerin nasıl işlendiğini belirleyiniz. İki şairin aynı kavrama yükledikleri değerleri aktarma biçimlerinin farklı olmasını yorumlayınız.
Cevap:  Şehitlerimizi saygı ile anmıştır. Onların aziz hatırasını onurlandırmıştır. Farklı şekilde işlenmesinin nedeni ise her şairin kendine has olan bakış açılarıyla şiiri oluşturmalarıdır. 
b. Aşağıdaki şiirde hangi kelime grubunun tekrarıyla oluşan ahenk, anlamın pekiştirilmesine katkı sağlamıştır?
Cevap: vatan bizimdir. kelime grubu olduğu gibi tekrar edilerek anlamın pekiştirilmesine katkı sağlamıştır. 

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 86 Cevabı

1. “Mohaç Türküsü” şiirinde geçen sıfatları bulunuz. Bu sıfatlar çıkarılınca şiirin anlamında nasıl bir değişiklik olacağını söyleyiniz.
  • kahpe hîle : nasıl hile kahpe hile. Kahpe kelimesi sıfattır. 
  • Karanlık bir gece: Karanlık bir sıfattır.
  • ufukta büyüyen yollar: Ufukta büyüyen sıfattır.
  • diriliş bekleyen yıllar: Diriliş bekleyen sıfattır.
2. “Hâtıra, ebedî, vedâ, âfet” kelimelerindeki düzeltme işaretinin işlevini söyleyiniz. Şairin bu kelimeleri düzeltme işaretiyle birlikte kullanmasının bir amacı olabilir mi?
Cevap: Burada düzeltme işaretleri okunuş ve söyleyişte incelik katmak ve vurgulamayı doğru yapmak amacıyla kullanılmıştır. 

5. ETKİNLİK 

Aşağıdaki dizelerde bazı kelimelerin yazımı, günümüz yazım kurallarına göre yanlıştır. Bunları bularak düzeltiniz.
• Bizdik o hücûmun bütün aşkıyle kanatlı;
• Geçtik hepimiz dört nala, cennet kapısından;
• Dünyâya vedâ ettik, atıldık dolu dizgin;
• Bir bir açılırken göğe, son def’a yarıştık;
• Allaha giden yolda meleklerle karıştık.
Cevap:  Hücum, aşkı ile, dünyaya, veda, defa, Allah’a

 Sayfa 87, 88, 89, 90 Kerem Gibi Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları

DERSE HAZIRLIK

1. Türk halk hikâyelerinden “Kerem ile Aslı” hikâyesi hakkında neler biliyorsunuz?
Cevap: Kerem, Isfahan şahının oğludur. Şahın hazinedarlığını yapan Ermeni Keşiş’in kızı Aslı’yı sever. Şah, Keşiş’ten kızı oğluna ister. Keşiş, Müslüman’a kız vermek istemezse de, şahın dileğini açıkça reddedemediği için bir mühlet diler, mühlet sona ermeden karısını ve kızını alıp memleketten gizlice kaçar. Bunun üzerine Kerem de, Aslı’nın peşinden yollara düşer. Kuzeybatı İran’ın, Kafkasya’nın ve Doğu, Orta ve Güneydoğu Anadolu’nun bir çok şehir, dağ ve yaylalarını böylece dolaşır. Yanında sadık arkadaşı Sofu vardır. Elinde sazıyla, diyar diyar dolaşan bir âşık olmuştur. Her gittiği yerde  rastladığı kimselere, dağlara, taşlara, ırmaklara, dağlardaki hayvanlara saz çalar, onlardan Aslı’nın izini sorar. Yıllarca süren bu gurbet ateşinde pişe pişe olgunlaşır, keramet sahibi bir “halk âşığı” olur.
2. Bazı şair ve yazarların kimi eserlerinde toplumsal çağrıda bulunmasını, halkı kendi istediği ideoloji ve fikre yönlendirme çabasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap: Yazarlar eserlerinde toplumu bilinçlendirme ve aydınlatma misyonu gören insanlardır. Yazarların fikirleri ve eserleri ile topluma yön verme istekleri normaldir. Bundan dolayı eserlerinde toplumsal çağrı yapmaktadırlar. 

