9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Tuna Matbaa Yayınları

9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Tuna Matbaa Yayınları Cevap anahtarı

Sayfa 91 Cevapları

 

 

Roma’da Evlenme
Roma’da, evlenmenin geçerli olabilmesi için kızların 12, erkeklerin 14 olan evlenme yaşına gelmiş olmaları ve akıl hastası olmamaları gerekiyordu. Bunun yanında taraflardan birinin köle olması ve aralarında yakın akrabalığın bulunması da evlenmeyi engelleyici nedenler olarak görülüyordu. Evlenen kadının kocasının egemenliği altına girmesini sağlayan işlem “conventio in manum” (konventiyo in manum) olarak adlandırılırdı. Bu işlemin yapılması sonucunda evlenen kadın üzerinde kocası, egemenlik hakkını elde ederdi ve bu egemenlik manus olarak adlandırılırdı. Üzerinde manus kurulan evli kadının kendi ailesiyle olan akrabalığı, akrabalarına karşı olan hak ve yükümlülükleri sona erer ve kadın, bütün hukuki sonuçlarıyla kocasının ailesine katılırdı.
Evlenen kadının iki aileye birden dâhil olamaması, tek bir aileye dâhil olması zorunluluğunun nedenlerinden birini de Roma’nın dini oluşturuyordu. Her ailenin kendine ait bir dini ve ibadet usulleri bulunmaktaydı. Kadın, iki ayrı dine birden bağlı kalamazdı. Kadın ya kendi atalarının dinine bağlı kalır ve ailesinden çıkmaz ya da bu din ile bağını keser ve kocasının dinini ve ibadetini benimserdi. Kocasının egemenliği altına giren kadının malı ve şahsı kocasına ait olurdu çünkü egemenlik altına girmekle birlikte kadın, eğer varsa hak ehliyetini kaybederdi. Dolayısıyla kadının kocasından ayrı bir mal varlığına sahip olması söz konusu olamazdı.
Doç. Dr. Özlem Söğütlü Erişgin, Roma Toplumunda Kadının Konumu, (Düzenlenmiştir.).
Yukarıdaki metinde Roma hukukunun şekillenmesine etki eden toplumsal özelliklerden hangileri üzerinde durulmaktadır?Cevap: Evlenmenin geçerli olabilmesi için gerekli olan yaş kriterleri, evlenen kadının kocasının egemenliği altına girmesini sağlayan işlem, kocanın ölümü sonrası eşe ne olacağı, Roma’da dinin sosyal hayat yasalarının oluşmasındaki rolünden bahsedilmektedir.

Sayfa 92 Cevapları

 

