11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili Edebiyatı Cevapları

Sevgili dostlarımız, 11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili Edebiyatı ders kitabı cevaplarına buradan ulaşabileceksiniz.

Sayfa 106 Cevabı

1. Çoban Çeşmesi adlı metinden alınan aşağıdaki dizeleri öğelerine ayırınız.
a. “Derinden derine ırmaklar ağlar”
b. “Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi”
c. “Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi”
ç. “Vefasız Aslı’ya yol gösteren bu”
d. “Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda”
e. “Tarihe karıştı eski sevdalar”
  •  Derinden derine ırmaklar ağlar”
  • Zarf Tümleci / özne / yüklem.
  • Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi”
  • Sor zarfı/ dolaylı tümleç / Özne.
  • Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi”
  • Dolaylı tümleç / Özne/ Yüklem
2. Aşağıdaki beyitte kesme işaretinin ( ’ ) kullanılmasının gerekçesini açıklayınız.
“Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,
Uykumda bütün bir gece Körfez’deyim artık!”
Cevap: Özel isimlere getirilen eklerden önce kullanılmıştır. 
3. Okuduğunuz metinlerden alınan aşağıdaki dizelerde altı çizili kelimeler niçin bitişik yazılmıştır? Açıklayınız.
a. “Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu”
b. “ihtiyar terleyedursun gömülüp yorganına”
c. “Ak gömlekle gözyaşımı silerim”
Cevap: Yardımcı eylemin olduğu durumlarda bitişik yazılırlar. 
4. Aşağıdaki dizelerde yer alan altı çizili kelimelerin doğru yazımlarını defterinize yazınız.
a. “Başlamış akmağa çoban çeşmesi”
b. “Görüyorsun daha gelmez… Yalınızlık pek güç.”
c. “O hızla dağları Ferhad yarınca”
  • akmaya
  • yalnızlık
  • Fethat
5. Okuduğunuz şiirlerden alınan aşağıdaki altı çizili kelimelerde yer alan düzeltme işaretlerinin kullanılma gerekçesini belirtiniz. işareti çıkararak kelimeleri telaffuz ediniz.
a. “Daha âlâ, kalınız.”
b. “Yâr yatağın düşman almaz, giderim.”
c. “Yüzlerce ağızdan koro hâlinde devamlı.”
Cevap: Vurgu tonlama ve telaffuzda incelik olduğunu belirtmek için. 


Sayfa 120 Cevabı

Günlük yaşamımızda radyo frekanslarıyla çalışan araçların fazlaca kullanılmasının ve bu araçların sayısının artmasının nedenleri üzerinde sınıfınızda kısa konuşmalar yapınız.
Çünkü yeryüzünde teknoloji aletleri gittikçe gelişmekte ve bu alanda üretilen teknolojik aletlerin çalışma prensipleri içerisinde de radyo frekansları yer almaktadır. Otomotiv, akaryakıt, tarım, ilaç, tekstil, perakendecilik, lojistik, finans, kamu, enerji, bankacılık, üretim ve güvenlik gibi birçok sektörde radyo frekansı kullanılmaktadır. Bu teknoloji kullanıldığı sektörlerde verimlilik ve karı arttırır, aynı zamanda iş gücünde hafifleme sağlar. Son zamanlarda, sık sık karşılaştığımız bu teknoloji insan vücudunda da kullanılmaya başlanmıştır
Cep telefonlarını doğru biçimde kullanıp kullanmadığımızla ilgili bir araştırma yapınız. Görüşlerinizi sınıfınızda arkadaşlarınıza sunumla aktarınız.
Cep telefonlarını kimi insanlar doğru şekilde kullanırken kimi insanlar ise gereksiz bir şekilde kullanmakta. Mesela kimileri iletişim dışında ya sadece oyun oynamak için ya da sadece video izlemek için kullanmakta. Oysa günümüzde telefonlar çok işlevlidir. Mesela telefondan internete bağlanıp ödev bile yapılabilmektedir.
“Nomofobi” hastalığı hakkında araştırma yapınız.
Özellikle gençler arasında daha sık karşılaşılan cep telefonundan mahrum kalma korkusu, yani İngilizce “no mobile phobia” kelimelerinden türetilen nomofobi günden güne artıyor. Batıda intiharlara yol açan, Türkiye'de de giderek yaygınlaşan nomofobi akıllı telefon ve internete ulaşma imkanlarının artmasıyla endişe verici bir boyut kazandı. İşte, nomofobi hakkında bilinmesi gerekenler...
 
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, geçmişte konuya dair yaptığı değerlendirmede, akıllı cihazların yoğun ve kontrolsüzce kullanılmasının sosyal ve psikolojik anlamda olumsuz sonuçlar doğurduğuna dikkati çekerek, bağımlı olmuş bireylerde cep telefonundan ve internetten uzaklaşmanın endişeye yol açtığını belirtti.
 
Akıllı telefonların zararlı kullanımı ve internette aktif olamama durumuna dair 15-24 yaş kuşağı arasında sanal bir bağımlılık oluşturduğunu belirten Tarhan, bu bağımlılık türünün 2013’te literatüre "davranışsal bağımlılık" olarak girdiğini söyledi.
 
TEDAVİSİ VAR MI?
 
Nomofobinin zihinde aşırı uğraş oluşturduğunu kaydeden Tarhan, bu bağımlılık türlerinin beyindeki ödül-ceza sistemini bozduğunu vurguladı.
Nomofobik vakalarda artış olduğunu söyleyen Tarhan, kendi kliniklerinde de benzer vak'alarla karşılaştıklarını kaydetti. Özellikle ergenlik çağındaki çocuklarda akıllı cihazlar ve internette daha çok zaman geçirmek için okulu reddetme gibi eğilimlerin ortaya çıktığını ifade eden Tarhan, tedavinin iki aşamada gerçekleştiğinin vurguladı.
"Beynin kimyası bozulduğu için 2-3 haftalık bir ilaç tedavisi uyguluyoruz. Yani kişiyi hastaneye yatırıyoruz. İlaçla beraber bireyi akıllı cihazlardan ve internetten yoksun bırakıyoruz. Sonrasında ise bireysel ve grup terapileri ile tehlikeli ve zararlı kullanım algısı oluşturuyoruz."

11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 126 Cevabı

1. Okuduğunuz metinde geçen “analog”, “dijital”, “doz” gibi kelimelerin anlamını metnin bağlamından bulmaya çalışınız. Kelimeleri sözlükten kontrol ediniz.
  • analog: Analog sinyaller yoluyla çalışan ve dijital elektroniklere göre daha maliyetli cihaz
  • dijital: sayı ile ilgili, sayı temeline dayalı, sayısal.
  • doz:bir kezde ya da bir gün içinde alınması gereken ilaç miktarı
2. Metinde geçen terim anlamlı kelimeleri tespit edip defterinize yazınız. Kelimelerin anlamlarını sözlükten bulunuz.
  • radyo frekansı:
  • herz
  • semptom
  • frekans
  • termal
  • enerji
  • tedavi
3. Metinde terim anlamlı kelimelerin fazlaca kullanılmasının nedenini açıklayınız.
Cevap Çünkü bu yazı bir makaledir. Makaleler öne sürülen görüşü kanıtlama amacı taşır. İnandırıcı ve bilimsel olması için de terimlerden fazlaca yararlanılması gerekmektedir.
4. Okuduğunuz metnin ana düşüncesini ve yardımcı düşüncelerini belirleyiniz.
Cevap Günümüzde yaşamımızın ayrılmaz parçası olan cep telefonunun vücudumuza etkileri. Yardımcı düşünceler: Radyo frekansları nedir? Nerelerde kullanılır? Cep telefonları ve radyo frekansı ilişkisi. Cep telefonu kullanımlarının açtığı sorunlar.
5. Bu makalede yazarlara özgü dil ve anlatım özellikleri nelerdir? Belirlediğiniz özellikleri, metnin türü ile ilişkilendiriniz.
Cevap Makalelerin en önemli özelliği alanında uzman kişilerce yazılmış olmalarıdır. Bu tür metinler nesnel bir anlatım dili ile kaleme alınır. Dolayısıyla yazarın tavrı, kişiliği veya tarafı bu tür metinlerde hissedilmez. Ortaya konan veri, bilgi veya düşünceler sağlam kaynaklarla desteklenir ve bu kaynaklar yazının sonunda ayrıntılı olarak sıralanır. Makalelerde kullanılan bilgi veya düşüncelerin alındığı kaynakların gösterilmesinde ve aktarılmasında belli kurallar vardır.
6. Metinde alıntılama ve özetleme yapılan bölümlere örnekler bulunuz.
  • alıntılama: “Deneysel çalışmalar RF alanların tümör başlatıcısı olmadığını, eğer karsinojenik bir etki varsa, bunun tümörü geliştirici ya da karsinojenlerin hücre düzeyinde içeri alınmasının artabileceğini öngörmektedir”
  • Özetleme:”Anne–babalar çocuklarını olası bir riskten korumak için taşınabilir telefon kullanımını sınırlandırmalıdır. Arama yerine mesajla haberleşme tercih edilmelidir. Eller serbest özelliği olan telefonlar tercih edilmelidir. Konuşma sırasında telefon olabildiğince baştan uzak tutulmalıdır. Taşınabilir telefonların taşıtlarda kapalı tutulmasına özen gösterilmelidir.”
7. Okuduğunuz metnin bilimsel metin olma özelliğini ortaya koyacak beş maddeyi defterinize yazınız.
  • Nesnel bir dil vardır.
  • Açıklayıcı anlatım kullanılmıştır
  • Amacı bilgi vermektir
  • Kanıtlamaya dayalı bir metindir
  • Alıntılarda kaynak belirtilmiştir.
8. Cep Telefonu Teknolojisi ve Sağlık adlı metinde yazarların anlatım tutumunu (öğretici, betimleyici, mizahi, eleştirel vb.) değerlendiriniz.
Yazarların tutumu öğreticidir. Çünkü amaçları okurlara bilgi vermektir. Bundan dolayı açıklayıcı anlatım ve sade bir dille öğretme amaçlı yazmışlardır.
9. Metindeki bilgiler arasında bir tutarlılık var mıdır? Değerlendiriniz.
Tutarlıdır. Çünkü savunulan görüşler kanıtları ve sahip olanların düşüncelerine dokunulmadan okurla buluşturulmuştur.