Sayfa 90, 91, 92, 93, 94, 95 Dost Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları

DERSE HAZIRLIK

1. “Dostunuzu sık sık ziyaret ediniz. Çünkü üzerinde yürünmeyen yollar, diken ve çalılıklarla kaplanır.” sözünde vurgulanmak istenen düşünce nedir?
Cevap: İnsanlar sadece iyi günde değil her vakit dostlarının sevdiklerinin yanında durmalı onları her zaman ziyaret etmeli onlarla güzel zaman geçirebilmelidir. Bunun dışında uzun süre aranmayan dostlarla artık muhabbet de yarı kalır paylaşımlar da olmaz. Bundan dolayı sık sık dostlarımızın sesini duymalı onlarla buluşmalıyız. 
2. Çok sevdiğiniz ve sizden uzakta olan bir dostunuzu, arkadaşınızı hatırladığınızda hangi duyguları hissedersiniz?
Cevap: Çok duygulanırım. Aklıma onunla geçirmiş olduğum güzel anlar muhteşem paylaşımlar hem iyi günler hem de acı dolu günler gelir. Bundan dolayı gözüm dolar ve onun sesini duyma ihtiyacı hissederim. 
3. Üzüntülü olan birinin sorunlarını dinlerken ve onu teselli ederken nelere dikkat edilmelidir?
Cevap: Onu kırmamaya onun yarasına parmak basma yerine ona destek olmaya moral vermeye çalışmalıyız. Çünkü içinde bulunduğu durumun zorluğu karşısında ayağa kalkmasına yardımcı olmak onu üzmeden kırmadan el uzatmak en doğru davranıştır. 

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 93 Cevabı

1. “Dost” şiirinde söyleyici kimdir? Söyleyici, muhatabına hangi öğütleri vermektedir?
Cevap: Söyleyici şairin kendisidir. Muhatabına dostlukla ilgili onsuz neler yapabileceği ile ilgili fikirler vermektedir. Sokaklara çıkılmasını ve çarşı pazar gezilmesini dostun yapmadığı ne varsa onun yerine yapılmasını öğütlemektedir. 
2. “Dost” şiirinin temasını bularak bu temanın hangi “değerle örtüştüğünü belirleyiniz.
Cevap: Tema dostluk ve dost özlemidir. 
3. Aşağıdaki atasözlerinden hangisi “Dost” şiirinin vermek istediği iletiye en yakındır? İşaretleyiniz.
( X ) Dost sanma şanlı vaktinde dost olanı, dost bil gamlı vaktinde elinden tutanı.
( ) Dostluk başka, alışveriş başka.
( ) Dost, dostun ayıbını yüzüne söyler.
( ) Dost içten ağlar, dıştan güler; düşman ise dıştan ağlar, içten güler.
( ) Dostun attığı gül onulmaz yara açar.
4. Okuduğunuz şiirde söz sanatına, imge ve mazmunlara yer verilip verilmediğini tartışınız.
Cevap: Hepsine yer verilmiştir. Anısı sığındığın bu gölge derken hem istiare sanatı hem de imgeye yer verilmiştir. 
5. Okuduğunuz şiirin;
a. Nazım birimini
Cevap: Bent
b. Ölçüsünü bulunuz.
CevapSerbest ölçü kullanılmıştır.

1. ETKİNLİK 

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 94 Cevabı

Ölçü ve kafiye gözetilerek dizelerle kurulan metinlere manzume denir. Genellikle bir olay anlatılan manzumeler, bazı yönleriyle şiirden ayrılır. Sanatsal yönü zayıf olan manzumeler, serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşur. Öyküleyici anlatımın özellikleri kullanılır. Manzumede bir olay ve durum anlatılır. Anlatılanlar düzyazı ile de dile getirilebilir.
“ Ala Geyik ” manzumesini, “Dost” şiiriyle karşılaştırarak şiir ile manzume arasındaki farkı defterinize yazınız.
  • Manzumelerde yaşanmış ya da yaşanabilecek olaylar anlatılır. Olay örgüsü vardır. Şiirde olay yoktur, duygu ve çağrışım vardır.
  • ♦ Manzume, öğretici özellik taşır. Şiirin öğretici yönü değil, sanat değeri ön plandadır.
  • ♦ Manzumede anlatma ve gösterme ön plandadır. Şiirde bireysellik, duygu ve çağrışım ön plandadır.
  • ♦ Manzume, gerçek anlam yönünden zengindir. Şiir ise mecaz anlam yönünden zengindir. Çok anlamlılık esastır.
  • ♦ Manzumede söyleyiş güzelliği, sanat kaygısı yoktur. Şiirde ise söyleyiş güzelliği, sanat kaygısı vardır; imge ve çağrışım önemlidir.

