9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları

9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları
Cevap anahtarı




 Sayfa 60 Cevabı

Aşağıdaki terimleri birer cümleyle açıklayınız.
CevapMeşruiyet :Siyaset biliminde, politik bir sisteme, devlete veya hükümete itaat edilip edilmemek, bir teoriyi benimseyip benimsememek gerektiğini belirleyen durum; bir iktidar sahibinin veya kural sisteminin haklı olması, siyasi iktidarın halkın rızasına ve onayına dayandırılması durumu.
Monarşi : Monarşi, bir hükümdarın devlet başkanı olduğu bir yönetim biçimidir
Aristokrasi : Aristokrasi ya da soylu erki, iktidarın imtiyazlı ve genellikle soya bağlı bir toplum sınıfının elinde bulunduğu siyasi hükümet şeklidir
Mezopotamya :Mezopotamya, Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden Basra Körfezine kadar uzanan Fırat Nehri ve Dicle Nehri arasında kalan bölgenin ilk çağdaki adıdır
Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Eflatun, yazma teknolojisini insan belleği için bir dış tehlike olarak görmüş ve “Yazı teknolojisini elde edenler kendi belleklerini kullanmayı durduracaklar ve unutkan olacaklardır; kendi iç kaynakları yerine dış işaretlerle onları hatırlamak için yazıya bağlanacaklardır.” demiştir.
Eflatun’un yazı teknolojisini insan belleği için bir tehdit olarak görmesinin sebepleri neler olabilir?
Cevap:  “Yazı teknolojisini elde edenler kendi belleklerini kullanmayı durduracaklar ve unutkan olacaklardır; kendi iç kaynakları yerine dış işaretlerle onları hatırlamak için yazıya bağlanacaklardır.”Böyle düşünmesinin temelinde kendi düşünme sistemine karşı gelmesiyle ilgilidir. Platon’a göre tüm bilgiler her an zihnimizde bulunmalıdır ve her an kullanılmaya hazır olmalıdır.
2. Konar-göçerlerin askerî alanda üstün olmalarını sağlayan özellikler nelerdir?
Cevap: Konar – göçerler, sürekli olarak göçebe bir hayat yaşamışlardır. Konar – göçer halklar, askeri lojistik bakımından da önemli ölçüde tecrübe kazanmışlardır. Göçebe toplumlar sürekli olarak göç ettikleri için göç ederken neyin nasıl olacağını çok iyi bilmektedirler. Bu nedenle lojistik faaliyetlerde askeri alanda da tecrübe kazanmışlardır.Normal şartlar altında göç ederken gerçekleştirdikleri, beslenme, barınma, dinlenme, ortak hareket etme, haberleşme gibi faaliyetleri askeri tatbikat olarak da gerçekleştirdikleri için askeri alanda ve savaş tecrübesi olarak daima üstün gelmişlerdir. Askeri lojistiğin güvenliğinin sağlanması ile göç eden bir toplumun güvenliğinin sağlanması arasında teknik olarak bir fark bulunmamaktadır. Bu nedenle göç etme bir hazırlık safhası olmuştur.
3. Yazıdan önceki dönemde insanın hayat tarzını etkileyen unsurlar nelerdir?
Cevap: Yazıdan önceki dönemde insan hayat tarzını etkileyen unsurlar oldukça fazlaydı. İletişim yollarının çeşitli olduğu ve yazının olmadığı dönemlerde haberleşme ve haber gönderme işleri insanların uzun zamanlarını almaktaydı. Yazının bulunmasıyla iletişim araçları da gelişmiş ve haberleşme kolay hale gelmiştir.Haberleşmenin, at sırtında kilometrelerce yol gitmekten ibaret olduğu ve vurarak, ateş yakarak, bağırarak sağlandığı durumlar insanların hayatında zorlukların yaşanmasına neden olmuştur. Bu zorlukları aşmak için insanlar çeşitli insanları özellikle görevlendirseler de zamanla daha çok sorun olmuştur.Yazının bulunmasıyla koşulların da haberleşmede kullanılması, mektuplaşma gibi durumlarda kullanılması büyük kolaylıklar sağlamıştır.
4. Hammurabi Kanunları’nın genel özellikleri nelerdir?
Cevap: Hammurabi Kanunlarında Hammurabi kendini zayıfların ve öksüzlerin koruyucusu, Tanrı adına ülkeyi yöneten, adil ve insancıl hükümdar olarak tanıtmaktadır. Hammurabi Kanunları “dişe diş, göze göz” şeklinde değerlendirilen ve suçu işleyene aynı ağırlıkta cezayı içeren kanunlardır. Hammurabi Kanunu hem daha önce yapılmış olan kanunların ve örf adet hukukunun bir derlemesiyle hem de zamanın ihtiyaçları dikkate alınarak oluşturulmuştur. 282 maddeden oluşan bu kanunların ön söz kısmında Baştanrı Marduk hakkında övücü sözler bulunmakta ve Marduk ile adalet tanrısı Şamaş tarafından Hammurabi’nin nasıl kral seçildiği anlatılmaktadır. Ayrıca burada Hammurabi, adalet ve doğruluğu tesis ettiğinden, huzur ve refahı getirdiğinden söz etmektedir.
5. Mısırlıların dinî inançlarının tıp ve mimariye olan etkileri nelerdir?
Cevap: Mısırlılar, dini inançlarının tıp ve mimariye olan etkileri bulunmaktadır. Mısırlıların, dini inançları oldukça yoğun ve mistik etkiler taşıyan inançlar olmuştur. Sihir, büyü gibi metafizik olayların da etkili olduğu sosyal hayatın içinde tıp ve mimari de payını almıştır.Mısırlıların gizemli inşalar yapması ve çeşitli teknik aletlerle bu binaları ortaya koyması dini inançlarında devlet başkanlarına tanrı gözüyle bakmaları kapsamında da değerlendirilebilir. Mabetler şeklinde ortaya konan bu yapıların sırları hala çözülememektedir. Tıp alanında da çeşitli ilaçların kullanılması ve bitkilerin yasaklanması da söz konusu olmuştur. Mısırlılar, tıp ve mimariye büyük katkıda bulunmuştur.
6. İlk Çağ’ın tüccar toplulukları
Cevap: Asur,Lidyalılar ve persler ise kara ticaretini yapan ilk uygarlıklardır.Yukarıda belirtmiştik.Fenike,iyon ve yunanlılar da deniz ticaretinde öncülük yapan uygarlıklardır.Girit medeniyeti ekonomisi ticaret,tarım ve balıkçılıktır.Kolonicilik ve deniz ticaretiyle uğraşırlar.Miken( Aka ) medeniyeti de italya ve suriye medeniyetleriyle ticaret yapmışlardır.
7. Tarih öncesi döneme ait Çatalhöyük’te (Görsel 2.46) yapılan arkeolojik kazıların amaçları nelerdir?
Cevap: Bu yerleşim yerinde arkeolojik kazılarının yapılmasının nedeni, insanoğlunun geçmiş yaşamı hakkında çıkarımlar elde etmektir. Yazıdan önceki dönemin aydınlatılabilmesi için en önemli unsur arkeolojik araştırmalar sonucunda elde edilen araç ve gereçlerdir. Buluntulardan elde edilen bilgiler, yazıdan önceki dönemin doğru okunabilmesinde oldukça önemlidir. İnsanlığın bu döneminde mağaralar, kerpiçten ilkel konutlar, taştan, kemikten, pişmiş kilden yapılmış aletler o döneme ayna tutar.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 61 Cevabı

