İlkokul ortaokul ders kitabı cevapları

lise cevapları

9. Sınıf Tarih Meb Yayınları 6. Ünite Cevapları Sayfa 178-207 Aralığı

6. Ünite Türklerin İslamı Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri 

Türk – İslam Tarihindeki Siyasi Gelişmeler

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 178 Cevabı
1. Türklerin İslâmiyet’i kabul etmesinde etkili olan unsurlar nelerdir?
Cevap:
  • *Türklerin savaşçı olması ve cihad ve fetih fikirlerinin uyuşması
  • *Türklerin tek tanrıya inanması ve İslam’ın tevhid akaidinin benzerlikleri
  • *Türklerin yiğit ve dürüst kişiler olması ve İslam’ın bunu emretmesi
  • *Türklerin adil olması ve İslam’ın bunu emretmesi
  • *Türklerin zulme karşı durması ve İslam’ın bunu emretmesi
2. Geçmişten günümüze Türklerin İslam dünyasına katkıları nelerdir?
Cevap:
  • *Orta Asya’nın Müslüman olmaya başlaması ve siyasi istikrarın bölgede etkili olmasıdır.
  • *İslam ordularının Türkler tarafından teşekkül etmesidir.
  • *Türklerin devlet idaresinde önemli yöneticiler olarak bilinmesidir.
  • *İç ve dış siyasi istikrar oluşmuş ve korunmuştur.
  • *Bizans’a karşı İslam ordularının eli güçlenmiştir.
  • *Şii tehlikesine karşı İslam devletleri güçlü bir yapıya sahip olmuştur.
3. Anadolu’nun Türk yurdu olmasında Anadolu’ya yapılan Türk göçlerinin etkileri nelerdir?
  • Cevap: Anadolu’nun Türk yurdu olmasında Anadolu’ya yapılan göçler etkili olmuştur. Çünkü Türklerin Anadolu’ya girmesi, Anadolu üzerindeki farklı din baskı ve tahakkümlerinin sona erdirilmesi anlamına gelmiştir. Türklerin hemen devletleşmesi de Anadolu’nun bir yurt olarak ittihaz edilmesinde etkili olmuştur. Böylece Anadolu binlerce yıllık bir Türk yurdu haline gelmiştir.
9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 179 Cevabı
Türklerin İslamiyeti kabul etmelerinin siyasi hayata etkileri neler olabilir?
  • Cevap: Köylere yerleşenler daha çok tarım ve hayvancılıkla şehirleşme şehirlere yerleşenler ise Ticaret ve el sanatları ile uğraşmaya devam etmişlerdir. İslam dini Türk Dili ve Edebiyatı derinden etkilemiş bu alanda köklü değişikliklere neden olmuştur edebiyatta yeni bir dönem başlamış bu dönemde Türk İslam görüşünü yansıtan eserler ortaya çıkmıştır. Özellikle 11 inci yüzyıldan itibaren bu görüşe ait ilk yazılı eserler verilmiştir Türklerin İslamiyeti seçmeleri eğitimi anlayışlarında da değişiklikler meydana getirmiş günümüz üniversiteleri düzeyinde medreseler açılmaya başlanmıştır. Türkiye’nin ilk meclis üyelerinden biri on birinci yüzyılda Semarkant şehrinde açılmıştır yerleşik hayata geçen Türkler şehirlerde çeşitli mimari eserler yapmışlardır.