2. ETKİNLİK 

Aşağıda, dünya edebiyatından bir şiir örneği verilmiştir. Bu şiiri “Dost” şiiriyle içerik ve biçim yönünden karşılaştırınız.
Cevap: İçerik itibarıyla farklıdırlar. Dost metninde içerik dostluk iken Gök Öyle Mavi metninde ise içerik insanın geçmiş yıllarında yaptığı hatalar ve davranışlar ele alınmıştır. Bunun yanında ikisi de nazımdır. İmge ve söz sanatlarına ikisi de yer vermiştir. İkisinin de dili sadedir. 

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 95 Cevabı

1. Okuduğunuz şiirde geçen sıfatları bularak türlerini belirtiniz.
  • duygulu ve bu kelimeleri sıfattır.
  • duygulu yüzü
  • bu gölge
2. “Dost” şiirinin özgün biçiminde, noktalama işareti kullanılmamıştır. Şiirde uygun yerlere noktalama işaretleri koyunuz.
Ekmeğine uzanırken
Duruveriyor mu elin ?
Lokmanı çiğnemeyi unutuyor musun ?
Soruyor musun kendi kendine
Nasıl acaba o şimdi ?
Nasıl dolduruyor günlerini?
Duygulu yüzü mahzun , 
Dalıp gidiyor gözlerinin önünde
Gülersen o da gülüyor .
Onun anısı bu sıcaklık
Onun anısı sığındığın bu gölge
Hadi şimdi çık sokaklara ,
Dağıt sıkıntını çarşı pazar
Onun yerine kıyıda dolaş
Onun yerine serinle.

3. ETKİNLİK 

Aşağıdaki şiirde geçen sıfatları bularak türlerini belirleyiniz.
  • bir gün: 
  • Yüz paralık bir cep aynası:
  • Islak bir bulut parçası;
  • Birkaç kırmızı kiremit :
  •  
  •  

9.  Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 98 Cevabı

A. Aşağıdaki soruları yukarıda verilen şiire göre cevaplayınız.
1. Şair kendini neden ağaçlarla bir tutmaktadır?
Cevap: Çünkü ağaçlar gibi kökünü arayan biri olduğunu onlar gibi kışın zor zamanların onun dallarını yani duygularını kırdığını söylemektedir. 
2. Şiirin ölçü, kafiye ve rediflerini belirleyiniz.
11’li hece ölçüsü kullanılmıştır.  dalım’lar rediftir. bildiniz / deniz : niz’ler zengin kafiye.
acı / tacı  ağacı : acı’lar zengin kafiyedir.
3. İşlediği konuya göre şiirin türü nedir?
Cevap: Lirik bir şiirdir. Yalnızlıktan bahsedilmektedir. 
4. Nazım birimi, kafiye örgüsü ve ölçüsünden hareketle şiirin nazım biçimini bulunuz.
  • Nazım birimi: dörtlük
  • Kafiye örgüsü: abab / cccb / dddb
  • Ölçü: 11’li hece ölçüsü: 
  • Nazım biçimi: Serbest Şiir
5. Şiirde kişileştirilen varlıklar nelerdir? Şair neden teşhis sanatına başvurmuş olabilir?
Cevap: Ağaçlar ve deniz, kış, yaz, meltem ve ayaz. 
6. Şiirin teması nedir?
Cevap: İnsanın bireysel olarak yaşadığı duygu gel-gitleri. 
7. Şiirde geçen sıfatları bulunuz.
  • bir dal
  • sert kış
  • keskin ayaz
  • yeşil deniz