Sayfa 127 Cevabı

Günümüz koşullarında insanlar niçin çokça alışveriş yapmaktadırlar? Düşüncelerinizi belirtiniz.
Tüketiciler olarak yoğun bir pazarlama bombardımanı altında olduğumuz için gerek reklamlar gerekse de her türlü tv net veya radyo programı aracılığıyla beynimiz alış veriş yapmaya ve tüketmeye odaklanıyor. Bundan dolayı gereksiz olsa da bir çok kullanmadığımız eşya evlerimizde boş boş durmaktadır.
Bugün, hızla yayılan ve yaşamı oldukça olumsuz yönde etkileyen marka tutkusunun zararları hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Ergenlik dönemiyle beraber kimlik bunalımına giren gençler,çevresine farklı olduğunu göstermek isterken marka bağımlılığına yakalanmaktadır. Çevresinden saygı görmenin yolu olarak marka kullanma hastalığına düşmektedirler. Bu da onların geleceklerini kötü yönde etkilemektedir.
Sosyal kuşaklar hakkında bir araştırma yapınız. Sınıfınızda gruplar oluşturarak bu kuşakların genel özelliklerini canlandırınız.
Bilinen ve sıklıkla kullanılan kuşaklar şunlardır diyebiliriz:
  • Lost Generation (Kayıp Kuşak)
  • I. Generation (Amerikan Askeri Kuşak)
  • Silent Generation (Sessiz Kuşak)
  • Baby boomers (Sandviç Kuşağı)
  • Generation X
  • Generation Y (Millennial Kuşağı)
  • Generation Z (Milenyum/İnternet Kuşağı)

11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 132 Cevabı

1. Okuduğunuz metinde geçen “statü”, “stil” kelimelerinin anlamını metnin bağlamından bulmaya çalışınız, sözlüklerden kontrol ediniz.
  • statü: bir kimsenin bir toplumda ya da topluluk içindeki durumu, yeri, kazandığı saygınlık, makam.
  • stil: biçem, üslup, tarz.
2. Okuduğunuz metnin konusunu, amacını ve hedef kitlesini belirleyiniz; bunlar arasında bir ilişki kurunuz.
  • Konu: Y kuşağı ve tüketim çılgınlığı
  • Amaç: Tüketim kuşağı olan Y kuşağını tüketmeye iten etmenleri ortaya koymak
  • Hedef kitle: Bütün okurlar.
3. Metnin ana düşüncesi nedir? Açıklayınız. Ana düşünceyi destekleyen yardımcı düşüncelere metinden örnekler gösteriniz.
Y kuşağını tanıtma ve bu kuşak üzerinde oynan reklam oyunları vs gibi nedenlerle nasıl tüketim nesli haline geldikleri…
4. Metinde kullanılan açıklayıcı ve tartışmacı anlatım biçimlerine metin üzerinden örnekler gösteriniz.
  • açıklayıcı: Y Kuşağı kavramının aslı İngilizce Gen Y’den gelmektedir. Açılımı ise “Generation Youth”, yani “Genç Nesil”. (…)
  • tartışmacı: Modern bireyin boş zaman deneyimleri bir yandan zenginleşmekte, öte yandan tamamen tüketimin egemenliğine girmektedir.
5. Yazar, ana düşüncesini desteklemek için tanımlama, örnekleme, karşılaştırma, ilişki kurma, sayısal verilerden yararlanma, tanık gösterme gibi düşünceyi geliştirme yollarından hangilerini kullanmıştır? Açıklayınız. Kullanılan bu yolların metne katkısı hakkında değerlendirme yapınız.
Cevap: Tanık gösterme, tanımlama ( Y kuşağını tanıttığı kısım), örnekleme ( gençlerin hangi ortamlardaki reklamlardan etkilendikleri), sayısal verilerden yararlanma( Y kuşağının kaç doğumlu grup olduğunun açıklandığı kısım), ilişki kurma( Y kuşağını etkileyen etmenlerin sıralandığı kısımlar)… Kullanılan bu yollar metni okurun gözünde daha güvenilir inandırıcı kılmaktadır.
6. Bu metnin yazarı siz olsaydınız metninizde hangi görsel unsurları kullanırdınız? Nedenleriyle açıklayınız.
Cevap: İnternete giriş bağlantısı, cep telefonu, marka ürünlerin etiket fiyatları veya barkodlarını kullanırdım.
7. Bu metinde devrik cümle, eksiltili cümle türleri tercih edilmemiş; söz sanatlarından, öznellikten uzak durulmuştur. Yazarın böyle bir üslubu tercih etmesinin nedenleri nelerdir?
Cevap: Çünkü yazarın amacı okura bilgi vermek ona öğretmektir. Bundan dolayı da sanatsal metinlerde daha çok karşımıza çıkacak olan yukarıdaki özellikler pek tercih edilmemiştir.
8. Okuduğunuz bu metin 24 Kasım 2014’te Hacettepe Üniversitesi Sosyolojik Araştırmalar E-Dergisi’nde yayımlanmıştır. Bu metinde metnin yazıldığı dönemin gerçekliğini yansıtan unsurları tespit ediniz. Metnin yazıldığı dönemle ilişkisini yorumlayınız.
Cevap: Metin yazıldığı dönem itibariyle bilgi çağının ve internet kullanımın en yükseğe çıkmaya başladığı dönemdir. Bunun yanında Y kuşağının büyüdüğünü düşünürsek daha rahat araştırma yapıldığı döneme denk gelmesi bakımından önemlidir.