Aşağıdaki soruları metinden yola çıkarak cevaplayınız.
1. Yukarı Mezopotamya’nın Bereketli Hilal olarak gösterilmesinin nedenleri neler olabilir?

Cevap: Bereketli hilal, buyuk bir bölüm toprakları Orta Doğu olarak adlandırılan bölgede bulunan bölgedir. Kışları yağmurlu, yazları ise kurak geçen bölgede Akdeniz iklimi hüküm sürmektedir.Bereketli hilal ifadesi ilk kez ABD’li bilimci James Breasted tarafından kullanılmıştır. Bölge Güney’de Arabistan çölü, Kuzey’de Doğu Anadolu bölgesi ile sınırlanmıştır.
2. Göbeklitepe’nin daha sonra inşa edilen tapınaklara etkisi nedir?
Cevap: Bulunduğu döneme kadar insanlık tarihine ilişkin neredeyse tartışmasız kabul edilmiş  ve insanların şehirciliğe geçişine dair birçok tespiti değiştirmiştir
3. Göbeklitepe’nin bir gözlemevi olabileceğinin kanıtları neler olabilir?
Cevap: Araştırmacılar, Göbeklitepe’deki ünlü antik sembolleri tercüme ettiler ve 13.000 yıl önceki yıkıcı bir kuyruklu yıldız çarpmasının etkisini anlatan bulgulara rastladılar. Bu bile o dönemde gök bilim çalışmaları yapıldığını gösterir.
4. Günümüzde Türkiye’ye katkı sağlayan diğer tarihî yapıtlar hangileridir?
Cevap: Türkiye’nin listeye giren ilk değerleri İstanbul’un Tarihi Alanları, Sivas Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası ile Göreme Milli Parkı ve Kapadokya’ydı. Sadece Türkiye sınırları içinde kalıcı listeye giren 15 mirasın yanı sıra adayları içeren geçici listede 60 doğal ve kültürel değer yer almaktadır.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 62 Cevabı