9.  Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 99 Cevabı

Aşağıdaki yargılar, verilen şiire göre doğru ise cümlenin başına “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
YALNIZLIK
Yalnızlık bir fenerse, Ben de içindeki mum, Onu, billur bir kâse Gibi doldurur nurum.
Dışardan bana neler Getirir pervaneler!
Pırıltılar, nağmeler,
Renklerle eriyorum…
Necip Fazıl Kısakürek, Çile
Şiirde yalnızlık teması işlenmiştir. (D)
Nazım birimi dörtlüktür ve hece ölçüsüyle yazılmıştır. (D)
Söyleyici, aşk acısı çeken bir âşıktır. (Y)
Dil, bu şiirde alıcıyı harekete geçirme işleviyle kullanılmıştır. (Y)
Şiirin birinci bölümünde teşbih sanatına başvurulmuştur. (D)
İşlediği konu bakımından didaktik şiire örnek olarak gösterilebilir. ( Y )
Şiirin ikinci bölümünde imgeler kullanılmıştır. (D)
Şiirde sıfatlara yer verilmemiştir. (Y)
Konuşma dilinden farklı bir dil kullanılmıştır. (D)
Kafiye örgüsü “abab, cccb” biçimindedir. (D)
Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri, verilen şiirlere göre uygun ifadelerle doldurunuz.
İSTANBUL KALDIRIMLARI
Nerde o eski zarif İstanbul efendisi Adı kaldı yadigâr yok olunca kendisi Nereye bakarsanız şimdi bir tip adam var Kaldırımsız şehirde kaldırım mühendisi
DEMOKRASİ İÇİNDE
Sanatsever de kimmiş. Sanatçı neyin nesi Bize daha gerekli apartıman severler Birini diktiler mi İkincisi yükselir Demokrasi içinde kalkınma buna derler
“İstanbul Kaldırımları” şiirinde İstanbul efendilerin kalmadığı  şeklinde bir eleştiri yapılmıştır.
“Demokrasi İçinde” şiirinde sanata yeterince değer verilmediğinden şikâyet edilmektedir.
Her iki şiir de işlediği konu bakımından satirik şiir türüne girer. Bu tür şiirlere halk edebiyatında taşlama divan edebiyatında hiciv.  Batı etkisindeki Türk edebiyatında ise yergi denir.
Şiirler hece ölçüsüyle yazılmıştır.
“İstanbul Kaldırımları” şiirinin kafiye örgüsü AAXA şeklindedir.
Her iki şiirin de nazım birimi dörtlüktür.
Şiirlerde imgeye yer verilmemiş çünkü şair toplumsal eleştiri yapmıştır. 

9.  Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 100 Cevabı

Ç. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Cevap: A
2. Cevap: A
3. Cevap: C

9.  Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 101 Cevabı

4. Cevap: D
5. Cevap: C
6. Cevap: E

9.  Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 102 Cevabı

7. Cevap: E
8. Cevap: D
9. Cevap: E
10. Cevap: C
 Sayfa 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110 Ben Bir Yeşil Yaprak İdim Metni Etkinlik Soruları ve Cevapları

DERSE HAZIRLIK

1. Çocukken dinlediğiniz masallardan en çok hangisi sizi etkilemiştir? Neden?
Cevap: En çok etkilendiğim masal kitabı Kırmızı Başlıklı Kız olmuştur. Çünkü orada söz dinlemeyen asilik yapan kızın hikayesi ama sonunda akıllanarak anneannesini kurtarması kurdu öldürmesi beni çok etkilemiştir. 
2. Sizce tekerlemelerin dil gelişimine nasıl bir katkısı olabilir?
Cevap: Tekerlemeler, konuşma ve dilin anlam yapılarının, cümlelerin, dilin özelliklerini, sık sık yapılan tekrarlarla ezber alışkanlığını kazandırarak çocuğun psikomotor becerilerinin gelişmesine katkıda bulunur
3. “Kafdağı, Zümrüdüanka, Keloğlan, dev, cin, peri” gibi ifadeler daha çok hangi yazı türlerinde karşımıza çıkar?
CevapMasal türlerinde kullanılır. Çünkü bunlar olağanüstü metinlerdir. 