11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 133 Cevabı

9. Yazarın Y kuşağı ile ilgili olumsuz tespitlerine katılıyor musunuz? Düşüncelerinizi belirtiniz.
Cevap: Katılıyorum.Çünkü çevremde bahsedilen yaştaki insanların özellikleri ile örtüşen tespitler yapılmıştır.
10. Okuduğunuz metnin türünün ortaya çıkmasında gazeteciliğin ve bilimin gelişmesinin etkisi hakkında düşüncelerinizi belirtiniz.
Cevap: Makale türü önceleri ilk zamanlar gazete etrafında gelişen bir yazı türü olmuştur. Bundan dolayı gazetecilik makale yazımının önünü açmış böylece de bilimin gelişmesi hususunda önemli bir yol kat edilmiştir.
11. Okuduğunuz metinde geçen “kullan at kültürü” ve “mış gibi hayatlar” ifadelerinde anlatılmak istenenler nedir? Açıklayınız.
Cevap: Kullan -at yani bir eşyayı güzel temiz ve uzun ömürlü kullanmak yerine heves sonucu alıp sonra da kısa bir zaman aralığında bir kenara atarak tüketme çılgınlığı kast edilmiştir.
12. Bu metinde yazar ile anlatıcı aynı kişidir, yani gerçek kişidir. Bu durumu metin türü ile ilişkilendirerek açıklayınız.
Cevap: Metin türü makale olduğu için makaleyi yazan ile yorumlayan ve bizlere düşüncelerini olduğu gibi aktaran kişi de aynı kişidir. Bu da metnin inandırıcılığını arttırmaktadır.
13. Okuduğunuz metinde “Y kuşağı” olarak nitelendirilen sosyolojik kuşağın içinde bulunduğu koşullar gereği birçok özelliğine değinilmiştir. Metinden yola çıkarak aşağıdaki tabloda verilen tutum ve davranışlardan hangilerinin sözü edilen kuşağa dâhil bireylerde görülmediğini işaretleyiniz. Soruları cevaplayınız.
14. Okuduğunuz makale, yabancı dillere çevrilip yayımlanırsa yaşama ne gibi katkılar sağlar? Düşüncelerinizi belirtiniz.
Cevap: Hem kendi bilimsel çalışmalarımız yabancılar tarafından bilinir hem de bilimsel veriler birikerek ilerlediğinden dolayı belki bir başka araştırmacının bu makaleden faydalanarak daha derin araştırma yapmasının önü açılabilir.

Sayfa 134 Cevabı

Anne sevgisi temalı şiirler bulunuz. Bu şiirleri sınıfınızda okuyunuz.
Aşık Veysel - Anama
Dokuz ay koynunda gezdirdi beni
Ne cefalar çekti ne etti Anam
Acı tatlı zahmetime katlandı
Uçurdu yuvadan yürüttü Anam
 
Anaların hakkı kolay ödenmez
Analara ne yakışmaz ne denmez
Kan uykudan gece kalkar gücenmez
Emzirdi salladı uyuttu Anam
 
Doğurdu beni Sivas ilinde
Sivralan Köyünde tarla yolunda
Azığı sırtında orak elinde
Taşlı tarlalarda avuttu Anam
 
Ben yürürdüm Anam bakar gülerdi
Huysuzluk edersem kalkar döverdi
Hemen kucaklayıp okşar severdi
Çirkin huylarımı soyuttu Anam
 
Çocuğudum Anam bana ders verdi
Okumamı çalışmamı ön gördü
Milletine bağlı ol da dur derdi
Vatan sevgisini giyitti Anam
 
Tükenmez borcum var Anama benim
Onun varlığından oldu bedenim
Kimi köylü kızı kimisi hanım
Ta ezel tarihte kayıtlı Anam
 
Veysel der kopar mı Analar bağı
Analar doğurmuş ağayı beyi
İşte budur sözlerimin gerçeği
Okuttu öğretti büyüttü Anam
Ünlü Alman sanatçı Johann Wolfgang Goethe’nin (Yohan Volfgang Göte) “En harika ses, anne sesidir.” sözüyle ilgili düşüncelerinizi belirtiniz.
Cevap: Sabahları siz uyurken yüksek ve kızgın söylenme tonlamasıyla duyulan türü pek de iç açıcı olmayan ama bazen nerede ve ne zaman olursa olsun en çok ihtiyaç duyulan sestir. Anne sesinin yerini hiç bir şey tutamaz.
Bir dergiden, gazeteden, ansiklopediden, elektronik kaynaktan yapılan alıntıların kaynakçada gösterilmesinin yararlarını araştırınız. Bilgilerinizi sınıfınızda arkadaşlarınızla paylaşınız.
Cevap: Kaynakça, bibliyografya ya da bibliyografik künye, eser hazırlanırken başka eserlerden yararlanılınca, eserin sonunda belirtilmesidir. Böylece başka araştırmacılar da bu kaynaklardan faydalanabilir. Ayrıca emeğe de saygı duyulmuş olur.

11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 138 Cevabı

1-Okuduğunuz metinde geçen “zaruret”, “karikatürize”, “imaj”, “melankolik”gibi kelimelerin anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizi sözlükten kontrol ediniz.
  • zaruret: zorunlu olma durumu, zorunluk, zorunluluk.
  • karikatürize: karikatür durumuna getirilmiş olan.
  • imaj:kişilerde başka türlü izlenim bırakacak biçimde davranmak.
  • melankolik: hüzün belirtisi olan ya da hüzün veren.
2- Bu metnin ana düşüncesini ve yardımcı düşüncelerini belirleyiniz.
Cevap: Türk edebiyatında özellikle şiirinde annenin önemi ve anne temalı şiirlerden örnekler…
3-Çocuk ve anne ile ilgili bilgi ve örneklerin verildiği metinde sizi düşünce yönünden etkileyen ifadeleri gösteriniz ve yorumlayınız.
Cevap: “Nine geçmişin, anne anın, çocuk ise geleceğin, diğer bir deyişle umudun imgesidir.” Bence çok güzel bir tespitolmuş en etkilendiğim kısımlardan biri bu oldu.
4-Metnin tür özelliklerini belirleyiniz.
Cevap: Metin edebi bir makaledir. Örneklemelerle zenginleştirilmiş bunun yanında öznel değerlendirmelere de yer verilmiştir. Görüşler kendi içinde tutarlılık oluşturmaktadır.
5-Okuduğunuz metinde tezin ortaya konduğu, tezin ispatlandığı ve tezle ilgili genel yargıların belirtildiği bölümleri gösteriniz.
  • çocukları annelerinden ayrı düşünemeyiz.” tez ortaya konur.
  • Klasik dönem şiirinde anne, daha çok Farsça mâder ve Arapça vâlide sözcükleriyle anılır ve genellikle herhangi bir benzetmeye konu olmaz. (…) Anne, klasik divan şiirinde sönük ve soyut tiplerden iken, modern şiirde somut karakteristik varlıklardan birisidir. Annenin eski ve yeni şiirde klasikleşmiş belli bir misyonu yoktur. Anne, eski şiirde ne kadar karikatürize bir varlıksa, modern şiirde o kadar sahici, somut ve yaşayan etken bir öznedir. tez ispatlanır
  • Hiç şüphesiz eski ve yeni şiirdeki çocuk imgesi örneklerini daha da çoğaltabiliriz. Sınırlı sayıda vermiş olduğumuz örnekler herkese az çok bu konuda bir fikir verebilir. Sonuç olarak klasik ve modern Türk şiiri anne ve çocuk imgesi bakımından son derece zengindir. Hatta klasik ve modern Türk şiirinin bu konuda dünya şiiriyle boy ölçüşebileceğini söylemek hiç de abartılı bir iddia olmaz tez ile ilgili genel yargılar verilir
6-Metnin üzerinde alıntılama ve özetlemeye örnekler gösteriniz.
  • Alıntılama: Mehd-i şâh üzre binüp etfâl-i gonca şâd-kâm
    Anları tahrîkde der-kâr olur bâd-ı şimâl (Kavruk 2001:
    250). Şeyhülislam Yahya
  • Özetleme: Örneklerin çokluğundan da anlaşılacağı üzere divan şiiri veya modern şiirde çocuk veya anne imgeleri konusu üzerine bütüncül olarak ayrı ayrı doktora çalışmaları yapılmalıdır.
7-Metinde kullanılan anlatım biçimlerini bulunuz ve anlatım biçimlerinin niçin kullanıldığını açıklayınız.
  • Açıklayıcı anlatım: Kendine özgü epik ve lirik şiirleriyle dikkati çeken ve hemen her konuda şiirler yazan Fazıl Hüsnü Dağlarca, 1940 yılında yayınladığı ikinci şiir kitabına Çocuk ve Allah adını vermiştir.
  • Tartışmacı anlatım: Modernite, insanlara çocukluk denilen masumiyeti yaşatmadan onları yaşlılığa götürmektedir. Dolayısıyla kaybedilen çocukluk / gençlik kayıp nostaljilerle anlatılabilir
8- Metinde geçen “Nine geçmişin, anne anın, çocuk ise geleceğin, diğer bir deyişle umudun sembolüdür.” sözüne katılır mısınız? Düşüncelerinizi belirtiniz.
Cevap: Kesinlikle katılıyorum. Nineler geçmişin kültürel hazinelerini bizlere aktarır anne ise bugünü bilen hafızasından bize aktarandır. Çocuklar da yarının umudun sembolüdürler.
9- Okuduğunuz metni, Cep Telefonu Teknolojisi ve Sağlık adlı metinle karşılaştırarak metinlerin benzer ve farklı yönlerini gösteriniz.
Cevap: Metinlerde bir düşünce kanıtlar ve açıklayıcı ifadelerle ortaya konulmuştur. Farklı oldukları yanlar ise işlenen konular olmuştur.
10- Metinde anlatılanları kendi hayatınız veya çevrenizdeki olay ve durumlarla karşılaştırınız.
Cevap: Ben de annemi çok severim ve benim bugüne gelmem de en büyük payın annemde olduğununa inanırım. Bana konuşmayı dinlemeyi her şeyi o öğretti ve ve ilk okulum o oldu diyebilirim.
11-Okuduğunuz metinde yazarın okura yönelik anlatım tutumunu (öğretici, açıklayıcı, tartışmacı, eleştirel, öznel, nesnel, yanlı, yansız vb.) değerlendiriniz.
Cevap: Yazarın tutumu öğreticidir. Çünkü amacı okurlara bilgi vermektir. Bundan dolayı açıklayıcı anlatım ve sade bir dille öğretme amaçlı yazmıştır metni.
12- Bu metni, günlük konuşma diline çeviriniz. Ortaya çıkan sonuçları değerlendiriniz.
Cevap: Çok anlaşılır olmamaktadır. Çünkü dili edebi bir dildir günlük konuşma dilinde anlam zenginliği az da olsa kaybolmaktadır.