1CevapD
2. CevapE
3. CevapE
4. CevapA
5. CevapB
6. CevapC

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 63 Cevabı

7. Cevap: D
8. Cevap: E
9. Cevap: C
10. Cevap: C
 

Sayfa 66 Cevabı

1. Günümüzdeki ticaret merkezlerinin özellikleri nelerdir?
Cevap: Ticaret merkezleri, günlük hayatımızın içinde olan ve hayatımızda geçimimizin sağlanması için çalıştığımız ve çeşitli kurumlarla ortaklaşa çalıştığımız ortak alanlar olarak bilinmektedir. Geçmişten günümüze ticaret merkezleri sosyal hayatın içinde olmuş ve sürekli gelişmiştir.Günümüzdeki ticaret merkezleri, şehirlerin merkezinde, ulaşım ağlarının ortasında, çok katlı ofisler şeklinde bulunmaktadır. Bu ticaret merkezleri, ofis olarak kullanılmakta ve diğer ticari ihtiyaçlar da daha çok şehrin dışında üretilmekte ve piyasaya sürülmektedir. Ticaret merkezlerinin, büyük şehirlerde, limanlara yakın, ulaşım ağlarına yakın olması işlerin daha kolay ve çabuk gerçekleşmesi için elzemdir. Son teknoloji yardımıyla geliştirilen ve yapılan yeni ticaret merkezleri de bu şekildedir.
2. Toplum hayatına kanunların etkileri nelerdir?
Cevap: Toplum hayatını düzenleyen yazılı olan ve yazılı olmayan kurallar bulunmaktadır. Yazılı olmayan kurallar, ahlak ve kültür kuralları olarak sosyal hayatın her kesimi tarafından kabul edilen ve benimsenen kurallar olmuştur. Gelenek, görenek, örf ve adetler kapsamında şekillenmiştir. Yazılı olan kurallar hukuk kurallarıdır. Hukuk kuralları, kanunlar olarak
3. Orta Çağ’da Avrupa’da görülen yönetim biçimleri nelerdir?
Cevap: Orta Çağ Avrupası’nda yönetim şekilleri, halkın sınıflara ayrılmasından ileri gelen ve soyluların bir tahakküm kurduğu yönetim şekillerinden meydana gelmekteydi. Orta Çağ Avrupası karanlık bir çağ olarak insan haklarının ve diğer özgürlüklerin ayaklar altına alındığı bir çağ olmuştur.Orta Çağ’da Avrupa’da görülen yönetim biçimleri Aristokrasi ve Derebeylik olarak bilinen Feodalite şeklinde yaşanmıştır. Bu iki yönetim biçiminin ortak özellikleri arasında soylu sınıfının fakir halkı tahakküm altına alınması şeklinde meydana gelmektedir. Orta Çağ, insan haklarının ve özgürlüklerinin engellendiği, insanların köle olarak kullanıldığı, kadınların alınıp satıldığı bir çağ olmuştur. Aydınlanma çağı ile Orta çağ karanlık kültürünün dışına çıkılmıştır.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 67 Cevabı

“Geçmişteki uygarlıklardan bazıları neden yıkıldılar? Ben,
uygarlıkların kaderlerinin yıkılmak olduğuna inanmıyorum.”
Arnold Toynbee
Arnold Toynbee’nin uygarlıkların yıkılmasına inanmamasının nedenleri neler olabilir?
Cevap: Uygarlıklar tarih boyunca hep yıkılmış yerini yenilerine bırakmışlardır. Uygarlıkların yıkılış süreçleri iyi değerlendirildiğinde amacından sapma, devlet idaresinin bozulması, ekonomik sebepler, yeni devletlerin güçlenmesi gibi birçok sebep görülür. Bu sebeplerin hiç birisi olmadan hiçbir uygarlığın yıkılmadığını görürüz. Arnold Toynbee de uygarlıkların yıkılmasını kader olarak yorumlamayıp, niteliklerini yitirdiğini düşünerek bu sözü söylemiştir. Uygarlıklar niteliğini yitirdiği andan itibaren yıkılış sürecini durduramazlar. Yıkılış süreci bir anda başlayıp bitmez. Ekonomik yetersizlikleri gidermek, askeri gücünü diri tutmak, devletler arası ilişkileri geliştirmek uygarlıkların ayakta kalmasını sağlayacak. Nitekim 600 sene süren Osmanlı bile niteliğini yitirdiği için yıkılmıştır. 600 sene boyunca yaşayıp gücünü diri tutan ve çalışkan olan bir devletin bir anda yıkılması kaderi olamaz. Yetersiz kalması olabilir. Bu söz ile bu durum anlatılmak istenmektedir. Kaderiydi ve yıkıldı diye olayı basite indirgemek değil yıkılış sebeplerini iyi incelemek gerektiği mesajı verilmektedir. Bu sebeplerden ders çıkartılarak tekrarlamamak ve ayakta kalmak gerektiği alttan alta vurgulanmak istenmiştir.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 68 Cevabı