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 109 Cevabı

1. Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili kelime ve kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle bulunuz.
• Padişah da bu teklifi münasip bulmuş.
CevapUygun.
• Ondan sonra kırk gün kırk gece düğün olmuş, yer yerinden oynamış.
CevapHer yerde konuşulmuş, büyük olay yaratmış. 
• Kızın bütün bu eziyetlere tahammülü kalmamış artık, ama ne yapsın, kocasını pek seviyormuş, gene de katlanıyormuş.
Cevap: Sabrı kalmamış
• Muratlarına eriyorlar…
Cevapİstediklerini elde ediyorlar.
• İzzet ikram, hamamdan çıkarıp saraya götürüyorlar.
CevapSaygı sevgi ve hürmet ile ikramlarda bulunma. 
2. Okuduğunuz masal türünün ortaya çıkmasında sözlü ve yazılı kültürün, toplumsal değişimlerin ve etkileşimlerin etkisini belirleyiniz.
Cevap: Türk edebiyatında hikaye türünün en eski örnekleri  destandan modern hikayeye geçişi sağlayan anonim eserlerdir. Bizde, destanlar, halk hikâyeleri  ve masallarla eski bir temeli olan bu tür, XIV. ve 15. yüzyılda “Dede Korkut Hikâyeleri” ile çağdaş hikâye tekniğine yaklaşmıştır. Sözlü bir gelenek şeklinde  nesillerden nesillere aktarılan halk hikayeleri daha sonra yazıya geçirilmiştir.
3. Şehzade ve Padişahın Kızı’nın hangi özellikleri ön plana çıkartılmıştır? Bu özellikler masalın gelişmesine nasıl katkı sağlamıştır?
Cevap: Padişahın kızı öyle güzelmiş, öyle güzelmiş ki, artık, bir dünya güzeli gibiymiş. Padişahın kızı aynı zamanda kocasının sözünden çıkmayan o ne derse yapan biriymiş. Şehzade hem yetenekli hem de çok sabırlı aynı zamanda çok da zekiymiş. Onların bu özellikleri masalı şekillendirmekte masalın gelişimini kolaylaştırmaktadır. 
4. Aşağıdaki parçada altı çizili kelimeler, masalda olayın geçtiği yerleri göstermektedir. Bu mekânların belirsiz olması -Yemen hariç- masala nasıl bir özellik kazandırmıştır.
Neyse, günün birinde Yemen’e varıyorlar. Doğru kızı götürüyor oğlan bir ufacık kulübeye, tenekeden bir kulübeye…
“İşte burası bizim evimiz.” diyor. Kız da “pekâlâ.” deyip yerleşiyor oraya.
Her sabah oğlan, üstü başı tam çoban kıyafetinde, çıkarmış… Bir yerde gizlice soyunup kendi şehzade elbiselerini giyinirmiş.
Cevap: Masallarda olağanüstü unsurlar ile bilinmeyen zaman ve yer kullanılır. Bunun sebebi okuyanların hayal güçlerini geliştirmektedir. Bundan dolayı da bu masalda yer alan yer adları bilinmeyen yerlerdir. 
5. Okuduğunuz masaldaki çatışma kimler arasında olmuştur? Buradan hareketle masalın temasını belirleyiniz.
Cevap: Çatışma Padişahın kızı ile şehzade arasında olmuştur. Metnin teması karı- koca ilişkisidir. 
6. Padişah Kızı’nın “Her kim narı bir eliyle, tek tanesini bile yere düşürmeden yer bitirirse ben ona varırım.” demesi ile “Yemen Padişahı’nın oğlunun, Padişah Kızı’nı cezalandırması” olayları arasında nasıl bir ilişki olduğunu belirleyiniz.
Cevap: Biraz etme bulma dünyası düşüncesi vardır. Eğer iyilik edersen iyilik kötülük edersen karşılığında kötülük bulursun mesajı verilmek istenmiştir. 
7. Aşağıda Şehzade ile Padişah Kızı’nın konuşmaları verilmiştir. Bu konuşmalardan yola çıkarak bunların kişilik özelliklerini belirleyiniz.
  • Şehzade: yetenekli, sabırlı, akıllı biridir.
  • Padişahın kızı: Bazen düşüncesizce hareket etse de yine de vefalı, kocasının sözünden çıkmayan ne derse yapan güzel biridir. 