Sayfa 138 Cevabı
1. Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki cümleleri, defterinizde ögelerine ayırınız. Ögelerin, anlamın oluşumuna katkısı nelerdir? Açıklayınız.
a. “Aile, / Türk kültür tarihinde ve sosyal hayatında / önemli bir rol oynar.”
özne / dolaylı tümleç/ yüklem
b. “Ailenin merkezinde / daima / çocuk / vardır.”
Dolaylı Tümleç / Zarf Tümleci / özne / yüklem
c. “Şeyhülislâm Yahya, / goncayı bebeğe, gül dalını beşiğe, kuzey rüzgârını ise beşiği sallayan anneye
benzetir.”
Özne / yüklem
ç. “Burada / Necip Fazıl’ın annesini / bir şair olarak ne kadar naif ve estetik bir tarzda resmettiğine
dikkat çekmek isteriz.”
Dolaylı Tümleç / Belirtili Nesne / Dolaylı Tümleç / yüklem
d. “Dağlarca / “Çocuk severliğim şiir severliğime eşittir” diyerek şiirden ve çocuklardan yana eşit tavır / ortaya koyar.”
Özne / Nesne / Yüklem
e. “Bu durum / elbette şiire de yansıdı ve çocuk imgelerinde çok boyutlu bir devinim ortaya çıktı.”
Nesne / Yüklem
2. Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki cümlelerde yer alan yazım veya noktalama yanlışlarını bulunuz, düzeltiniz.
a. “Tabi ki sağlar.”
Cevap: Tabii ki sağlar
b. “Y Kuşağı olarak, tanımlanan 1981 – 2000 yılları arasında dünyaya gelen kuşak tüketim toplumunun en aktif öğeleri olarak değerlendirilmektedir”
Cevap: Y Kuşağı olarak tanımlanan, 1981 – 2000 yılları arasında dünyaya gelen kuşak, tüketim toplumunun en aktif öğeleri olarak değerlendirilmektedir.”

Sayfa 145 Cevabı

A) Aşağıdaki cümlelerin başına verilen bilgiler doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
1. (D) Bilimsel metinlerde bir teze dayalı bilgi verme amaçlanırken edebî metinlerde estetik bir kaygı güdülür.
2. (D) Bilimsel metinlerde nesnellik, edebî metinlerde ise öznellik söz konusudur.
3. (D) Bilimsel metinlerde kelimeler, çağrışım değerleri önemsenerek çok anlamlı biçimde kullanılır.
4. (Y) Edebî metinlerde de bilimsel metinlerde de dil, şiirsel işlevde kullanılır.
5. (Y) Açıklayıcı, kanıtlayıcı, tartışmacı anlatım biçimleri, edebî metinlerde fazlaca kullanılır.
B) Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri, verilen kelimelerle doğru biçimde doldurunuz.
(münazara, özetleme, alıntılama, dipnot, bilimsel metin, makale)
1. Bir konuyla ilgili bir görüşü, düşünceyi savunmak, açıklamak, kanıtlamak veya konuyla ilgili bir tezi desteklemek için yazılan bilimsel metin, kurmacadan uzaktır.
2. Makale, bir düşünceyi açıklama, kanıtlama amacıyla yazılan metin türüdür.
3. .Dipnot, metin içinde geçen herhangi bir bilgi ile ilgili olarak sayfa altına, çalışmanın sonuna konulan açıklama veya kaynak bilgisidir.
4. Bilimsel yazılarda öne sürülen tezi desteklemek amacıyla konuyla ilgili daha önce yazılmış yazıların kısa biçimde verilmesine özetleme denir.
5. Münazara, özellikle okullarda bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılan bir tartışma türüdür.
C) Aşağıda verilenleri doğru biçimde eşleştiriniz.
a) Çocuk ve Allah (a) Fazıl Hüsnü Dağlarca
b) argüman (b) münazara
c) dipnot  (c) kaynak gösterme
ç) Tanzimat Dönemi  (ç) Tercüman-ı Ahvâl Mukaddimesi
d) makale (d) bilimsel metin türü
Ç) Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Bilimsel metinlerle edebî metinler arasındaki farkları maddeler hâlinde defterinize yazınız.
Bilimsel Metinler
  • Bilgi vermek amacıyla yazılır.
  • Kesinlik vardır.
  • Üslup kaygısı yoktur.
  • Açıklayıcı, tamamlayıcı gibi anlatım türleri kullanılır.
  • Söz sanatları kullanılmaz.
  • Dil göndergesel işlevindedir.
Sanatsal Metinler
  • Estetik zevk ve duygu vermek amacıyla yazılır.
  • Kesinlik yoktur.
  • Öznel bir bilgidir.
  • Üslup kaygısı vardır.
  • Betimleyici ve öyküleyici gibi anlatım türleri vardır.
  • Söz sanatları kullanılır.
  • Dil sanatsal işlevindedir.
2. Bilimsel metinlerde özetleme tekniğinin nasıl yapıldığını kısaca açıklayınız.
CevapÖzetlemede amaç, bilimsel metinlerdeki içeriği okura kısa sürede sunmak, metnin geneli bilgilendirmek olduğundan başlığın hemen arkasından özet bölümü yer alır. Bilimsel metinlerde özetleme geniş zaman kipiyle yapılır. Özetlemede ayrıntılara girilmez.
3. Bir münazarada jürinin görevleri nelerdir? Açıklayınız.
- Münazarada jüri, 3 ila 5 kişiden oluşur ve bir başkanı vardır. 
- Jüri başkanının görevi münazarayı yönetmektir. 
- Jüri, konuşmacıların konuşma sürelerini belirler. 
- Jüri, münazara bitiminde hangi grubun diğerinin tezini çürüttüğüne karar verir ve gruplara puan verir. Bu puanları verirken; 
- Konuşmacıların nasıl hazırlandığı, telaffuzları, iyi savunabildiler mi, tezi çürütebildiler mi gibi soruları göz önünde bulundururlar. 
4. Makale türünün insan yaşamına katkıları hakkında düşüncelerinizi belirtiniz.
Cevap: Bir araştırmanın, çalışmanın sonucunun makale dönüştürülmesi hem bilim hem de toplum hayatına önemli katkılar sunar. Bilimsel verilerden yararlanılarak hazırlanan makaleler toplumun bir konu hakkında bilgilenmesini, yanlış bildiklerini fark etmesini, bilimsel gelişmeleri takip edebilmesini sağlar.
5. “Bilimsel çalışmada önemli olan kaynak araştırmaları, oldukça detaylı biçimde kütüphane ve Genel Ağ ortamlarında yapılmalıdır.” cümlesindeki özneyi gösteriniz.
Cevap: Bilimsel çalışmada önemli olan kaynak araştırmaları,

11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 146 Cevabı

D) Aşağıdaki çoktan seçmeli sorularda doğru seçeneği işaretleyiniz.
1. Cevap: B
2. Cevap: E