Türklerin İslamiyeti Kabulü

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 180 Cevabı
Kişioğlu ölmek için yaratılmıştır. insanoğlu fanı, Gok Tanrı Orhun Kitabeleri’nde geçen bu ifadenin İslam inancıyla benzerliği var mıdır? Neden?
  • Cevap: Evet, Orhun Kitabelerinde geçen bu ifadenin İslam inancıyla benzerliği vardır. Çünkü, İslam inancında göre insan fanidir, ömrü kısıtlıdır ve kendine verilen müddet kadar bir yaşam sürecektir. Allah ise, “baki“dir. Yani, insan gibi fani değildir ve ebediyen var olacaktır.
9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 181 Cevabı
Türkler, İslam Dinini Niçin Kabul Etti?
Allah’ın sıfatları, ahiret hayatı, ruhun ebedîliği, kıyamet hayatı, kadere iman, ahlak anlayışı sevap-günah, cennet, cehennem, şehitlik, aile hayatı, fetih anlayışı, cihat, adalet, hâkimiyet, vatan sevgisi, istiklal aşkı ve şûra gibi konularda İslam dininin ortaya koyduğu prensip ve esaslarla Türklerin benimsemiş olduğu inanç sistemi ve ilkeler arasında büyük bir uyum olması onların İslam’a bakış açılarını etkilemiştir. Diğer dinlere tepki göstermelerine rağmen İslamiyet’e karşı çıkmak şöyle dursun kendi istek ve iradeleriyle rahatlıkla İslamiyet’i benimseyip kabul etmişlerdir.
Hiç şüphesiz tarih boyunca Türklerin bir kısmı Musevilik, Hristiyanlık, Budizm ve diğer inanç sistemlerini benimsemişler ancak büyük çoğunluğu Türklerin inanç ve hayat felsefesine uygun olmadığı için bu dinlere karşı sert tepki gösterilmiş ve bu dinlerin Türk’ün karakterine ve ruh yapısına ters düştüğü açıkça ifade edilmiştir. Halbuki Türklerin İslam dinine geçişleri kendi ruh ve karakterlerine uygun düştüğü için bazı tarihçilerin dediği gibi “âdeta farkında olmadan” tabi bir seyir içinde gerçekleşmiş ve asla bir tepki gösterilmemiştir. Nitekim XII. yüzyılda yaşamış olan Süryani tarihçi Mikhail (Mikel), “Türk milleti tek tanrıya inanmakta idi. Arapların da tek Allah’a inanmaları Türklerin İslamiyet’i kabul etmelerine sebep olmuştur.” diyerek bu gerçeği dile getirmektedir.
Ayrıca savaşçılığıyla temayüz etmiş olan Türk milleti, İslam’ın cihat anlayışını ve şehitlik fikrini kendi töre ve ideallerine uygun bulduğu için bu husus da onların İslamiyet’i seçmelerinde bir teşvik unsuru olmuştur.
Türkler kendi töre, inanç, ideal ve karakterleriyle bütünleşen prensiplere sahip bu mükemmel din ve medeniyet dairesine girmekte asla zorlanmadılar. Ayrıca İslam kültür ve medeniyetine her alanda önemli katkılarda bulundular. Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten çok kısa bir süre sonra dinî ilimler başta olmak üzere çeşitli ilim dallarında, tefekkür ve felsefe konusunda dünya çapında haklı bir şöhrete kavuşmuşlardır. Bilim adamları ve mütefekkirler yetiştirdiler ve Orta Çağ İslam kültür ve uygarlığının kurulup gelişmesinde (Görsel 6.3) önemli rol oynadılar (Özaydın, 2002, s.441-442’den düzenlenmiştir).
Türklerin ruh ve karakter yapılarının Müslümanlığı kabul etmelerindeki etkileri nelerdir?
Cevap:
  • Aile kavramına verilen önem