9. Sınıf Sonuç Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 110 Cevabı

8. Okuduğunuz metindeki anlatıcı her şeyi bilen mi yoksa bilgisi, kahramanlardan birinin bilgisiyle sınırlı mı? Buradan hareketle metnin anlatıcısını ve bakış açısını bulunuz.
Cevap: Metindeki anlatıcı her şeyi bilen biridir. Bundan dolayı İlahi Hakim bakış açısı vardır.  Metnin anlatıcısı yazarın kendisidir. 
9. Zorluklara tahammül eden kişi, gösterdiği sabrın sonunda nasıl bir karşılık alır? Bu değer, masalda nasıl verilmiştir?
Cevap: Padişahın kızı yaşadığı onca sıkıntıya yoksulluğa aşağılanmaya karşılık sonunda yine de istediğini elde etmiş mutlu olmuştur. 
10. “Ben Bir Yeşil Yaprak İdim” metninde geçen “kâğıt, hâl, şehzade, pekâlâ, Allahaısmarladık, kulübe, değnek” kelimelerinin doğru telaffuzuna yönelik çalışmalar yapınız.
Cevap: Sesli şekilde incelterek okuyabilirsiniz. 

1. ETKİNLİK 

Aşağıdaki masallarla ait oldukları milleti eşleştiriniz.
Binbir Gece Masalları (Arap-Fars)
Ezop Masalları (Yunan)
Grimm Kardeşlerin Masalları (Alman)
Perrault Masalları (Fransız)
Yunan
Alman
Arap-Fars
Fransız

2. ETKİNLİK 

Delikanlının biri sonuna kadar yedi, bir tane yere düşürdü.” demişler.
Pekâlâ, demiş, o delikanlıyla evlenirim, ama tek nar tanesini düşürdüğü için kırk değnek yiyecek. Razı olursa ben de ona varırım.”
Yukarıdaki cümlelerde geçen altı çizili kelimelerin tek başlarına anlamı yoktur ama bulundukları cümlede farklı anlamlar kazanır. Anlamları olmayan, sadece gramer görevleri bulunan bu tür kelimelere edat denir. “Gibi, sanki, göre, kadar, için, üzere, -e doğru, -e karşı, -e karşın, -e rağmen, -e değin, -e dek, -den dolayı, -den başka, ile, yalnız, ancak, sade, sadece, tek, bir, denli, değil…” başlıca edatlardır.
Siz de metinde geçen diğer edatları bulunuz.
  • buna rağmen
  • sabaha dek
  •  
  •  

Sayfa 135 Cevabı

1-5. soruları aşağıdaki masala göre cevaplayınız.

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 136 Cevabı

1. Bu masalın planını oluşturan bölümleri aşağıdaki tabloda belirtiniz.
Döşeme: İlk cümledeki tekerleme bölümü
Serim: Keloğlan ve anasının tanıtıldığıbölüm (İlk paragraf)
Düğüm: İkinci paragraftan son iki paragrafa kadar düğüm bölümüdür.
Çözüm: Keloğlan’ın kaçırdığı gelinin süslenmiş bir kabak olduğunun anlaşıldığı kısım ve annesinin kabağı Keloğlan’ın kafasında parçaladığı bölüm.
Dilek: Metnin son cümlesi
2. Metnin yapı unsurlarıyla ilgili tespitlerinizi aşağıda belirtilen yerlere yazınız.
Kişiler: Keloğlan, annesi, çoban, kervancıbaşı, düğün sahibi, gelin
Olay örgüsü: Annesinin Keloğlan’ı çalışıp para kazanması evden yollaması
Keloğlan’ın ekmeğini emanet ettiği çobanın koyununu çalması, koyunu emanet ettiği kervancıbaşının halısını çalması, halısını emanet ettiği düğün sahibinin kızını alıp kaçması
Kaçırdığı gelinin süslenmiş kabak çıkması, annesinin Keloğlan’ı dövmesi
Mekân: Köy
Zaman: Belirsiz zaman
3. Masalda mekân ve zamanın değişimi nasıl verilmiştir?
Cevap: Mekan ve zaman çok hızlı geçmektedir.
4. Masaldaki olağanüstülüklerle ilgili neler söylenebilir?
Cevap:  Masalda çok fazla olağanüstülük yoktur.
5. Masalda geçen edat ve bağlaçları bularak bunların metindeki işlevlerini belirleyiniz.
Cevap: “ile, gibi, değil” edatları vardır. Bunların işlevi sözcükler arasında çeşitli anlam ilgileri kurmaktır.
6. Aşağıdakilerden hangisi masalın özelliklerinden biri değildir?
A) Duyulan geçmiş zamanla anlatılması
B) Eğitici özellik taşıması
C) Millî duygulara yer vermesi
D) Sonradan yazıya geçirilmesi
E) Kahramanların olağanüstü özellikler taşıması
CevapC