Justinianus Kanunları ile On İki Levha Kanunlarını karşılaştırdığınızda aralarındaki benzerlikler ve farklılıklar hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Cevap: Justinianus Kanunları, Corpus Juris Civilis (Korpus Yuris Sivilis, Yurttaşlar Hukuku Derlemesi) adıyla yürürlüğe girdi. Genelden özele doğru sistemli şekilde sıralanan bu kanunlarla toprak alım satımı ve kölelerin serbest bırakılması kolaylaştırıldı. Babanın çocuklar üzerindeki hakları kısıtlandı. Diğer yandan kilisenin karşı çıkmasına rağmen boşanma hakkının kullanımına devam edildi. Justinianus Kanunlarında ölüm cezaları yerine daha çok sürgün, para cezası ya da maden ocaklarında zorunlu çalışma gibi cezalar verildi. Bununla birlikte bazı durumlarda cezalar Roma Kanunlarına göre daha sert hâle getirildi. Örneğin paganlık (putperestlik) inançlarını sürdürenlere ölüm cezası verildi. On İki Levha Kanunlarında suçluların devlet tarafından yargılanıp cezalandırılacağı esası getirilerek zarara uğrayanların kişisel öç almaları yasaklandı  Yalancı şahitlik ve rüşvet almak gibi suçlara ağır cezalar verildi. Hırsızlıkta suçüstü yakalananların bu suçu gece vakti işleyenlerin veya yakalanacağını anladığında silah kullananların öldürülmesine izin verildi
Roma hukukunun ilk dönemlerinde borcunu ödemeyen borçluya karşı çok katı icra usulleri vardı. Alacaklı, borçluya el koyar ve altmış gün boyunca zincire vurulu hâlde hapsederdi. Bu süre içinde de borç ödenmediği takdirde, alacaklı borçluyu isterse öldürebilir, isterse Tiber Nehri’nin karşı kıyısına götürüp köle olarak satabilirdi. Bu çok katı icra usulünün zaman içinde yumuşatılarak alacaklının elinden borçluyu öldürme ve zincire vurma yetkileri alındı. Ancak alacaklı borçluyu alıkoyup borcunu ödeyinceye kadar onu çalıştırma hakkını elinde bulundurmaya devam etti.
Roma hukukunun ilerleyen dönemlerinde borçlunun şahsına yönelik icra uygulamalarının yerini mallarına el konulmasına yönelik uygulamalar almaya başladı. İlk zamanlarda bazı malların satışı borcun ödenmesine yetse bile borçlunun tüm malları yine de satışa çıkarıldı. Bu usulde açık arttırma sonucu mallar en yüksek fiyatı teklif edene devredilirdi. Justinianus Dönemi’nde ise borcu ödemeye yetecek kadar malın haczedilmesi usulü yerleşti. Böylece borçlunun malları parça parça ve alacakları karşılamaya yetecek oranda satılmaya başlandı.
Yukarıdaki metinden hareketle Romalıların kültürel gelişmişlik düzeyi hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Cevap: Alacaklı, borçluya el koyar ve altmış gün boyunca zincire vurulu hâlde hapsederdi. Bu süre içinde de borç ödenmediği takdirde, alacaklı borçluyu isterse öldürebilir, isterse Tiber Nehri’nin karşı kıyısına götürüp köle olarak satabilirdi. Sadece bu yönüyle de modern bir toplum ve oturmuş bir anayasal bir hukuk ortamının olmadığını söyleyebiliriz. İnsan haklarına aykırı durumlar görülebilmekteydi.

Sayfa 94-96 Cevapları

 