11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 147 Cevabı

3. Cevap: D
4. Cevap: A
5. Cevap: B
6. Cevap: D

11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 148 Cevabı

7Cevap: C
Aşağıdaki bulmacayı çözünüz.
(ÖZEN) 1. Bireye özgü olan, kanıtlanamayan, subjektif.
(MÜNAZARA) 2. Herhangi bir konu üzerinde zıt düşüncelerin karşılıklı savunulmasıyla yapılan bir tartışma türü.
(KAYNAKÇA) 3. Bilimsel yazılarda yararlanılan eserlerin belli kurallara göre yazıda gösterildiği bölüm.
(ALINTILAMA) 4. Bilimsel yazılarda savunulan tezi desteklemek için diğer bilim insanlarının eserlerinden metinde yararlanma.
(TEZ) 5. ileri sürülerek savunulan düşünce.
(MAKALE) 6. Bir düşünceyi savunmak, desteklemek için yazılan bilimsel nitelikli bir yazı türü.
(ÖZETLEME) 7. Bilimsel metinlerde içeriği okura kısa sürede sunmak ve metin hakkında okuru bilgilendirmek için kullanılan teknik.
(NESNE) 8. Geçişli fiili bütünleyen, yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
(EDEBİ MAKALE) 9. Edebiyatla ilgili konuları ele alan makale türü.
(İKİNOKTA) 10. Kendisiyle ilgili örnek verilecek cümlenin sonuna konan noktalama işareti.

Sayfa 150 Cevabı

Bayram geleneklerimizi hatırlayıp sınıfınızda arkadaşlarınıza anlatınız. Bu geleneklerin önemi hakkında gruplar oluşturarak belirlenen kısa süreler içinde düşüncelerinizi belirtiniz.
Cevap: Ramazan ya da Kurban hiç fark etmez, bayram denince akla gelenekler gelir. Hazırlıklar günler öncesinden başlar, büyük küçük herkesi bir heyecan sarar ve yüzyıllık bayram gelenekleri yeniden hayat bulur.
Her bayram öncesi büyük küçük herkesi tatlı bir telaş alır. Günler öncesinden başlayan hazırlıklarla memlekete bir anda bayram havası yayılır. Küslüklerin bittiği, kavgaların son bulduğu ve eş, dost, akraba herkesin bir araya geldiği bayramlar her yıl yeni heyecanlarla hayatımızı renklendirir. Bu yüzden bayram denince insanlarda bir umut, memlekette barış havası esmeye başlar.

11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 152 Cevabı

1. Okuduğunuz metinde geçen “sefa”, “bohça”, “tertip etmek”, “cana can katmak” gibi kelime ve kelime gruplarının anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizi sözlükten kontrol ediniz.
  • sefa:kaygısız ve sakin olma, gönül rahatlığı, rahatlık
  • bohça: içine çamaşır, giysi gibi şeyler konulup sarılan ya da bağlanan dört köşe kumaş
  • tertip etmek:hazırlamak, düzenlemek.
2. Okuduğunuz metnin konusunu açıklayınız.
Cevap: Bayram günlerinde çocukların yapmaları gerekenler
3. Okuduğunuz metnin ana düşüncesini ve yardımcı düşüncelerini belirleyiniz.
Cevap: Bayram günleri çocukların mutlu olmaları yapmaları gereken şeyler
Yardımcı düşünce olarak bayram geleneklerimiz, çocukların yapmaları gerekenler, ailelerin yapmaları gerekenler
4. Okuduğunuz metnin tür özelliklerini belirleyiniz.
Cevap: Karşılıklı konuşma şeklinde yazılan bu metin SOHBET türüne örnektir.

11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 153 Cevabı

5. Okuduğunuz metinde yazara özgü dil ve anlatım özellikleri nelerdir? Belirlediğiniz özellikleri, metnin türü ile ilişkilendiriniz.
Cevap: Yazar gündelik hayatın dilini yazısına aktarmıştır. Bundan dolayı sanki arkadaşıyla veya çocuklarla konuşurmuş gibi bir dil kullanır. “Aman ha!, Haydi göreyim bakayım” gibi kullanımlardan bunu çıkarabiliriz.
6. Okuduğunuz metin türünün gelişiminde, Türk yazılı kültürünün ve ülkemizdeki toplumsal–teknolojik değişimlerin ne tür etkileri olmuştur?
Cevap: Türk yazı kültüründe özellikle Tanzimat edebiyatı ve bu dönemdeki batılılaşma hareketlerinin büyük etki ve değişimi görülür. Tanzimatla beraber yazı kültürümüze giren Gazete ve gazete etrafında kendini geliştiren yeni türler olan makale, fıkra, deneme, sohbet gibi türler gittikçe yaygınlık kazanmaya başlamıştır. Bu yazının türü olan sohbet yazıları da böyle bir ortamda ortaya çıkmıştır.
7. Metnin yazıldığı dönemdeki bayram geleneklerimiz ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Cevap: Arife günü hamamlar sabah kadar açık ve tıklım tıklım olur, şekerciler de geç saatlere kadar çalışırdı. Ramazan ayı arifesinde kapatılan meyhaneler, bayramın birinci günü açılırdı. Meyhane sahipleri müdavimlerinin evlerine bayram sabahı midye veya uskumru dolması gönderirdi.Evlerde Ramazan ayının ortasında başlayan bayram hazırlıkları, ev temizliği ile başlardı. Yeni giysiler alınır veya dikilmeye başlanır, pırıl pırıl ayakkabılar bayram sabahını beklerdi. Bayramda gelecek misafirler için yemekler, ikram edilecek şekerler, kolonyalar alınırdı. Bayram günü geldiğinde, önce bayram namazına gidilir, ardından mezarlıklar ziyaret edilirdi. Bayram namazını kadınlar da cami etrafındaki pencere ve damlardan izlerdi. Ardından evde topluca yemek yenir, bayramlaşma faslı başlardı. Eller öpüldükçe bayram harçlıkları toplanırdı. Çocuklara çeşitli hediyeler verilir, kapıya gelen davulcu, bekçi, çöpçü gibi kişiler de bahşiş toplardı.
8. Okuduğunuz metinle ilgili yapılan aşağıdaki değerlendirmeyi okuyunuz. Kendi yorumlarınızla karşılaştırınız.
“Edebiyatımızda yaşadığı çevreyi, şehri, gündelik hayatı yazıya dökme alışkanlığı yaygın olmadığı
için Ahmet Rasim’in Şehir Mektupları’ndaki tanıklığı daha da değer kazanıyor. Ancak bu yazıların hem
yayımlandığı günlerde hem edebiyat tarihi içinde kazandığı ünde Ahmet Rasim’in dilinin de büyük payı
olduğunu söylemeliyiz. Sokağın, devlet dairelerinin, gazete idarelerinin, eğlence mekânlarının, ev içlerinin,
çocuk oyunlarının dilini bütün renkleriyle yakalayıp aktarabilen bu canlı ve kıvrak dille Ahmet Rasim,
gördüklerini anlatmayı ve en sıradan olayların hikâyesini bile tatlı tatlı dinletmeyi bilir.” (Handan İnci,
Ahmet Rasim, Şehir Mektupları)
9. Günümüzde de çocuklara bayram öncesi kıyafet alınıyor mu, bayramlarda harçlık veriliyor mu? Gözlemlerinizi anlatınız.
Cevap: Evet veriliyor, hatta çocukların en çok mutlu oldukları an hem hediye adlıkları hem de harçlık toplayabildikleri bu anlardır.Çünkü bayram çocukları sevindirmenin bir diğer adıdır.
10. Yazarın çocuklara duyduğu sevgi hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Cevap: Yazar çocukların mutlu olmasını istemektedir. Onlara sevgi dolu bir yaklaşımı hemen hissedilir. Onların küçük isteklerinin yerine getirilmesi gerektiğini düşünerek ailelere seslenir.
11. Metinden, bildiğiniz oyuncakları ve yiyecekleri belirleyiniz. Bunlardan yola çıkarak metnin yazıldığı dönemin, sosyal ve kültürel koşullarıyla ilişkisini değerlendiriniz.
Cevap: Kuru üzüm, fındık, horoz şekeri, Şam fıstığı, mandalina, kestane, Ballıbaba tatlısı, kozhelvası gibi yiyecekler ile Dönme dolap, salıncak, atlıkarınca, feleğin merkebi, mercanın atı, top, macuncu fırıldağı gibi oyuncaklar yer alır. Bu oyuncak ve yiyecekler o dönem insanının yaşantısını ve kültürünü bizlere sunar.