  • Namusun anlayışı
  • Temizlik konusunda hassas olunması
  • Anne babaya ve büyüklere saygı
  • Sosyal sınıfların olmaması, insanlarda ayrımın olmaması

İslamiyetin Türk Devlet ve Toplum Yapısına Etkisi

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 183 Cevabı
“Türk millî kültürünün yanında İslam dininin büyük önemi ve etkisi ile Türkler mütecanis, birlikçi bir millet hâline gelmiştir. Tarih boyunca Türkler, kendi içlerindeki mücadele ve çatışmaları ortadan kaldırdıkça birlik ve beraberliklerini sağladıkça güçleri de çok artmıştır, ülkeleri yükselmiştir.”
Hikmet Tanyu
Türk birliğinin sağlanmasında İslamiyet’in etkileri neler olabilir?
  • Cevap: İslam’da birlik ve beraberlik, sosyal düzen, ekonomik düzen, başa bağlılık, insan hakları, akraba ilişkileri, anne ve baba hakkı gibi konuların Türklerin bir ve beraber olarak bir arada yaşamalarına ve örf ve adetlerine bağlı kalmalarına neden olmuştur. Tarımla uğraşmaya geçerek yerleşik hayatı da öğrenmişler ve toprağa bağlı faaliyetler yapmışlardır. Türkler birçok devlet kurmuş ve medeniyetler meydana getirmişlerdir.
9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 186 Cevabı
Kutadgu Bilig
Kutadgu Bilig, Türk İslam kültürünün teşekkül ettiği Uygur kültür havzasında ortaya çıkan ve İslami esaslarla millî değerlerin harmanlandığı Türk dilinde kaleme alınan siyasetnâme veya bir nasihatname olarak nitelendirilebilecek bir eserdir (Görsel 6.9). Kutadgu Bilig, İslam kültür dairesine girmiş olan Türk topluluklarında ve devletlerinde Orta Asya Türk kültürünün nasıl ve ne dereceye kadar devam ettiği meselesini araştırırken başvuracağımız en zengin hazinedir (Jamal, 2016, s.5’ten düzenlenmiştir).
Türk-İslam tarihi içerisinde Kutadgu Bilig’in önemi nedir?
  • Cevap: Kutadgu Bilig, Yusuf Has Hacib’in yazmış olduğu bir eserdir. Kutadgu Bilig, İslam kültür dairesine girmiş olan Türk topluluklarında ve devletlerinde Orta Asya Türk kültürünün nasıl ve ne dereceye kadar devam ettiği konusunda bizlere bilgiler vermektedir. Bu bakımdan İslam Tarihi için çok önemli bir yere sahiptir.
9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 187 Cevabı
İslam’ın Evrensel Çehresi
Ahmet Yesevî’yi tanımak, İslam’ın Orta Asya macerasını tanımak demek olduğu kadar Türk Müslümanlığını da tanımak demektir. Türk Müslümanlığını tanımak ise İslam’ın dünya yüzündeki en önemli ve en evrensel çehrelerinden birini tanımak anlamına gelir (Ocak, 1996, s.35’ten düzenlenmiştir).
Ahmet Yesevî’nin İslamiyet’in Türkler arasında yayılmasında etkileri neler olabilir?
  • Cevap: İslamiyet’in Türkler arasında yayılmasında önemli tarihi şahsiyetler öne çıkmıştır. Bunlardan biri de 12. yüzyılda yaşayan Hoca Ahmet Yesevi olarak bilinen Divanı Hikmet’in müellifidir. Tasavvuf ilminin gelişmesinde de etkili olmuştur. İslam’ın anlatılmasında ve yaşanmasında, ayrıca gönüllere işlemesinde öneli tebliğ ve irşat faaliyetleri yaparak Anadolu coğrafyasının Müslüman kalmasında da etkili olmuştur.