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 137 Cevabı

İKİ KATIR
Biri yulaf yüklü iki katır gidiyordu;
Birinde tahsildarın paraları.
Para taşıyan biraz fazla kibirleniyordu;
Duymuyordu bile sırtındaki ağırlığı.
Pek de edalı adım atıyordu,
Çıngırağını şakırdataraktan.
Derken bir kaç adam çıktı uzaktan.
Haydutlar, para arıyorlardı;
Para da yalnız memurun katırında vardı.
Hayvanı yakalayıp durduttular;
Katırcık dayakları yedikçe inliyordu;
“Ne bekledim, başıma neler geldi diyordu.
Şu arkadaş nasıl da sıyrıldı tehlikeden!
Mahvolan, helâk olan sadece ben.
Öteki: — Dostum, dedi yoldaşına,
Her zaman rahat etmez büyük işler görenler;
Sen de bir fakirin işini görseydin eğer Bunun hiç biri gelmezdi başına.”
Orhan Veli Kanık, La Fontaine’in Masalları
Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri bu fabldan hareketle uygun ifadelerle doldurunuz.
a. Fablda ÖYKÜLEME anlatım biçiminden yararlanılmıştır.
b. Fabl; serim, DÜĞÜM, ÇÖZÜM, ÖĞÜT bölümlerinden oluşmaktadır.
c. Fablda bir DERS verme amaçlanmıştır.
ç. Fabl ŞİİR (MANZUM). şekilde yazılmıştır.
d. Fablda YER  ve ZAMAN belirsizdir.
e. Fablda SADE bir dil kullanılmıştır.
8. (I) Masallar; döşeme, serim, düğüm, çözüm ve dilek bölümlerinden oluşur. (II) Döşeme bölümü; dinleyicinin ilgisini çekme amacı taşıyan, masalda anlatılanlarla ilgisi bulunmayan bir tekerlemeyle başlar. (III) Serim bölümünde olaya giriş yapılır. (IV) Asıl olay dilek bölümünde anlatılır. (V) Dilek bölümü “Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.” gibi kalıplaşmış sözlerle son bulur.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
CevapD

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 138 Cevabı

HOROZLA İNCİ
Bir horoz inci bulur, kuyumcuya gider:
“Al, şuna bak, der,
pırıl pırıl, ne özrü ne kusuru var.
Fakat sen bana bir avuç mısır ver,
benim işime o yarar.”
Bir cahile bir kitap miras kalır.
Adam kitabı alır,
komşusu kitapçıya gider:
“Bak, ne güzel kitap, der,
fakat sen bana beş on kuruş ver,
benim işime o yarar.”
Nâzım Hikmet, La Fontaine’den Masallar
Bu fablda;
I. Teşhis ve intak sanatlarından yararlanıldığı,
II. Fablın kahramanlarından birinin hayvan olduğu,
III. Fablda zamanın belli olduğu
bilgilerinden hangisine veya hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III
CevapC
10. Pasif dinleme; dinleyicinin sözlü tepkide bulunmadığı, konuşulanı sessizce dinlediği dinleme çeşididir. Dinleyicinin dinledikleriyle ilgili zihinsel faaliyetlerini etkinleştirmek amaçlanır. Dinleyicinin sessizliği, konuşmacıya, söylediklerinin kabul gördüğü izlenimi verir. Bu dinleme türünde konuşmacı dinleyenin kendisini anlayıp anlamadığı konusunda kesin bir yargıya ulaşamaz.
Buna göre pasif dinleme ile ilgili olarak;
I. Empati kurulduğu,
II. Zihinsel sürecin etkinleştiği,
III. Karşılaştırma yapıldığı
bilgilerinden hangisine veya hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III
CevapB
11. Aşağıdakilerden hangisi etkili dinlemenin özelliklerinden biridir?
A) Dinleme belli bir amaç gözetilerek yapılır. B) Dinleme sırasında başka bir işle uğraşılabilir. C) Dinleme sırasında not alınmaz. D) Yargılayıcı bir tutum içinde dinleme yapılır. E) Önyargılı bir şekilde dinleme gerçekleşir.
CevapA