Sayfa 154 Cevabı

“Okumak insanı özgürleştirir mi?” sorusuna yönelik sınıfınızda kısa bir konuşma yaparak görüşlerinizi belirtiniz.
Cevap: Evet özgürleştirir, çünkü okuyan insan hayal gücünü geliştirir. Hayal gücünü geliştiren insan ise bu dünyada olmasa da kendi zihninde özgür yolculuklara çıkma imkanı bulur. Bu bağlamda kitap okumanın insanı özgürleştirdiğini söylemek mümkündür.
Gazetelerden sınıf ortamına uygun köşe yazılarını sınıfınızda okuyup değerlendiriniz. Bu köşe yazılarından bir sınıf panosu hazırlayınız.
Cevap: Köşe yazısı örneği bulup sınıfınıza getirin. Spor ile ilgili köşe yazısı da olur.

11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 155 Cevabı

1. Okuduğunuz metinde geçen “kanmak”, “yermek” gibi kelimelerin anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizi sözlükten kontrol ediniz.
  • kanmak: söylenilen sözün, anlatılan konunun doğruluğuna, gerçek olduğuna inanmak, öyle olduğunu kabul etmek.
  • yermek:kötü yönlerini belirtmek, kötülüklerini söylemek, kötülemek.
2. Okuduğunuz sohbetin konusunu, yazarın amacını ve yönelmek istediği hedef kitlesini belirleyiniz. Bunlar arasındaki ilişkiyi değerlendiriniz.
  • Konu: Okumak yararlı mıdır zararlı mıdır
  • Amaç: Okumanın farklı boyutlarını okura sunma
  • Hedef: Okuyan herkes…
3. Okuduğunuz metnin ana düşüncesini ve yardımcı düşüncelerini belirleyiniz.
Ana düşünce: Kitaplarda yazan her şey doğru değildir, insan kendini geliştirmek için okuduklarını sorgulamalıdır.
4. Belirlediğiniz ana düşünceyi desteklemek için yazarın başvurduğu düşünceyi geliştirme yöntemlerini bulunuz. Bunların metindeki işlevlerini değerlendiriniz.
Cevap: Yazar önceleri soru sorma yöntemini kullanmaktadır. Ardından tartışmacı bir dil kullanır. Mesela okuyan kişinin özgür olup olmayacağını ortaya atar. Yine örnekleme yolunu da kullanır ve bir çok yazarın adını sıralar. Hatta bir yerde çok satan ile az okunan yazarları karşılaştırma yoluyla kıyaslar. Daha sonra kendinden örnek vererek okumanın insan için olan tutkusundan bahsederek yazısını bitirir.
5. Metinde “Niçin okuyor, düşünsün!”, “Kendi mi seçiyor okuduklarını? Şaşarım öyle sanıyorsa!”, “Unutmayalım ki.” gibi ifadeler, sohbet türünün hangi özelliklerini size çağrıştırmaktadır? Açıklayınız.
Cevap: Günlük konuşma dilinde sanki okurla değil de karşısında oturan insanla sohbet edercesine kullanılan bir dil ve anlatım tekniğini çağrıştırmaktadır.
6. Okuduğunuz metinde yazara özgü dil ve anlatım özellikleri nelerdir? Belirlediğiniz özellikleri, metnin türü ile ilişkilendiriniz.
Cevap: Yazara özgü olan dilin sade duru ve anlaşılır olduğunu görürüz. Bunun yanında kimi yerde hafif alaycı bir tavır da sezilmektedir. Sohbet türünde olduğu için yazı bu dil özellikle son derece normaldir.
7. Okumak metninde kullanılan anlatım biçimlerini belirleyiniz. Yazarın bu anlatım biçimlerini tercih etmesindeki amacını defterinize yazınız.
  • Açıklama: Yazarın bazı düşüncelerini kuvvetlendirmek için kimi yerde okura açıklamalar yaptığı bölümler vardır.
  • Öyküleme: Yazar bazen bir öykü yazıyormuşçasına bir dil kullanmaktadır.
8. Okumak adlı metinde yazarın anlatım tutumunu (öğretici, betimleyici, mizahi, eleştirel vb.) değerlendiriniz.
Cevap: Yazar bazı yerlerde eleştirel bir tutum takınırken bazı yerlerde ise mizahi unsurları kullanır Mesela okuyan kişinin özgür olup olamayacağını sorguladığı kısımlar eleştirel bir tutumu en sondaki kendini mizahi üslupla yorumladığı kısımlar ise mizahi tutumunu gösterir.
9. Okuduğunuz metindeki bilgiler, düşünceler arasında bir tutarlılık var mıdır? Örneklerle açıklayınız.
Cevap: Evet vardır. Çünkü yazar kendi dünya penceresinden kitaplara verdiği önemi ve okumanın değerini okura sunmaktadır.

11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 155 Cevabı

10. Okuduğunuz metnin türüne yönelik aşağıdaki tabloda verilen soruları cevaplayınız. Tabloda cevabı “Evet” olan sorulara metinden örnekler yazınız.
11. Okumak ve On Üçüncü Mektup metinlerini içerik, anlatım teknikleri, üslup ve tür özellikleri açısından karşılaştırınız.
Cevap: İki metin de sade bir dil ve anlaşılır bir ifade ediş gücüne sahiptir. İkisinde de gazete etrafında gelişen metinlere örnek vardır. Farklı oldukları kısımlar ise işledikleri konular ile konuları ele alış şekilleridir.
12. Okuduğunuz metnin tür özelliklerine göre anlatıcıyı ve bakış açısını değerlendiriniz.
Cevap: Anlatıcı yazarın kendisidir. Bakış açısı da hakim bakış açısıdır.
13. Bu metinde fikrî, felsefi, siyasi akım, gelenek veya anlayışlardan izler tespit ediniz. Sınıfınızda değerlendiriniz.
  • Felsefi anlayış: Okumanın insanı özgür kılacağı anlayışı
  • Gelenek:Çok okunan yazarların insanda okuma kültürü oluşturabilmesi.
  •  
  •  

    Sayfa 158 Cevabı

    Leyleklerle ilgili geniş bir araştırma yapınız. Sınıfınızda etkileşimli tahtada veya sunum cihazında bir sunum yapınız.
    Cevap: Leylek belgeseli için youtuba bakabilirsiniz.
    19’uncu yüzyılda göçmen kuşların tedavisi için kurulan, “Gurabahâne-i Laklakan” olarak adlandırılan “Düşkün Leylekler Evi” hakkında bilgi toplayınız. Çalışmalarınızı sınıfınızda arkadaşlarınızla paylaşınız.
    Cevap: Düşkün leylek evi, 19. yüzyılda başta leylekler olmak üzere göçmen kuşların bakım ve tedavisinin yapılması amacıyla Osmanlı döneminde kurulmuştur. Hastane, başta leylekler olmak üzere göç eden tüm kuşların bakımını üstlenmek üzere yapılmıştır. Hastanenin Bursa’da inşa edilmesinin sebebi ise kuşların göç yollarının tam bu şehrin üzerinden geçiyor olması.