Oğuzların İslamiyeti Kabulü

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 190 Cevabı
Oğuzlar kimdir?
Oğuzlar; Türkiye, Azerbaycan, İran, Irak ve Türkmenistan Türklerinin ataları olarak bilinir. Oğuz adına ilk defa Kök Türk Kitabeleri’nde rastlanmaktadır. Kelimenin kökeni hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Bunlardan, ok kelimesiyle en eski Türkçe’de çokluk eki olan “z” den oluşan okuzdan (oklar) geldiği hakkındaki görüş en güçlü olanıdır. Kök Türk Kitabeleri’ne göre Oğuzlar, (İslam kaynaklarında Guz) dokuz boydan meydana gelmiş bir budundur. Bundan dolayı Tokuz (Dokuz) Oğuz diye de anılır. Kök Türk hanedanından Kutluk Kağan, devleti yeniden kurmaya çalıştığı sırada eski Türk yurdundaki en güçlü budun Tokuz Oğuzlardır. Ancak Kök Türkler zamanla Oğuzları kendilerine tabi kıldılar. Bilge Kağan Devri’nde (716-734) Oğuzlar, doğrudan doğruya ona bağlıydı. 744 de Kök Türk Devleti yıkıldı ve yerini Uygur Devleti aldı. Bunun üzerine Uygur hükümdarı Köl (kül) Bilge Kağan, Tokuz Oğuzların başbuğu tayin edilen oğlu da Moyençor (Moyunçor) unvanıyla anılmaya başlandı (Sümer, 2007, s.325’ten düzenlenmiştir).
Oğuzların tarihte büyük devletler kurmalarında rol oynayan etkenler nelerdir?
  • Cevap: Teşkilatçı olmaları ve son derece kalabalık olmaları olabilir.
9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 192 Cevabı
Dandanakan Zaferi
Selçuklular, 23 Mayıs 1040 Cuma günü Dandanakan Zaferi’ni kazanmakla yeni bir devlet kurduklarından emindiler. Bu sebeple Tuğrul Bey, Çağrı Bey ve İnanç Yabgu öğle üzeri, atlarından inerek secdeye vardılar ve bu büyük lütfundan dolayı Allah’a şükrettiler. Bütün Selçuk beyleri, kurultay kararı ile Tuğrul Bey’in sultanlığını ilan merasimi yapmıştır. Bu merasimle “Savaş sahasında derhal çadır ve taht kurup Tuğrul Bey’i üzerinde oturttular ve bütün beyler onu Horasan hükümdarı olarak selamladılar”. Ganimetlerin çoğunu askerlere dağıttılar. Bu büyük zaferi ilan etmek amacıyla Karahanlı hükümdarlarına, Buhara’da Alitekinoğullarına, Böri-Tegin’e ve bütün Türkistan büyüklerine fetihnameler gönderdiler (Turan, 2009, s.106’dan düzenlenmiştir).
Dandanakan Savaşı’nın Türk siyasi hayatına etkileri neler olabilir?
  • Cevap: Dandanakan Savaşı’nın Türk siyasi hayatına etkileri olumlu olmuştur. Anadolu’ya yerleşmenin ilk adımları olarak gerçekleşen savaşta Türkler kendini ispat etmiştir. Türkler, askeri ve siyasi güçlerini Anadolu toprakları üzerinde hissettirmeye başlamıştır. Böylece bütün toplumlar Türklerin gücünü anlamaya başlamıştır.
9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 193 Cevabı
Tuğrul Bey’in antlaşma şartı olarak Emeviler Dönemi’nde yaptırılan caminin mihrabına kendisine ait olan ok ve yay işaretlerinin işlenmesi maddesini koydurmasının sebepleri neler olabilir?
  • Cevap: Devlet olmanın alametlerinden biri de Hutbe okunmasıdır. Hutbe de Ok yay olması bu bölgenin Selçuklulara ait olduğunu İslamın koruyuculuğunu Tuğrul beyin yapacağını gösterir.