Feodalitenin güç kazanmasında etkili olan sebepler nelerdir?
Cevap: Feodalite ve Aristokrasi soylu sınıfının, fakir halkı tahakkümü altına almasından ileri gelen yönetim biçimleri olarak ortaya çıkmıştır. Özellikle Avrupa’da uygulanan yönetim biçimi olarak Orta Çağ’da yaygın bir hale gelmiştir. Feodalite o dönemde güçlenerek siyasi düzenin içinde bir hegemonya oluşturmuştur.Feodalitenin güçlenmesinde  gücün tek bir yerde toplanması, zengin olanın fakir olanı ezmesi, kullanması, alıp satması ve ticaretin soylu sınıfına bağlı olarak yapılması etkili olmuştur. Bölgesel yönetimlerin bu şekilde siyasi istikrarsızlık ortamı oluşturması geçmişten o güne kadar aynı aşiret ve kabilelerin tahakkümünün sürmesine de bağlıdır. Feodalite Yeni Çağ’da yıkılarak tarihe karışmıştır.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 70 Cevabı

Gücün meşruiyet kaynağı bakımından Sasani, Bizans ve Moğol imparatorluklarının benzerlik ve farklılıkları nelerdir?
CevapFarklılıkları
Büyük İskender, Doğu kültürlerinden etkilenerek gücünün meşruiyet kaynağını tanrısallaştırmıştır.
Romalılarda Krallık ve cumhuriyet dönemlerinde yönetim aristokratların elindeydi.
Çin İmparatorluğu tarihte kutsal kabul edilen farklı hanedanlar tarafından yönetilmiştir.
Sasaniler de krallarını kutsal kabul etmişler fakat Mısır firavunları gibi tanrı-kral anlayışını benimsememişlerdir.
Kralların, Gök Tanrı tarafından seçildiğine inanılırdı.
Benzerlikleri
Tüm İmparatorluklarda gücün tanrı tarafından kendilerine verildiği inancı mevcuttu.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 71 Cevabı

Veba salgınının, Avrupa’da siyasi ve sosyal hayata etkileri neler olmuştur?
Cevap: Kara ölüm adıyla da bilinen ve alabildiğine yayılmış bir veba salgını 1347-1350 yılları arasında Avrupa nüfusunun üçte birini yok etti. Toplam rakam 25 milyon ile 50 milyon arasındadır. Fransanın neredeyse 3/2’si ölmüştü. Öyle ki Londra şehri bu hastalıktan büyük Londra yangını sayesinde kurtulabilmiştir. Çin ve orta asya’da başlayan hastalık, Kırım’daki bir Ceneviz ticaret merkezini kuşatan kıpçak ordusunun, vebalı cesetleri mancınıkla kentin içine atmasıyla Avrupa’ya taşındı.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 72 Cevabı

Ülkenin temeli vergidir, bu da adaletle yükselir, zulümle  değil.” Sasani Hükümdarı Erdeşir Babekan’ın bu sözü günümüz için de geçerli midir? Neden?
Cevap: Bir ülke her anlamda gelişmek istiyorsa bunu ancak halktan toplanan vergilerle başarabilir. Ancak devlet bu vergilere almak istiyorsa halka barışçıl bir dille halka güven vermeli, adaletle hükmederek halkın güvenini kazanmalıdır.
Büyük İskender, Roma ve Sasani devletlerinin geniş coğrafyalara hükmetmelerindeki etkenler nelerdir?
Cevap: Bu devletlerin yüzyıllar boyunca geniş coğrafyada hükmetmesinde şu etkenler etkilidir;Düzenli ve disiplinli ordulara sahip olmaları,
Adaletli yönetim anlayışına sahip olmaları,
Hoşgörülü olmaları,
Halktan vergi toplamaları,
Güçlü bir yönetim sistemine sahip olmaları.