9. Sınıf Tuna Tarih Sayfa 94 Cevapları

A. Aşağıdaki cümleleri kutucuklarda verilen kavramlardan uygun olanıyla tamamlayınız.
1. Orta Çağ başlarında İran’da Sasaniler Devleti hüküm sürüyordu.
2. Aynı iş kolunda faaliyet gösteren dükkânların sıralandığı sokaklara arasta denirdi.
3. Günümüz Avrupa devletlerinin hukuku Roma hukukuna dayanmaktadır.
4. İngiliz Kralı John 1215 yılında Magna Carta’yı ilan etmiştir.
5. Orta Çağ’ın ilk dönemlerinde Germen kavimlerinin kralları halk tarafından seçilirdi.
6. Orta Çağ’da kare biçimli savaş dizilimi ile tanınan İsviçre piyadelerine falanks denirdi.
7. İskandinavya’da yaşayan Vikingler gemicilikte usta bir Orta Çağ topluluğuydu.
8. Aden Panayırı’na getirilen mallar için tüccarlardan onda bir oranında öşür vergisi alınırdı.
B. Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına “D”, yanlış olanların başına “Y” yazınız.
1. Kapanlar ticaret yolları üzerinde etrafı savunma duvarlarıyla çevrili konaklama yerleridir. (Y)
2. Kürk Yolu Hindistan’dan başlayıp Kızıldeniz üzerinden Avrupa’ya uzanan bir deniz yoludur. (Y)
3. Justinianus Kanunlarında suçluyu ıslah etmeye yönelik cezalara yer verilmiştir. (D)
a 4. Moğol ordularında savaş sırasında haberleşme siyah ve beyaz bayraklar kullanılarak yapılırdı. (D)
5. Feodalitenin görüldüğü Avrupa ülkelerinde toplumun en alt sınıfındakilere paryalar denirdi. (Y)
6. Doğu Roma İmparatorluğu Kavimler Göçü’nden sonra ortaya çıkan bir Orta Çağ devletidir. (D)
7. Hindistan’da görülen kast sisteminde toprak mülkiyeti hakkı yalnızca Brahmanlara tanınmıştır. (Y)
8. Kervan yolları üzerindeki ribatlar güvenlik amacıyla inşa edilmiş karakol binalarıdır. (D)
9. Cengiz Yasası’nda Türk töresinden alınmış hükümlere de yer verilmiştir. (D)
C. Aşağıdaki soruların cevaplarını defterinize yazınız.
1. Orta Çağ’da Avrupa ordularında paralı askerlere yer verilmesi hangi ihtiyaçtan kaynaklanmıştır?
Cevap: Orta Çağ’ın ilerleyen dönemlerinde krallar, senyörleri ordu besleme yükümlülüğünden muaf tutarak onlardan asker yerine para almaya başladılar. Topladıkları paralarla da iyi yetişmiş askerlerden oluşan ordular kurdular. Avrupa’da güçlü ordulara duyulan ihtiyaç devletin dışında bağımsız şekilde hareket eden profesyonel askerî sözleşmecileri ve komisyoncuları ortaya çıkardı. Bunlar devletten aldıkları ücret karşılığında asker topluyor ve onları donatarak savaşa sürüyorlardı. Bu şekilde temin edilen askerler tecrübeli, eğitimli ve uzman savaşçılar olup feodal düzenden gelen askerlere göre daha becerikliydi.