Büyük Selçuklu Devletinde Yönetim ve Toplum Yapısı

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 198 Cevabı
Allahu Teâlâ her çağda halk arasından birini seçerek onu hükümdarlara yaraşır birtakım özelliklerle donatır. Dünya işleri ve cihan ahalisinin kamu düzeninden onu sorumlu kılarak fitne ve kargaşa kapısını onun eliyle kapatır. Adaleti sayesinde hoşça zaman geçirip kendilerini güvende hissetmeleri ve idaresine duacı olmaları için insanların gönlünde ve gözünde ona dair derin bir saygı uyandırır.” Nizâmülmülk
Cihan ahalisinin kamu düzeni ile Türk devlet geleneğindeki hâkimiyet anlayışı arasındaki ilişkiyi açıklayınız.

  • Cevap: Benzerdir. Zira Türklerde de Hükümdarlığı Tanrının verdiğine inanılırdı. Buna da KUT denir.
9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 199 Cevabı
İslamiyet öncesi Türk devletleri ile İlk Türk İslam devletlerindeki askerî yapıları karşılaştırınız. Elde ettiğiniz sonuçları slayt hazırlayarak sınıfta sunumunu yapınız.
  • Cevap: Bu konuyla ilgili hazırlanmış olan slaytlara bakabilirsiniz.
9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 200 Cevabı
Siyasetnâme’ye Göre Hükümdar Nasıl Olmalı?
Sultan Alp Arslan’a dokuz yıl ve Sultan Melikşah’a yirmi yıl vezirlik yapan Nizâmülmülk (Görsel 6.24) ünlü eseri Siyaset – nâme’de sultanın vasıflarını şu şekilde belirtmiştir:
Hükümdar, adaletli, bilgili ve güzel ahlak sahibi olmalı, haftada iki gün divan-ı mezalime oturarak mazlumun hakkını vermelidir. Allah’ın rızasını gözeterek halkın işlerinden gafil olmamalı ve fakiri, kimsesizleri gözetmelidir. Cömert olmalıdır zira cömertlik Peygamber’den yadigârdır. Memleket meselelerinde acele etmemeli, işin hakikatinin ortaya çıkması için araştırılmasını emretmelidir. Devlet işlerinde takip edeceği siyaseti, âlimler ve cihan görmüşlerle istişare edilerek tespit etmelidir. Ferasetli olmalı, meseleler üzerinde kafa yormalı, töre ve geleneklerle ilgili olmalıdır. Liyakat sahibi olanlara görev vermeli ve devlet görevlilerini sürekli denetim altında tutmalıdır. Şefkat sahibi olarak yanında çalışanların gönlünü hoş tutmalı, cemaatle namaz kılmalı, ilim erbabını korumalıdır (Siyasetnâme, 1941, s.11-186’dan düzenlenmiştir).
Siyasetnâme’ye göre hükümdarlarda aranan özellikler nelerdir?
  • Cevap: Adaletli, bilgili ve güzel ahlak sahibi olmalı, haftada iki gün divan-ı mezalime oturarak mazlumun hakkını veren. Gafil olmamalı fakiri, kimsesizleri gözetmelidir. Şefkat sahibi olmalı ve inançlı olmalıdır.
9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 204 Cevabı
Alamut’un Hançerleri
Gizliliği ön planda tutan Hasan Sabbah, kendi davası uğruna otuz altı yıl Alamut’ta yaşamış ve rivayetlere göre kaleden hiç çıkmamıştır. Hatta odasından bile çok nadir çıkmış, bütün dünya işlerinden kendini soyutlamıştır. Yaşamını Bâtıni liderliği için hizmet vermeye adayan Hasan Sabbah, yaşamını buna göre düzenlemiştir. 23 Mayıs 1124’te Alamut Kalesi’nde hastalanarak ölmüştür. Hasan Sabbah hem din adamı hem de yönetici kişiliği ile yıkıcı faaliyetler yürütmesine karşın mevcut düzeni yıkamamıştır. Edebiyatçı bir kimliği de olan Hasan Sabbah, düşünür ve yazar olarak çeşitli eserler vermiştir. Ancak Alamut Kalesi’nin (Görsel 6.28) yakılmasıyla bunların çoğunluğu yanmıştır. Hasan Sabbah, kendine inananları etrafında çok iyi bir sistem ile toplamış ve teşkilatını sağlam temeller üzerine kurmuştur.
Hasan Sabbah’ın liderliğinde teşkilatlanarak yayılmacı bir politika izleyen Bâtıniler, giderek geniş alanlara yayılmışlar ve faaliyetlerini ciddi bir boyuta taşımıştır. Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun en geniş ve en şaşalı döneminde bile Bâtıniler; kısa sürede Selçuklu topraklarında yayılmıştır. Bu yayılma tehlikeli bir hâl alınca Sultan Melikşah’ın dikkatini çekmeye başlamıştır.
Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah, Bâtıniler ile mücadele etmeyi veziri Nizâmülmülk’e bırakmıştır. Ancak Nizâmülmülk’ün Bâtıniler tarafından öldürülmesi ile Bâtıniler, Büyük Selçuklu topraklarında güçlenmişlerdir. Böylece Bâtınilik, imparatorluğun o dönemde ilgilenmek zorunda olduğu en önemli meselelerden biri hâline gelmiştir.
Bâtıniler, imparatorluğun önemli mevkilerine kendi adamlarını yerleştirerek Selçuklu topraklarında daha etkin olmayı sürdürmüştür. Bunlara bir çeşit casus görevi verilmiştir. Bu casuslar sayesinde ülkede gerçekleşecek veya gerçekleşmiş tüm olaylardan Hasan Sabbah’ın haberi olmuştur. Ayrıca suikastlarını da bu casuslar aracılığı ile gerçekleştirmiştir. Büyük Selçuklu İmparatorluğu bir taraftan taht mücadeleleri bir taraftan da hızla yayılan Bâtıni propagandalarıyla zor duruma düşmüştür. Aynı zamanda Haçlı Seferleri de Selçukluları çok yıpratmıştır.
Bâtıni fedailer, suikastları daha rahat gerçekleştirebilmek için haşhaş ve silah olarak da hançeri kullanmıştır. Üstelik fedailer cinayeti işledikten sonra asla kaçmamış ve özellikle yakalanmıştır. Hatta böyle bir görevden sonra hayatta kalmak ve kaçmak onlar için utanç verici bir durumdur. Kılıktan kılığa giren fedailer, suikast düzenleyeceği kişinin yanına planlarına uygun bir şekilde giyinip gitmiştir. Bu nedenle bazen bir dilenci bazen de bir sûfî gibi giyinmiştir. Kıyafetlerinde her zaman birbirlerini tanıyabilecekleri ancak halkın anlayamayacağı izler bulunmuştur (Arayacan, 2011’den düzenlenmiştir).
Bâtınilerin örgütlenmesini göz önüne getirdiğinizde, günümüzde hangi örgüt veya örgütlerin yapılanması aklınıza gelmektedir?
  • Cevap: Mistizm üzerine öğretisini kurgulayan inançlar aklımıza gelir. Bunlara daha çok Orta Doğu ve Uzak Asya’da karşılaşılır. Rafizilik ve Budizm gibi.