    11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 160 Cevabı

    METNİ ANLAMA VE ÇÖZÜMLEME
    1. Okuduğunuz metinde geçen “sema”, “gerdanlık”, “seyyah” gibi kelimelerin anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizi sözlükten kontrol ediniz.
  • sema: Gök yüzü
  • gerdanlık:genellikle değerli taşlardan ve madenlerden ya da altın paradan yapılmış, boyna takılan takı
  • seyyah: Gezgin
2. Okuduğunuz metnin konusunu açıklayınız.
Cevap: Leyleklerin insana ve özellikle bir şaire hissettirdikleri
3. Okuduğunuz metnin ana düşüncesini ve yardımcı düşüncelerini belirleyiniz.
Cevap: Leyleklerin insan hayatındaki yeri ve insana hissettirdikleri
4. Okuduğunuz metinde yazara özgü dil ve anlatım özellikleri nelerdir? Belirlediğiniz özellikleri, metnin türü ile ilişkilendiriniz.
Cevap: Yazar söyleyiş güzelliğine önem veren önemli şairlerimizden biridir.Bu yüzden dili edebi ahenkli ve mensur şiir tarzına yakın bir dildir. Bu bakımdan kendine özgü tamlama ve benzetmeler dikkat çeker.
5. Leylek, yazara hangi hayalleri kurdurmuştur? Açıklayınız.
Cevap: Sıcak bir Asya gecesi… Damların yan duvarlarına dayanarak, gizli gizli konuşan ve doğacak bakır bir ayı bekleyen siyah zülüflü, altın ve mercan gerdanlıklı kadınlar… Alçak bir gece semasına serpilmiş büyük yıldızlar… Bütün bu yıldızların içinde bir leyleğin düşünen gagası… kısmında hayallerini sıralamıştır.
6. Yazar; leyleklerle ilgili düşüncelerini etkili kılmak için metinde hangi anlatım biçimlerinden yararlanmıştır? Bu anlatım biçimlerinin metne katkılarını belirtiniz.
Cevap: Benzetme, öyküleme, açıklama gibi biçimlerden faydalanır. Örneğin leyleğin kendinde uyandırdığı yazın gelmesi hissini anlattığı kısım öykülemenin güzel bir örneğidir.
7. Leyleklerin ruh dünyanızda oluşturduğu çağrışımlar nelerdir? Açıklayınız.
Cevap: Maviliği içi bayıltan sonsuz, derin gökyüzü kısmından anlayacağımız üzere bizler uçsuz bucaksız sonsuzluğu maviliği yazın güzelliğini ve hayal kurmanın güzelliğini çağrıştırır.
8. Anadolu’nun birçok yerinde leyleğe “hacı leylek” de denir. Sizce bunun nedenleri nelerdir? Düşüncelerinizi belirtiniz.
Cevap: Çünkü leylek göç eden bir canlıdır. Kışın soğuk yerlerden her zaman sıcak yerlere göçer.Hatta belki de Kabe üstünden de uçtuğu için ona Hacı lakabını takmış da olabilirler.
9. Okuduğunuz metni Ahmet Hâşim’in aşağıdaki Mehtâpta Leylekler şiiriyle tür, biçim, üslup, anlatım teknikleri ve içerik açısından karşılaştırınız. Sizce metinlerin birbirilerine bir etkisi olmuş mudur?
Görüşlerinizi belirtiniz.
Kenâr-ı âba dizilmiş, sükûn ile bekler
Füsûn-ı mâha dalan pür hayâl leylekler…
Havâda bir gölü tanzîr eder semâ bu gece
Onun böcekleri gûyâ nücûmdur yek-ser…
Neden bu âb-ı semâvîde avlananlar yok?
Bu haşr-ı nûr-ı hüveynâtı hangi kuşlar yer?
Eder bu hikmete gûyâ ki vakf-ı rûh u nazar
Füsûn-ı mâha dalan pür hayâl leylekler…
(Ahmet Hâşim, Göl Saatleri)
(âb-ı semâvî: Yağmur. / füsûn-ı mâh: Ayın büyüsü. / haşr-ı nûr-ı hüveynât: Parlak, küçük hayvanların toplanması. / kenâr-ı âb: Suyun kenarı. / nücûm: Yıldızlar. / pür-hayâl: Hayal dolu. / tanzîr: Benzetme. / vakf-ı rûh u nazar: Bakış ve yüzün durması.)
Cevap: Kesinlikle etkileri olmuştur. Bu yazı düz yazı iken üstte verilen metin şiirdir. Bu yazıda daha sade daha akıcı ve açık bir anlatım yolu varken şiirde ise daha kapalı sanat ve ifadeler yer alır. Birinde yoğun bir anlatım diğerinde ise sohbet havası vardır.

Sayfa 161 Cevabı

Kitap fuarlarının yararları hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi belirtiniz.
Cevap: Kitap fuarları hem yeni çıkan kitapları okurlarla buluşturması hem de okurların yazarlarla buluşması etkileşime geçmesi ve düşünce alış verişinde bulunmaları bakımından bence son derece faydalıdır.
Sizce yirmi yıl sonra kitap fuarları nasıl düzenlenir? Teknolojik gelişmeleri dikkate alarak sınıfınızda kısa bir tartışma yapınız.
Cevap: Bence yirmi yıl sonra kitap fuarları artık dijital ortamda olacaktır. Çünkü kitapların veya broşürlerin yerini artık canlı videoların alacağını düşünüyorum.

11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 162 Cevabı

1. Okuduğunuz metinde geçen “müspet”, “tiraj” gibi kelimelerin anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Kelimelerin anlamlarını sözlükten kontrol ediniz. Kelimeleri kendi cümlelerinizde kullanıp defterinize yazınız.
  • müspet: beklenildiği, istenildiği gibi olan, amaca uygun bulunan, işe yarar, yararlı.
  • tiraj:gazete, dergi, kitap gibi şeylerin bir basılıştaki adedi.
2. Okuduğunuz fıkranın konusunu, yazarın amacını ve hedef kitlesini tespit ediniz. Bunlar arasındaki ilişkiyi değerlendiriniz.
  • konu: Kitap fuarlarının önemi, faydaları
  • amaç: kitap fuarlarının okurlar ve yazar için önemini belirtmek
  • hedef kitle: 11. sınıf öğrencileri başta olmak üzere bütün okurlar
3. Okuduğunuz metnin ana düşüncesini ve yardımcı düşüncelerini belirleyiniz.
Cevap: Ana düşünce kitap fuarlarının önemi yardımcı düşünceler ise fuarların yararları, ilk ne zaman fuar yapıldığı, yapılan fuarların kitap satışına etkileridir.
4. Aşağıda verilen cümlelerdeki tespit ve görüşleri; gerekçe, tutarlılık, geçerlilik ve doğruluk açısından değerlendiriniz.
a. “Bir ulusun uygarlık düzeyi o ülkedeki kitap satışlarıyla orantılıdır.”
Cevap: Bir ulus okumaya eğitime ve bilime ne kadar değer verirse o derecede medeniyet basamaklarını hızla tırmanır. Bundan dolayı o ülkenin gelişmişlik düzeyi ile okuma oranının büyük bir benzerlik taşıdığını söyleyebiliriz.
b. “Yüz bin okur tarafından bir kez mi okunmak istersiniz? Yoksa bir okur tarafından yüz bin kez mi?”
Cevap: İnsan çok mu okunmak ister yoksa çok sevilerek okunmak mı sorusuna en güzel cevabı Valery her ikisi de diyerek vermiştir.

11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 163 Cevabı

5. Okuduğunuz metinde fıkra türüne özgü belirgin olarak öne çıkan özellikleri gösteriniz.
  • Sade bir dil
  • Kanıtlama amacı yok
  • Kişisel görüşler fazla
  • sohbet havası hakim
6. Metinde, kitaba ilgiyi arttırmak için öne sürülen düşünceleri belirleyiniz.
  • Fuarlar düzenlenmeli
  • Okurlarla yazarlar buluşturulmalı
  • Kitap her yere ulaştırılabilmeli
7. Kitaba ilgiyi artırmak için yazarın öne sürdüğü düşüncelerin dışında siz neler önerirsiniz? Önerilerinizi sınıf tahtasına yazınız.
Cevap: Bence kitap fiyatlarında indirim ya da kampanyalar düzenlenmeli, kitap fuarlarında yazarların okurlara teşvik edici hediyeleri ya da organizasyonları olmalı.
8. Okuduğunuz metinde yazara özgü dil ve anlatım özellikleri nelerdir? Belirlediğiniz özellikleri, metnin türü ile ilişkilendiriniz.
Cevap: Yazar sade,akıcı, açık ve anlaşılır bir dil kullanmıştır. Gazete köşesi için yazılmış olan bu yazı süs ve sanat dolu ifadelerden çok gündelik hayattan alınan ifadelerle doludur.
9. Okuduğunuz metni, Okumak adlı metinle içerik, üslup, anlatım teknikleri ve tür özellikleri açısından karşılaştırarak metinlerin benzer ve farklı yönlerini gösteriniz.
Cevap: İçerik farklıdır, birinde kitap fuarları diğerinde ise okumanın öneminden bahsedilmiştir. İlk metinde daha bireysel görüşler hakimken bu metinde ise anılar ve diğer yazarlardan alıntılar daha fazladır. Anlatım teknikleri ise benzerdir.
10. Okuduğunuz metinde kitap fuarlarıyla ilgili ortaya konan düşünceleri günümüzle karşılaştırınız.
Cevap: Günümüzde de bence örtüşen düşünceler vardır. Çünkü o dönemle günümüzdeki fuarların faydaları katlanarak devam etmektedir. Okur yazar buluşmaları o dönem olduğu kadar günümüzde de hem kitap satışında hem etkileşimde önemli bir yere sahiptir diyebiliyoruz.
11. Bu metnin yazıldığı dönemin kültürel ve toplumsal koşullarıyla ilgili çıkarımlarda bulununuz. Bu metnin sonraki dönemlere sizce kültürel ve sosyal açıdan etkileri var mıdır? Açıklayınız.
Cevap: Bu metin yazıldığında dijital ortamlar çok da yaygın değildi. İnsanlar yazarları çok fazla tanıma şansı bulamamaktaydı. Oysa günümüzde net ortamında artık her şey daha kolay ve ulaşılabilir durumdadır.
12. Okuduğunuz metinde yazarın okura yönelik anlatım tutumunu (öğretici, açıklayıcı, tartışmacı, eleştirel vb.) değerlendiriniz.
Cevap: Okur burada açıklayıcı bir tutum sergiler. Bir şeyi öğretmekten ya da eleştirmekten çok kendi yaşamından örneklerle tespitlerini okura sunmayı amaçlamaktadır.
Aşağıda verilen metinleri karşılaştırınız. iki metin arasındaki farklılıkları ve ortaklıkları defterinize yazınız.
Cevap: İlki bir eleştiri yazıdır. Diğeri isetür olarak fıkradır. İlkinde alaycı bir dille yazılmış okurla sohbet havasında yazılan bir metin varken ikincisinde ise mizah yönü yüksek olan ve sonunda güldürü öğeleriyle biten bir metin vardır. Dil olarak ikisi de sade açık anlaşılırdır.
13. Sizce okuduğunuz bu metnin türü; sözlü ve yazılı kültürün, toplumsal değişimlerin ve etkileşimlerin, yayın organlarının ve teknolojinin hangi özelliklerinden dolayı ortaya çıkmıştır? Defterinize kısa bir değerlendirme yazısı yazınız.
Cevap: Günümüzde artık teknoloji hayatımızın her alanına girmiştir. Artık insanlar kitapları bile bilgisayar ya da cep telefonundan okumaktadır. Hatta alış verişlerini dahi internetten yapmaktadır. Bundan dolayı da metin u güncel konuyu işlemiştir.