2. “Emeviler soy dayanışmasına önem vermişlerdir.” diyen bir tarihçi bu sözünü Emevilerin hangi davranışlarıyla destekleyebilir?
Cevap: Muaviye iktidarı ele geçirdiği zaman bu problemli bölgenin yönetimini köklü ilişkiler içinde bulundukları ve çeşitli ortak özelliklere sahip oldukları Sakif kabilesi mensuplarına verdi. Bundan maksadı Irak’ta halkı taşkınlık ve problem çıkarmaktan uzak tutabilecek ve devletin otoritesini tesis edebilecek kimselere sahip olmaktı. Sakifliler gerek toplum açısından gerekse kültürel seviyeleri açısından bu işlere fevkalade’ uygundu. Böylece Emeviler, Sakiflileri tıpkı geçmiş dönemlerde ticaret, siyaset v.b. alanlarda kendilerine ortaklar yaptıkları gibi devlet idaresinde de kendilerine yardımcılar olarak seçtiler.
3. Orta Çağ Avrupa devletlerinin meşruiyetlerini dine dayandırmalarının nedenleri neler olabilir?
Cevap: Çünkü  Krallar ve imparatorlar ülkeyi Tanrı’nın emir ve yasaklarına uygun şekilde yönettikleri sürece meşruiyet kazanıyorlardı. Orta Çağ’da Asya ve Avrupa devletleri meşruiyetlerinin kaynağını genellikle dine dayandırmışlardı. Bu anlayışa göre iktidarı ele geçiren yöneticiler devletin tanrısal bir kurum olduğunu, onun isteğiyle kurulduğunu, kendilerinin ise tanrının yeryüzündeki temsilcileri olduğunu söylüyorlardı.
4. Orta Çağ Avrupa’sında feodalite hangi şartların sonucunda ortaya çıkmıştır?
Cevap: Feodal sistem, toprak sahipliği üzerine dayalı bir yönetim biçimi, bir toplum yapısı ve de bir ekonomik rejimdir. Bu sistem, emeğin ve emek ürünlerinin meta olarak kabul görmediği doğal ekonomi temeline dayalı bir üretim tarzıydı. Asıl üretim aracı toprak olup köylüler, bu toprağı kendi tasarruflarında bulundurmaktaydılar. Serfler ise yarı özgür köylüler olup senyöre siyasi ve hukuki açıdan bağımlıydılar. Manorlar ise senyör işletmeleri olup tüm bunlar, feodal sistemin çekirdeğini oluşturmaktadırlar.
5. Roma’da yaşanan patrici-pleb mücadelesinin hukuk alanındaki sonuçları neler olmuştur?
Cevap: Plebler ve patricii’ler arasındaki mücadelede patricii sürekli ödün vermek zorunda kalmıştır. Pleblerin en güçlü silahı savaşlara katılmamak olmuştur. Savaş zamanlarında Roma’nın dışındaki bir tepeye çekilip aralarından yöneticiler seçiyor ve sıkıntıları giderilmeden işbirliğine yanaşmıyorlardı. V. yüzyılın sonunda bazı siyasi ve dini kurumlar daha sonraki yüzyıllarda büyük oranda değiştirilip ayrıntılandırılacak olsa da işte bu şekilde oturmaya yavaş yavaş oturmaya başlamıştı. Roma’nın bu dönemdeki siyasi hakimiyeti de Latium’un kuzey bölgesiyle sınırlıydı. Sonraki yüzyıllarda bu hakimiyet yavaş yavaş adanın tamamına yayılacaktır.