6. Ünite Türklerin İslamı Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri Ölçme ve Değerlendirme

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 205 Cevabı
Aşağıdaki terimleri birer cümleyle açıklayınız.
  • Cevap:
Bâtınilik : Bâtınîlik ya da Bâtın’îyye; İslamda Kur’an ayetlerinin görünür anlamlarının dışında, daha derinde gerçek anlamları bulunduğu inancı, ayetleri buna göre yorumlayan akıma Bâtınîlik, bu düşünceyi benimseyen kişiye de Bâtınî denir.
Kutadgu Bilig : Kutadgu Bilig, 11. yüzyıl Karahanlı Uygur Türklerinden Yusuf Has Hacib’in Doğu Karahanlı hükümdarı Tabgaç Uluğ Buğra Kara Han’a atfen yazdığı ve takdim ettiği Türkçe eserdir. Hakaniye lehçesiyle yazılmıştır.
Siyasetnâme : Siyasetname veya Siyeru’l-mülk, Nizamülmülk tarafından kaleme alınmış siyaset konulu eser. Eserde yoğun bir dinî bağlam içerisinde genelde devlet işleri, devlete ve hükmetmeye dair temel ilke ve düşüncelere yer verilir.
Melik : hakan, hükümdar, padişah.
Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Büyük Selçuklular, Bâtınilere karşı aldığı tedbirler nelerdir?
  • Cevap: Büyük Selçuklu Devleti, Hasan Sabbah üzerine birçok sefer yapmıştır. Askeri olarak müdahalelerde bulunan Selçuklu Devleti, Haşhaşi olarak tanımlanan bu grubun sonunu getirmek için çok uğraşmıştır. Batınilere ağır yenilgiler yaşatan Selçuklular, Alamut Kalesi’ni kuşatsa da alamamıştır. Hasan Sabbah ölene kadar terör hareketleri devam etmiştir. Batınilik hareketlerine son olarak en son müdahaleyi yapan İlhanlılar son vermiştir.
2. Büyük Selçuklular Anadolu’nun Türk yurdu olması için Bizans’la hangi savaşlar yapmıştır?
Cevap:
  • *Dandanakan Savaşı
  • *Pasinler Savaşı
  • *Malazgirt Savaşı
  • *Miryokefalon Savaşı
3. İlk Türk İslam edebî eserleri hangileridir?
Cevap:
  • *Kutadgu Bilig: Yusuf Has Hacib
  • *Divan-ı Lügatit Türk: Kaşgarlı Mahmut
  • *Atabetül Hakayık: Edip Ahmet Yükneki
  • *Divanı Hikmet: Ahmet Yesevi
4. Türk İslam dünyasının liderliği hangi olayla Büyük Selçuklulara geçmiştir?
  • Cevap: Abbasiler, Büveyhoğulları ile siyasi sorunlar yaşamaya başlamıştır. Bunun üzerine Selçuklulardan yardım istemişlerdir. Selçuklular Bağdat Seferi yaparak, Büveyhoğulları sorununa son vermiştir. Bu olay sayesinde Selçuklular Türk – İslam dünyasının koruyuculuğunu üstlenerek lider ülke olma pozisyonuna girmişlerdir. Selçukluların, İslam dünyasında siyasi bir önder güç olması devletin daha da güçlenmesine, büyümesine neden olmuştur. Bütün dünyanın saygısını kazanmayı da başarmışlardır. Selçuklular, dönemin en önemli güçlerinden biri olmuştur.
5. Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’ndeki önemli bilim insanları ve çalışma alanları hangileridir?
Cevap:
  • *Ahmed bin Musa: Sistem mühendisliğini kurmuştur.
  • *Ali bin İsa: Göz kusurları üzerinde çalışmalar yapmıştır.
  • *Beyruni: Astronomi ve coğrafya alanında çalışmalar yapmıştır.
  • *İbni Cessar: Cüzam hastalığının tedavisini bulmuştur.
  • *İbni Heysem: Optik ilminin kurucusu olarak bilinir.
  • *İbni Karaka: Torna tezgahını bulan kişidir.
  • *İbni Rüşd: Astronomi ve tıp alanında çalışmalar yapan kişidir.
  • *İbni Sina: Tıp alimidir.
  • *İbni Yunus: Sarkacı bulmuştur.
6. Türk İslam devletlerinin hukuk sistemi hangi esaslara göre oluşturulmuştur?
  • Cevap: Türk İslam devletlerinde hukuk sistemi şeri ve örfi olmak üzere iki ana unsurdan meydana gelirdi. Şeri davalara bakan kadılar, dinle ilgili bütün işlerde yetkiliydi. Karahanlı ve Gazneli hükümdarlar, devlet kurumlarının çalışmasını düzenleyen örfi mahkemelere başkanlık ederdi.
1. Kutadgu Bilig’de devlet teşkilatının özellikleri şu şekilde dile getirilmiştir: “Memleket tutmak için çok asker ve ordu lazımdır, askeri beslemek için de çok mal ve servete ihtiyaç vardır. Bu malı elde etmek için halkın zengin olması gerektir, halkın zengin olması için de doğru kanunlar konulmalıdır. Bunlardan biri ihmal edilirse dördü de kalır, dördü birden ihmal edilirse beylik çözülmeye yüz tutar.”
Buna göre Kutagu Bilig’de devletin güçlü olması için aşağıdakilerden hangisinin önemi üzerinde durulmamıştır?
A) Ordu
B) Siyaset
C) Hukuk
D) Din