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 139 Cevabı

12. I. Köylerin birinde bir Keloğlan ile anası yaşarmış.
II. Her seferinde sayfalar büyük bir güçlükle açılmış.
III. Evveli bir varmış bir yokmuş bir derviş ile bir kocakarı varmış.
Yukarıdaki cümlelerin hangisinde veya hangilerinde “ile” kelimesi edat olarak kullanılmıştır?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) I ve III
E) II ve III
CevapB
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ne ne” bağlacı kelime gruplarını birbirine bağlamaktadır?
A) Ne kimsenin bir tüyüne dokunur ne de yerdeki karıncayı incitirmiş.
B) Ne bir dağda yağmurumuz var ne bir bağda yaprağımız var.
C) Meyvesini de ne siz sorun ne ben söyleyim.
D) Ne altın oluk ne gümüş oluk bir damla su vermiş.
E) Tasa dediğin ne korkuya benzer ne kuruntuya benzer.
CevapD
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, ayraçla gösterilen yere iki nokta (:) konulmalıdır?
A) Ünsüzler ( ) sürekli olup olmadıklarına ve ses yolunda titreyip titremediklerine göre adlandırılır.
B) Süreksiz sert ç, k, p, t ünsüzleriyle biten kelimeler, ünlüyle başlayan bir ek aldığında bu kelimelerin sonunda bulunan ç, k, p, t sert ünsüzleri yumuşar ( ) c, g (ğ), b, d ünsüzlerine dönüşür.
C) Türkçedeki sesler, ses yolundan çıkışlarına göre iki gruba ayrılır ( ) ünlüler ve ünsüzler.
D) Sözel derslerden tarih, felsefe, coğrafya ( ) sayısal derslerden fizik, kimya, biyoloji alıyorum.
E) Çekim ekleri kelimelerin diğer kelimelerle bağ kurmasını, cümlede görev almasını sağlayan ( ) hâlini, sayısını, zamanını, kişisini bildiren eklerdir.
CevapC
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı yoktur?
A) Yanardağdan püsküren mağma değişik şekiller almış.
B) Bu aracın çarpma sonucu egzosu delinmiş.
C) Eşgüdümlü çalışırsak işi daha çabuk bitiririz.
D) Düşmanla göğüs göğüse mücadele ettiler.
E) Eski düşmanlar şimdi can ciğer oldular.
CevapD

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Sayfa 140 Cevabı

16. Aşağıda verilen tamlayıcı dallanmış ağaçtaki bilgilerden bazısı doğru, bazısı yanlıştır. İlk ifadeden başlayıp, cevap oklarını takip ederek doğru çıkışa ulaşınız.
Fabllar, bir ahlak dersi vermesi yönüyle masallardan ayrılır.



9. Sınıf Edebiyat 9. Ünite 


9. Sınıf Edebiyat 8. Ünite 


9. Sınıf Edebiyat 7. Ünite 


9. Sınıf Edebiyat 6. Ünite 


9. Sınıf Edebiyat SAYFA 134-143 5. Ünite 
DKC Bir cevap motorudur... Sağ üstteki "Eksik sayfa bildir"butonuna tıklayarak istediğiniz sayfaları bize bildirebilirsiniz.
Paylaş:
📌 EKSİK SAYFA BİLDİR...