9. Sınıf Tuna Tarih Sayfa 95 Cevapları

Ç. Aşağıdaki metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız.
Gerçek uygarlık sadece toprak ve iklimin artı ürün elde etmeye müsait olduğu bölgelerde ortaya çıkabilir. Buna ilaveten gerçek uygarlığın ortaya çıkabileceğinin varsayıldığı bölgelerin ve toprakların sadece küçük insan topluluklarını değil iş bölümünü ve sosyal gelişmeyi sağlayabilecek kadar yeterli sayıda bir nüfusu içermesi gerekir. Uygarlık ancak böyle başlar. Bu unsurlar sonucu ortaya çıkan uygarlık ve iş bölümü ve artı ürünü sağlayabilme kabiliyetine bağlıdır. Tarımın ilerlemesi ve artı ürünün sağlanabilmesi ise büyük çapta sulama şebekesinin varlığıyla mümkündür. Sulama sürecinin bizzat kendisi karmaşık bir bürokratik denetleme modelini gerektirir. Bu da kentsel düzeyde ve nitelikte bir idari sistemi ortaya çıkarır. Yani sosyal değişme idari ihtiyaçların sonuçlarından biridir.
1. Kentlerin ortaya çıkabilmesi için gereken şartlar nelerdir?
Cevap: Toprak ve iklimin artı ürün elde etmeye müsait olduğu bölgelerin olması gerekmektedir. Ayrıca bölgelerin ve toprakların sadece küçük insan topluluklarını değil iş bölümünü ve sosyal gelişmeyi sağlayabilecek kadar yeterli sayıda bir nüfusu içermesi gerekir. Tarımın ilerlemesi ve artı ürünün sağlanabilmesi ise büyük çapta sulama şebekesinin varlığıyla mümkündür.
2. Artı ürünün uygarlık tarihindeki önemi hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Cevap:Artı ürünün ortaya çıkması beraberinde üretim ve ürün planlamasının yapılmasını, ürünün depolanmasını ve korunmasını gerekli hale getirmiş, ayrıca diğer ihtiyaçların karşılanması için değiş-tokuş usulünün gelişmesini sağlamıştır. Artı ürünün depolanması ve korunması, değişim aracı olarak kullanılması çiftçilik dışında yeni mesleklerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Çiftçi, esnaf, tüccar, savaşçı, din adamı gibi sınıfların bir araya gelmesi şehir toplumunun doğmasını sağlamıştır.
3. Günümüzde kentlerin kurulup gelişebilmesi nelere bağlıdır?
Cevap: Su kaynaklarının olması, tarıma elverişli arazilerin olması, yerleşime uygun arazinin olması, iklim koşullarının insan yaşamına elverişli olması gibi faktörlere bağlıdır.
D. Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.
1. Aşağıdakilerden hangisi feodalitenin özelliklerinden biri değildir?
A) Feodalite bireyin başka bir bireye tabi olması esasına dayanıyordu.
B) Feodalitede toprakların mülkiyeti krala aitti.
C) Feodal düzende krallar mutlak egemenliğe sahip değildi.
D) Feodalitede koruma altına girene vassal denirdi.
E) Feodalitenin güçlü kurumlarından biri de kiliseydi.
CevapB
2. I. Eli silah tutan herkes asker sayılırdı.
II. Kale kuşatmalarında başarılıydı.
III. Süvarilerden kuruluydu. Yukarıdakilerden hangilerinin konar-göçer
toplumların ordularında rastlanan özellikler arasında olduğu savunulabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III
CevapD
3. Aşağıdakilerden hangisi Orta Çağ Avrupa’sında kilisenin siyasi bakımdan kralların üzerinde olduğunun bir göstergesidir?
A) Kilisenin skolastik düşünceyi savunması
B) Kilisenin geniş topraklara sahip olması
C) Rahiplerin vergi ve askerlikten muaf tutulması
D) Kiliseye aforoz yetkisinin tanınması
E) Kralların papanın elinden taç giymesi
CevapE
4. Aşağıdakilerden hangisi Hindistan’da görülen kast sistemine dâhil olan toplum tabakalarından biri değildir?
A) Sertler B) Kşatriyalar C) Vaisiyalar D) Brahmanlar E) Sudralar
CevapA
5. Cengiz Yasası’nda “Eğer bir kişinin elinde çalınmış bir at bulunursa kişi aynı cinsten dokuz at ekleyerek sahibine iade edecektir. Kişi cezayı ödeyemezse yerine çocukları alınır. Eğer kişinin çocuğu yoksa kişi öldürülür.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre Moğol toplumuyla ilgili olarak;
I. Mülkiyet hakkı vardır,
II. Suçun şahsiliği ilkesi geçerlidir,
III. Konar-göçer hayat tarzı görülür
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III
CevapA
6. Orta Çağ’da Avrupa’da görülen siyasi yapılar coğrafi yapılarının sağladığı imkânları kullanarak güçlenmişlerdir. Aşağıdakilerden hangisinin bu durumun örneklerinden biri olduğu söylenemez?
A) İtalyan şehir devletlerinden Venedik’in ticarette ileri gitmesi
B) Rusya’da buğday üretiminin artması
C) Roma Katolik Kilisesi’nin zenginleşmesi
D) İngiltere’nin koyun yetiştiriciliğinde söz sahibi olması
E) Fransa’nın tuz ihracatı yapması
CevapC