E) Ekonomi
  • Cevap: D
2. İlk Türk İslam devletlerinde hükümdarlar …………… denilen kendi ad ve lakaplarının yazılı olduğu, süslemeli özel giysiler giyerdi. Resmî belgelerde tevki ya da tuğra denilen mühür kullanan hükümdarların değerli taşlardan yapılmış taht ve taçları vardı. Saray önünde beş namaz vaktinde, savaşlarda ve törenlerde …………… denilen müzik çalınırdı.
Metinde boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Tıraz Nevbet
B) Çetr Mehter
C) Tıraz Mehter
D) Tuğ Nevbet
E) Tuğra Nevbet
  • Cevap: A
9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 206 Cevabı
3. Aşağıdakilerden hangisi Türklerin İslamiyet’ten önce inandıkları Gök Tengri inancıyla ilgili doğru bir bilgi değildir?
A) Tanrı birdir eşi ve ortağı yoktur.
B) Tanrı, görülmez ve şekillendirilmez.
C) Put ve putlaştırma hâli yoktur.
D) İbadet için büyük mabetler yapılır.
E) Tanrı adına kurbanlar kesilir.
  • Cevap: D
4. Türklerin İslam’a hizmetleri yalnız siyasi, askerî ve idari sahalarda olmamış, Türkler İslam medeniyetinin gelişmesine de önemli katkılar sağlamıştır. Buna göre;
I. Haçlılar ile mücadele etmeleri,
II. eğitim-öğretimi bir programa bağlamaları,
III. Anadolu’yu imar etmeleri durumlarından hangileri örnek olarak gösterilebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III
  • Cevap: E
5. Aşağıdakilerden hangisi Büyük Selçuklu Devleti’nin yıkılma nedenlerinden biri değildir?
A) Katvan Savaşı’nın kaybedilmesi
B) Oğuzların isyan etmesi
C) Atabey ve meliklerin bağımsızlık mücadeleleri
D) Bâtınilerin yıkıcı faaliyetleri
E) Bizans’ın baskısı
  • Cevap: E
6. Büyük Selçuklu Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasında meydana gelen Malazgirt Savaşı’nın;
I. Haçlı Seferlerine neden olması,
II. Bizans’ın Anadolu’daki üstünlüğünü sona erdirmesi,
III. Türk kültürünü Avrupa’ya yayması durumlarından hangilerine zemin hazırladığı söylenebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III
  • Cevap: C
7. Büyük Selçuklu Devleti uyguladığı sistemli eğitim politikasıyla;
I. ilmî faaliyetlerle devletin geleceğine yön verme,
II. nitelikli kişiler yetiştirme,
III. zararlı fikirlerle mücadele etme durumlarından hangilerini amaçladığı söylenebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III
  • Cevap: E
8. Büyük Selçuklular Gaznelilerle 1035’te Nesa, 1038’de Serahs Savaşları’nı yaptıktan sonra 1040 Dandanakan Savaşı ile devletin kuruluşunu tamamlamıştır.
Buna göre;
I. Büyük Selçukluların bağımsızlık amaçlı mücadeleler yürüttüğü,
II. Anadolu’nun fethi için Gaznelilerle Dandanakan Savaşı’nı yaptığı,
III. Gaznelilerin Büyük Selçukluları Horasan Bölgesi’nde istemediği
durumlarından hangileri söylenebilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II
C) I ve II D) I ve III
E) I, II ve III
  • CevapD
9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 207 Cevabı
UNESCO’nun 38. Genel Kurulu’nda Türkiye’nin teklifi, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan’ın da destekleri ile “2016 Hoca Ahmet Yesevî Yılı” olarak ilan edildi. Bu kapsamda çeşitli etkinliklerle büyük Türk mutasavvıfı Ahmet Yesevî anıldı. Ahmet Yesevî, kültürlerin yakınlaşması ve barış gibi semboller açısından son derece önemli bir şahsiyet. Ayrıca Ahmet Yesevî’nin öğretisinin en temel özelliği, kadınlar ve erkekleri eşit tutması. Bu bakımdan Ahmet Yesevî, bugün UNESCO’nun çok değer verdiği cinsiyet eşitliği açısından da sembol bir şahsiyet.
Ahmet Yesevî’nin, Yesi’de irşada başladığı sıralarda Orta Asya’da İslamlaşmanın yanı sıra yaygın tasavvuf hareketleri de vardır. Bu dönemde Yesevî, Taşkent ve Sirderya ötesindeki bozkırlarda yaşayan göçebe Türkler arasında büyük bir etkiye sahip olmuştur. İslam’ın esaslarını, güzel ahlâkı, tasavvufun âdab ve erkânını basit ve yalın bir dille halka öğretmiştir. Hikmet adı verilen bu manzumeler, dervişleri vasıtasıyla en uzak Türk topluluklarına kadar ulaştırılmıştır. Bu sayede Yesevîlik, kısa süre içinde Orta Asya Türkleri arasında yayılmıştır. Ahmet Yesevî, hikmetlerdeki düşünceleri ve bilhassa menkıbevi hayatıyla Orta Asya tasavvufunun en büyük isimlerinden biri olmuştur.