Sayfa 73 Cevabı
İlk çağlardan itibaren tarım üretimini artırmak isteyen insanlar hangi faaliyetlerde bulunmuş olabilir?
Cevap: İlk çağ medeniyetlerinde tarımsal üretimi arttırmak için bazı faaliyetlerde bulunulmuştur.Mesela, Akadlar’da su kanalları yapılmıştır. Bu sayede tarım gelişmiştir. Frigyalılar, tarıma dayalı ağır cezalar çıkarmışlar ve tarımsal üretimin artmasını sağlamışlar. Aynı şekilde Urartular’da su kanalları yapmışlardır. Bu şekilde tarımsal üretimin artmasını sağlamışlardır.
Artı ürünün insan yaşantısına etkileri nelerdir?
Cevap: Üreticinin ihtiyacının üzerinde üretilen ürüne, genel olarak artı ürün denir. Bu verim üreticiye daha fazladan gelir ve getiri sağlar.Artı ürünler : madeni aletlerin ortaya çıkmasıyla çoğalmaya başlamışlardır.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 74 Cevabı

Orta Çağ Avrupası’nda feodalite egemenken Osmanlı Devleti’nde uygulanan toprak sisteminin özellikleri nelerdir? Bir slayt hazırlayarak sınıfta sunum yapınız.
Cevap:İlk öncelikle feodalite bir toprak sistemi değil siyasal örgütlenme şeklidir.Osmanlı’da toprak sistemine gelince. Osmanlı da topraklar ikiye ayrılırdı:
1) Devlet Toprakları
2) Özel Mülk.
Devlet toprakları ise getirdiği gelirlere göre tasnif edilirdi. Bazı toprakların gelirleri doğrudan padişaha, bazılarının ki bürokrasi de ki bazı memurlara tahsis edilmişti. Fakat genel sistemin adı dirlik sistemidir. Buna göre çeşitli topraklar askerlere bırakılırdı. Askerler buradan elde edilen gelirle hem maaşlarını almış olurlar, hem güvenliği sağlarlardı.
9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 75 Cevabı
Kast sisteminin, Hindistan’ın siyasi birliğine etkileri nelerdir?
Cevap: Kast Sistemi Hindistan’da ortaya çıkmıştır. Aryani ırkı kendi üstünlük ve bütünlüklerini koruyabilmek için halkı birbirinden farklı sosyal sınıflara ayırmışlardır. Kast sistemi toplumu kapalı sınıflara ayırmış, her sınıf kendi dilini geliştirmiştir. Bu sebeple Hint toplumu hiçbir zaman tek bir millet olamamıştır. Kast sistemiyle siyasi sorunlar ortaya çıkmış, gruplar ihtilafa düşmüşler, ve farklı siyasal tavırlar geliştirmişler.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 78 Cevabı

İpek Yolu’nun geçtiği bölgelere hâkim olan Türk devletleri hangileridir?
Cevabı: İpek Yolu, Asya ve Avrupa kıtalarının toprakları üzerinde yer alan ticari bir yoldur. Bu yol üzerinde daha çok ipek ticareti yapıldığı için bu ismi almıştır. İpek Yolu tarih boyunca yüzlerce yıl etkinliğini korumuştur. İpek yolu üzerinde birçok Türk devleti de hakimiyet kurmuştur. İpek Yolu’nun devletlerin hakimiyetine geçmesi devletlerin de elini güçlendirmiştir.
İpek Yolu’nun geçtiği bölgelere hakim olan Türk devletleri şu şekildedir:
*Asya Hun Devleti
*Avrupa Hun Devleti
*Göktürk Devleti
*Uygur Devleti
*Karahanlı DEvleti
*Gazneli Devleti
*Büyük Selçuklu Devleti
*Osmanlı Devleti
*Türkiye

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 79 Cevabı

Tarihî ticaret yolları yeniden canlandırılabilir mi? Neden?

Cevap: Hayır, bence ticaret yolları yeniden canlandırılamaz. Eskiden ulaşım koşulları daha zordu ve ticaret bu yollarla yapılırdı. Anca şuan ticaret gemilerle ve uçaklarla yapılabilmektedir. Ayrıca, ticaret yollarının geçtiği ülkelerde şuan savaş ortamı vardır. Bu yüzden ticaret yollarının canlandırılabileceğini düşünmüyorum.

Sayfa 80 Cevabı

Medeniyetlerin, askerî teşkilatlanmaya ihtiyaç duymalarının sebepleri neler olabilir?