9. Sınıf Tuna Tarih Sayfa 96 Cevapları

E. Aşağıdaki bulmacayı çözünüz.
1. Orta Çağ pazar ve panayırlarında kendilerine getirilen paraların değerini tespit eden kişiler. ( SARRAF )
2. XIII. yüzyılda İpek Yolu üzerinden Çin’e yaptığı seyahati ile tanınan Venedikli seyyahın ilk adı. (MARCO )
3. Hindistan’dan Avrupa’ya doğru uzanan deniz ticaret yolu. (BAHARAT)
4. Sertlerin senyörlere ait topraklarda karşılıksız çalışma yükümlülüğü. (ANGARYA)
5. Üreticinin kendi ihtiyacından fazla üretmesiyle ortaya çıkan değer. (ARTIÜRÜN)
6. İpek Yolu üzerinde hüküm süren ve Akhunlar adıyla da bilinen bir Türk devleti. (EFTALİTLER)
7. Kanunlarıyla tanınan, VI. yüzyılda yaşamış bir Bizans imparatoru. (JUSTİNANUS)
8. Feodal düzende toprakla birlikte alınıp satılabilen insan. (SELF)
9. Papa tarafından 800 yılında Kutsal Roma Germen imparatoru ilan edilen kral. (ŞARLMAN)
10. İpek Yolu’nun başlangıç noktası olarak kabul edilen Çin şehri. (ŞİAN)
11. Hindistan’daki kast sisteminin en üstünde bulunan din adamları sınıfı. (BRAHMANLAR)
12. Türk ve Moğol ordularında 10 bin kişilik süvari birliği (TÜMEN)
13.Orta Çağ’da Avrupa’da toprağı olan derebeyi. (SENYÖR)
14. Magna Carta’nın ilan edildiği Avrupa ülkesi. (İNGİLTERE)
15. Orta Çağ Avrupa’sında özel eğitimle yetişmiş, atlı savaşçı. (ŞÖVALYE)
16. Kavimler Göçü sonrasında 395 yılında ikiye ayrılan İlk Çağ imparatorluğu. (ROMA)
17. Türklerin komşu ülkelerle yaptıkları ticarette ödeme aracı olarak kullandıkları, disk şeklindeki gümüş para. (SATİR)
18. Orta Çağ’da VII. yüzyıldan itibaren Paris yakınlarında kurulmaya başlanan panayır. (LENDİT)
19. Avrupa’da kasaba ve şehirlerde oturup zanaat ve ticaret ile uğraşanların oluşturduğu sosyal sınıf. (BURJUVA)
20. Şehirlerin merkezinde bulunan ticaret ve konaklama merkezi. (HAN)
21. İşlek limanıyla Akdeniz ticaretinde söz sahibi olan İtalyan şehir devleti. (VENEDİK)
22. Şehre gelen tüketim malları veya ham maddelerin perakendeci esnaflarına ve zanatkârla- ra paylaştırıldığı yerlerde bulunan büyük kantarlar. (KAPAN)
23. Kavimler Göçü’yle birlikte Avrupa’ya gelen ve Franklar ile Galya topraklarını paylaşan bir Orta Çağ kavmi. (ALAMANLAR)
24. Kral Yolu’nun İran’daki uç noktasını oluşturan şehir. (SUS)

Sayfa 101 Cevapları

 

Okuduklarınızdan hareketle Karasuk kültürüyle ilgili hangi çıkarımlarda bulunabilirsiniz?
Cevap: Ölü gömme adetleri, mezarlarının yapısı, süs eşyası yapımında neleri kullandıkları, kimlerin kültüründen etkilendikleri, hangi hayvanları besledikleri gibi farklı alanlardaki kültürel konularda bilgi sahibi olabilmekteyim.
Tagarların eşyalarını süslerken hayvan figürlerini tercih etmelerinin nedenleri neler olabilir?
Cevap: Bu durum Tagarların Orta Asya’daki İskit geleneğini yaşattıklarını göstermektedir.


Sayfa 102 Cevapları

 

Atatürk’ün sözünden hareketle Asya Hun Devleti hakkında hangi çıkarımlarda bulunabilirsiniz
Cevap: Büyük bir Türk devleti olduğunu anlarız. Atatürk’ün de bu büyük devletin kurucularından etkilendiğini kendisinin de büyük bir devlet kuran kahraman olduğunu anlarız.

Sayfa 103 Cevapları

 

Yukarıdaki metinden hareketle Asya Hun Devleti’nin siyasi yapısı ile Hunların devlet anlayışı hakkında hangi çıkarımlarda bulunabilirsiniz?
Cevap: Subayları ve askerleri mükemmeldir. Atları çok güçlüdür. 26 krallığı egemenlikleri altına almışlar. Devletlerinin sınırlarında oturan halklar güvenlik ve barış içinde yaşasın diye Çinlilere barışçıl bir mesaj yollamışlardır. Ama kabul etmezlerse sonuçlarına da katlanacaklarını belirtmişlerdir.

Sayfa 104 Cevapları

 

Yukarıdaki metinden hareketle Kök Türklerle ilgili hangi çıkarımlarda bulunabilirsiniz?
Cevap: Göçebedirler, saçları uzundur rüzgarda dalgalanmaktadır, yakınlarından biri ölünce garip bir şekilde yas tutarlar, Kağanları Ötüken’de konaklar. Ataları için urban adarlar. Çok iyi demircidirler. İlk kurucuları Bumin Kağan’dır.