Hoca Ahmet Yesevî, dönemin din ve kültür dili olan Arapça ve Farsça yerine, ana dili Türkçeyi kullanmıştır. Türkçeyi bir ilim, aşk ve irfan dili hâline getirmiştir. Hikmetlerinde ana dili Türkçeyi kullanarak geniş kitleleri etkileyen ilk Türk mutasavvıfı olmuştur. Bugün geniş bir coğrafyada konuşulup yazılan edebî bir Türkçeden söz ediliyorsa şüphesiz büyük Türk mutasavvıfı Ahmed Yesevî’nin bunda katkısı büyüktür.
Hoca Ahmet Yesevî sadece bizim milletimiz için değil verdiği mesajlarıyla evrensel bir değerdir. Onun adına izafe edilen Yesevîlik yolu, başlı başına İslam’ın Türkçe yorumundan başka bir şey değildir. Samimi bir kalbi ve gönlü her şeyin üzerinde tutan Hoca Ahmet Yesevî, günümüze kadar gelip hâlen zevkle okunan Hikmetleri ile aşk ve irfanın, samimiyetin, müsamahanın, insana saygı ve sevginin bir sembolü olmuştur (Kınacı, 2016’dan düzenlenmiştir).
Aşağıdaki soruları metinden hareketle cevaplayınız.
1. UNESCO’nun 38. Genel Kurulu’nda Türkiye’nin teklifiyle “2016 Hoca Ahmed Yesevî Yılı” olarak ilan edilmişti. Bu teklifin Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan tarafından desteklenmesinin gerekçeleri neler olabilir?
  • Cevap: Çünkü Hoca Ahmet Yesevi Onların coğrafyasında da etkili olmuştur. Bunların Halkınında büyük kısmı hem müslüman hemde Türktür.
2. UNESCO’nun değer verdiği cinsiyet eşitliğinin size göre ifade ettiği anlamlar nelerdir?
  • Cevap: Cinsiyet eşitliği aslında cinsiyet ayrımcılığının kabul edilmesidir. Cinsiyetin bir eşitlik konusu yapılması ayrımcılığının bir sorun olduğunu kabul etmek demektir. Cinsiyet eşitliği sayesinde kadın erkek eşitliği kabul edilmiş ve adalet anlayışının farklılıklar üzerinden değil ortak yönler üzerinden ortaya konulması gerçeği ifade edilmiştir. İnsanların cinsiyetlerine göre ayrımcılığa maruz kalması doğru değildir. İnsanların hisleriyle yargılanması da doğru değildir. İnsanların suç teşkil eden fiillerinin neticesine göre hareket edilir.
3. “Mutasavvıf” ne demektir?
  • Cevap: Tasavvuf inançlarını benimseyip kendini Tanrı’ya ve Tanrısal hikmete vermiş, tasavvufla uğraşan, gizemciliği yaymaya çalışan kimse.
4. Metnin başlığı sizce ne olmalıdır?
  • Cevap: “Hoca Ahmet Yesevi Yılı” Olabilir.
5. Hoca Ahmet Yesevî’nin evrensel bir değer olmasının Türk İslam tarihi açısından önemi nedir?
  • Cevap: Hoca Ahmet Yesevi’nin evrensel bir değer olmasının Türk – İslam tarihi açısından önemi oldukça büyüktür. Çünkü kendisinden sonra tarikatın kurulması ve eğitim ve öğretim hizmetlerinin günümüze kadar devam etmesi mümkün olmuştur. Hoca Ahmet Yesevi İslam din büyüklerinden biri olarak en önemli mutasavvıflarından biridir. Anadolu coğrafyasında onun gibi birçok hoca yaşamıştır.
6. Hoca Ahmet Yesevî’nin, dönemin din ve kültür dili olan Arapça ve Farsça yerine, anadili Türkçeyi kullanmasının nedenleri neler olabilir?
  • Cevap: Hoca Ahmet Yesevi Türk asıllı bir alimdir. Eserlerini Arapça ve Farsça yerine Türkçe yazmıştır. Türkleri muhatap kabul ederek ve literatürde Türkçe’nin etkisini arttırmak için çalışmalarını anadilinde meydana getirmiştir. Yaşadığı yüzyıllarda Türkler üzerinde zulümler olduğu için dil ve din olarak insanların hayata bağlanmasını sağlamıştır.
7. Divan-ı Hikmet dervişler vasıtasıyla en uzak Türk topluluklarına kadar ulaştırılmıştır. Sizce dervişlerin nasıl bir yaşam tarzı vardır?
  • Cevap: Son derece sade bir yaşam tarzı vardır. Ve İnsanlara Örnek olan bir tarafları vardır.
8. UNESCO Türkiye Millî Komisyonu’na gönderilmek üzere önümüzdeki yıllarda hangi değerli insanın, hangi yılda anılmasını belirttiğiniz bir başvuru mektubunu gerekçelerinizle birlikte yazınız.
  • CevapFeza Gürsey 2020 yılında anılmasını isterdim. Türk kuramsal fizikçidir. Matematiksel fizik ve yüksek enerji fiziği üzerine çalışmalar yapmıştır. Çalışmalarıyla 1968′de TUBİTAK Bilim Ödülü, 1977′de Oppenheimer Ödülü, 1979′da Einstein Madalyası ve ilerleyen yıllarda çeşitli kurum ve kuruluşlardan ödüller ve onursal doktoralar kazanmıştır.
DKC Bir cevap motorudur... Sağ üstteki "Eksik sayfa bildir"butonuna tıklayarak istediğiniz sayfaları bize bildirebilirsiniz.
Paylaş:
📌 EKSİK SAYFA BİLDİR...