Sayfa 170 Cevabı

A) Aşağıdaki cümlelerin başına yargılar doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
1. (D) Fıkra türündeki yazılarda herkesin anlayabileceği bir dil kullanılmalı, süslü bir anlatımdan uzak durulmalıdır.
2. (Y) Sohbet, daha çok günlük yaşamla ilgili konuların ele alınması yönüyle geleceğe etkisi az olan bir türdür.
3. (D) Fıkrada güncel veya ilgi çekecek konular ele alınır.
4. (D) Fıkra yazarı okurla önemli bir bağ kurarak rahat bir anlatım yolu izler, okuru sıkmadan etkileyici olmaya özen gösterir.
5. (Y) Sohbet türünde yazılar divan edebiyatında da önemli bir yer tutar.
6. (D) Bir cümlenin temel ögeleri yüklem ve öznedir.
B) Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri, verilen kelimelerle doğru biçimde doldurunuz. (köşe yazarı, öznel, az, mizahi fıkra, nesnel, fıkra)
1. Gazete veya dergilerin belirli sütunlarında, gündelik konuları ya da ülke ve toplum sorunlarını,
bir görüş ve düşünce etrafında, yazarın kişisel yorumları çerçevesinde, akıcı bir dille ifade eden yazılara.FIKRA denir.
2. Köşe yazılarını diğer edebî türlerden ayıran en önemli özellik, bu tür yazıların diğer türlere göre ömrünün AZolmasıdır.
3. Eğitici ve düşündürücü özelliği ön planda olan MİZAHİ FIKRA anonim ve büyük bir kültürel birikimin ürünüdür.
4. KÖŞE YAZARI okuyucunun ilgisini çekecek konular bulmakla birlikte bu konuları çarpıcı bir şekilde işlemeli ve etkili bir dil kullanmalıdır.
5. Yazarlar, sohbette genellikle kişisel düşüncelerini anlattıklarından ÖZNEL bir anlatıma yönelirler.
C) Aşağıda verilenleri doğru biçimde eşleştiriniz.
a) köşe yazısı (a) fıkra
b) sohbet (b) musahabe
c) Ramazan Sohbetleri  (c) Ahmet Rasim
ç) Geçmişin Kuşları (ç) Oktay Akbal
d) Bize Göre (d) Ahmet Hâşim
Ç) Aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Sohbet ve fıkra türleri arasındaki benzerlikleri maddeler hâlinde yazınız.
Cevap: Fıkra, gazete yazısıdır. Yazar, güncel olayları ele alarak kendi düşüncelerini yansıtır. Herhangi bir düşünce ispatlama gereği duymaz. Sohbet ise denemenin yani bir yazarın bir konu hakkındaki düşüncelerini belirttiği ve yine ispatlama çabasına girmediği türün, okuyucuyla konuşuyormuş gibi yazıldığı versiyonudur.
2. Sohbet ve fıkra türleri arasındaki farklılıkları maddeler hâlinde yazınız.
Cevap: Fıkra – Sohbet Farkı : Fıkra tarzı yazılar üslup olarak sohbete benzese de aralarında önemli farklar vardır. Sohbette, fıkradan farklı olarak, karşılıklı konuşma üslubu vardır. Yazar karşısında biri varmış gibi sorular sorar, cevaplar verir. Fıkralarda yazar serbest bir anlatımla düşüncelerini okuyucuya benimsetmeye çalışır. Sohbetlerin dışa dönük bir yapısının olması da onun fıkradan ayrılan yönlerinden bir diğeridir. Fıkra, bir gazete yazı türüdür; sohbet ise gazete yazı türü değildir.
3. Düşünce yazısı olan fıkra ile mizahi fıkranın farkları nelerdir? Açıklayınız.
Cevap: Mizahi fıkra daha çok insanları güldürme ve ders çıkarma gibi bir şey ama Köşe yazısı fıkra daha çok bilgi verme amaçlı yazılan metinlerdir.
4. Türk edebiyatında fıkra türünün gelişimi hakkında kısa bilgi veriniz.
Cevap: Türk edebiyatında fıkra yazarlığı, Şinasi’nin 1860 yılında Agâh Efendi ile birlikte çıkardıkları Tercüman-ı Ahval gazetesindeki yazılarıyla başlamıştır. O zamandan günümüze kadar fıkra yazan başlıca yazarlar şunlardır: Namık Kemal, Ahmet Rasim, Ahmet Haşim, Falih Rıfkı Atay, Burhan Felek

11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 171 Cevabı

D) Aşağıdaki çoktan seçmeli sorularda doğru seçeneği işaretleyiniz.
1. Cevap: C
2. Cevap: B
3. Cevap: D
4. Cevap: A

11. Sınıf Ekoyay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 172 Cevabı

5. Cevap: E
E) Aşağıdaki bulmacayı çözünüz.
1. Eskiden sohbet türü için kullanılan kelime. (musahabe)
2. Günlerin Getirdiği, Sözden Söze, Okuruma Mektuplar kitaplarının yazarı. (Nurullah Ataç)
3. Saf şiir anlayışının da temsilcisi olan Bize Göre kitabının yazarı. (Ahmet HAŞİM)
4. Falaka, Gecelerim, Ramazan Sohbetleri kitaplarının yazarı. (Ahmet Rasim)
5. Alanında, mesleğinde uzman bir kişiyi tanıtmak, bir kitleyi onun düşünceleriyle buluşturmak amacıyla yapılan konuşmalar. (Söyleşi)
6. Zaman Sensin, Bizans Definesi kitaplarının yazarı. (Oktay Akbal)
7. Fıkra türünün eş anlamlısı. (Köşe Yazısı)
8. İnsanları güldürürken düşündüren kısa öykücükler. (Fıkra)
9. Bir şeyi herkese duyurabilmek için hazırlanmış, insanların görebileceği yerlere asılan, genellikle resimli duvar duyurusu. (Afiş )
10. Bir konuda yazarın okurla konuşuyormuş gibi samimi ve anlaşılır bir dille yazdığı, her türlü özentiden uzak yazı türü. (Sohbet)
DKC Bir cevap motorudur... Sağ üstteki "Eksik sayfa bildir"butonuna tıklayarak istediğiniz sayfaları bize bildirebilirsiniz.
Paylaş:
📌 EKSİK SAYFA BİLDİR...