Cevap: Askeri teşkilatlanma bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmıştır. İnsanların güvenlik ihtiyacının sağlanması için düzenli bir güvenlik oluşturma isteği oluşmuştur. Devletlerin kurulmasıyla da askeri bir düzen oluşturulması söz konusu olmuştur. Medeniyetlerin, askeri teşkilatlanmaya ihtiyaç duymaları da dünya tarihini değiştiren etkilerin oluşmasını sağlamıştır.Medeniyetlerin askeri teşkilatlanmaya ihtiyaç duymalarının sebepleri, devletin güvenliği, milletin can ve mal güvenliği, devletin sınırlarının genişlemesi, millet içinde adaletin sağlanması için güvenliğin sağlanması gibi ihtiyaçlar olmuştur. Askeri düzen bir disiplin gerektirir. Bu disiplinden gelen güç de medeniyetin yerleşik hale gelmesi, medeniyetin köklü olması anlamına gelmektedir. Medeniyetler tarihte bir değerdir.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 82 Cevabı

Yerleşik ve konar-göçer toplumlar arasındaki ilişkileri belirleyen unsurlar nelerdir?
Cevap: Yerleşik ve konar-göçer toplumlar dünya tarihinde sosyal, siyasi, ticari ve kültürel olarak ilişkiler geliştirmişlerdir. Yerleşik toplumlar belli bir devlet ve millet düzeni olan belli bir coğrafyaya adapte olmuş toplumlardır. Konar-göçer toplumlar ise zaman zaman yerleşim yerlerini değiştiren toprağa bağlı kalmayıp daha çok hayvancılık faaliyetleriyle uğraşan toplumlardır.Yerleşik ve konar-göçer toplumlar arasındaki ilişkileri belirleyen unsurlar, sosyal ihtiyaçlar, eğitim, öğretim, ticaret, gıda ekonomisi gibi unsurlar olmuştur. Bununla beraber akrabalık ilişkileri, kız alıp verme, ortak kültür noktalarını oluşturan etkenler olmuştur. Tarihte birçok toplum tarım ve hayvancılık faaliyetleri bakımından ticari ilişkiler ve sosyal ilişkiler kurmuştur.

Sayfa 83 Cevabı

“Kanunun adil olması gerekir çünkü adalet esaslarında tertip edilmeyen bir kanun, üç ayaklı masanın ayaklarından birinin eksikliği gibi hatalara ve haksızlıklara yol açar. O takdirde “devlet tahtı” yıkılır. Devletini korumak isteyen hükümdar, adil kanun yapmak zorundadır.”
Yusuf Has Hacip
Yusuf Has Hacip’in Kutadgu Bilig adlı eserine göre devletin ayakta kalmasını sağlayan unsurlar nelerdir?
Cevap: Devletin ayakta kalmasını sağlayan unsurlar adalet ve haktır.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 85 Cevabı

Cengiz Yasası’nın ortaya çıkmasında Moğol kültürünün etkileri nelerdir?
Cevap: Cengiz Yasası Moğol törelerinden çokça etkilenmiştir. Moğolların, örf ve adetleri, dini inanışları, bozkır gibi özellikleri bu yasanın oluşumunda etkili olmuştur. Cengiz, yaşadığı toplumun özelliklerini bildiğinden yasaları ona göre oluşturmuştur.
Justinianus Kanunları ve Cengiz Yasası’ndaki aile ve ceza hukukuna ilişkin kurallardaki farklılıklar nelerdir?
Aile hukuku: Kişiler evliliklerini kilise görevlisi ve tanıklar huzurunda evlenme iradelerini beyan ederek ispat eder. Cengiz Yasasında ise böyle bir şey söz konusu değildir.
Ceza hukuku: Justinianus Kanunlarında cezalar daha çok parayla ödenir, Cengiz yasalarında ise cezaların karşılığı ölümdür.