Sayfa 105 Cevapları

 

Sizce Kürşad Ayaklanması’nın Kök Türkler üzerindeki etkileri neler olmuştur?
Cevap: Çin’in yıllarca uyguladığı politika sonucunda Doğu ve Batı Göktürkleri evvela birbirinden ayrıştırılmış, ardından da mağlubiyete uğratılarak esaret altına alınmıştı. 630’lu yıllarda başlayarak 680’li yıllara kadar sürecek olan 50 yıllık esaret sürecine girilmişti.

Sayfa 107 Cevapları

 

Manihaizm dinini kabul etmeleri Uygurların yukarıdaki metinde anlatılan hayat tarzında hangi özellikleri ortaya çıkarmış olabilir? Neden?
Cevap: Manihaizm et yemeyi ve savaşmayı yasaklayan bir dindi. Bu nedenle Manihaizmi kabul eden Uygurlar, zaman içinde savaşçılık özelliklerini kaybettiler. Göçebe yaşamı ve hayvancılığı bırakarak tarıma ve ticarete yöneldiler. Böylece geniş ölçüde yerleşik hayata geçen ilk Türk topluluğu oldular.
Uygurların günümüzdeki durumu hakkında neler biliyorsunuz?
Cevap: Uygurlar, Uygur Devleti’nin yıkılmasının artından geçmişten günümüze  Çin ile dostça ilişkiler kuramamış,bağımsızlığa ulaşamamış, baskı ve işkence ile birlikte yaşamaya zorlanmıştır.

Sayfa 108 Cevapları

 

“Ben Türk Bilge Kağan, tanrı istediği için kağanlık tahtına oturdum.”
Yukarıdaki sözden hareketle ilk Türk devletlerinin yapısı hakkında neler söylenebilir?
Cevap: İç Asya’da kurulan Türk devletlerinde hâkimiyetin kaynağı ilahi bir güç olan Gök Tengri’ye dayanıyordu. İlk Türk devletlerinde kağanlara Gök Tengri tarafından verildiğine inanılan yönetme yetkisine kut denirdi. Kut sahibi olan hükümdar Tengri’den aldığı iktidar gücüyle ülke içinde meşruiyetini sağlamlaştırır, dağınık boyları idaresi altında birleştirir ve sınırlarını genişletirdi.
Asya merkezli Türk devletlerinde meşruiyetin Gök Tengri’ye dayandırılmasının nedenleri neler olabilir?
Cevap: Kut sahibi olduğu kabul edilen Türk kağanının yalnız kendi milletini değil bütün insanlığı yönetme yetkisine sahip olduğunu göstermekteydi. Asya Hun Devleti hükümdarlarının sonsuz genişlik, yücelik ve ululuk anlamlarına gelen “tanhu” veya “şanyü” unvanlarını kullanmaları da bunun kanıtıydı.


Sayfa 109 Cevapları

 

Yukarıdaki metinden hareketle Türk toplumunda kadının yeri ve önemi ile ilgili olarak hangi çıkarımlarda bulunabilirsiniz?
Cevap:Kutluk Han’ın ölümünden sonra oğullarının anaları Bilge Hatun idareyi ele alması kadınların devlet yönetiminde söz sahibi oldukların gösterir. Kadınların bilgeliğin ve bağımsızlığın sembolü olduğunu görürüz. Hatta Umay adlı bir Tanrıçaları da olduğunu okuruz.

Sayfa 112 Cevapları

 

Yukarıdaki metne göre atın Türklere hangi alanlarda ne gibi üstünlükler ve yararlar sağladığı söylenebilir?
Cevap: Özellikle askeri alanda iyi yetişmiş orduları olduğunu, at binmekte çok hünerli oldukları  at ile bir oldukları konularında üstünlükleri olduklarını görürüz.
DKC Bir cevap motorudur... Sağ üstteki "Eksik sayfa bildir"butonuna tıklayarak istediğiniz sayfaları bize bildirebilirsiniz.
Paylaş:
📌 EKSİK SAYFA BİLDİR...