Sayfa 86 Cevabı

Aşağıdaki terimleri birer cümleyle açıklayınız.
Kavimler Göçü: Kavimler Göçü, 350-800 yılları arasında Avrupa’ya yapılan şiddetli insan göçüdür. İlk dönem ve ikinci dönem olarak ikiye ayrılmaktadır. İkinci dönemkavimler göçü ilk dönem kavimler göçünün devamı niteliğindedir. İlk dönem kavimler göçü Roma İmparatorluğu ve Hunlar arasında yoğun sınır değişikliklerini kapsar.
Feodalite: Feodal sistem, toprak malikliği üzerine dayalı bir yönetim biçimi, bir toplum yapısı ve de bir ekonomik rejimdir.
Dogmatizm: Dogmatizm, A priori ilkeler, çeşitli öğretiler ve asla değişmeyeceği kabul edilen mutlak değerleri kabul eden, bu bilgilerin mutlak hakikat olduğunu, inceleme, tartışma yahut araştırmaya ihtiyacın olmadığını savunan anlayışa verilen isimdir. Bu tür savlara, öğretilere ve inançlara ise dogma veya nas denir.
Toplumsal Tabaka: Toplumsal tabakalaşma ve kapitalizm, 1911 Toplum biliminde ve diğer sosyal bilimlerde, toplumsal tabakalaşma kavramı hiyerarşik bir düzene ve toplum içerisindeki güç ve refahın bölümlenmesine, bireylerin bu bölümlenmedeki konumlarına atıfta bulunur.
Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Orta Çağ’da Avrupa ordularının genel özellikleri nelerdir?
Orta Çağ’da Avrupa ordularının belli başlı özellikleri bulunmaktaydı. Orta Çağ’da Avrupa siyasi ve sosyal olarak bağnazlıkların olduğu toplumların yaşadığı bir coğrafya olmuştur. Orta Çağ Avrupası, karanlık bir çağ olarak adlandırılmış ve insanların hak ve özgürlüklerinin çiğnendiği bir dönem olmuştur.
Orta Çağ’da Avrupa ordularının genel özellikleri şu şekildedir:
- Ordu, atlı ve yaya birliklerden oluşurdu.
- Ordu silahlı ve silahsız gruplardan oluşurdu.
- Ordu kutsal inançlar üzerine kurulu olurdu.
- Orduda dini değerler ve anane ön plana çıkarılırdı.
- Ordular çeşitli birliklerden oluşan yapılar olmuştur.
- Ordular daha çok kalelerde ve çadırlarda yaşayan birlikler olmuştur.
2. Ticari mekânların ticaretin gelişmesine etkileri nelerdir?
Ticari mekanlar, tarihten günümüze çeşitli yapı ve amaç farklılıkları değiştirerek varlığını korumuştur. Ticaret merkezleri, ticaretin yapıldığı merkez olarak bilinmekte fakat satışların başka kanallarla halledilmesi de gerçekleşmektedir. Ticari mekanlar, ticaretin gelişmesi ve yaygınlaşması için gerekli görülmüş mekanlardır.
Ticari mekanların ticaretin gelişmesine etkiler vardır. Bir ticari merkezin kurulması, ticareti harekete geçirecek, ticareti zenginleştirecek, sürdürülebilir olmasını sağlamak ve kolay ve çabuk hallolmasını sağlamak için inşa edilmiştir. Ticari mekanların varlığı, insanlar için ticaretin teşvik edilmesi anlamına da gelmektedir. Ticaret insanların en önemli geçim kaynaklarından biri olmuştur. Bu geçim kaynağı tarih boyunca gelişerek varlığını korumuştur.
3. İlk ve Orta Çağlarda üretimin yeterli aşamaya gelememesinin nedenleri nelerdir?
Cevap: İlk ve Ortaçağlarda üretimin yeterli aşamaya gelememesinin nedenleri ilk başlarda insanların üretim yapmak amacıyla kullanabilecekleri yeterli teknolojiye ve bilgi birikimine sahip olmamalarıydı. Bu duruma bir de zaman zaman yaşanan salgın hastalıklar, doğa felaketleri ve savaşlar da eklenince insanlar sadece tüketebilecekleri kadarını yetiştirmek ve üretmek durumunda kalmıştır.Ancak zamanla nüfusun artması ve insanların bilgi düzeyleri artmasıyla birlikte yeni aletler ve üretim yöntemleri geliştirmeleri bu durumu tersine çevirmiştir. Nitekim insanoğlu ateşe hükmetmeye başlamış ve doğaya da hükmedebileceği düşüncesini beraberinde getirmiştir.
1. Cevap: C
2. Cevap: A
3Cevap: C
4. Cevabı: B

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 87 Cevabı

Aşağıdaki soruları metinden yola çıkarak cevaplayınız.
Tek Kuşak-Tek Yol
İpek Yolu Çin’den başlayarak Anadolu ve Akdeniz üzerinden Avrupa’da son bulan bir ticaret yolunu temsil etmektedir (Görsel 3.18). Adını en önemli simgesi olan “ipek”ten alan bu ticaret yolu yalnızca ticari malların değil insanların, kültürlerin ve fikirlerin taşınmasında da aracı bir rol oynamıştır. Doğu ile Batı kültürü arasındaki etkileşimi tarih boyunca sağlamış olan yol, alternatif güzergâhların bulunmasıyla
birlikte önemini yitirmiş olmasına rağmen son yıllarda tekrar dünya gündemine girmiştir. 2000’li yıllardan sonra artan sanayileşme ve teknolojik gelişmeler ile birlikte ciddi bir ekonomik büyüme performansı sergileyen Çin, hemen her ülkenin iş birliği yapmak istediği bir aktör hâline gelmiştir. Bu avantajını kullanarak etki alanını genişletmeyi amaçlayan Çin, dünyanın en büyük ulaşım projesi olarak görülen “Tek Kuşak, Tek Yol” yani Modern İpek Yolu (The New Silk Road) Projesini hayata geçirmek adına önemli çalışmalar yapmaktadır. Proje; başta Çin olmak üzere bağımsızlıklarını kazandıktan sonra dünyayla ekonomik entegrasyona öncelik veren Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye, İran ve Rusya gibi önemli ülkeleri içermektedir. Asya, Afrika ve Avrupa’yı birbirine bağlayacak olan Modern İpek Yolu Projesi (karayolları, tren yolları, limanlar ve enerji nakil hatlarını içeren milyarlarca dolarlık altyapı yatırım girişimi) ile ilgili olarak ilk kez 14-15 Mayıs 2017 tarihlerinde Pekin’de bir zirve düzenlenmiştir. 29 ülkenin devlet ve hükûmet başkanlarının katıldığı zirvede proje
dünyaya anlatılmıştır. Türkiye’nin önerdiği “Orta Koridor” projeleri ile uyum içinde olması planlanan Modern İpek Yolu Projesi’nin, güzergâh üzerindeki ülkeleri kara, deniz, hava ve demir yolları ve liman-boru hatları aracılığıyla birbirine bağlaması
planlanmaktadır. Modern İpek Yolu Projesi en basit hâliyle geçeceği 65 ülkeyi yol, liman, demir yolu (Görsel 3.19), havaalanı ile birbirine bağlamayı hedeflemektedir (setav, 2017’den düzenlenmiştir).
1. Kültürlerin ve fikirlerin taşınmasında İpek Yolu’nun önemi nedir?
Cevap: Çok önemli bir rolü vardır. Kültürlerin, fikirlerin taşınması, aktarılması anlamında önemli bir işleve sahiptir.
2. Ülkelerin Çin ile iş birliği yapmak istemesinin nedenleri nelerdir?
Cevap: Çin 2000’li yıllardan sonra artan sanayileşme ve teknolojik gelişmeler ile birlikte ciddi bir ekonomik büyüme performansı sergileyen bir ülke olduğundan diğer ülkeler Çin ile işbirliği yapmak istiyorlar.
3. Modern İpek Yolu Projesi hangi alanlarda yatırım girişimlerini içermektedir?
Cevap: Modern İpek Yolu projesi, ilk defa 2013 yılında Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı Xi Jinping tarafından Kazakistan ziyareti sırasında “Bir Kuşak Bir Yol” adıyla açıklanmıştır. Bu proje, adını tarihî “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı” ve modern “Deniz İpek Yolu” terimlerinin kısaltmasından almıştır
4. Entegrasyon ne demektir?
Cevap: Entegrasyon, insanların bir toplumla bütünleşmesini, o topluma uyumunu anlatmak için sık sık kullanılan bu sözcük kısaca anlamı bütünleşme ve uyumdur. Örneğin; Almanya’da yaşayan Türk işçilerinin Alman toplumuyla uyumu. Entegre ise, sanayi, teknoloji ve planlama alanında kullanılır. Bu kavramın anlamı bütünleşmektir. Entegre olmak ise, bütünleşmek ve uyum sağlamak anlamında kullanılmaktadır.
5. Modern İpek Yolu Projesi’nin günümüzde Türk ekonomisine etkileri neler olabilir?
Cevap: Türkiye ise proje içerisinde belirlenmiş alanlardan Çin-Merkez ve Batı Asya koridoru üzerinde yer almaktadır. Türkiye’nin de dâhil olduğu 65 ülkeye yayılan bu proje, 4,4 milyar insanı ve küresel gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) %40’ını kapsamaktadır. Etki alanı bu denli büyük olduğu için proje, uluslararası toplum tarafından büyük bir ilgiyle karşılanmıştır.
6. Tarihî İpek Yolu ile Modern İpek Yolu arasındaki önemli farklılıklar nelerdir?

6. Ünite Cevapları (Sayfa 178-207 Aralığı)


5. Ünite Cevapları (Sayfa 130-175 Aralığı)


4. Ünite Cevapları (Sayfa 90-127 Aralığı)

DKC Bir cevap motorudur... Sağ üstteki "Eksik sayfa bildir"butonuna tıklayarak istediğiniz sayfaları bize bildirebilirsiniz.
Paylaş:
📌 EKSİK SAYFA BİLDİR...